T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/605 Esas
KARAR NO : 2024/627
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 03/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil... Elektrik Dağıtım A.Ş ile davalı arasında ticari elektrik aboneliği ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin... sözleşme hesap numaralı,... tesisat numaralı, ... muhatap numaralı abonelikten kaynaklanan 03.01.2022 tarihli aylık fatura bedelini (Son ödeme tarihi 13.01.2022) ödemediğini, alacağın tahsili için ödenmeyen elektrik bedelinin İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konu edildiğini, takip çıkışı miktarının 7.372,83TL olduğunu, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü ...1 Esas sayılı takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın şirket olmasından ötürü ve dava konusu kaçak elektrik tüketim bedelinde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
DAVA:
Dava kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
- İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosya sureti,
-... Elektrik Dağıtım A.Ş nin 14/08/2023, 29/08/2023,03/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'nın 08/01/2024 tarihli kök raporu, 01/04/2024 tarihli ek raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan faturaya dayalı alacağına istinaden İzmir... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında 7.178,57 TL asıl alacak, 164,63 TL gecikmiş gün faizi, 29,63 TL faizin kdv'si olmak üzere toplam 7.372,83 TL alacak üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 26/09/2022 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği ve davalının itirazının takibe konu alacak üzerinden iptalini talep ettiği, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu iddia ettiği, davalının davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davacının kaçak elektrik kullanım bedeli talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edebileceği miktarın ne olduğu, davalının sorumlu olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haksız olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren haksız eylemden (kaçak elektrik kullanımı) kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce dava konusu aboneye ilişkin geçmiş fatura kayıtları ile dava konusu kaçak tespitine ilişkin kayıtların dosyaya kazandırıldığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 08/01/2024 tarihli kök ve 01/04/2024 tarihli ek raporda, ...Mah.... Bornova İzmir adresindeki işyerinde kurulu ... tesisat nolu kullanım yeri için ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. ile davalı ... Turizm İnşaat Gıda San. Ve Tic. Ltd. Şti arasında 09.06.2020 tarihinde 'ticarethane' abone grubu üzerinden ... sözleşme hesap nolu perakende satış sözleşmesinin imzalandığı, 14/12/2021 tarihinde abonenin borcundan dolayı davalının elektriğinin kesildiği, ...Elektrik Dağıtım A.Ş. görevlilerinin 04.01.2022 tarihinde davalının işyerinde yaptığı denetlemede; “abonenin enerjisi kesik olmasına rağmen, sayaç üzerinden geçerek enerji kullandığı' tespit edilerek ... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiği, bu tutanağın düzenlenmesi sırasında davalının sayacının 340.211,203 kWh olduğunu tespit edildiği, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.ç maddesinde kaçak elektrik kullanımı olarak tanımlandığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 44 ve 46 maddeleri uyarınca hesaplama yapıldığı, kaçak elektrik kullanımının tespiti sırasında... Elektrik Dağıtım A. Ş. görevlilerince sayaca yapılmış herhangi bir müdahale tespit edilmediğinden sayacın kaydettiği tüketim değerlerinin “ihtilafsız tüketim" olarak kabul edildiği ve bu sayaç değerlerine göre kaçak elektrik faturasına esas tüketim miktarının hesaplandığı, davaya konu kaçak elektrik kullanımından önce 01/07/2021, 04/08/2021, 08/09/2021, 01/10/2021, 01/11/2021 tarihlerinde kaçak elektrik kullanımı tespit edilmiş olması nedeniyle davaya konu kaçak elektrik kullanımının mükerrer kaçak olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle EPDK tarifelerinin 2 katı alınarak 'Ticarethane' abone grubu birim fiyatları ile faturanın hesaplanması gerektiği, bu kriterlere göre takibe dayanak faturanın yeniden hesaplandığı, faturanın EPDK tarifelerine uygun olduğu, davacının faiz talebine ilişkin olarak 6183 sayılı yasa ile avans faizine göre seçenekli hesaplama yapıldığı, davalı şirketin perakende satış sözleşmesinin tarafı olduğu, yerleşmiş Yargıtay kararlarında abonelik sözleşmesinin iptal ettirilmediği sürece abonenin elektrik borcundan sorumlu olduğunun kabul edildiği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı şirket personeli tarafından... Mah. .... Sokak No:... Bornova İzmir adresindeki işyerinde 04/01/2022 tarihinde yapılan kontrolde davalının elektrik enerjisi kesik olduğu halde elektrik kullandığının tespit edildiği, mahkememizce dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler ile alınan kök ve ek bilirkişi raporuna göre söz konusu kullanımın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.1.ç maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte davalı ile dava dışı elektrik perakende satış şirketi arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu, kaçak tespitinin yapıldığı işyeri tutanak tarihi itibariyle davalı sorumluluğunda olduğundan davalının fiili kullanıcı olarak kaçak elektrik kullanma eyleminden (kesik enerjiyi açmak suretiyle enerji kullanmak) sorumlu olduğu, bu halde davacı kurumun anılan yönetmeliğin 44 ve 46 maddeleri uyarınca usulsüz/kaçak kullanım sebebi ile davalıdan talepte bulunabileceği, aynı adres ve aboneliğe ilişkin olarak söz konusu kaçak tespitinden önce 01/07/2021, 04/08/2021, 08/09/2021, 01/10/2021, 01/11/2021 tarihlerinde de kaçak tespitleri yapıldığı, dava konusu kaçak kullanımının bu nedenle mükerrer kaçak kullanımı olarak değerlendirilmesi gerektiği, yine bilirkişi raporunda saptandığı üzere davacı kurum tarafından dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında talep edilen asıl alacak miktarının EPDK tarifelerine uygun olduğu, davacı kurum dava konusu takipte her ne kadar gecikme zammı talebinde bulunmuş ise de, davacı kurum kamu tüzel kişisi olmadığından ve taraflar arasındaki ilişki haksız fiil niteliğinde olduğundan davacının 6183 sayılı yasaya göre gecikme zammı talep edemeyeceği, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre tacirler arası haksız fiil niteliğindeki bu uyuşmazlıklarda tarafların sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, davalı tarafından davaya cevap verilmemek suretiyle davacı iddiaları inkar edilmiş ise de davalının bu savunmasını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bu nedenle davalının takibe konu asıl alacak ve fatura tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile kdv'si sebebiyle davacıya borçlu olduğunun ve davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ve davacı tarafından takip talebinde takip nedeni gösterilmekle beraber takip dayanağı belgelerin takibe eklenmemesi ve davalıya tebliğ edilmemesi sebebiyle alacağın likit olmadığı, icra inkar tazminatı isteminin yerinde olmadığı, mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İzmir .. . İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 7.178,57 TL asıl alacak, 135,05 TL takip öncesi işlemiş faiz, 24,31 TL işlemiş faizin kdv'si olmak üzere toplam 7.337,93 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 501,25 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 231,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 880,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 3.919,95 TL yargılama giderinin tarafların haklılık oranına göre (7.337,93/7.372,83=0,99)3.901,39 TL'sinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 7.337,93 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/07/2024
Katip ... Hakim...
E-İMZA E-İMZA