T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/913
KARAR NO : 2025/10
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 07/01/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, 26.06.2023 tarihinde Ödemiş, Akıncılar Mahallesi Saraçoğlu Caddesi üzerinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığını, kaza davalı...n kullanmış olduğu... plakalı aracın sağ ön koltuğunda yolcu konumunda olan eşi ...in kapıyı açması ile birlikte kapının o sırada seyir halinde bulunan davacı müvekkilin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana geldiğini, kaza ile ilgili olarak Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyası bulunduğunu, olaydan sonra davacı/müvekkil Ödemiş Devlet Hastanesinde tedavi altına alındığını, kaza nedeniyle kendisinin sol bacağı, sağ omzu ile kolu ve vücudunun bazı yerlerinde ezikler oluşacak şekilde yaralanmalar meydana geldiğini, bu süreçte fizik tedavi görmüş ve günlük yaşam fonksiyonlarını sürdürmekte zorlandığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine ikame edilen işbu mahkeme dosyası ile talep edilen geçiçi iş görmezlik, kalıcı iş görmezlik ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, nitekim yaşanan somut olayda davacı motosiklet sürücüsünün Kara Yolları Trafik Kanununun 54-1/a ve 78. maddelerine aykırı davranarak tam ve asli kusurlu olduğu sabit olduğunu, Trafik akışının tek şeritten ilerlediği Saraçoğlu Caddesinde trafiğin durduğu esnada müvekkilin eşi...'in inmek için aynadan kontrol ederek sağ ön kapıyı araladığını, hemen akabinde davacı duran araçların sağından hızla ve kontrolsüz bir şekilde trafik kurallarının birçoğunu ihlal ederek müvekkilin aracının kapısına çarparak yere düştüğünü, meydana gelen kaza neticesinde Ödemiş Cumhuriyet Savcılığı ...Soruşturma Numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, başlatılan soruşturmada taksirle yaralama suçunun BTM ile giderilebilir şekilde yaralama şeklinde oluştuğu tespiti yapılmış ve müşteki davacının şikayetinin bulunmaması nedeniyle de başlatılan soruşturmada müvekkil ve eşi hakkında takipsizlik kararı verildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kaza 26.06.2023 tarihinde gerçekleşmiş, müvekkil şirkete başvuru ise kaza tarihinden kısa süre sonra eksik evraklarla gerçekleştiğini, kazanın gerçekleşmesinden hemen sonra sigorta şirketinin dosyanın değerlendirmesini tamamlaması ve ödeme yapması beklenemeyeceğini, zira iyileşme süresi dolmadığını, kabulü anlamına gelmemek koşuluyla başvuru yetkili kurum tarafından alınan sağlık kurulu raporu olmadan yapıldığını, maluliyet oranı tespit edilemediğinden müvekkil sigorta şirketi davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı...'in 21/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı sürücü ......) 2918 sayılı KTK 84/e ve 54/a-3 maddelerindeki hükümleri ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davalı sürücü Hamit Yerdelen (...) KTK nın 58 maddesini ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğunu, üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin kazanın oluşumunda etken olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafça, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemiyle davalılar aleyhinde huzurdaki davanın ikame edildiği, Ödemiş Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve 21.10.2024 tarihli adli trafik bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu değerlendirildi.
Hukuki sorunların en yetkin kişisi hakimdir. Hukuk kurallarını resen araştırarak bulmak, yorumlamak ve olaya uygulamak hakimin asli işidir. Hakim, hukuki sorunun çözümüne ilişkin incelemeyi bizzat kendisi yapmak zorunda olan ve bunu yapabilecek yegane kişi konumundadır.
Hakimin hukuki bilgisiyle aydınlatamadağı bilimsel ve teknik meseleleri açıklığa kavuşturmak, bu tür meselelerden mahkemeyi bilgilendirmek amacıyla alanında uzman olması cihetiyle bilgisine başvurulan bilirkişi görüşünün takdiri bir delilden ibaret olduğu ve mahkemeyi bağlamayacağı kuşkusuzdur.
Hakim, bilirkişi raporunun yeterliliğini, raporda açıklanan görüşün itibar edilebilirliğini ve dayandığı olguları göz önünde bulundurarak hükme esas alınıp alınmayacağının serbestçe değerlendirir ve takdir eder.
Türk Dil Kurumuna göre kusur bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama olarak tanımlanmaktadır. Bu durumda hukuki olarak kusuru eylemde bulunanın eylemini bilerek ya da kanunda düzenlenmiş olmak şartıyla bilmeyerek hukuka ve kanunda açıkça düzenlenmek kaydıyla ahlaka aykırı olarak dış dünyaya yansıtması olarak tanımlayabiliriz. Bu durumda kusurun bir hukuk ya da ahlak kuralına ihlal niteliğinde ortaya çıktığını kabul etmek ve bu konudaki yapılacak değerlendirmeyi hakime bırakmak gerekecektir. Zira kusurun değerlendirilmesi bu anlatılanlar ışığında teknik değil, hukuki bir konudur. Normatif bir değerlendirme gerektiren kusurluluk, ancak olay hakimi tarafından yapılabilir. Bundan ötürü kusurluluğun matematiksel olarak ifadesi mümkün değildir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapamaz.
Kusurun belirlenmesinde ve derecelendirilmesinde hayat deneyimleri ve genel tecrübelerle elde edilen ve hukuk dogmatiğinde kabul edilen ölçütler ağır ve hafif kusur tanımlarıdır. Hakimin kusurlu davranışı belirledikten sonra ağır ve hafif kusur için kabil edilmiş ölçülere göre kusuru değerlendirmesi gerekir. Mahkemenin önüne gelen somut olayda bi değerlendirmeyi yaptıktan sonra ortada zarar görenin kusuru ve varsa ağır ve hafif kusur ölçülerinden hareketle ve hakkaniyet ölçülerinde kusurlu davranışta bulunan tarafın sorumlu tutulacağı oranı belirleyip sonucuna göre karar vermesi gerekir. Hakimin, kusur durumunu belirlemek için uzmanından ihtiyaç duyduğu teknik bilgileri aldıktan sonra, gerekçesinde tartışarak kusurun ağırlığını vicdani kanısına göre kendisinin belirlemesi gerekir. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.
6098 sayılı yasanın 74. Maddesinde haksız eylemin kusur öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölümdür. Birincisi kusurun bulunup bulunmadığına, ikincisi kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye ilişkindir. Kusurun varlığını araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede tam bağımsız kılınmıştır.
6100 sayılı yasanın 266. Maddesine göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır.
Dava konusu edilen trafik kazasının bölünmüş yol niteliğindeki azami hız limitinin 50 KM saat olduğu, yerleşim yeri içi parke zemin kaplı kara yolunda meydana geldiği, kara yolunda oto korkuluğun bulunmadığı, emniyet şeridinin bulunmadığı, gün durumunun gündüz, hava durumunun açık, yolun yüzeyinin kuru olduğu, yolda herhangi bir çalışmanın bulunmadığı, eğimsiz, düz yol, kavşağın bulunmadığı, kara yolunda kazaya etki eden bir yol sorununun da bulunmadığı, kaza tespit tutanağında yer alan krokide,...plaka sayılı aracın, yolun sol şeridinde bulunduğu,... plaka sayılı motosikletin yolun sağ şeridinin, sol şeride en yakın noktasında, sağ şeritte park halinde olan araçlarla sol şeritteki ... plaka sayılı aracın arasında seyir halinde olduğu tespit edilmiştir. Adli trafik bilirkişisi tarafından kazanın oluş şeklinin anlatıldığı, mahkememizce kazanın oluş şekline iştirak edilmiş ise de; bilirkişinin kusur tespitlerine iştirak edilmemiştir. Çünkü,... plaka sayılı aracın kendi şeridinde ilerlerken yolcu indirmek kastıyla durakladığı, krokiden anlaşıldığı üzere sağ şeritte park halinde araçların bulunduğu, bundan dolayı hiç bir kural ihlali yapmaksızın duraklayarak araç sağ ön kapısı açılmak suretiyle yolcu indirme işlemini yaptığı anlaşılmıştır.... plaka sayılı aracın ise, seyir şeridini ortalamaksızın park halindeki araçların solundan ve bu araçların bulunduğu şerit ihlali yaparak, duraklama halindeki...plaka sayılı aracın sağından geçmek suretiyle, yine sağ şeridin sol şeride en yakın noktasından ... plaka sayılı aracı geçmeye çalıştığı anlaşılmıştır. Kara yollarında arkadan gelen araçların önünde seyir halindeki yahut duraklama halimdeki araçları ancak sol taraflarından geçmek suretiyle geçiş işlemini gerekirken bu hususlara riayet etmeyip hem şerit izleme kurallarına aykırı davrandığı hemde geçiş kurallarına aykırı davrandığı, ayrıca duraklama halindeki aracın yolcu indirme kastıyla duraklama yapabileceğinin ön görebilmesi ve buna göre gerekli takip mesafesi ve 2918 sayılı yasanın 52/1-b maddesindeki hızını ve sürüşünü yolun durumuna göre ayarlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek diğer araç sürücüsünün yolcu indirmek için durakladığı ve araç kapısını açtığı anda kazanın meydana gelmesinde etken olduğu mahkememizce tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi tarafından ... plaka sayılı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 58. Maddesini ihlal ettiğine yönelik tespitlerde bulunmuş sağda yol durumu ve sağ şeritteki park etmiş araçlar bir arada değerlendirildiğinde;... plaka sayılı araç sürücüsünün duraklama yapmak suretiyle kazaya etken bir davranışının bulunmadığı tespit edilmiştir. Daha açık bir ifadeyle kazanın oluşumunda asıl etken ola... plaka sayılı aracının sürücüsünün şerit izleme ve geçiş kuralları ile hızını ve sürüşünü yolun gereklerine göre ayarlamayışıdır.... plaka sayılı aracın sürücüsünün yolcu indirmesinin kazanın oluşumuna etken bir hali bulunmadığı gibi kazanın oluşumu açısından...laka sayılı aracın sürücüsünün duraklama eylemi ile kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmamaktadır.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda kazanın oluşumuna tek başına etken olan ...plaka saylı motosiklet sürücüsü olduğu anlaşılmakla, diğer araç sürücüsünün, işleteninin, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısının sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 348,39 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 267,01 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-)Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, (reddedilen maddi tazminat talebi yönünden)
5-)Davalı...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'e VERİLMESİNE, (reddedilen manevi tazminat talebi yönünden)
6-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/01/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır