T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/881 Esas
KARAR NO : 2024/866
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :04/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/07/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından... poliçe numarası ile sigortalı...plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağına göre karşı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili kurallarını ihlal ederek dava konusu kazanın meydana gelmesine asli ve tam kusurlu olduğu, davacıya ait aracın kaza sebebiyle hasar kaydı oluştuğu ve değer kaybı meydana geldiğini belirterek 10,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili Mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğu, davacının dava yoluna gitmeden önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartını yerine getirmiş olması gerektiği, davacı tarafın usulüne uygun başvuru yapmadığından öncelikle davanın usulden reddi gerektiği, belirsiz alacak davasının açılabilmesi, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, kaza tespit tutanağı ve ceza dosyalarından alınan raporlar hukuk hakimi açısından bağlayıcı olmadığı, kusur oranlarının tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği, davalı şirket tarafından araçta oluşan değer kaybı için 27/09/2023 tarihinde davacıya 8.054,82-TL değer kaybı tazminatı ödendiği, zararın karşılandığı, değer kaybı zararının, 01.04.2020 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-l'inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza tutanağı,
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 22/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-...Sigorta A.Ş nin29/11/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Sigorta Tahkim Komisyonunun 27/03/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişiler ...'in 13/07/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 27/07/2023 tarihinde kendisine ait ... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı olduğu... plakalı aracın çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştıkları, bu kaza neticesinde kendisine ait...plakalı araçta hasar nedeniyle değer kaybı zararının meydana geldiği iddiası ile iş bu davada değer kaybı talebinde bulunduğu, davalı sigortanın mahkememizin yetkisine itiraz ettiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirmediği, davacıya ödeme yapıldığı, zararın karşılandığı, bakiye zararın bulunmadığı, sorumluluğunun poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, mahkemece kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davacının zmms genel şartlarına göre talepte bulunabileceğini savunduğu, taraflar arasında mahkememizin yetkili olup olmadığı, belirsiz alacak davası olarak davanın açılıp açılamayacağı, davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirip getirmediği, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, davaya konu kazada davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarının ne olduğu, davalı tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılayıp karşılamadığı, bakiye zarar olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu ve bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davacının yerleşim yerinin İzmir ili Bornova ilçesi olduğu, söz konusu mahalin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu 6100 sayılı HMK nun 16 maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı sigorta tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunulmuş ise de aracın geçmiş hasar kayıtları ve dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası ile diğer delillere göre tazminat hesabının yapılması gerektiği, bu hesabın davacı tarafından bilinmesinin ve yapılmasının mümkün olmadığı, davacının davaya konu talebinin bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği mahkememizce değerlendirilmekle davalı sigortanın usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta tarafından davacının dava öncesinde başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de davacı tarafından dava dosyasına sunulan belgelere göre davacının davalıya başvuru yaptığı, davalı tarafından davacıya kısmi ödeme yapıldığı, mahkemeye erişim hakkının gereği olarak başvuru şeklinin belli bir usulüne bağlanmadığı somut uyuşmazlık bakımından davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiş ve davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf edebileceği, davalı vekilinin mahkememizce onaylanan 21/10/2024 tarihli dilekçesiyle davacıya dava konusu araç için yargılama aşamasında mahkememizce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybına ilişkin asıl alacak ve ferilerinin ödendiği ve davanın konusuz kaldığınır beyan edildiği, davacı vekilinin de davalının söz konusu alacakları ödediğini ve davanın konusuz kaldığına ilişkin 22/10/2024 tarihli beyan dilekçesi sunduğu, çekişmeli yargının niteliği gereği mahkememizin taleple bağlı olduğu, tarafların beyanına göre davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı tarafından davacıya ödemesi yapılmayan ve mahkememizce resen hüküm altına alınması gereken ve suçüstü ödeneğinden karşılanan dava şartı zorunlu arabuluculuk ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıya yükletilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 54,41 TL ıslah harcı toplamı 324,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 103,34 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacının talebinin bulunmaması nedeniyle davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davacının vekalet ücret talebi bulunmadığından bu konuda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE,
6-Denizli Arabuluculuk Bürosu'nu... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ... Hakim...
E-İMZA E-İMZA