T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/871 Esas
KARAR NO : 2024/603
DAVA : Elatmanın Önlenmesi (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Elatmanın Önlenmesi (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkil... Turizm Geliştirme Kooperatifi yaklaşık kırk yıldır yediyüze yakın üyesinin tatil imkanları için maliki oldukları taşınmaz parsellerinde bir turizm tatil köyü inşa ettirmek maksadıyla kurulmuş bir Turizm Geliştirme Kooperatifi olduğunu, söz konusu tatil köyünün inşaatı yıllardır verilen yasal mücadeleler ve sahada yapılan zorlu çalışmalar ile %100 tamamlanmış ve anahtar teslimine uygun halde bulunmakta olup halihazırda iskan için yapılması gerekli işlemler yerine getirildiğini, yüklenici ...Turizm İnşaat Tarım San ve Tic. A.Ş.'nin sözleşmeden doğan yükümleri yerine getirmemesi nedeni ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi feshedildiğini, yüklenici mertur mersin turizm inşaat tarım san ve tic. a.ş.'nin sözleşmeden doğan yükümleri yerine getirmemesi nedeni ile tapu iptal ve tescil davası açılmış ve müvekkil kooperatif lehine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen davalı şirket haksız işgalci sıfatıyla taşınmazı kullanmaya devam etmekte, taşınmaz üzerinde turizm işletmesi inşaa etmeye ve işletmeye devam ettiğini, yüklenici ... Turizm İnşaat Tarım San ve Tic. A.Ş. ile ...arasında aylık 500 TL bedelli muvazaalı olarak düzenlenen kira ilişkisi tapu kütüğüne şerh edildiğini, davalı ... kira şerhinin terkini taşınmazın tahliyesi talepli ihtarnamemize olumsuz yanıt verdiğini, yargılama neticesinde davalı tarafın müdahalesinin men’ine, kira gelir kaybının belirlenerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, taşınmazın tahliyesine, emlak vergi, elektrik, su, doğalgaz, vs. tüm borçların tamamının davalı tarafından ödemesine karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın, İzmir, Dikili, ...Mah. ... parselde yer alan taşınmaz üzerindeki müdahalesinin men’ine, müvekkillerin İzmir, Dikili,... mah. ... parsel üzerinde, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik belirsiz olduğundan ıslah hakkımız saklı kalmak kaydıyla, kira geliri kaybının tespiti ile Dikili.... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi tarihi olan 03.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte hesaplanarak kira gelir kaybının ecrimisil tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, müvekkillerin muvafakati olmaksızın haksız ve kötü niyetli bir şekilde münferiden kullanması sebebiyle ilgili taşınmaza ait emlak vergi, elektrik, su, doğalgaz, vs. tüm borçların tamamının davalı tarafından ödemesine, İzmir, Dikili, ... mah.... parselde yer alan taşınmazda davalının işgaline son verilerek, üzerindeki tüm taşınır mallar ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, müvekkil tarafından satışa konu ... Parsel üzerinde de son derece ciddi bir yatırım yaptırım yapılmış olduğundan, taşınmazı satın alan ...le yapılan anlaşma neticesinde bir nevi yap işlet devret modeli uygulamasından esinlenerek, taraflarca müvekkilinin inşa ettiği turizm tesislerinin işletmesi uzun süreli kira kontratı ile müvekkile bırakıldığı ve söz konusu kira sözleşmesinin tapuya şerh edildiği, müvekkilinin dava konusu taşınmazda kiracı sıfatıyla, haklı sebebe dayanarak bulunmakta olup, müvekkilin her hangi bir haksız işgalinin söz konusu olmadığını belirterek öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, esasa girilmesi halinde Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E.no.lu dosyası ile Dikili ...Asliye Hukuk Mahkemesi’nin... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men-i, ecrimisil ve işgal süresince taşınmazda oluşan abonelik bedellerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile kendisi arasında İzmir ili ... İlçesi ... Mahallesi ...sel ile ... nolu parselde anahtar teslim olacak şekilde yapı yapılması ve teslimi ile bunun karşılığında kendisine ait İzmir ili Dikili İlçesi ... Mahallesi ... Nolu Parselin iş bedeli olarak yüklenici olan davalıya gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile devrinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda anılan parselin 13/10/2011 tarihinde davalıya bedelsiz devredildiği ve tapuda tescilinin yapıldığı, davalı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiği, davalı yükleniciye devredilen İzmir ili Dikili İlçesi ... Mahallesi ... Nolu Parselin tapu kaydının iş sahibi olan kendisi adına yeniden tescili için Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde taşınmazın kendisi adına tesciline karar verildiği, davalının kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen taşınmazı kullanmaya ve işgal etmeye devam ettiği, davalının dava dışı ..., İzmir ...A.Ş ve Türkiye Elektrik Kurumu Vakfı ile resmi kira sözleşmeleri yaptığı, bu kira ilişkisinin tapu siciline şerh edildiği, davalının kira sözleşmesine dayanan kullanımının muvazalı olduğu, kira şerhinin tapu sicilinden terkini amacıyla Dikili Sulh Hukuk Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile dava açıldığı iddiası ile müdahalenin men-i ve tahliye, ecrimisil ve işgal süresince taşınmazda oluşan abonelik bedellerinin ödenmesi isteminde bulunduğu, davalının ise taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı satış sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın 30/10/2011 tarihinde kendisine devredildiğini kabul ettiği, daha sonra taşınmazın kendisi tarafından dava dışı üçüncü kişiye devredildiği, taşınmazın güncel durumda kira sözleşmesine istinaden kullanıldığı, kiracı sıfatının bulunduğu, haksız işgalin söz konusu olmadığını savunduğu, taraflar arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı satış sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda dava konusu taşınmazın davalı yükleniciye devredildiği, davalı yüklenici tarafından da bu taşınmazın dava dışı ...'ye 18/06/2013 tarihinde satış yoluyla devredildiği, dava dışı... tarafından bu taşınmazın 50 yıl süreyle davalı şirkete kiralandığı, kira sözleşmesinin tapu siciline şerh edildiği ve Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2022 tarihinde kesinleşen... karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın davacı adına yeniden tescil edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davalı ile dava dışı ... arasındaki kira ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, davalının kira sözleşmesine dayanan kullanımının haklı olup olmadığı, müdahalenin men-i, tahliye, ecrimisil ve işgal süresince taşınmazda oluşan abonelik bedellerinin ödenmesi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların kabulünde olduğu üzere davalı ile eski malik dava dışı ... arasında kira sözleşmesi bulunduğu, bu kira sözleşmesinin tapu siciline şerh edildiği, davacı tarafından mahkeme ilamına istinaden söz konusu taşınmazın mülkiyeti kazanılmış ise de bunun yasal sonucu olarak davacının kira sözleşmesinin tarafı haline geleceği, bu durumda davacı ile davalı arasında dava tarihi itibariyle kira ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davacı tarafından kira ilişkisinin muvazaalı olduğu, tapu sicilinde bulunan kira şerhinin terkini istemi ile dava açıldığı ileri sürülmüş ise de, davalının kira sözleşmesinden kaynaklanan kullanım hakkı kapsamında taşınmazda bulunduğunu savunduğu ve kira şerhinin terkinine ilişkin davanın başlı başına kira ilişkisini sonlandırma niteliğinin bulunmadığı dikkate alındığında davacının iş bu davaya konu taleplerinin kira sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi, çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin Dikili Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli Dikili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili DİKİLİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına, (İHTARAT YAPILAMADI)
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.28/06/2024
Katip... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA