T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/744 Esas
KARAR NO : 2024/867
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ... nolu Elektrik Tedarik Lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin... ve ...esisat nolu 5 ayrı işletmesine indirimli elektrik enerjisi tedarik etmek üzere 05.10.2021 tarihinde 'Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma' imzalandığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa sözleşmeye uygun olarak elektrik enerfjisi tedarik edilmiş olmasına rağmen, davalı tarafın ekteki borç listesinde belirtilen elektrik tüketim faturalarını ödemediğini, müvekkili tarafıdan davalı taraf ile akdedilen sözleşmenin haklı nedenle feshedilmek zorunda kafındığını ve sözleşme kapsamında feshe bağlı cezai şart bedeli tahakkuk ettirildiğini, sözleşmenin, davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle feshedilmiş olması nedeniyle davalı tarafa cezai şart faturalarının tahakkuk ettirildiğini, bu faturaların ödenmemesi üzerine Merkezi Takip Sisteminin ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, bu kapsamda davalı tarafından müvekkil firmaya sunulan teminat mektubunun nakde çevrildiğini ve borçlunun önce tüketim borçlarından mahsup edildiğini, ayrıca bu tutardan teminat mektubunun bakiyesi olan 2.119,39 TL'nin de ... nolu faturadan mahsup edildiğini, bu nedenle borçlunun sadece 2.119,39 TL yünden itirazını kabul ettikleri, iş bu davayı ödenen tutar dikkate alınarak takibin kalan asıl alacak ve takip öncesi faiz toplamı 132.567,50 TL üzerinden harçlandırılarak ve yine bu tutar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla davalının yetki itirazının reddine ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun ödenmeyen enerji bedellerinden oluşması nedeniyle uyuşmazlığın Tüketici Mahkemmesinde görülmesi gerektiğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında elektrik tedariğine istinaden bir sözleşme imzalanmış ise de imzalanan sözleşmenin davacı tarafça müvekkiline ibraz edilmediğini, dilekçe ekinde sunulan sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafça müvekkilince imzalanan sözleşmenin sunulmaktan kaçınıldığını, bunun nedeninin tüketim bedelleri, sözleşme fesih şartları gibi sözleşmenin ana unsurlarının tek taraflı olarak değiştirilmesi olduğunu, davacı tarafça sözleşmenin süresinden önce feshedildiğini, teminat mektubunun haksız yere paraya çevrildiğini ve sözleşmenin süresinden önce feshedilerek müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkil şirketin akaryakıt istasyonu işlettiğinden elektrik enerjisinin ticaretin devamlılığı için temel unsur olduğu göz önüne alındığında faturalarını ödememiş olmasının düşünülemeyeceğini, tüketim birim fiyatlarının davacı tarafından tek taraflı olarak değiştirildiğini, davacı tarafın tedarik yetkisini kötüye kullanarak müvekkilini mağdur ettiğini, davacı tarafın sözleşmenin süresinden önce feshedildiği anda cezai şartın iadesi için müvekkil şirkete mail attığını, davacı yanın bu tutumunun bile sözleşmeyi haksız yere feshettiğini ispatladığını, müvekkilinin kullanmış olduğu enerji için davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu hususların kayıtlar tetkik edildiğinde ortaya çıkacağını, dava dilekçesinde alacağın varlığının hangi yıl veya aya, hangi sözleşme maddesine dayalı olduğunun bildirilmediğini, yapılan icra takibinde keza bu yönde herhangi bir dayanak belge sunulmadığının görüldüğünü, bu yönüyle alacağın yargılama gerektirmesi nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin abesle iştigal olduğunu, takip tarihinden önce müvekkili temerrüde düşürülmediği için faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek öncelikle görev yönünden itirazlarının kabulü ile esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava elektrik abonelik sözleşmesi kapsamında cezai şart alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Edirne Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12/12/2022 tarihli yazısı ve eki,
-Merkezi Takip Sisteminin ...esas sayılı dosyası,
-Davacı tarafından sunulan sözleşme ve ekleri,
-Bilirkişi...'nın 14/02/2023 tarihli raporu,
-Edirne Vergi Dairesinin 03/10/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'ın 26/12/2023 tarihli raporu,
-Bilirkişi ... un 04/10/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, davalı aleyhinde elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili amacıyla Merkezi Takip Sisteminin...sayılı dosyasında 21/03/2022 tarihinde icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğe çıkartıldığı tebligatın iade olduğu, davalının takipten haricen haberdar olması üzerine 30/03/2022 tarihinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını ikame ettiği, davacının, davalı ile aralarında ikili anlaşma bulunduğu, bu anlaşmada İzmir mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı, alacaklı olarak kendi yerleşim yerinde takip yapabileceği, davalının tüketim faturalarını süresi içerisinde ödemediği, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesi uyarınca bu halde sözleşmenin feshedileceği ve en yüksek bedelli faturanın 2 katı tutarında cezai şart ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığı, bu kapsamda takibe konu faturaların düzenlendiği, davalı aleyhinde takip yapıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, takibe konu alacaktan nakde çevrilen teminat mektubunun mahsubu sonrasında davalının bakiye 132.567,50 TL borcu bulunduğu, bu tutar üzerinden davalının itirazının iptalinin gerektiğini iddia ettiği, davalının ise mahkememizin görevine itiraz ettiği, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu, dava dosyasına sunulan sözleşme altındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacıya borçlu olmadığını savunduğu, taraflar arasında mahkememizin görevli olup olmadığı, icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılıp yapılmadığı, sözleşme ilişkisinin bulunup bulunmadığı, takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Davalı dava konusu uyuşmazlıkta Tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu savunmuş ise de, her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren ve elektrik satım sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce 15/03/2023 tarih... sayılı karar ile İzmir icra müdürlüklerinin takibe konu uyuşmazlık yönünden yetkili olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiği, davacı vekilinin kararı istinaf ettiği, istinaf incelemesi sonucunda İzmir BAM ... Hukuk Dairesinin 15/09/2023 tarih, ... karar sayılı ilamı ile "...Bilindiği üzere, HMK.nun 10. maddesinde, sözleşmelerden doğan davalar için özel bir yetki kuralı konulmuştur. Anılan maddeye göre; sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir.
Sözleşmenin yerine getirileceği yer ise, öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir. Bu yer belli ise, dava o yerde açılabilir. Ancak tarafların sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkındaki açık veya zımni isteğinin anlaşılamadığı hallerde, yetkili yer TBK. nun 89. maddesine göre belirlenir. Buna göre, davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmadı ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir.
Davanın temelini oluşturan icra takibinin dayanağı fatura olup, dava bu niteliği itibariyle bir miktar para alacağına ilişkindir. TBK' nın 89/1. ve HMK'nun 10.maddesi uyarınca alacaklı davacı şirketin muamele merkezinin bulundugu yer olan İzmir Mahkemeleri ve İcra Dairelerin de yetkili olduğu, davacının seçimlik hakkını da bu yönde kullandığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." gerekçesi ile mahkememizin anılan ilamının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderilerek yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda öncelikle 20/10/2023 tarihli duruşmada davalı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2021-2022 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davalı vekilinin ise yasal süresi içerisinde davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile inceleme yapılması için bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 26/12/2023 tarihli raporunda, davalı vekilinin bildirmiş olduğu ... Köyü, ... Sokağı No:...parsel Merkez Edirne adresine 23.11.2023 tarihinde gidildiği, davalının işyeri adresinde bulunmadığı ve faaliyet göstermediği, bu nedenle inceleme yapılamadığı yönünde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce bu kez 10/01/2024 tarihli celsede davacı vekiline dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak 2021-2022 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacı vekilinin ise yasal süresi içerisinde davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahallinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 04/10/2024 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişkinin cari hesapla takip edildiği, takibe dayanak 3 adet cayma bedeli faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının kendi defterlerine göre davalıdan 132.311,80 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Somut olayda davacının davalı ile aralarında elektrik abonelik sözleşmesi bulunduğu, davalının elektrik tüketim faturalarını ödemediği gerekçesi ile sözleşmenin 10.3 maddesi uyarınca davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği ve sözleşmenin 10.11 maddesi uyarınca 3 adet cezai şart faturasının düzenlendiği, dava konusu takibe konu edildiği, davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşme aslının mahkememize sunulduğu, ayrıca söz konusu sözleşmenin davalı şirketi temsilen ...arafından imzalandığının beyan edildiği ve buna ilişkin vekaletname sunulduğu, vekaletnamenin incelenmesinden Bakırköy... Noterliğinin 28/01/2021 tarih ve ...yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalı şirket yetkilisi ...tarafından dava dışı ...'un vekil olarak yetkilendirildiği, bu kapsamda mahkememizce adı geçenin ilgili olarak uyap sistemine kayıt edildiği, mahal mahkemesine talimat yazılarak sözleşme altındaki imza içeriğine ilişkin isticvap yapılmasının istenildiği, İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesinin... talimat sayılı evrakına göre adı geçenin talimat mahkemesince belirlenen gün ve saatte duruşmaya katılmadığı, bunun yasal sonucu olarak sözleşme içeriği ve altındaki imzanın kendisinden sadır olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle mahkememizce davalının cevap dilekçesindeki imza inkar ve savunması yönünden imza incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, ayrıca 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesine göre ticari defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamasının şart olduğu, ayrıca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerin sahibi veya halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi yahut defter ve kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerler ile ispatlanmamış olması gerektiği, diğer tarafın anılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtları birbirini doğrulamayan ticari defter ve kayıtların sahibi aleyhine delil olacağı, davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının defterlerine göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişkinin cari hesap şeklinde gerçekleştiği, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 132.311,80 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının ise ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği ancak bilirkişi tarafından mahalde yapılan incelemede söz konusu adresin davalıya ait bir adres olmadığı ve davalının defter ve kayıtlarını hazır etmediğinin tespit edildiği, 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılan ihtarata rağmen defter ve kayıtlarını sunmayan davalının davacının defter kayıtlarının aksini yani taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, takip ve davaya dayanak cari hesap içeriğine konu mal veya hizmetin kendisine teslim edilmediğini veya mal veya hizmet bedelinin ödendiğini ispat etmesi gerektiği, davalının dosya kapsamı itibariyle herhangi bir ispat vasıtası sunmadığı, bu halde davalının karşı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, 14/02/2023 tarihli elektrik bilirkişi mühendisi raporuna göre davalının 2022/01 ve 2022/02 dönemlerine ait faturaları süresinde ödemediği, sözleşmenin feshine sebebiyet verdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 10.11 maddesi uyarınca davacının haklı fesih sebebiyle davalıdan cezai şart talep edebileceği, davacı tarafından düzenlenen cezai şart faturalarının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, buna göre davacının taraflar arasındaki temel ilişki ile takip ve dava konusu asıl alacağının varlığını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 16.7 maddesi uyarınca İzmir icra dairelerinin ve mahkemelerin yetkili olduğu, bu nedenle davalı tarafından icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olmadığı, davacının mahkememizce alınan 04/10/2024 tarihli smmm ve 14/02/2023 tarihli elektrik bilirkişi raporlarına göre davalıdan 132.311,80 TL asıl alacak ve 2.408,07 TL takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği, ancak davacının takipte davalıdan toplam 134.686,89 TL talep ettiği ve ayrıca davalının teminatının takip sonrası nakde çevrildiği, teminatın 2.119,39 TL'lik kısmının takip konusu asıl alacaktan mahsup edildiğinin davacı tarafından dava dilekçesinde beyan edildiği, buna göre taleple bağlı kalınması gerektiği, böylece davacının davalıdan 130.192,41 TL asıl alacak ve 2.375,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.567,50 TL talepte bulunabileceği, tarafların tacir olmasına göre davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 7.3 maddesi uyarınca 6183 sayılı yasaya göre gecikme faizi esas alınarak belirlenen faizi talep edebileceği, mahkememizce alınan elektrik bilirkişi ve smmm bilirkişi raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile Merkez Takip Sisteminin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 130.192,41 TL asıl alacak, 2.375,09 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 132.567,50 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %31.20 gecikme faizi ile birlikte DEVAMINA,
2-130.192,41 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 26.038,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 9.055,68 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.974,98 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 4.700,00 TL bilirkişi ücreti, 441,50 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.302,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA