T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/878
KARAR NO : 2025/736
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; 04.04.2018 tarihinde davalı sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile seyir halindeyken davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde... plakalı aracın kaldırıma çıkması sonucu müvekkiline çarptığı ve müvekkilinin yaralandığı, bu kaza sonrasında müvekkilinin ağır derecede yaralandığı, dava konusu kazaya sebebiyet veren .. plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamına alındığı, yine ... plakalı aracında kazanın oluşumunda kusurlu olduğundan bahisle 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: 1-Davalı sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; öncelikle iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiği, aksi halde davacı tarafça müvekkili şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığı, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığı, müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracının kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiği iddialarının kabulünün mümkün olmadığı, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleriyle sorumlu olabileceği, davacı tarafça talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davalı ... sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; müvekkili sürücü...'nün davaya konu kaza nedeniyle kusurunun bulunmadığı, davaya konu kaza sırasında müvekkilinin kendisine yeşil ışık yandıktan sonra sola dönüş için harekete başladığı esnada karşı yönden hızla gelen ve kırmızı ışıkta geçen diğer davalı ... sevk ve idaresindeki araca dokunması sonucu aracın savrulduğu ve davacıya çarptığı, davaya konu kazada diğer davalının kusuru nedeniyle meydana geldiği, ayrıca davacı tarafça talep edilen manevi tazminat tutarının haksız ve fahiş olduğundan bahisle müvekkilleri yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında diğer davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen esasa cevap süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER:
1-İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
2-Davaya konu trafik kazasına karışan araçların trafik kayıtları çıkartılarak dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
3-Davacı ve davalı şahısların ekonomik ve sosyal durum araştırmaları için yazılan yazılara verilen cevabi yazılar dosyaya delil olarak eklenmiştir.
4-Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak davaya konu hasar dosyasının bir sureti getirtilerek dosyamız arasına delil olarak eklenmiştir.
5-İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi'ne yazılan yazıya verilen cevabi yazı dosyaya delil olarak eklenmiştir.
6-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu trafik kazası nedeniyle kusur oranlarının tespiti açısından İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 04.06.2024 tarihli raporda; Davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin %65 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı sürücü...'un %15 oranında kusurlu olduğu, olay mahalli ışık kontrollü kavşakta trafik akışını düzenleyen sorumlu kurum/kuruluşların %20 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
7-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu kaza nedeniyle davacının maluliyet oranının tespiti açısından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı'ndan rapor alınmasına karar verilmiş olup, düzenlenen 28.02.2025 tarihli raporda; davacı Evren Orhan'ın "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" kapsamında özür oranının %37 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise 180 gün olduğu, 30 gün süreyle bir başkasının bakımına muhtaç olduğu bildirilmiştir.
DELİLLER- DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL:
Davanın; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle manevi tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkin olduğu
Dava konusu kaza tarihi olan 04.04.2018 tarihinde davalı ...nün maliki, diğer davalı ...'nün sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile diğer davalı...n maliki ve davalı...'un sürücüsü olduğu ... plakalı araçların çarpışması sonucu kaldırımda yaya olarak bulunan davacının yaralandığı, davaya konu kazaya karışan... plakalı aracın 03.08.2017-03.08.2018 tarihleri arasında Kaskolay Genişletilmiş Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde sigortalandığının dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı,
Taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafça talep edilen tazminat isteminin yerinde olup olmadığı, her bir davalının kendisinden talep edilen tazminattan sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı,
Her ne kadar davalı sigorta sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ise de, kaza yeri mahkememiz yargı alanı içerisinde bulunduğundan HMK 16.maddesi gereğnice reddine,
Yine her ne kadar davalı sigorta cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, kaza tarihi ve ceza zamanaşımı dikkate alınarak zamanaşımı def'inin reddine,
Tüm dosya kapsamında bulunan delillerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde;
İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 04.06.2024 tarihli rapordan; Davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin %65 oranında kusurlu olduğu, diğer davalı sürücü ...'un %15 oranında kusurlu olduğu, olay mahalli ışık kontrollü kavşakta trafik akışını düzenleyen sorumlu kurum/kuruluşların %20 oranında kusurlu olduğu, davacı yayanın kusurunun bulunmadığının belirlendiği,
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 28.02.2025 tarihli rapordan; davacı...Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik" kapsamında özür oranının %37 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin ise 180 gün olduğu, 30 gün süreyle bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği,
Ekonomik sosyal durum araştırmalarından, davacının dava tarihi itibariyle evli olduğu, 1 adet aracının olduğu, aylık gelirinin 20.000,00 TL olduğu ve 7.000,00 TL kira ödediği, davalı...'nün dava tarihi itibariyle aylık 4.200,00 TL kira ödediği, işçi olarak çalıştığı, aylık 11.500,00 TL gelirinin olduğu, davalı ...'nün dava tarihi itibariyle çalışmadığı, aylık sadece 14.000,00 TL kira gelirinin olduğu ve aylık 4.200,00 TL kira ödediği, davalı...'un dava tarihi itibariyle işsiz olduğu, aylık gelirinin bulunmadığı, kira ödediği, diğer davalı ...'a kolluk kuvvetleri tarafından yapılan birden çok kez araştırmalar neticesinde ulaşılamadığının tespit edildiği,
Davalı ... Sigorta A.Ş'nin "Kaskolay Genişletilmiş Ticari Kasko Sigorta Poliçesi"nin "Manevi Tazminat Klozu" kapsamında maneni tazminat taleplerinin poliçede tayin edilen ihtiyari mali sorumluluk limitlerinin azami %25'i kadar olacağının hüküm altına alındığı, bu kapsamda sigorta şirketinin manevi tazminat sorumluluğunun 25.000,00 TL ile sınırlı olacağının gerektiği,
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verildiği, 04.04.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının yaralandığı, kazaya karışan... plakalı aracın malikinin davalı..., kazaya karışan...plakalı aracın malikinin ise davalı... olduğu, davalı sürücü ...'nün %65, diğer davalı sürücü ...un %15 oranında kusurlu olduğu, davacının meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumları ve davacının maluliyet durumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak ve diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği,
6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında kaldığı, aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceğinin düzenlendiği,
14.03.2025 tarihli ve 32841 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı ile manevi tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, iş bu davaya konu karar tarihi itibariyle anılan hükmün yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada davacının kısmen reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin uygun olmadığı değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçe limitiyle sınırlı olmak ve diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.415,50 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.390,85 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş 1.195,42 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta ve sonradan tamamlanan toplam 1.332,90 TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş 666,45 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsiliyle davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 2.115,25 TL, ATK fatura bedeli 3.375,00 TL ve Dokuz Eylül Rapor ücreti 4.000,00 TL olmak üzere toplam 9.490,25 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş 4.745,12 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Davacı için kabul edilen manevi tazminat istemi açısından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş 15.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) tahsili ile davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza