T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/848 Esas
KARAR NO : 2024/624
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 11/09/2018
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kendisine ait ... plakalı aracını,30.06.2018 tarihinde...Mevkii Çiğli İzmir adresine park ettiğini, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın, önce...lakalı araca çarpıp ardından müvekkilinin park halindeki ... plakalı aracına çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini, düzenlenen kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere dava dışı sürücü... kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, müvekkiline ait araçta ağır hasar meydana geldiğini, meydana gelen bu hasarların davalı şirket tarafından karşılandığını, müvekkilinin daha sonra aracında meydana gelen değer kaybını tahsil edebilmek için davalı şirkete 16.07.2018 tarihinde başvuru yaptığını, bu başvuru sonucunda müvekkiline 10.08.2018 tarihinde 1.668,00-TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının daha çok olduğunu, müvekkilinin aracının iş bu kazaya kadar hiçbir kazaya karışmadığını, müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybından kazaya karışan araç şoförü ve sigortasını yapan sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, 6100 Sayılı kanunun 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek müvekkilinin aracındaki meydana getirilen değer kaybının şimdilik 100,00-TL'sinin, alacağın tam olarak belirlendikten sonra tamamının 16.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA DEĞERİNİN ARTTIRILMASI : Davacı vekili sunmuş olduğu 06.06.2024 tarihli dilekçeyle; 3.832,00 TL araç değer kaybı bedelinin sigorta temerrüt tarihi olan 01.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen, davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER :
1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu aracın trafik kaydı getirtilerek dosyamız arasına eklenmiştir.
2-İzmir ... ATM'nin ... Karar sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
3-Davaya konu hasar dosyasının davalı sigorta şirketinden celp edilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
4-İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
5-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.02.2022 tarihli raporda; Davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde... plakalı aracın kazanın oluşumunda 1.derecede etken hatalı davranış sergilediği, davacıya ait... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda etken olmadığı, bahse konu kaza ile hasarın uyumlu olduğu, davacıya ait aracın tamirinin ekonomik olmadığı ve pert-total uygulaması yapılması gerektiğinden davaya konu araçta 55.000,00 TL gerçek zarar meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin davacıya bakiye hasar miktarı borcunun 19.000,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
MAHKEMEMİZİN 2018/1021 ESAS, 2019/868 KARAR SAYILI KARARININ GEREKÇESİ ; "Dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 31.05.2018-31.05.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS sigorta poliçesiyle sigorta kapsamına alınmış olduğu, maddi araç başına tazminat limitinin 36.000,00-TL olduğu dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf dava konusu trafik kazasının oluşmasında davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 16.01.2019 tarihli kök rapor ile 09.07.2019 tarihli ek raporda sonuç olarak yapılan hesaplama neticesinde dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta 1.675,00-TL değer kaybı meydana geldiği, ancak davalı sigorta şirketi tarafından davadan evvel 10.08.2018 tarihinde 1.668,00-TL ödeme yapılması sebebiyle bu şekilde değer kaybı talebinin karşılanmış olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiş olmakla aynen benimsenip hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu gereğince yerinde görülmeyen davanın reddine" şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ'NİN 2021/423 ESAS, 2023/1537 KARAR SAYILI KARARI; "Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas - 2019/40 Karar sayılı iptal kararı ile 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinin 1. cümlesinde yer alan "... ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan Genel Şartlarda..." ibaresi ile ikinci cümlede yeralan "... ve Genel Şartlarda..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmiş, bu iptal kararı 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Anayasanın 153. maddesinde; “İptal kararları geriye yürümez” hükmü, iptal kararlarının kesinleşen işlemlere etki etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın devam ettiği davalarda “geriye yürümeme kuralı” uygulanamaz. Diğer bir anlatımla bir davada uygulanması gereken Kanun maddesi başka bir dava vesilesi ile iptal edilmiş ise bu madde artık eldeki davada da uygulanamaz. Zira davanın yasal dayanağı kalkmıştır ve Anayasa'ya aykırı olduğu tespit edilmiştir. Davacının iptal edilen maddeden dolayı sağlayacağı hukuki yararı da kalmamış olur (Hukuk Genel Kurulu'nun 17.05.1989 tarihli ve 1989/10-250 E. - 1989/361 K. sayılı kararı, Hukuk Genel Kurulu'nun 25.02.2020 Tarih 2017/8-1863 E. 2020/206 K sayılı kararı). Bu itibarla Anayasanın 153. maddesi gereğince bu iptal kararı bağlayıcı olup derdest davalara ve kesinleşmemiş hükümlere de etki edecektir. Bu durumda usuli kazanılmış haktan bahsetmek mümkün değildir.2918 Sayılı Yasa'nın 90. maddesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonraki son hali "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun'da öngörülen usul ve esaslara tabidir... Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. Anayasa Mahkemesi İptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır.
Bu durumda, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmekte olup, AYM tarafından iptal edilen genel şartlara göre yapılan hesaba dayanılarak kurulan ilk derece mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
Kabule göre ise; dava dilekçesinde değer kaybı zararı istenmesine rağmen, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın hasar bedeli ve değer kaybı olarak belirlenmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazının belirtilen yönden kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine" şeklindeki gerekçeyle mahkememizin... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler incelenmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ...ate alınmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, makina mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12.05.2024 tarihli rapordan, davacıya ait ...plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda aracın sol yan kısımlarında meydana gelen hasarların iş bu dava konusu kaza ile ilintili olduğu, davacıya ait... plakalı araçta bahse konu kaza sebebiyle serbest piyasa şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el piyasa rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 5.500,00 TL değer kaybı meydana gelmiş olacağı, dosya içerisindeki ödeme dekontlarından davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı... plakalı aracın trafik sigortacısı davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline 10.08.2018 tarihinde 1.668,00 TL değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olduğundan davacının bakiye değer kaybı alacağının 3.832,00 TL olarak hesaplandığının belirlendiği ve davacı vekilinin 14.12.2022 tarihli dilekçesi dikkate alınarak davalı sigortanın temerrüt tarihinin 01.09.2018 olarak kabul edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ve 3.832,00 TL değer kaybı tazminatının sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KABULÜNE, 3.832,00 TL değer kaybı tazminatının sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 01.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 100,90 TL'nin mahsubu ile bulunan bakiye 326,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı taraftan peşin olarak yatırılan toplam 142,00 TL harç, 189,00 TL tebligat ve posta gideri, bilirkişi ücreti toplam 2.950,00 TL olmak üzere toplam 3.281,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesaplanan 3.832,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024
Katip...
e-imza
Hakim...
e-imza