T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/692 Esas
KARAR NO : 2024/597
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı araç arasında 11.10.2022 tarihinde İzmir ilinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiği, meydana gelen kazada...plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu bulunduğu, kaza akabinde davacı aracında oluşan hasarın tamiri davacı kaskosu ...Sigorta şirketi tarafından sağlandığı, davacı aracınun bu kazadan ötürü değer kaybına da uğradığı, bu sebepten ötürü ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığı, başvuru sonucunda herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100,00-TL değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirkete, 28.03.2022-2023 tarihleri arasında ... poliçe nolu Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı şirket tarafından kasko sigorta şirketi ...Sigortaya 4.248,00 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığı, davacı tarafından sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiği, değer kaybı hesaplamasında hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkin ilişkindir.
DELİLLER:
-... Sigorta A.Ş nin 12/03/2024, 27/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 18/09/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Türkiye Noterler Birliğinin 13/09/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'in bila tarihli raporu,
-... Sigorta A.Ş nin 27/02/2024 tarihli yazı ve eki,
-Bilirkişi ...in 12/05/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 11/10/2022 tarihinde kendisine ait...plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araçların çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştığı, bu kaza neticesinde ...plakalı aracında hasar oluştuğu, bu hasar nedeniyle değer kaybı zararının meydana geldiği, zararın kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiası ile iş bu davada değer kaybı talebinde bulunduğu, davalı sigortanın davacının usulüne uygun başvuru yapmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, sorumluluklarının poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunduğu, taraflar arasında davaya konu kazada taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, değer kaybı zararının bulunup bulunmadığı, değer kaybı zararı var ise miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmaması, sorumluluk sigortalarının TTK'da düzenlenmesi nedeniyle mutlak ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta tarafından davacının belirsiz alacak davası olarak iş bu davayı açamayacağı savunulmuş ise de, davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının davaya konu tazminat talebinin hesaplanması ve belirlenmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, bu sebeple davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin yasal olarak olanaklı olduğu değerlendirilmiş ve davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta tarafından davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirip getirmediği savunulmuş ise de, davacının dava öncesi davalıya mail yoluyla 03/07/2023 tarihinde başvuru yaptığı, bu başvurunun davalı sigorta tarafından kayda alındığı ancak başvurunun kabul veya reddine ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığı, bu sebeple davacının dava öncesi başvuru koşulunu yerine getirdiği, davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf sürücülerinin kusur durumunun belirlenmesine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dosyanın trafik bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/01/2024 tarihli raporda, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Bahriye Üçok Bulvarını takriben seyir halinde ... Caddesi dönel kavşağına sağ şeritte geldiğinde sağa dönüş yapıp seyir yaptığı esnada aracının sol ön köşe yan kısımlarını, solunda kendisi gibi giriş yapan davacı sürücü ...in sevk ve idaresindeki...plaka sayılı aracının sağ ön kapı yan kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile meskun mahal gündüz vakti iki şeritli tek yön konumlu trafiği yoğun yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, dönel kavşak girişine sağ şeritte geldiğinde sağa doğrultu manevrası ile giriş yapıp yerleştiği, devamında da çevresel kontrollünü yapamadan sol şeride yöneldiği, bu davranışı nedeni ile oluşturduğu tehlikeli ortamda sol şeritte seyir halinde olan davacı aracına fazla yaklaşıp şerit ihlali yaparak çarpması olayında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 56/a maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda tamamen hatası ile etken olduğu, ...in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile meskun şeritli tek yön konumlu trafiği yoğun yola gereken dikkat ve özeni gösterdiği, dönel kavşağa kurallara uygun sol şeritte giriş yapıp ada etrafına yerleşmek isterken, sağında gelen davalı sigorta poliçeli araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı kavşak içinde şerit ihlali yapıp aracına sağ ön yandan çarparak hasarlaması olayında kural ihlali görülmediği, kusursuz olduğu
yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 12/05/2024 tarihli raporunda; davacı aracının dava konusu kazada sağ ön kapı, sağ marşpiyel ve sağ ön çamurluk kısımlarından hasar gördüğü, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, aracın onarımının kasko poliçesi kapsamında ... sigorta tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu kaza öncesinde davacı aracının hasar kaydının bulunmadığı, yapılan serbest piyasa araştırmasında dava konusu aracın kaza öncesi rayicinin 725.000,00 TL olduğu, aracın onarım gördükten sonraki rayicinin ise 687.500,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının değer kaybı zararının 37.500,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 11/10/2022 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan...9 plakalı araçların çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştığı, mahkememizce alınan trafik bilirkişi raporuna göre davalı sigorta sürücüsünün şerit ihlali yaptığı, kazanın meydana gelmesinde asli %100 kusurlu olduğu, davacının ise kazanın önlenmesinde alabileceği bir tedbir olmadığı, kusursuz olduğu, davalı sigorta tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de, kazanın meydana geliş biçimi, taraf sürücülerinin kaza tutanağına yansıyan beyanları ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde bilirkişi raporunun kusur yönünden hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, yeniden kusur incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, davalı sürücüsü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan davalı sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın, sağ yan kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı,
her ne kadar davalı sigorta tarafından 7327 sayılı yasa ile 2918 sayılı KTK'nun 90 ve 93 maddelerinde değişiklik yapıldığı ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın zmms genel şartlarına göre yapılması istenilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, mahkememizce alınan 12/05/2024 tarihli otomotiv bilirkişi raporuna göre davacı aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine göre 37.500,00 TL değer kaybı zararının bulunduğunun tespit edildiği, davalı sigorta tarafından otomotiv bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre bilirkişi tarafından belirlenen değer kaybı zararının makul olduğu, davalının itirazlarının soyut beyan mahiyetinde olduğu, bu sebeple mahkememizce yerinde görülmediği, davacının davalı sürücüsünün %100 kusuruna karşılık 37.500,00 TL değer kaybı zararı talep edebileceği, davalı sigortanın ise kazaya sebebiyet veren aracın 28/03/2022-28/03/2023 tarihleri arasındaki dönemde ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı olarak zmms teminatı kapsamında kalan davacının değer kaybına ilişkin zararından sorumlu olduğu,
davacının davalı sigortaya dava tarihinden önce 03/07/2023 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonunda 14/07/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle faiz talep edebileceği, dava konusu aracın niteliği ve davacının sıfatına göre uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, davacı vekilinin dava değerini 16/05/2024 tarihli dilekçesi ile arttırdığı, dilekçenin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı bedeline ilişkin hesaplama yapan otomotiv bilirkişi raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile 37.500,00 TL' nin 14/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsil ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 2.561,62 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 639,00 TL ıslah harcı toplamı olan 908,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.652,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 639,00 TL ıslah harcı, 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 144,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.822,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun 2023/4914 sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA