T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/372
KARAR NO : 2025/467
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/05/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki cari alım satım sözleşmesi gereğince davalı tarafın müvekkili şirketten belirli tarihlerde mallar satın aldığı, ancak davalının son aldığı mallara ilişkin 29.05.2021 tarihli,... nolu ve 85.880,52 TL bedelli faturanın 19.699,80 TL'sinin ödenmediği, bunun üzerine davalı hakkında İzmir ...İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığı, yetkili mahkemelerin Ereğli (Konya) Mahkemeleri olduğu, ayrıca görevli mahkemelerin ise Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan öncelikle davanın usulden reddinin gerektiği, aksi halde davacının davasındaki iddialarının yerinde olmadığı, davacının müvekkilinden alacağının olmadığı, aksine müvekkilinin davacıdan alacağının bulunduğu, buna ilişkin olarak davacıya ihtarname keşide edildiği, davacının alacağının olmaması nedeniyle icra takibinin haksız olduğundan bahisle açılan davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takip dosyası sureti,
-Davacının 2021 yılı Ba/Bs kayıtları,
-SGK'dan getirtilen davacı şirketin işyeri tescil bilgileri ve bordroları,
-Davalının tacir olup olmadığının tespiti açısından Ereğli Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Konya
Esnaf Ve Sanatkarlar Odasının cevabi yazısı,
-Tanık ...'ın beyanları,
-Bilirkişi ...'ın 30.11.2023 tarihli raporu,
-Bilirkişi ...'un 08/05/2024 ve 04.10.2024 tarihli kök ve ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında 19.699,80 TL asıl alacak ve 5.241,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.940,89 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 08/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 10/02/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğu, bu ilişki kapsamında 29.05.2021 tarihli, 85.880,52 TL bedelli faturanın 19.699,80 TL'sinin ödenmediği, faturaya ilişkin ödenmeyen kısım nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun takibe haksız şekilde itiraz ettiği, itirazının iptali gerektiği iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, davalının ise mahkememizin görev ve yetkisine itiraz ettiği, davacının kendisinden alacağının bulunmadığı, aksine kendisinin davacıdan alacaklı olduğunu savunduğu, taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu ve faturaya konu malın teslim edildiği ihtilafsız olup, davacının bu fatura sebebiyle bakiye alacağı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde mahkememizin görevli olmadığına dair itiraz ileri sürülmüş ise de, mahkememizce yapılan tacir araştırmasında davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, tacir sayılan kişilerden olduğu, her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine karşı itiraz ileri sürülmüş ise de, taraflar arasında satım ilişkisi bulunduğunun davalının kabulünde olduğu, 6098 Sayılı TBK'nın 89.maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 10.maddesi uyarınca davacının yerleşim yeri mahkemesi olarak mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalı tarafın mahkememizin yetkisine karşı ileri sürmüş olduğu yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde takibe yapılan itirazın iptali talebinde bulunduğu ancak dava değeri olarak takibe konu asıl alacak miktarını gösterdiği ve bu tutar üzerinden harç yatırdığı, mahkememizce 07.07.2023 tarihli celse ara kararı ile davacı vekiline takip öncesi işlemiş faiz talebi olup olmadığını açıklamak, talebi var ise işlemiş faiz talebine yönelik eksik harcı ikmal etmek üzere süre verildiği, davacı vekili tarafından takip öncesi işlemiş faiz talebine ilişkin olarak harç yatırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda öncelikle 07.07.2023 tarihli celsede davalıya 2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davalının ara kararı doğrultusunda yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 30.11.2023 tarihli raporunda, davalının incelemeye konu defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının 2021 yılında muhtelif tarihlerde toplam 17 adet fatura karşılığı kdv dahil 938.886,72 TL bedelli satış faturası düzenlediği, 2020 yılında devreden 584.282,10 TL tutarla toplam tutarın 1.497.023,98 TL olduğu, bu tutarın 4.655,12 TL'lik kısmı 100 Kasa HS ile kapatıldığı, kalan tutarda muhtelif tarihlerde 102 Bankalar HS ile kapatıldığı, yıl sonunda davalı ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında borç-alacak bakiyesinin bulunmadığı, 2022 ve 2023 yıllarında ise davalı taraf ticari defterlerinde taraflar arasında bir kayıt tespit edilmediği, takip ve davaya konu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce 13.12.2023 tarihli celsede ise davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2021-2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacının yasal süresinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 08.05.2024 tarihli raporunda, davacının incelemeye konu defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalı tarafın davacı tarafa 19.699,79 TL tutarında borçlu olduğu, davalı tarafça sunulan ödemeye ilişkin belgeler incelendiğinde davacı tarafın 2020 yılı ticari defterleri incelenemediğinden 660.273,28 TL tutarındaki ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olup olmadıklarının tespitinin yapılamadığı, davacı tarafın 2021 yılına ait ticari defterlerinde ise davalı tarafından davacı tarafa toplam 832.545,10 TL tutarındaki ödemelerinin kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacı tarafa yapıldığı belirtilen 150.000,00 TL tutarındaki nakit elden ödemeye ilişkin belgenin bulunmadığı gibi davacı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, icra takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 19.699,79 TL tutarında alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce 05.06.2024 tarihli celsede ise davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacının yasal süresinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davacının 2020 yılına ait ticari defter ve kayıtlarının da incelenerek kök raporda tespit edilen hususlar dışında taraf defterleri arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı, varsa bu uyumsuzluğun hangi hususlardan kaynaklandığı hususunda mahallinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 04.10.2024 tarihli ek raporunda, davacının incelemeye konu defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, 31.12.2020 tarihi itibariyle davalı tarafın davacı taraftan 42.506,50 TL tutarında alacaklı olduğuna dair kayıt bulunduğu, taraflar arasında ödemeler yönünden 610.348,60 TL tutarında uyuşmazlık bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesinde sunduğu belgeler incelendiğinde 2020 yılında yapılan ödemeler toplamının 660.273,28 TL olduğu, bu ödemelerin de davacı tarafın 2020 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı tarafından davacı tarafa 663.273,28 TL tutarında ödeme yapılmış olduğuna dair kayıtların bulunduğu halde ödeme belgelerine göre 660.273,28 TL tutarında ödemenin yapılmış olduğu görülmüş olmakla aradaki 3.000,00 TL tutarında farklılık bulunduğu, bu farklılığında 10.10.2020 tarihindeki 3.000,00 TL tutarındaki banka ödemesine ait belgenin sunulmamasından kaynaklandığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından davacıya yapıldığı bildirilen 150.000,00 TL nakit ödemeden kaynaklandığı, davalının bu hususta ... isimli davacı çalışanı tarafından imzalı 20.03.2021 tarihli sipariş fişi sunduğu, bu fişin alt kısmında 20.03.2021 tarihinde 150.000,00 TL teslim aldım, 22.03.2021 tarihinde 45.000,00 TL havale ... ve imza kaydının bulunduğu, davalının bu hususta tanık deliline dayandığı, mahkememizce ileri sürülen savunmanın niteliğine göre adı geçen kişinin davacı çalışanı olup olmadığı hususunda araştırma yapıldığı, SGK İzmir İl Müdürlüğünün 26.06.2024 tarihli cevabi yazısına göre adı geçenin davacı şirket çalışanı olduğu, bunun üzerine söz konusu belge içeriğe ilişkin olarak adı geçenin bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazıldığı, Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.02.2025 tarihli duruşma ve...alimat sayılı dosyasında adı geçenin belge içeriğini kabul ettiğini, ödeme olgusunun kabul edildiği görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davacının bir adet fatura sebebiyle davalıdan bakiye alacağının bulunduğu iddiası ile davaya konu takibi başlattığı, taraf defterlerinin takip tarihi itibariyle borç-alacak miktarları yönünden uyumlu olmadığı, fatura taraf defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte davalının takip tarihi itibariyle kendi defterlerine göre davacıya borçlu görünmediği, bu hususun davalı tarafından yapıldığı savunulan 150.000,00 TL elden ödemeden kaynaklandığı, davalının bu ödemeye ilişkin olarak ... isimli davacı çalışanı tarafından imzalı 20.03.2021 tarihli sipariş fişi sunduğu, mahkememizce belge içeriğinin doğru olup olmadığının belirlenmesine yönelik olarak adı geçenin tanık olarak dinlenmesine karar verildiği ve adı geçenin belge içeriğini doğruladığı, adı geçen personelin yapılan araştırmada davacı çalışanı olduğunun tespit edildiği, böylece davalının ödeme olgusunu ispat ettiği, bu durumda ispat külfetinin davacıda olduğu, davacının alacağının ispatı yönünden yemin veya bir başka kesin delile de dayanmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının alacağının varlığı ve miktarını ispat edemediği, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve davacının kötüniyetli hareket ettiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 481,53 TL peşin harç mahsubu ile 133,87 TL harcın davacıdan tahsiliyle HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 24.940,89 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA