T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/837 Esas
KARAR NO : 2024/623
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 22/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle; Müvekkillerinin anneleri, müteveffa...n İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski Dosya No:... E.) sayılı icra dosyasında borçlu olduğunu, müvekkillerinin ise, annelerinin vefatı sebebiyle dosya borçlusu olduklarını, davalının ise İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün...E. dosyasında alacağı temlik alarak alacaklı sıfatını kazandığını, İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında, temlik işlemi yapılmadan evvel alacaklı olan kişinin ise dava dışı ...olduğunu, ...nun, İzmir Kemeraltı çarşısında düğün, nişan ve kına merasimleri için küçük eşyalar satan esnaf olduğunu, müvekkillerinin anneleri müteveffa ...'in, 2012 yılında, dava dışı ... ile tanıştığını, kendisinin dükkanından alışveriş yaptığını, ...in, dava dışı...nun dükkanından yapmış olduğu alışveriş nedeni ile ...’na hiçbir borcunun bulunmadığını, hal böyle iken, ...'nın, yapmış olduğu işi ...’in ikametgahının bulunduğu bölgede yapan birisinin olmadığını, bu işin o bölgede yapılması durumunda kazanç getireceğini, kendisinin işyeri kurulumu ve ürün tedariki konusunda destek verebileceğini söylediğini, ardından da yapılması muhtemel bu ticarete ilişkin 250.000,00 TL tutarında teminat senedini ...’den aldığını, ancak devamında taraflar arasında bu ticaretin gerçekleşmediğini, buna rağmen ...’in kendisine vermiş olduğu senedi iade etmeyerek icra takibine konu ettiğini, dava dışı...nun söz konusu senedi teminat amacı ile aldığını ve hatta söz konusu senetten dolayı sadece 100.00,00 TL alacağının kaldığını mahkeme içi beyanı ile ikrar ettiğini, müvekkillerinden ...'nin, müvekkillerin annesi ... arasında görülen, İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ...Karar sayılı dosyasında, dava dışı... nun, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı esnada müvekkillerinin annesi ...’den 250.000,00 TL teminat senedi aldığını ve dahası bu senetten, kabul anlamına gelmemek üzere, 100.000,00 TL alacağı kaldığını açıkça ikrar ettiğini, söz konusu ikrarın mahkeme huzurunda yapıldığından HMK 188 gereğince kesin delil teşkil ettiğini, bununla birlikte başka mahkemedeki ikrarın huzurda görülen dava için de kesin delil niteliği taşıdığını, dava dışı ...nun, söz konusu senedini İzmir... İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyası ile kötüniyetli olarak 250.000,00 TL üzerinden icra takibine konu ettiğini, ardından da dosya alacağını davalıya temlik ettiğini, söz konusu icra dosyasının derdest olup 12.06.2023 tarihinde de müvekkili ...’den 56.193,13 TL tahsil edildiğini, müvekkillerinin anneleri ...’na hiçbir borcu bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulü ile, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkili ...’den tahsil edilmiş olan 56.193,13 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkili ...’ye verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; Davacı yanın işbu davayı ikame ettiği tarih itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, nitekim menfi tespit davası İİK hükümleri çerçevesinde 1 yıl ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde 10 yıllık bir süre içerisinde açılması gerektiğini, işbu davaya konu icra takibinin 13.02.2013 tarihinde açıldığının düşünüldüğü noktada arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarih itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların beyanına göre muris ile dava dışı... arasında sözleşmesel bir ilişki kurulduğunu, davacıların geçen 10 yıllık süre boyunca temlik edene ve temlik alana karşı bir dava ikame etmediklerini, taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki kurulduğunun belirtildiğini, bu nedenle hem görev itirazında hem de sözleşmesel ilişkiye dayalı olarak TBK açısından açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı müvekkilinin icra dosya alacağını temlik alan üçüncü şahıs olup iyi niyetli olduğunu, dava dışı ... ile davacılar arasındaki sözleşmesel ya da ve sair alacak ilişkilerinin davalı müvekkilini bağlamadığını, davacı yanın bahsetmiş olduğu İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosya içeriğinden de görüleceği üzere dava dışı ...'nun davacıların halen kendilerine borcu olduğunu belirtildiğini, hukuk yargılaması açısından bir bononun teminat bonosu olarak kabul edilebilmesi için net, anlaşılabilir ve hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konması gerektiğinden bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-İzmir...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
2-İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
3-Menemen Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ / KABUL :
Davanın ; İzmir ...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takip dosyasında davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ve istirdat talebine ilişkin olduğu,
İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dava dışı alacaklı ... tarafından22.02.2013 tarihinde davacılar murisi...e yönelik, 250.000,00 TL bedelli, 05.01.2013 tanzim tarihli ve 04.02.2013 vade tarihli bonoya dayalı olarak 250.000,00 TL asıl alacak ve 2.188,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 252.1888,36 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başladığı, Bornova Noterliğinin 30.07.2019 tarih ve... yevmiye sayılı temlik sözleşmesi ve temlik alacaklısı ...k vekilinin talebi gereği alacaklı olarak ...'ın UYAP a kaydedildiği, 24.05.2023 tarihinde icra takip dosyasının yenilendiği ve 12.06.2023 tarihinde davacı ...'den 56.193,13 TL borcun tahsil edildiği,
İİK 72 md. si gereğince açılan menfi tespit davalarında zamanaşımı süresinin bulunmaması ve istirdat davalarında ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmaması nedeniyle davalının zamanaşımı definin reddine karar vermek gerektiği,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, katılanların ... ve ...olduğu davada, yapılan yargılama neticesinde... Karar sayılı karar ile "Katılanlar ...le ...'nin 2012 yılının son aylarında Çeyiz eşyası satan sanık ... ...'nun Kemeraltında bulunan işyerine katılan...nın oğlu ...ın düğünü için nikah şekeri ve çeyiz eşyası almak üzere gittikleri ve bu şekilde sanıktan alışveriş yapmak suretiyle tanışmış oldukları, bilahare katılanların sanık ile konuşmalarında Çiğli'de bu şekilde çeyiz eşyası satan bir yer olmadığını belirterek, Çiğli'de bu şekilde bir yer açmak istediklerini söylediklerini, bu süre zarfında sanıktan almış oldukları çeyiz eşyalarının bedelini ödediklerinin sanık beyanlarından anlaşıldığı, bilahare aralarında oluşan güven nedeniyle sanığın katılanlara Franchasing bayiilik vereceğini bunun karşılığında kendilerinden 50.000,00 TL alacağını ve kendisinin de katılanların açacağı işyerinin dekorasyon ve iç dizaynını yapacağını söylediği, bu sırada katılanların ekonomik yönden sıkışık olduklarını söyleyerek sanıktan parça parça 100.000,00 TL nakit para aldıklarının ve ayrıca yine bir miktar satış amaçlı çeyiz eşyası aldıklarının sanık tarafından iddia edildiği, katılanların ise sanıktan para almadıklarını savundukları bu hususun yargılama aşamasında açıklığa kavuşmadığı, daha sonra sanığın katılanlardan parasını geri istemeye başladığı, katılan ...'nın ise hisseli bir gayrimenkulu olduğu bunu sanığa borcuna karşılık devretmek istediğini söyleyip 250.000,00 TL lik bir seneti de teminat olarak sanığa imzalayıp verdiği, her ne kadar katılanlar dava konusu olan bu senetin katılan ...ya işyerinde sanığın zorlaması ve tehditleriyle rıza dışı imzalatıldığını iddia etmiş iseler de Kemeraltında bir işyerinde bu şekilde zorla bir bayana senet imzalatılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği gibi senetin imzalanması tarihinden hemen sonra katılan tarafından bu konuda bir şikayet vaki olmayıp, sanığın bu senetle de alacağını alamaması üzerine katılanlara hakaret içeren mesajlar çekip katılanların bu mesajlardan bunalması üzerine şikayetleri nedeniyle soruşturmaya başlanılmış olmasının da senet yağması iddialarını dayanaksız kıldığı anlaşılmış, bu anlamda senet yağması yönünden sanık savunmalarının oluşa ve dosya kapsamına daha uygun düştüğü anlaşılmış ve katılanların sanığın işyerinden alışveriş yaptıkları ve elden borç para aldıklarına ilişkin sanık savunmalarının daha itibar edilebilir savunmalar olduğu anlaşılmış, bu gerekçelerle senet yağması suçunun işlendiği sabit görülmediğinden sanığın bu suçtan beraatine, ancak sanığın katılanlara hükümde gösterildiği üzere cep telefonuyla bir çok kez hakaret mesajları çekmiş olduğu anlaşıldığından sanığın sübuta eren müteselsilen her iki katılana yönelik ve birden çok kez hakaret suçundan cezalandırılmasına karar verildiği" ve kararın 2015 yılında kesinleştiğinin görüldüğü,
Alacağın temlikinin, alacak hakkını devredenin mal varlığından çıkararak devralanın mal varlığına dahil eden, sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemi olduğu, böylece temlik ile devreden borç ilişkisinden çıkacağı ve onun yerine alacaklı sıfatı ile devralan kişinin geçeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 189. maddesine göre, alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana temlik olduğu ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun ''Borçluya ait savunmalar'' başlıklı 188. Maddesinde ''Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.'' şeklinde düzenleme bulunduğu,
HMK 190 md. si gereğince ispat yükü kendilerine düşen davacıların, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına dayanak olan 29.04.2016 tarihinde ölen anneleri...tarafından, düzenlenmiş 250.000,00 TL bedelli, 05.01.2013 tanzim tarihli ve 04.02.2013 vade tarihli bono nedeniyle, icra takip dosyasında alacağını davalıya temlik eden dava dışı ...na borcunun bulunmadığını dava değeri dikkate alınarak HMK 200 si gereğince ikrar, senet, yemin ve kesin hüküm ile ispatlayamadıkları anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta mahkememize yatırılan 4.306,75 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.879,15 TL nispi karar ve ilam harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 39.828,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza