T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/938
KARAR NO : 2024/540
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 26/11/2023
KARAR TARİHİ : 07/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.08.2022 tarihinde...n idaresindeki...plaka sayılı Skoda marka otomobilin asli ve tam kusurlu olarak, Müvekkiline ait ...yabancı plakalı ... marka araç çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin... plaka sayılı aracın ZMMS trafik sigortalısı olduğunu, poliçe teminatı dahilinde sorumluluğu olduğunu, aracın hasarının Almanya'da bulunan... Gmbh isimli firma tarafından düzenlenen 24.08.2023 tarihli ekspertiz raporu ile KDV dahil 7.525,39 EUR hasar tespiti yapıldığını, 250,00 EUR ekspertiz ücreti ödendiğini, Türkiye'de Uzman Görüş Raporu alındığını ve dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı sigortanın 120.000 TL poliçe limiti kadar sorumluluğu olduğunu, aracın Almanya kayıtlı olduğunu, zararın Almanya koşullarına ve rayiç değerlerine göre tespiti gerektiğini, belirterek, açıklanan gerekçelerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 EUT hasar tazminatını, işleyecek yasal faizi ile ödenmesini, 250 EUR ekspertiz ücretinin yargılama gideri sayılmasını talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazları olduğunu, sorumluluklarının kusur oranı ve 120.000 TL poliçe limiti dahilinde olduğunu, hasar Türkiye piyasasına göre tespiti gerektiğini, gerçek zarar ilkesine göre tespit gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat yoktur genel şartlara göre tespit gerektiğini, davada uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi itibariyle, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının dikkate alınmaması ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 19.06.2021 tarihli resmi gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı icra ve iflâs kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun’un 18. ve 19. maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunun’nda yapılan değişiklikler gözetilerek karar verilmesi gerektiği, orijinal parça ve iskontosuz parçadan sorumluluklarını olmadığını, gerçek zararın tespiti gerektiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Zafer Hacı dava dosyasına cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Adli Trafik Uzmanı... ve Otomotiv Uzmanı...in 20.04.2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından, davalı sürücü...) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-a (£ izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı sürücü ... yabancı plakalı) 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumuna etken olmadığı, onarım bedeli bakımından, davaya konu ... plakalı, 2015 model, ... 4.0 TFSI 520 ÇUATTRO TIPTRONIİC Pİ marka, 110.011 km aracın, 17.08.2023 tarihli kazası neticesinde, onarım bedelinin, Almanya bilirkişi ekspertiz raporuna göre; 1.411,99 EUR Kaporta /mekanik İşçilik/, 1.728,75 Boya ve işçiliği, 3.183,12 EUR yedek parça (962 küçük parça dahil işlemler dahil) olmak üzere toplam 6.323,86 EUR KDV, KDV dahil 7.525,39 EUR olduğu, 921,61 EUR Kaporta /mekanik İşçilik, 1.228,01 EUR Boya ve işçiliği, 2.988,17 EUR yedek parça (942 küçük parça dahil işlemler dahil) olmak üzere toplam 5.137,79 EUR KDV, KDV dahil EUR olduğu, aracın kaza tarihi itibarıyla 2.ci el rayiç değerinin ortalama 37.500,00 EUR olduğu, buna göre onarımının ekonomik olacağı, PERT -Total işlemine gerek olmadığı, ekspertiz ücreti bakımından; tespit edilen onarım bedeli bakımından talep edilen 250,00 EUR ekspertiz ücretinin Almanya koşullarında makul bir ücret olduğu tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 23.09.2023 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,...plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 56/1-a maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda etken olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden bir davranışının bulunmadığı, davacının maliki olduğu araçta meydana gelen zarar ile ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden davranışı ile illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiştir. Araçta meydana gelen hasar değiştirilmesi onarılması gereken parçalar otomotiv bilirkişisince değerlendirildiğinde, orijinal parçalar kullanılmak suretiyle davacı aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin KDV dahil 6.113,97 EURO olduğu, hasar onarım bedeline ilişkin hesaplamanın aracın bağlı bulunduğu ülke plakası değerlendirildiğinde EURO para birimi üzerinden yapılması gerektiği, faiz miktarının ise 3095 sayılı yasanın 4-a maddesine göre hüküm altına alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın KABULÜNE,
2)6113,97 EURO nun davalı sigorta şirketi yönünden 23.09.2023 tarihinden itibaren, davalı... yönünden 17.08.2023 tarihinden 3095 sayılı yasanın 4-a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ve fiili ödeme tarihindeki TCBM Euro efektif satış kuru TL karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ...sigorta A.Ş. Zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi teminat limiti olan 120.000 TL ile sorumludur)
3)Alınması gerekli 14.490,34 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 3.568,73 TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 3.838,58 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.651,76 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4)Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 3.568,73 TL ıslah harcı, 5.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 7.883,75 TL ekspertiz ücreti ve 400,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 17.392,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 33.818,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır