T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/651 Esas
KARAR NO : 2025/432
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/08/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2017 tarihinde sürücü... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki...1 plakalı araçların yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, ... plakalı araçta yolcu konumunda olan davacının ağır şekilde yaralandığı, dava açılmadan önce davalı ... şirketince davacıya bir miktar ödeme yapıldığı, davacının ödeme tarihinden sonra dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti arttığı, yapılan ödeme yetersiz ve davacının gerçek zararını karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.TL geçici ve 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200.TL tazminatın davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ... tarafından, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil sigorta şirketine karşı aynı alacak kalemi için dava açıldığı, davanın, derdestlik durumu bulunduğundan, davalı şirket aleyhine ikame olunan işbu davanın usulden reddine karar verilmesi, huzurda görülmekte olan başvuruya konu hukuki olay sebebiyle davalı şirket aleyhinde daha önce Şanlıurfa ... Asliye hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı davası ikame edilmiş olup, 13.10.2018 tarihli sulh protokolü ile davacının tüm maddi zararlarının karşılandığı,... karar sayılı 30.11.2018 tarihli ilam ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, davada var olduğu iddia edilen maluliyet artışı, ve artış var ise kaza arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının ispatı gerektiği, davacının muayenesinin de yapılması sureti ile rapor alınması için dosyanın Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'na tevdii gerektiğini belirterek davanını reddine karar verilmesini talep etmiştir
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan gelişen zarar iddiasına dayalı maddi tazminat (sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Davacıya ait tedavi evrakları,
- SGK' nun 24/08/2023, 05/09/2023, 11/09/2023 tarihli yazısı ve eki,
- Çeşme CBS'nin ...soruşturma sayılı dosya sureti,
-... Sigorta A.Ş nin 05/09/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Şanlıurfa... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı dosya sureti,
-Bilirkişi ...n 14/01/2024 tarihli raporu,
-İstanbul ATK ...ihtisas Kurulunun 29/04/2024, 18/07/2024, 05/08/2024, 30/10/2024,
18/07/2024 tarihli yazıları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
20.03.2017 tarihinde davacının yolcusu olduğu...ç ile ...plakalı aracın karıştığı çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının bu kaza neticesinde yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle gelişen zararı bulunduğu ve geçici iş göremezlik ile sürekli iş göremezlik zararlarının oluştuğu iddiası ile kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı ... şirketinden iş bu dava ile geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, davalının ise derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunduğu, davacının zararının karşılandığı, ispat külfetinin davacıda olduğunu savunduğu, taraflar arasında derdestlik ve kesin hüküm itirazının yerinde olup olmadığı, söz konusu kaza nedeniyle davacının bedensel zarara uğrayıp uğramadığı, gelişen zararının bulunup bulunmadığı, gelişen zarar sebebi ile geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edilebilecek miktarın ne olduğu ve davalının söz konusu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Şanlıurfa... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ..., davalının ...Sigorta A.Ş, davanın 20/03/2017 tarihli trafik kazası sebebi ile davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik isteğine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde davacının davadan feragat ettiği, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davalı ... tarafından Şanlıurfa... Asliye Hukuk Mahkemesinin... karar sayılı ilamının iş bu dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu savunulmuş ise de dosyanın tarafları, sebebi aynı olmak ile birlikte dava konusunun farklı olduğu, anılan dosyada davacının tazminat istemi kazadan kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik isteğine ilişkin iken davacının iş bu davaya konu tazminat isteminin gelişen zarardan kaynaklı geçici ve sürekli iş göremezlik isteğine ilişkin olduğu, iddianın ileri sürülüş biçimi ve dava konusuna göre anılan hükmün iş bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmadığı değerlendirmekle davalının itirazı yerinde görülmemiştir.
İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, yine davacının ..., davalının ... Sigorta A.Ş, davanın 20/03/2017 tarihli trafik kazası sebebi ile davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik isteğine ilişkin olduğu, yapılan yargılama neticesinde davacının davadan feragat ettiği, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Davalı ... tarafından derdestlik oluşturduğu ileri sürülen İzmir... ATM nin... esas sayılı dosyasının tarafları ile dava nedeni aynı trafik kazası olmakla birlikte davacının söz konusu dosyada gelişen zarar iddiasının bulunmadığı, bu sebeple davanın sebeplerinin farklı olduğu, iş bu dava yönünden derdestlik bulunmadığı anlaşılmakla davalının usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava konusu kazada davacı, davalı ... sürücüsü ve dava dışı üçüncü kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için dosyanın mahkememizce kusur bilirkişisine tevdi edildiği, kusur bilirkişisi tarafından düzenlenen 14/01/2024 tarihli raporda, davalı ... poliçeli araç sürücüsü ...'nun sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile Atatürk Caddesini takriben Çeşme Merkez istikametinden Alacati istikametine seyir halinde Trafo kavşağına geldiğinde istikametine yanan kırmızı ışıkta geçip kavşak içinde aracının ön kısımlarını, sağı 5002 Sokaktan istikametine yeşil şıkta giriş yapan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının sol yan kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı ... poliçeli araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal görüşün açık trafiğin seri işlediği ışık kontrollü dönel kavşağına gereken dikkat ve özeni göstermediği, alkollü araç kullanıp kural ihlali yaptığı, görüş alanını etkin kontrollü atında bulundurmadığı, istikametine hitaben yanan kırmızı ışıkta durup işık dönüşümü ve trafik durumu kendi geçişine olanak sağladığı zamanı beklemeden giriş yaptığı, bu tavrı nedeni ile yaratmış olduğu tehlikeli ortamda trafik akımı için engel teşkil ettiği, sonrasında da sağından kavşağa yeşil ışıkta giriş yapmakta olan ve önüne gelen dava dışı araca karşı etkisiz kalıp yandan çarpması olayında; dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara uygun araç kullanmamasından dolayı sebebiyet verdiği kazada 2918 sayılı Karayolları trafık kanununun 47/b ve 48/5 maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda hatası ile etken olduğu, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal görüşün açık ışık kontrollü dönel kavşağa kural uygun kendine hitaben yanan yeşil ışıkta giriş yapıp kavşağı geçmek isterken, solundan kavşağa giriş yapan davalı ... poliçeli araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı kırmızı ışığı ihlal edip aracına yandan çarparak orta refüje yan devirmesi olayında kural ihlali görünmediği, davacı yolcu .... plaka sayılı davalı ... poliçeli aracın arka koltuğunda yolcu konumunda olup yaralanması ile sonuçlanan kazanın oluşumuna etken kural ihlali ve faktörü olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının gelişen zararının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla maluliyetinin belirlenmesi yoluna gidildiği, bu kapsamda öncelikle davacının dava konusu kaza tarihinden dava tarihine kadar ki tüm tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, ayrıca mevcut şikayetleri gözetilerek son sağlık durumunun tespiti amacıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Diş ve Ağız Sağlığı Merkezi ile Plastik Cerrahi servislerinden davacının son durumunun tespit edildiği, sonrasında 14/02/2024 tarihli celse ara kararı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti için 22/03/2024 tarihli yazı ile dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK'nın 29/04/2024 tarihli ön raporu ile davacının 12/07/2024 tarihinde muayenesinin yapılması için hazır bulunmasının istenildiği, mahkememizce randevu gün ve saatinin davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı vekilinin randevu tarihinden bir gün önce 11/07/2024 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle muayeneye gidemeyeceğini belirterek ATK'dan yeni bir randevu günü verilmesine ilişkin mahkememizden talepte bulunduğu, mahkememizce bu talebin kabul edilerek ATK'dan yeni randevu günü verilmesinin 16/07/2024 tarihli yazı ile istenildiği, ATK'nın 18/07/2024 tarihli yazısı ile davacı için 29/07/2024 tarihli yeni randevu günü belirlendiği, mahkememizce bu randevu gününün de davacı tarafa tebliğ edildiği, davacı vekilinin 26/07/2024 tarihli dilekçesi ile bu kez de davacının şoför olarak çalıştığını, şehirlerarası ve uluslararası seyahatlere gittiğini belirterek Eylül ayı ve sonrasında olacak şekilde randevu günü belirlenmesini mahkememizden talep ettiği, mahkememizce bu talebin randevu gününün yakınlığı ve ileri sürülen nedene göre yerinde görüldüğü ve 26/07/2024 tarihli ara karar ile kabul edildiği, ATK dan talep doğrultusunda yeni randevu günü belirlenmesinin istenildiği, ATK tarafından yeni randevu gününün 11/09/2024 tarihi olarak belirlendiği ve mahkememize bildirildiği, yeni randevu gününün mahkememizce davacı asile tebliğ edildiği, davacı vekilinin 11/09/2024 tarihli dilekçesi ile bir kez daha müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle ATK da hazır bulunamayacağını belirterek yeni bir randevu günü verilmesini talep ettiği, ancak mahkememizce 2024 yılı Şubat ayından itibaren davacının maluliyetinin belirlenmesine çalışıldığı, son randevu tarihi olan 11/09/2024 tarihine kadar davacı için 3 kez randevu günü belirlendiği, davacı asilin tüm bu randevulara katılmadığı ve sürekli ve mutat şekilde mazeret bildirdiği, yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacının yeni randevu talebinin dosyanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği, yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu ve dürüst davranma yükümlülüğü ile bağdaşmadığı değerlendirilmekle davacı vekilinin talebinin reddine ve mevcut dosya kapsamına göre davacının maluliyetinin belirlenmesine karar verildiği, dosyanın ATK ya gönderildiği, İstanbul ATK'nın 30/10/2024 tarihli maluliyet raporunda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğine göre mevcut dosya kapsamı itibari ile özür oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, aynı yönetmeliğin 15. Maddesi çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 20.03.2017 tarihinde... plakalı araç ile... plakalı aracın karıştığı çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının bu kazadan kaynaklanan geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarına ilişkin olarak ilk önce Şanlıurfa..Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhinde tazminat davası açtığı, bu davadan feragat ettiği, daha sonra aynı iddia ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yine davalı ... aleyhinde aynı istemlerle tazminat davası açtığı, bu davasından da yine feragat ettiği, daha sonra iş bu dava ile söz konusu kazadan kaynaklanan gelişen zararlarının bulunduğu iddiası ile tazminat isteminde bulunduğu, mahkememizce davacının gelişen zararının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin olarak ATK... İhtisas Kurulundan alınan 30/10/2024 tarihli raporda dosya kapsamına göre görüş bildirilmesinin olanaklı olmadığının mahkememize bildirildiği, davacı tarafından söz konusu rapora itiraz edilmiş davacı asilin muayenesinin yapılarak yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de mahkememizce ATK'dan ilk kez maluliyet raporu düzenlenilmesi istenildikten sonra ATK tarafından 29/04/2024 tarihli ön rapor ve 18/07/2024 ve 05/08/2024 tarihli yazılarla davacı asil için 3 farklı tarih olacak şekilde muayene günü belirlendiği, bu muayene tarihlerinin mahkememizce davacı asil ve vekile tebliğ edildiği, bu muayene tarihlerinden kısa süre önce veya aynı tarihte olacak şekilde davacı tarafından mazeretler bildirildiği, mahkememizce davacının mazeretinin 2 kez kabul edildiği, davacının bildirdiği tarihlere uygun olacak şekilde üçüncü kez muayene günü belirlendiği halde davacının üçüncü muayene için de mazeret bildirdiği ve ATK tarafından belirlenen gün ve saatte hazır olmadığı, bu hususun davacı asile yapılan 21/08/2024 tarihli tebligatla da sabit olduğu, mahkememizce 2024 yılı Şubat ayından itibaren davacının maluliyetinin belirlenmesine çalışıldığı, son randevu tarihi olan 11/09/2024 tarihine kadar davacı için 3 kez randevu günü belirlendiği, davacı asilin tüm bu randevulara katılmadığı ve sürekli ve mutat şekilde mazeret bildirdiği, davacının mazeretlerinin dosyanın sürüncemede kalmasına sebebiyet verdiği, yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu ve dürüst davranma yükümlülüğü ile bağdaşmadığı, bu sebeple davacının yeniden muayenesinin yapılarak rapor düzenlenmesi isteminin yerinde olmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının gelişen zararının bulunduğu iddiasını ispat edemediği, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.21/05/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA