T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/749 Esas
KARAR NO : 2024/645
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25/09/2021 tarihinde davacı ..., sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile seyir halindeyken sağ şeritteki davalı araç sürücüsü...sevk ve idaresindeki...plakalı aracıyla aniden 1. Sanayiye doğru dönüş yaptığı ve davacı aracını şeridinden çıkararak kaldırıma sürüklediği, ...plakalı aracın ZMMS poliçesini tanzim eden ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davacı aracına sigorta değeri olarak 80.000,00TL rayiç bedeli, hasarlı haliyle ise 4.000,00 TL sovtaj bedeli belirlediği, davacının sigorta şirketinden 80.000,00TL aldığı, ancak davacı 14/10/2022 tarihinde yapılan görüşmeler sonucunda düzenlenen mutabakatnameyi fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak imzaladığı, davalı sigorta şirketi tarafından tespit edilen piyasa rayiç bedeli aracın gerçek piyasa bedelinden daha düşük olduğu, davacı ait olan aracın 2. el piyasa rayiç tespitinin eksper tarafından 120.000,00-TL olarak tespit edildiği, sigorta şirketine 17/08/2022 bakiye bedelin tazmini için tekrar başvuru yapılmış ise de herhangi bir dönüş alınmadığını belirterek şimdilik Sigorta şirketi tarafından eksik ödenen müvekkilin aracına ait araç pert bedeline mahsuben 100,00-TL'nin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili tarafından yasal süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete yapılan tebligat usulsüz olduğu, müvekkil şirketin elektronik tebligat adresi de bulunduğundan şirkete normal tebligat yoluyla yapılan tebligat açıkça usulsüz tebligat niteliğinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafından sigorta şirketine bakiye pert total bedeli yönünden müvekkil şirkete yapılmış bir başvuru bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı tarafa 36.000 TL pert total bedeli ödemesi yapıldığı, kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitinin belirlenmesinde bu ödemelerinde göz önünde bulundurulması, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (bakiye hasar onarım bedeli) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza tutanağı,
-Türkiye Noterler Birliğinin 04/10/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 04/10/2024 tarihli yazısı ve eki,
-... Sigorta A.Ş nin 21/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-... Sigorta A.Ş nin 28/12/2023 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir... Başmüdürlüğünün 05/01/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'in 14/01/2024 tarihli raporu,
-... Sigorta A.Ş nin 06/05/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'in 28/05/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
25/09/2021 tarihinde ... plakalı araç ile ... plaka sayılı araçların karıştığı çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının işbu dava ile ... plakalı araca ilişkin olarak bakiye hasar bedeli talebinde bulunduğu ve zararın kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalıdan tazminini istediği, davalı sigortanın ise davaya yasal süresinde cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davacının hasar onarım bedeline ilişkin zararının karşılanıp karşılanmadığı, yapılan ödemenin eksik olup olmadığı, bakiye zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmamasına ve sorumluluk sigortaları TTK'da düzenlendiğine göre mutlak ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekili tarafından davalı şirketin elektronik tebligat adresinin bulunduğu ve yapılan tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülmüş ise de, mahkememizce PTT genel müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 05/01/2024 tarihli cevabı yazıya göre davalı sigorta tarafından 02/02/2019 tarihinde elektronik tebligat adresi başvurusu yapılmış ise de söz konusu işlemlerin tamamlanmadığı, elektronik tebligat adresinin güncel durumunun aktivasyon bekliyor şeklinde olduğu, güncel durumda elektronik tebligat almaya elverişli olmadığının bildirildiği, bu sebeple davalıya elektronik tebligat yapılmasının olanaklı olmadığı, dava dilekçesinin davalı sigortaya fiziken 02/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin yasal süresinden sonra 03/11/2023 tarihinde davaya cevap verdiği, mahkememizce yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığı ve davalının usule ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, davalının yasal süresinde davaya cevap vermediğinin sabit olduğu görülmüştür.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı sürücüsü, davalı sigorta sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın trafik kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/01/2024 tarihli raporda; davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü...ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile Liman Caddesini takriben sağ şeritte seyir halinde Liman D kapısı karşısı kavşağa gelip sola doğrultu manevrası ile 1. Sanayi istikametine giriş yapmak isterken aracının sol ön yan kısımlarını, arkası sol şeritte düz seyirle kavşağı geçmekte olan davacı sürücü...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının sağ yan kısımlarına çarpması/sürtmesi, çarpmanın etkisi ile davacı aracı sola doğru savrulup orta refüje aracının ön kısımları ile çarpıp/çıkarak durması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü...ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile meskun mahal gece vakti trafiği normal/sakin ve seri işlediği iki şeritli tek yön konumlu yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, kavşağa sağ şeritle geldiğinde sola doğrultu manevrası ile giriş yapmak istediği, isterken de sol şeritte gelen araç trafiğini kontrol etmediği, bu tavrı nedeni ile oluşturduğu ortamda trafik akımına tehlike ve engel teşkil ettiği, sonrasında da sol şeritte gelen davacı aracının güzargahına girip yandan çarpması olayında, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b ve 53/b maddeleri ihlal ettiği, kazanın oluşumunda hatası ile etken olduğu, davacı sürücü...'ın ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile meskun mahal gece vakti trafiği normal, sakin ve seri işlediği iki şeritli tek yön konumlu yola gereken dikkat ve özeni gösterdiği, sol şeritte kurallara uygun kavşağı düz seyirle geçmek istediği esnada, önü sağında seyir halinde olan davalı sigorta poliçeli araç sürücüsünün hatası ve kusurundan dolayı görüş alanını etkin kontrollü altında bulundurmadan ani biçimde sola doğrultu manevrası yapıp yol bölümüne girerek yandan çarpması, çarpma sonrası aracının kontrollünü kaybedip şeridinde çıkarak orta refüje savrulması olayında kural ihlali görülmediği, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının hasar onarım bedeline ilişkin bakiye zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, otomotiv bilirkişi tarafından düzenlenen 28/05/2024 tarihli raporda, dava konusu kazada davacı aracının ön ve sağ yan kısımlarından hasar aldığı, sürücü ve yolcu hava yastıklarının açıldığı, davalı sigorta tarafından yapılan ekspertizde araç onarım bedelinin iskontolu, yedek parça, işçilik ve kdv dahil 48.961,63 TL, piyasa değerinin 80.000,00 TL ve sovtaj bedelinin ise 44.000,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre aracın onarımının ekonomik olmadığı, pert total olarak değerlendirildiği, bilirkişi olarak kendisi tarafından yapılan incelemede aracın onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle iskontosuz, yedek parça, işçilik ve kdv dahil olmak üzere 84.057,89 TL, aracın kaza öncesi serbest piyasa rayicinin 103.000,00 TL, sovtaj bedelinin ise 44.000,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının aracının onarımının ekonomik olmadığı, aracın pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın kaza öncesi rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın davacının gerçek zararını oluşturduğu, bu tutarın 59.000,00 TL(103.000,00-44.000,00) olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın sorumluluk teminat limitinin 43.000,00 TL olduğu, davalı sigorta tarafından davacıya dava öncesinde 36.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan 7.000,00 TL bakiye hasar onarım bedeli talep edebileceği şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 25/09/2021 tarihinde ... plakalı araç ile... plaka sayılı araçların karıştığı çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, mahkememizce alınan kusur raporuna göre davalı sürücüsünün aynı yönde ve sol şeridinde seyretmekte olan davacı aracının geçişini beklemeksizin sola dönüş yaptığı, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, davalı sigorta tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de kazanın oluş biçimi ile taraf sürücülerinin kaza tutanağına yansıyan beyanları bir arada değerlendirildiğinde bilirkişinin kusur değerlendirilmesinin somut olayda mahkememizce hakkaniyete uygun olduğu, yeniden kusur incelemesi yapılmasında yarar bulunmadığı, bu sebeple mahkememizce davalının kusur raporuna ilişkin itirazlarının yerinde görülmediği, dava konusu kazada davacı aracının ön ve sağ kısımlarından hasarlandığı, uyuşmazlığın davacıya davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, varsa davalı sigortanın bakiye zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiği, onarım bedeli araç rayicinin % 50'sini aşmadığı müddetçe aracın tamirinin ekonomik olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre sorumluluk sigortacısı olan davalının yedek parçaya ilişkin iskonto uygulama talebinde bulunamayacağı ve ayrıca aracın onarımı yapılsın veya yapılmasın zarar görenin hasar bedelini kdv'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu, ancak bu şekilde gerçek zararın karşılanabileceği, onarım bedelinin aracın rayicinin %50'sini aşması halinde ise aracın tamirinin ekonomik olmadığı, bu halde aracın kaza öncesi serbest piyasa rayici ile kaza sonrası aracın hasarlı haldeki bedeli arasındaki farka göre zararın belirlemesi gerektiği, otomotiv bilirkişi tarafından aracın onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle orijinal yedek parça, kdv, işçilik dahil olmak üzere iskontosuz olarak toplam 84.057,89 TL, aracın kaza öncesi serbest piyasa rayicinin 103.000,00 TL, sovtaj bedelinin ise 44.000,00 TL olarak tespit edildiği, buna göre davacının aracının onarımının ekonomik olmadığı, aracın pert total olarak değerlendirilmesi gerektiği, aracın kaza öncesi rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın davacının gerçek zararını oluşturduğu, bu tutarın 59.000,00TL(103.000,00-44.000,00) olduğu, davalı sigorta tarafından davacıya dava öncesinde 36.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye 23.000,00 TL zararının bulunduğu, ancak kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın maddi hasarlarda sorumluluk teminat limitinin 43.000,00 TL olduğu, davacının davalıdan 7.000,00 TL bakiye hasar onarım bedeli talep edebileceği, davalı sigorta tarafından otomotiv bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davalının soyut itirazlarını destekler herhangi bir delil sunmadığı, meydana gelen hasar, dava konusu aracın niteliği ve özellikleri itibariyle davalı itirazlarının yerinde olmadığı, yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında mahkememizce bilirkişi raporunda kaza tarihi itibariyle yapılan hesaplamanın hakkaniyete ve yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun olduğu,... aracın 01/12/2020-01/12/2021 tarihleri arasında ve kaza tarihi itibariyle zmss sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitleri kapsamında kalan davacının bakiye hasar zararından sorumlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, davacı vekilinin dava değerini 14/06/2024 tarihinde değer arttırım dilekçesi ile arttırdığı, dilekçenin davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının davalı sigortaya bakiye zarar için 17/08/2022 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 8 iş gününün sonu olan 27/08/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle faiz talep edebileceği, dava konusu aracın niteliği ve davacının sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün avans faiz olduğu, mahkememizce alınan kusur ve otomotiv bilirkişi raporlarının kaza ve hasara ilişkin fotoğraf ve kayıtlar ile diğer dosya kapsamını irdelediği, usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile 7.000,00 TL'nin 27/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 478,17 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 118,00 TL ıslah harcı toplamı 387,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 90,32 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç, 118,00 TL ıslah harcı, 3.700,00 TL bilirkişi ücreti, 401,25 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 4.758,95 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 7.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024
Katip... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA