T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/776
KARAR NO : 2025/597
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/09/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/04/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi bulunan...plaka sayılı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak ...a ait direğe çarpması ile kaza meydana geldiğini, müvekkil kaza sırasında araçta yolcu konumunda olup yaralandığını, işbu kazanın oluşmasında müvekkilin yolcu olarak bulunduğu... plakalı araç sürücüsü KTK m. 52/1- A maddesinde belirtilen Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal etmiş olup kusurlu olduğunu, kaza tarihinde ZMMS poliçesi kapsamında işbu kazaya karışan ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş tarafından teminat altına alınmıştır. Kaza nedeniyle meydana gelen maddi tazminat, tedavi giderleri, bakım giderleri ve diğer sair harcamalardan sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde sorumluluğu tartışmasız olduğunu, 18/01/1968 doğum tarihli müvekkil, geçirmiş olduğu kaza sonrasında bedeninde oluşan cerrahi operasyon gerektiren ağır yaralanma neticesinde baldırın kırığı, diz dahil tibia üst uç kırığı meydana gelmiştir. Sol ayağına 2 platin takılmış, kaval kemiği, sol kolu , kaburgası kırılmış ve ayrıca çatlaklar oluşmuş, başına 8 dikiş atılmış ve vücudunda kalıcı izler oluşmuş olup, bu sebeple de uzun süren tedaviler görmüştür. Davacının kırıklar nedeniyle hareket kısıtlılığı ve güç kaybı oluştuğunu, kaza sonrasında müvekkilin tedavisi İzmir Tire Devlet Hastanesi'nde yapıldığını, müvekkilin kaza sebebiyle meydana gelen zarar, kendisini maddi ve manevi yönden derinden etkilediğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini kabul etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket bakımından husumetin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ihdas edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olup, kanunun ikinci bölümü sigorta başlığı altında 91 ile 101 madde arasında hükümler içerdiği, müvekkil şirkete konu taleple ilgili yapılan başvuru sonucu, talebin müvekkil şirketçe değerlendirilebilmesi için uygun yönetmeliğe göre düzenlenmiş maluliyet raporu talep edilmişse de davacı tarafından eksik hususlar tamamlanmak yerine işbu dava açıldığı, 24.04.2023 tarihinde meydana gelen uyuşmazlık konusu kazaya karışan... plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde 11.10.2022/11.10.2023 vadeli,... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Bu nedenle; savcılık evraklarının getirtilerek sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranı konusunda Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından belirlenmesi gerektiği, davacının sürekli malul olup olmadığı adli tıp kurumu tarafından tespit edildikten ve alınan kusur raporunda sigortalımıza kusur atfedilmesi üzerine yapılacak tazminat hesaplamasında esas alınacak unsurlar, genel şartlar'da açıkça belirlenmiş olup, yapılacak hesaplamada genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekilince sunulan 09/07/2025 tarihli dilekçede, Dilekçe ekinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere, dava konusu olay ve poliçe nedeniyle talep edilen tazminat ile ilgili olarak davacı vekili ile müvekkil şirket arasında haricen yapılan görüşmeler neticesinde maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak mutabakata varılmış ve mutabakat doğrultusunda müvekkil şirket tarafından davacı vekiline; asıl alacak, faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri vesair diğer kalemler olmak üzere; 07/07/2025 tarihinde 2.031.309,69 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödeme yapmış ve ibra edilmiş olunan müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulması mümkün olmamakla birlikte, davacı vekili tarafından da işbu davadan feragat edilmiş olunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep eder, vekalet ücreti ve yargılama masrafı talebimiz olmadığı hususunu ve arabuluculuk ücretine hükmedilmesi halinde tarafımızca ödeneceğinden tarafımız adına yüklenmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince sunulan 16/07/2025 tarihli dilekçede, Mahkeme dosyasında karşı taraf ile sulh yapılmış ve taraflarına ödeme yapıldığını, işbu sebeple huzurdaki davadan feragat ettiklerini, arabuluculuk ücreti karşı tarafça ödenecek olup vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, feragate ilişkin işbu beyanın kabulü ile davalı tarafa tebliğine karar verilmesini, kararın kesinleştirilmesini ve ardından kullanılmayan gider avansının ve bakiye harcın taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuk yargılamasında kural olarak, “Tasarruf İlkesi” geçerlidir ve taraflar dava-talep konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilirler. Bu suretle davaya-çekişmesiz yargı işine son verilebilmesinin bir yöntemi de davadan-talepten feragattir ve anılan kurum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ila 312. maddelerinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragatin, davacının/talep edenin, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve Kabulün Şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Feragat etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.04.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı Kararı) Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan/talepten feragat edilebilir.
Somut olayda, 24/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıda oluştuğu iddia edilen geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemiyle huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince sunulan 16/07/2025 tarihli dilekçede, karşı taraf ile sulh yapılmış ve taraflarına ödeme yapıldığını, işbu sebeple huzurdaki davadan feragat ettiklerini, arabuluculuk ücreti karşı tarafça ödenecek olup vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını beyan ettiği, davalı vekilince mahkememize sunulan 09/07/2025 tarihli dilekçesinde, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında haricen yapılan görüşmeler neticesinde maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak mutabakata varıldığı, mutabakat doğrultusunda müvekkil şirket tarafından davacı vekiline; asıl alacak, faiz, vekalet ücreti, yargılama gideri vesair diğer kalemler olmak üzere; 07/07/2025 tarihinde 2.031.309,69 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı vekili tarafından da işbu davadan feragat edilmiş olunduğundan davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama masrafı taleplerinin olmadığı, arabuluculuk ücretine hükmedilmesi halinde davalı olarak taraflarına yükletilmesini talep ettiği, dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletnamesinde davadan feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, davadan feragat beyanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın feragate binaen REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 4.220,25 TL tamamlama harcının mahsubu ile artan 3.874,70 TL harcın karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
3-)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-)Talep olmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-)Karar kesinleştiğinden artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere taraflarında yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır