T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/906
KARAR NO : 2025/240
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 14/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkili firmadan mal satın olduğunu, satın alınan malların borçluya teslim edildiğini ve satış faturalarının düzenlendiğini, davalının düzenlenen bu faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, kesinleşen fatura içeriklerinden taraflar arasında açık hesap oluştuğunu, oluşan açık hesap bakiyesinde davalı tarafın mutabık kaldığını ve mutabakat mektubu imzaladığını, davalı tarafça icra takibini itiraz edilmesine rağmen 26/01/2023 tarihinde imzalanan protokol ile borcu kabul ettiğini, dosyaya borcunu taksitleri halendi ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davacı borçlunun protokol maddeleri gereği edimini gerektiği gibi ifa etmediğini, bu nedenlerle davalı tarafın haksız ve hukuksuz itirazının iptali ile takibini devamına karar verilmesini beyan ve dava konusu yapmıştır.
Davalı ...'a dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmesine karşın davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
SMMM...ş'un 06/06/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda; Davacı şirketin e-defter kapsamında olduğu ve Yevmiye Defteri ile Defteri Kabir kayıtlarını elektronik ortamda tuttuğu, bu defterlere yapılan muhasebe kayıtlarının usulüne göre yapıldığı, bu defterlerin aylık beratlarının sürelerinde yapılmış olduğu, yine davacı tarafından kağıt ortamında tutulmakta olan Envanter Defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal sürelerinde yaptırılmış olduğu, bu defterlere yapılması gereken kayıtların usulüne göre olduğu, diğer bir ifade ile davacı tarafından incelememize ibraz edilen yasal ticari defter kayıtlarının lehine delil olmasına engel bir durumun bulunmadığı, Davacının yasal defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 23/11/2022 tarihi itibari ile davalıdan 254.418,50 TL’sı tutarında cari hesap bakiyesi asıl alacağının bulunduğu, Davacı tarafından bu asıl alacak üzerinden İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile 23/11/2022 tarihinde icra takibi yapıldığı, davacının takip talepnamesinde takip tarihinden öncesine ilişkin olarak faiz talebinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
SMMM...'un 06/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda;Dava dosyasındaki davacı vekili Av....'e ait...Bankası nezdindeki 10.02.2023-10.11.2023 tarihlerini kapsayan TR... iban nolu hesabın bu tarihler arasındaki hesap hareketlerinin incelenmesinden davalı tarafından muhtelif tarihlerde olmak üzere toplam 187.000,00 TL'sının bu hesaba yatırılmış olduğu tespit edilmiştir.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve...Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay... HD ... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça cevap dilekçesi verilmediği, davalı tarafın defter ibraz davetiyesine olumlu yanıt vermediği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinin 6100 sayılı yasanın 222.maddesi uyarınca lehine delil vasfına haiz olduğu, ve takip tarihi itibariyle 254.418,50 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Ancak davalı vekili tarafından yapılan itiraz neticesinde davacı vekilinin hesabına bir kısım ödemelerin yapıldığı beyan edilmekle davacı vekilinin banka hesap kayıtları celp edilmiş ve hesap kayıtlarında yapılan ödemeler hem mahkememizce tespit edilmiş ayrıca bilirkişi tarafından yapılan ödemeler ödeme tarihleri de belirtilmek suretiyle tespit edilerek toplamda davacı tarafa 187.000 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan ödemelerin icra takibinden sonra ancak davadan önce yapıldığı, bu haliyle davacı vekilince itirazın iptali istenirken yapılan ödemeler mahsup edilerek itirazın iptali istenmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek takipte talep edilen tamamı üzerinden itirazın iptali talep edildiği görülmüştür. Bu haliyle takipten sonra davadan önce ödemeler ile ilgili olarak davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı tespit edilmiş, bu açıklamalar ışığında yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle bakiye bedele dair itirazın iptaline ve bu bedel dikkate alınarak alacakta likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın 67.418,50 TL üzerinden iptaline, takibin bu bedel üzerinden DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 67.418,50 TL 'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)187.000 TL lik kısım üzerinden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle bu kısımlık alacak yönünden davanın USULDEN REDDİNE,
5-)Alınması gerekli 4.605,35 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 3.072,75 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.532,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-)Davacı tarafça yatırılan 3.072,75 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 2.500,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 189,00 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 6.031,60 TL yargılama giderinin 1.568,21 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
10-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025 11:39:20
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır