T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/459 Esas
KARAR NO : 2024/602
DAVA : Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 11.04.2018 tarih ve 005160
seri numaralı irsaliyeli fatura ile davalı şirketten değişik ölçü ve ebatlarda 106 adet kamyon lastiği satın
aldığını, davalı firmanın, işbu satın alma işleminden önce müvekkil şirkete sunmuş olduğu 09.04.2018 tarihli
fiyat teklifi ve taahhüdünde “..şoför hatası dahil lastiklerde oluşan tüm sorunların, kullanma payı
düşülerek tazmin edileceğini.., ayrıca davacı müvekkil şirkete ait araçların lastiklerinin hava ölçüm
ve kontrollerinin mobil filo araçları ile ücretsiz ve periyodik bir şekilde yapılacağını, bu ölçüm ve
kontrol sonuçlarının müvekkil şirketle paylaşılacağını taahhüt ettiğini, davalı şirketin davacı müvekkili şirkete vermiş olduğu 09.04.2018 tarihli
taahhüdü kapsamında satın alınan lastiklerin bakım ve kontrollerinin yapılması ve değiştirilmesi gereken
lastiklerin değiştirilmesi için yapılmış olan tüm çağrıları yanıtsız bıraktığını, hiçbir taahhütü yerine
getirilmediğini, lastiklerin periyodik bakımları dahi yapmadığını, lastiklerin zamanından önce
yıpranmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla,
davalı şirketten satın alınan değişik ölçü ve ebatlardaki 106 adet kamyon lastiğinin davalının 09.04.2018
tarihli fiyat teklifi kapsamında bakım ve kontrollerinin yapılmaması ve değiştirilmesi gereken
lastiklerin değiştirilmemesi nedeniyle uğramış oldukları her türlü zarara karşılık şimdilik 10.000,00
TL'nin 05.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra
açıldığını, davacı tarafın tüm talep ve iddiaları zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra ileri
sürüldüğünden davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları olduğunu, davacı tarafından dava
dilekçesinde bahsedilen 09.04.2018 tarihli fiyat teklifi ve taahhüdü sözleşmesi olmadığını, müvekkil tarafından
davalı şirkete gönderilen bir teklif mektubu olup davalı şirket bu teklif mektubuna karşı kabul beyanında
bulunmadığını, böylece taraflar arasında sözleşme yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin, davacı şirkete
karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında sözleşme kurulduğunu kabul etmemekle
birlikte öte yandan teklif mektubunda “hariç” yazılması gerekirken sehven maddi hata yapılarak yerine
“dahil” yazıldığını, emsal başka firmalar bu konuda uyarı yaptıklarında tarafımızca değişlik yapıldığını,
teklif mektubundaki maddi hata ticari kazanım ve fırsata çevrilmek istendiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davasının reddini talep etmiştir.
DAVA:
Dava ticari satım sözleşmesi kapsamında zararın tazmini istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Fatura,
-Bilirkişi ...'nun 21/12/2023 tarihli raporu,
-Mahallinde 18/03/2024 tarihli yapılan keşif,
-Bilirkişi ...in 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
TBK 219. maddesi uyarınca, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur.
TBK 223/1.maddesi gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür,
TBK 227. maddesi gereğince satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır. Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinden indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise, alıcı, ancak sözleşmeden dönme ve satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir.
TTK 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK 223/2.maddesi gereğince alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında ticari satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında 2018 yılında davalıdan 106 adet değişik ölçü ve ebatlarda lastik satın alındığı, davalı tarafından bu mallara ilişkin olarak şoför hatası da dahil olmak üzere lastiklerde oluşan tüm sorunların kullanma payı düşülerek tazmin edileceğinin taahhüt edildiği, ancak davalı tarafından bu taahhüde uyulmadığı, söz konusu lastiklerin ciddi zarara uğradığı ve kullanılamaz hale geldiği, bundan kaynaklı olarak zararının bulunduğu iddiası ile iş bu tazminat davasını ikame ettiği, davalının ise zamanaşımı defi ile hak düşürücü süre itirazında bulunduğu, davacı tarafından sunulan belgenin sözleşme ve taahhüt olmadığı, bir teklif mektubu olduğu, bu teklif mektubuna davacının herhangi bir cevap vermediği, ayrıca söz konusu teklif mektubunda şoför hataları hariç şeklinde teklifte bulunulması gerekirken maddi hata sonucunda şoför hataları dahil şeklinde teklifte bulunulduğu, davacının taleplerinin ticari örf ve adete uygun olmadığı, söz konusu lastiklerin kullanım sürelerinin sona erdiği, ayrıca davacının bildirimi üzerine yapılan incelemelerde şoför hatası ve kullanıma bağlı aşınmaların tespit edildiği, talebin haksız olduğunu savunduğu, taraflar arasında ticari satım sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup, bu sözleşme kapsamında davalının garanti taahhüdünde bulunup bulunmadığı, davacı tarafından bu taahhüt kapsamında tazminat talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise talep edebileceği miktarın ne kadar olduğu hususlarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Davalı zamanaşımı definde bulunmuş ise de, taraflar arasında satım sözleşmesi ilişkisinin 2018 yılında kurulduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, sözleşme ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkta zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği anlaşılmakla davalının zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından dava konusu satım işine ilişkin olarak fatura sunulmuş ise de, söz konusu faturada malın teslim tarihinin tespit edilemediği, bu kapsamda mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verildiği, tarafların defterlerinin incelenmesine ilişkin alınan 21/12/2023 tarihli raporda, tarafların davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, davaya konu faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura ve içeriği malların teslim tarihinin içeriği ile aynı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davaya konu lastiklerin bulunduğu mahalde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda 18/03/2024 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, dosyanın otomotiv uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 20/05/2024 tarihli raporunda, dosya içeriğinde satılan (106 adet muhtelif ebattaki) lastiklerin periyodik bakımlarına ilişkin belge bulunmadığı, periyodik bakım ve kontrollerin yapılıp yapılmadığına dair bir belge olmadığı, lastiklerin raf ömürlerinin genel olarak 4-5 yıl olduğu, lastiklerinin raf ömrünün 5 yıl olduğunun davalı firma yetkilisince keşif alanında da söylendiği, dosya içeriğinde lastiklerin raf ömürlerinin geçmiş olarak satıldığına dair bir belge ve delil bulunmadığı, lastiklerin kullanım ömürlerinin ortalama 3-5 yıl olduğu, kesin bir ömrünün olmadığı, çünkü davaya konu lastiklerin kamyonlarda ve ağır koşullarda kullanıldığı, araçların ağır şartlarda çalışan araçlar olduğu, her türlü zeminde kullanıldığı, bu nedenle kesin bir ömür biçilemeyeceği, ayrıca lastiklerin ömürlerinin (kullanım esnasındaki) lastik basıncı ile yük miktarına göre değişebildiği, dosya içeriğinde satılan lastiklerin “bakım ve üretim kaynaklı gereğinden önce, zarar gördüğü ve kullanılamaz duruma geldiğine ilişkin” bir delil, teknik rapor/belge bulunmadığı, davaya konu ve faturada belirtilen toplam 106 lastikten sadece 3 adetinin keşif günü hazır edildiği ve incelenebildiği, bu 3 lastiğin incelenmesi neticesinde; lastiklerin, kullanım kaynaklı ömrünü tamamlamış olduğu, kullanılamaz düzeyde lastikler olduğu, herhangi bir üretim ve bakım eksikliğinden kaynaklı hasar olmadığı, kara taşıtları lastikleri için garanti, garanti koşulları/ şartları ve süreci bakımından, piyasa uygulamalarında / koşullarında lastik için her türlü şartlarda, bilinçli / bilinçsiz kullanım (fazla yük, ön düzen ve balans ayarlarının zamanında yapılmaması, aşırı yükleme, lastiği sert ve yarabilecek zemine temas ettirme vs.gibi) kullanım hatalarında, ömür boyu koşulsuz garanti verilmesinin söz konusu olmadığı (tarafların aralarında yaptıkları özel anlaşma ve anlaşma şartları hariç olmak üzere) yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nun 223 maddesi uyarınca açık ve gizli ayıplarda kural olarak yukarıda açıklandığı gibi ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, ayıp garantisi bulunması halinde satıcı tarafından, alıcının açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğü, gizli ayıplarda ise derhal ihbar yükümlülüğünün ortadan kalkacağı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpların bedelsiz olarak satıcı tarafından giderilmesinin üstlenilmiş olacağı, garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili satıcının ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği, bu kapsamda yapılan incelemede, davalı tarafından davacıya 09/04/2018 tarihinde 106 adet değişik ebat ve ölçülerde kamyon lastiği satıldığı, bu lastiklerin mahkememizce yapılan defter incelemesine göre 11/04/2018 tarihinde davacıya teslim edildiği, davalı tarafından söz konusu kamyon lastiklerinin şoför hatası dahil lastiklerde oluşan tüm sorunların, kullanılma payı düşürülerek tazmin edileceğinin taahhüt edildiği, bu taahhüdün ayıp garantisi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda davacı alıcının herhangi bir ihbarda bulunmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde davalıdan talepte bulunmasının olanaklı olduğu, davalının hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığı, mahkememizce söz konusu lastiklere ilişkin mahallinde yapılan keşifte davacı tarafından dava konusu faturada yer alan sadece 3 adet lastiğin hazır edilebildiği, diğer lastiklerin faturada yer alan ve davaya konu satım ilişkisine konu olan lastikler olmadığı, 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre lastiklerin raf ömürlerinin 4-5 yıl, kullanım ömürlerinin ise 3-5 yıl olduğu, bu 3 adet lastiğin kullanım kaynaklı olarak ömürlerini tamamladığı, üretim ve bakım eksiğinden kaynaklı herhangi bir hasarlarının bulunmadığı, diğer lastikler incelemeye sunulmadığından inceleme yapılamadığı, 3 adet lastik yönünden kullanıma bağlı yıpranma ve kullanılamaz duruma gelme sebebiyle davacının davalıdan talepte bulunamayacağı, davacı tarafından incelemeye sunulmayan diğer lastiklerde de ayıp olduğu ve zararının bulunduğu hususunun ispat edilemediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, objektif ve denetime elverişli olduğu, tarafların iddia ve savunmalarını karşıladığı, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi ile mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA
3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-Torbalı Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2024
Katip ... hakim...
E-İMZA E-İMZA