T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/293 Esas
KARAR NO : 2023/1024
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/08/2018
KARAR TARİHİ : 15/12/2023
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığı, sözleşmenin sorumluluğunu yerine getirmediğinden ihtarname keşide edildiği, borcun ödenmemesi üzerine İzmir ... İcra Müd. ... esas sayılı dosyasından 306.468.54 TL Toplam borç tutarından 200.000 TL ipotek miktarı düşüldükten sonra kalan 106.468.54 TL anapara olan 172.304.47-TL sine işleyecek temerrüt faizi, %5 BSMV icra gideri ve vekalet ücreti talep edildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu belirterek davalının itirazlarının iptali ile takibin devamına %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, bankaya borcundan düşülmek üzere yaptığı ödemelere yine bankaya tahsile verdiği senet bedellerinin borçtan düşülmediği, banka ile 2 kez yapılandırma yapıldığı, ilk yapılandırmada borcun 160.000,00 TL sonrasında ödemeler yapıldığı, verilen senetlerin bir kısmının ödendiği, bankaya bir kısım borcu bulunduğu, talep edilen kadar borçlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası,
-Bilirkişi ...'in 04/07/2023 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa istinaden davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 17/07/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 24/07/2018 tarihinde yasal süresi içerisinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, borca itirazın takip alacaklısına 16/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacının yasal süresi içerisinde işbu davayı ikame ettiği, davacı banka tarafından davalı borçluya genel kredi kullandırıldığı, davalı borçlunun vadesinde ödemelerini yapmadığı, hesabın kat edildiği ve takibe yapılan itirazın haksız olduğu, davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, davalının ise borcun bir kısmını ödediği, yapılan ödemelerin borçtan düşülmediği, ayrıca davacı banka lehine ipotek tesis edildiği, ipotek bedeli mahsup edildiğinde dava konusu tutarda borcu olmadığını savunduğu, taraflar arasında icra dairesinin yetkili olup olmadığı, takibe konu tutarda davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davanın mutlak ticari dava olduğu, mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin 19. Maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İzmir mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, 2004 sayılı İİK'nun 50 ve 6100 sayılı HMK'nun 17 vd. Maddeleri uyarınca yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve dava konusu uyuşmazlıkta İzmir icra dairelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacının dava dilekçesinde dava değerini beyan etmediği, mahkememizce davacı vekiline bu hususta açıklama yapmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 10/09/2018 tarihli dilekçesi ile davaya konu alacak miktarını 106.468,54 TL olarak beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davaya konu kredi sözleşmesi ve ekleri ile dosya kapsamı dikkate alınarak alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak bankacı bilirkişiden rapor tanziminin talep edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 04/07/2023 tarihli raporunda, davacı Banka ile davalı ... arasında 20.04.2015 düzenleme tarihli limitsiz kredi genel sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye istinaden davalıya asıl borçlu sıfatıyla ... no.lu kredi hesabından kredi kullandırıldığı, kredinin ödenmeyen 113.419.80-TL anapara tutarının 31.01.2017 tarihinde kat edildiği,... no.lu BCH'tan 95.100-TL kredi kullandırıldığı, 04.06.2015- 26.02.2016 tarih aralığında yapılan 37.565.01-TL tahsilat sonrası ödenmeyen 57.740.84-TL anapara tutarının 31.01.2017 tarihinde kat edildiği, ...nolu BCH gibi çalışan KMH dan 10.009.40 TL kredi kullandırıldığı, kredi ödenmediğinden kredi hesabının 31.01.2017 tarihinde kat edildiği, kredilerle ilgili herhangi bir yapılandırma olmadığı, mülkiyeti ...'e ait İzmir İli, Ödemiş İlçesi, Bademli Köyü,... parselde kayıtlı taşınmazın davalının bankadaki doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak 200.000,00 TL bedelle bankaya ipotek edildiği, kredi ödemelerinin aksaması üzerine davacı bankanın sözleşmenin kendisine verdiği yetki ile kredi hesaplarını 31.01.2017 tarihinde kat ederek borcun ödenmesini temin için, davalı borçluya İzmir ... Noterliğinin 15.02.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek 14.02.2017 tarihi itibariyle toplam 206.830.69-TL borcun ödemenin yapılacağı güne kadar işleyecek temerrüt faiz ve ekleriyle birlikte 1 gün içerisinde ödenmesini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı ve ihbar ettiği, ihtarnamenin davalının ikamet ettiği mahalle muhtarına 24.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalını ihtarla verilen 1 günlük sürenin tatile gelmesi nedeniyle 27.02.2017 tarihinde temerrüde düştüğü, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18. Maddesinde sözleşme adresinin kanuni ikametgah olduğunu, adres değişikliklerinin bildirilmemesi halinde buraya yapılan tebliğlerin geçerli olacağı hükmünün davalı tarafından kabul ve taahhüt edildiği, davalının kat ihtarına itirazı olmadığı, ihtar sonrası kısmi tahsilatlar sağlandığı, ancak riskin devam etmesi nedeniyle davalı aleyhine İzmir ...İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasından teminat dışı alacakla ilgili olarak ilamsız icra takibine başlandığı, davalının borcun tamamına itirazı üzerine takibin durduğu, 10.07.2018 takip tarihi itibariyle 137.162.47-TL asıl alacak, 104.757.46-TL İşlemiş akdi/temerrüt faizi, 5.237,90 TL Faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 247.157.83-TL alacak hesaplandığı, 200.000,00-TL İpotek mahsup edildiğinde 47.157.83-TL teminat dışı kalan banka alacağı olduğu, davalı ...'in asıl borçlu sıfatıyla söz konusu borçtan sorumlu olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren 127.153.07-TL ticari kredi asıl alacağına sözleşme hükümleri gereği yıllık % 39 oranında, 10.009.40-TL KMH asıl alacağına 5464 sayılı yasanın 26.3 madde hükmü doğrultusunda TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık % 28.08 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisini uygulama ve talep etme yetkisinin bulunduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı banka ile davalı arasında limitsiz genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden davalıya borçlu cari hesap, kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kullandırıldığı, davalıdan 200.000,00 TL limitli ipotek teminatı alındığı, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalı borçluya usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı tarafından ipotek teminat tutarını aşan 106.468,54 TL alacağı bulunduğu ve bu alacak üzerinden davalının itirazının iptali talep edilmiş ise de, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesine göre davalı tarafından kat ihtarından sonra kısmi ödemeler yapılmış olmakla birlikte söz konusu ödemelerin borcu sona erdirmediği, davacı bankanın söz konusu kredilerden kaynaklı olarak ipotek bedeli mahsup edildiğinde bakiye 47.157,83 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davacının bu alacağını davaya konu takipte davalıdan talep edebileceği, davalı borçlunun kendisine yapılan kat ihtar tarihi olan 24/02/2017 tarihinden davacı tarafından kendisine tanınan 1 iş günlük yasal süresinin sonu olan 27/02/2017 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, cari hesap ve ticari krediden kaynaklanan alacakta davacı bankanın sözleşme hükümlerine göre %39 oranında temerrüd faizi talep edebileceği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun yapılan açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu, bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, davacının dava konusu takipte açıkça haksız ve kötüniyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanmadığı anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 47.157,83 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- 47.157,83 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 9.431,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE,
4- Davacının harçtan muaf olması nedeniyle dava açılırken alınmamış olan 35,90 TL başvuru harcı ile 3.221,35 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.250,00 TL bilirkişi ücreti, 131,50 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 1.381,50 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (47.157,83/106.468,54=0,44) 611,90 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
9-Kararın kesinleşmesinden sonra İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... dosyasının mercine İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.15/12/2023
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA