T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/469
KARAR NO : 2025/241
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 06/06/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ... Medikal Tekstil İç ve Dış Ticaret San Ltd Şti'nin Bego... Buca/İZMİR adresinde kiracı olarak bulunduğunu, Mecurdan kaynaklanan kira borcu dahil olmak üzere kira bedeli, elektrik, su borcu, her ay düzenli olarak davalı adına fatura edildiğini, ... tarafından abonelikler bina olarak bina sahibine yansıtılmakta olup bina sahibinden tahsil edildiğini, bina içerisindeki kullanım sayaçlarına göre de ... tarafından kesilen abonelik bedelleri de sayaçlara göre kira bedeli ile birlikte binayı kullananlara yansıtıldığını, müvekkilin alacağının tahsilinin sağlanması için davalı hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibi ile icra takibine geçildiğini, başlatılmış olan icra takibine borçlu şirket tarafından borcu olmadığından bahisle itiraz edilmiş ise davalının haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durdurulmuş olan takibe devam edilebilmesi için davalının itirazının iptali gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Medikal Tekstil İç Ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketine usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça kira sözleşmesi ve kira sözleşmesine bağlı alacaklar ile ilgili olarak davalı ile arasında hukuki ilişki bulunduğu, davalı tarafça sunulan beyan dilekçesinde ve aşamalarda ki beyanlarda da bu hususun kabul edildiği, 6100 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğinde, görevli mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-)Görevli mahkemenin İZMİR SULH HUKUK MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
4-)6100 sayılı yasanın 20.maddesi gereğince kesinleştikten sonra talep halinde görevli mahkemeye gönderilmesine, aksi halde ek bir karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
5-)Yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır