T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/944
KARAR NO : 2024/529
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18 Haziran 2023 tarihinde;...poliçe no ile davalı tarafından sigortalanmış olan... plakalı aracın müvekkiline ait...plakalı araca müvekkilin aracı park halindeyken çarpıp kaçtığını, araç sahibi tarafından da bu durum ikrar edildiği, ... plakalı araç çarpma esnasında müvekkili ile birlikte park halindeki 3 araca daha çarptığını, konuyla ilgili olarak müvekkil aracının tamiri tamamlandığını, müvekkilinin park halinde olan aracına çarpan davalı şirkete sigortalı olan araç %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında büyük çaplı hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, müvekkil adına 11/07/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine KEP üzerinden başvuru yapıldığını, başvuru neticesinde hasar bedeli ve değer kaybı taleplerimize hiçbir yanıt vermeyen davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir ödeme de yapılmadığını beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça yapılan ihbar üzerine derhal dosya üzerinden incelemesi başlatılmışsa da dosya kapsamında sunulan evraklar yeterli olmadığından ve araç üzerinden fiziki eksper incelemesine de izin verilmediğinden sağlıklı bir tespit yapılamadığını, bu doğrultuda öncelikle davacı tarafça kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya ibraz edilmesi ve sonrasında kaza ile hasarın uyumu hususunda teknik Bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, Müvekkil şirket tarafından yapılan değer kaybı çalışmasında başvuru konusu aracın 23.10.2015 tarihinde... Sigorta’dan ağır hasar kaydı (pert, çekme belgesi) olduğu tespit edilmiş olup değer kaybı talebinin teminat haricinde olduğu tespit edildiği, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartların ilgili ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiği, genel şartlar gereğince müvekkil şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiği, başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan kdv hariç hesaplama yapılması gerektiği, davaya konu kazada müvekkil şirket sigortalısının herhangi bir kusuru olmadığından müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, haksız fiilden kaynaklanan hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Otomotiv Uzmanı ... ve Adli Trafik Uzmanı ...in 02/04/2024 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan ve ismi tespit edilemeyen sürücü (...) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 46/2-h (Sürücüler, Tekyönlü karayollarında araçlarını ters istikamette sürmemek zorundadırlar) ve 52/1-b (Sürücüler, Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) maddelerinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı ... adına kayıt tescili olan... plaka sayılı araç, 2918 sayılı KTK ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı, dava dışı park halindeki diğer üç araç (...) yolun kenarında park halinde bulunurlarken karışmış oldukları zararlı sonuç üzerinde, kazanının oluşumunda etken olmadıkları, dava konusu... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 65.250,00.-TL (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği, piyasa koşullarında yapılan inceleme ve araştırmalarda; davaya konu ... plaka sayılı aracın marka, model, tipi, km.si, yakıt cinsi, vites türü, eski hasar kayıtları ve kullanım şekli dikkate alındığında kazadan önceki piyasa rayiç değerinin ortalama 375.000.,00 TL seviyelerinde olabileceği, buna göre; Yargıtay kararları doğrultusunda; aracın hasar bedeli, araç rayicinin /050'sini aşmadığından, aracın mevcut hali ile tamirinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre; “pert olan araçta değer kaybı oluşmasının mümkün bulunmadığı” hususunun hükme bağlandığı, buna göre bahse konu aracın 18.06.2023 tarihli vaki kazadan önce 23.10.2015 tarihindeki kazası nedeniyle “Pert Çekme Belgeli” veya “Hurda Belgeli” işlem görmüş araçlar için değer kaybı hesaplaması yapılamayacağından hareketle söz konusu araçta değer kaybı oluşmayacağı belirtilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde... Sigorta Anonim Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 22.07.2023 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde,...plaka sayılı aracın sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 46/2-h maddesi ve 52/1-b maddelerini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda etken olduğu,... plaka sayılı aracın sürücüsünü kazanın oluşumuna etki eden bir davranışının bulunmadığı, davacıya ait olan araçta meydana gelen zarar ile ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazaya etki eden davranışları arasında uygun illiyet bağının bulunduğu tespit edilmiştir. Araçta meydana gelen hasar onarımın orijinal parçalar kullanılmak suretiyle KDV dahil 65.250,00 TL olduğunun tespit edildiği, araçta pert çekme belgesinin bulunduğu anlaşılmakla davacının aracında herhangi bir değer kaybının oluşmayacağı birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2)65.250,00 TL hasar onarım bedelinin 22.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)Değer kaybı isteminin REDDİNE,
4)Alınması gerekli 4.457,22 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 1.116,02 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.341,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5)Davacı tarafça yatırılan 1.116,02 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 55,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplamda 6.441,37 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 6.376,95 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
6)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8)3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
9)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır