T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/968 Esas
KARAR NO : 2025/421
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.09.2023 tarihinde İzmir'in Bayraklı ilçesinde dava dışı sürücü ...a ait ...n...sinde iken kusuru nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait...Plakalı araçta maddi hasar meydana geldiği, kazadan hemen sonra 02.09.2023 tarihinde dava dışı sürücü ve davacının maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı tanzim ettiği, kusur dava dışı sürücü...ta olup davalı şirket... Plakalı aracın MMS şirketi olduğu, hasar dosyası açıldığı, ancak davacıya hiçbir ödeme yapılmadığı, davacı...aracında 50.000,00 TL'lik hasar meydana geldiği, hasarın giderilmesi için bu bedelin ... Otomotiv Servis ve Taşımacılık Ltd. Şti.'ye ödendiği, davacıya ait araçta şimdilik en az 500 TL lik değer kaybı meydana geldiği, şimdilik 500,00 TL değer kaybı alacağımızın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini, 50.000,00 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davanın görevsiz mahkemede açıldığı, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar olmadığı, poliçe tanzim tarihi olan 11.01.2023 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiği, davalı şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğu, davacı dava şartlarını yerine getirmemiş olmakla başvuru yapmadığından dolayı da bahse konu değer kaybı ödemesinin muaccel olmadığı, davalı şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmadığı, KDV dahil şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırılık teşkil edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı, hasar bedeli) isteğine ilişkin ilişkindir.
DELİLLER:
-... Sigorta A.Ş nin 14/12/2023 tarihli yazısı ve eki,
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 02/01/2024 tarihli yazısı ve eki,
-... Sigorta A.Ş nin 13/03/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...'in 18/03/2024 tarihli raporu,
-... Sigorta A.Ş nin 29/03/2024 tarihli yazısı ve eki,
-... Sigorta A.Ş nin 23/05/2024 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesinin 04/07/2024 tarihli kusur raporu,
-Bilirkişiler ...nin 09/11/2024 tarihli kusur
raporu,
-Bilirkişi ...rihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 02/09/2023 tarihinde kendisine ait... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı olduğu ... plakalı araçların çift taraflı maddi hasarlı kazaya karıştığı, bu kaza neticesinde ... plakalı aracında hasar oluştuğu, bu hasar nedeniyle hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararlarının meydana geldiği,... plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, zararın kazaya sebebiyet veren aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiası ile iş bu davada hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunduğu, davalı sigortanın mahkememizin görev ve yetkisine itiraz ettiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacının başvuru şartını yerine getirmediği, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, sorumluluklarının poliçe teminat limiti sigortalısının kusuru oranında olduğunu savunduğu, taraflar arasında mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, davacının başvuru şartını yerine getirip getirmediği, davaya konu kazada davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararı var ise miktarının ne olduğu, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalıya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunulmuş ise de aracın geçmiş hasar kayıtları ve dava konusu kazaya ilişkin hasar dosyası ile diğer delillere göre tazminat hesabının yapılması gerektiği, bu hesabın davacı tarafından bilinmesinin ve yapılmasının mümkün olmadığı, davacının davaya konu talebinin bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği mahkememizce değerlendirilmekle davalı sigortanın usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davalı sigorta tarafından davacının dava öncesinde başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de davacı tarafından davalı sigortaya başvuru yapıldığı, davalı sigorta tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığı, mahkemeye erişim hakkının gereği olarak başvuru şeklinin belli bir usulüne bağlanmadığı somut uyuşmazlık bakımından davacının dava öncesi başvuru şartını yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiş ve davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacının yerleşim yerinin İzmir ili Bornova ilçesi olduğu, söz konusu mahalin mahkememiz yargı çevresi içerisinde olduğu 6100 sayılı HMK nun 16 maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmakla davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı araç sürücüsü, davalı sürücüsü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın trafik kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 18/03/2024 tarihli raporunda, davalı sigorta poliçeli araç sürücü...'un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile Osmangazi Caddesini takriben seyir halinde Yavuz Caddesi dönel kavşağına giriş yapıp ada etrafından sola doğrultu manevrasına yöneldiği esnada aracının sağ ön köşe kısımlarına, sağı Yavuz Caddesinden dönel kavşağa giriş yapan davacı sürücü...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracının sol yan kısımları ile çarpması sonucu maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiği, davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindek...plaka sayılı aracı ile meskun mahal gündüz vakti trafiği normal işlediği iki şeritli tek yön konumlu bölünmüş yola gereken dikkat ve özeni göstermediği, dönel kavşağa geldiğinde ada etrafında dönüşe yönelmiş geçiş önceliğine sahip davalı sigorta poliçeli aracı zamanında fark edemediği, mevcudiyetini belirtti ikaz ile birlikte tedbir cihetine gitmediği, ön tedbirsiz giriş yaptığı, sonrasında da önüne gelen sigortalı araca karşı etkisiz kalıp çarparak aracının hasarlanması olayında: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b ve 57/b-6 maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşumunda hatası ile etken olduğu, davalı sigorta poliçeli araç sürücü...'un ise sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile gündüz vakti meskun mahal trafiğin normal işlediği görüşün açık zemini kuru dönel kavşağa kurallara uygun giriş yapıp ada etrafında dönüşünü gerçekleştirdiği esnada, sağında tedbirsiz biçimde kavşağa giriş yapan davacı sürücünün hatası ve kusurundan dolayı dönel kavşağa gelen sürücüler dönel kavşak içindeki araçlara yol verme kuralını ihlal edip, aracına sağ ön yandan çarparak hasarlaması olayında kural ihlali görülmediği, kusursuz olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin rapora itirazı üzerine dosyanın İzmir Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK tarafından düzenlenen 04/07/2024 tarihli raporda, 02/09/2023 günü saat 19:15 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile Yavuz Caddesini takiben seyir halinde iken olay mahalli dönel kavşağa kavşağa geldiğinde aracının sol yan kısımlarına solundan orta ada etrafında dönmekte olan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı kamyonetin ön kısımlarıyla çarpması neticesi dava konusu trafik kazası meydana geldiği, sürücü...deki kamyonet ile gündüz vakti seyir halinde iken olay mahalli dönel kavşağa girerek ilerlediği sırada görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurması ve davacı sürücü idaresindeki otomobili zamanında fark ederek etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, davacı sürücü idaresindeki otomobile tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda %15 kusurlu, davacı sürücü ...'un ise sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti seyir halinde iken olay mahalli dönel kavşağa geldiğinde; seyir istikameti hitaplı mevcut yol ver levhasını da dikkate alarak dönel kavşak içinde seyir halindeki araç trafiğine dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, ilk geçiş hakkını dava dışı sürücü idaresindeki kamyonete vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce girdiği dönel kavşakta dava dışı sürücü idaresindeki kamyonetin seyir şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, meydana gelen olayda %85 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce alınan 18/03/2024 tarihli trafik bilirkişi kusur raporu ve yine mahkememizce alınan 04/07/2024 tarihli ATK Trafik kusur raporu arasında çelişki bulunduğu ve taraf vekillerinin 04/07/2024 tarihli ATK kusur raporuna itiraz üzerine dosyanın Karayolları Trafik Fen Heyetinden seçilen bilirkişilerden oluşan heyete tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 09/11/2024 tarihli raporunda, 02 Eylül 2023 günü, saat 19:15 sıralarında, İzmir İli,... İlçesi, ... Caddesi ile Osmangazi Caddesinin kesiştiği dört yönlü kavşakta, davacı sürücü...un, yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Yavuz Caddesini takiben ortada dönüş adalı, kontrolsüz dörtlü kavşağa geldiğinde, kavşak girişinde kendisine hitap eden "Ada Etrafında Dönene Yolver" ve "YOLVER" işaret levhasının bulunduğu kavşağa giriş yaptığında aracının sol yan kapı kısmına, solundan, kavşak içerisinde dönüşe geçmiş olan sürücü... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin ön kısmı ile çarptığı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı otomobilin davacı sürücüsü... yönetimindeki otomobil ile kavşağa yaklaşırken hızını azaltarak kavşak şartlarına karşı dikkatli davranması, kavşağa geldiğinde "Ada Etrafında Dönene Yolver" ve "YOLVER" levhalarına riayet ederek kavşağa kendisinden önce girerek dönüş yapmakta olan kamyonetin geçmesini beklemesi, bu araca geçiş önceliğini bırakması gerekirken, aksine davranışla 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a, b/6 Maddesindeki kuralı ihlali ve 84. Maddesinde sayılan asli kusurlu hallerden (h- Kavşakta geçiş önceliğine uymama) hatalı davranışı sebebiyle, meydana gelen olayda birinci derecede %85 oranında kusurlu,... plakalı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...un her ne kadar ada etrafında dönüşü sırasında geçiş önceliğine sahip olsa da kavşak içerisindeki diğer araçları gözeterek hızını azaltması, sağındaki kavşak kolundan gelen aracı zamanında fark ederek hızını azaltması ve etkin fren tedbiri alarak olayı önlemeye çalışması gerekirken, aksine davranışıyla, aynı Kanunun Madde 52/a,b Maddesi ile 57/a Maddesi (Kavşağa yaklaşan sürücüler, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek zorundadırlar.) kuralları ihlali sebebiyle ikinci derecede %15 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Davacının dava konusu olay nedeniyle zararının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususunda dosyanın mahkememizce otomotiv bilirkişine tevdi edildiği, bilirkişinin 24/03/2025 tarihli raporuna göre, davacı aracının sol ön çamurluk, sol ön kapı, sol arka kapı kısımlarından hasar aldığı, aracın onarım bedelinin iskontosuz, yedek parça, işçilik ve kdv dahil 40.532,24 TL olarak tespit edildiği, ... plaka sayılı aracın vaki kaza sonrası değer kaybına esas olacak parçaların, sol ön kapı, sol arka kapı değişim ve boya, sol ön çamurluk onarım ve boya olduğu, ancak dosya kapsamında bulunan SBM kayıtlarına göre vaki kaza öncesinde de sol ön kapı, sol arka kapı, sol ön çamurluk hasarlanmış ve değişmiş olmasından dolayı iş bu davaya konu kaza sonrası anılı araçta değer kaybı oluşmayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 02/09/2023 tarihinde davacıya ait... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı olduğu ... plakalı araçların çift taraflı maddi hasarlı kazaya karıştığı, mahkememizce alınan 09/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre davalı sigorta sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonetin kontrolsüz dönel kavşak içerisinde bulunduğu sırada davacı sevk ve idaresindeki aracın dönel kavşağa yaklaşırken hızını yavaşlatmaması sebebi ile kavşak içerisinde kazanın meydana geldiği, meydana gelen olayda davalı sürücüsünün %15 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücüsü...'un ise meydana gelen olayda %85 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta tarafından bu rapora itiraz edilmiş ise de davacı sürücüsünün dönel kavşağa yaklaşırken hızını yavaşlatması ve geçiş önceliğine sahip olan davalı aracına geçiş imkanı vermesi gerekirken bu kurala riayet etmediği, davalı sürücüsünün ise geçiş önceliği bulunmakla birlikte hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlaması gerektiği, bu kapsamda kazanın meydana geliş biçimi, kaza mahali ile kaza sonrasına ilişkin fotoğraflar ve dosya kapsamına göre anılan rapordaki bilirkişi kusur değerlendirmesinin hakkaniyete uygun olduğu, yeniden rapor alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, dava konusu kazada davacı aracının sol ön ve yan ile arka kısımlarından hasarlandığı, hasar gören parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının hasar bedeli ve değer kaybı zararının ne kadar olduğu hususlarında olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiği, onarım bedeli araç rayicinin % 50'sini aşmadığı müddetçe aracın tamirinin ekonomik olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre işleten ve haksız fiil faili sürücünün sorumluluğunu üstlenen zmms sigortacısının yedek parçaya ilişkin iskonto uygulama hakkına sahip olmadığı ve ayrıca aracın onarımı yapılsın veya yapılmasın zarar görenin hasar bedelini kdv'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu, bu nedenle davacının hasar bedelini serbest piyasa rayiçleri üzerinden orijinal yedek parça, işçilik bedeli ve kdv toplamı ile birlikte talep edilebileceği, ancak bu şekilde gerçek zararın karşılanabileceği, ayrıca davacının değer kaybına ilişkin zararının hesaplanmasında aracın marka, modeli, kullanılmış düzeyi ile meydana gelen hasarın niteliğine ve serbest piyasa rayiçlerine göre aracın kaza öncesi hali ile kaza sonrasındaki onarılmış hali arasındaki farkın esas alınması gerektiği, 24/03/2025 tarihli otomotiv bilirkişi raporunda bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede kaza ile hasarın uyumlu olduğu, kaza tarihi itibariyle kusur durumu dikkate alınmaksızın onarım bedelinin yedek parça, kdv ve işçilik dahil olmak üzere iskontosuz 40.532,24 TL olduğu, davacı aracının dava konusu kaza öncesinde 19/01/2018 tarihinde başka bir kazaya karıştığı, bu kaza nedeniyle aracın sol ön kapı, sol arka kapı, sol ön çamurluk hasarlandığı ve değişim işlemi gördüğü, bu haliyle dava konusu kaza öncesinde söz konusu parçaların onarım ve değişim işlemi gördüğü, dava konusu kaza sebebi ile söz konusu parçalarda oluşan hasarın değer kaybına sebebiyet vermeyeceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, taraflarca söz konusu bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, tarafların itirazlarının soyut beyanlara dayandığı, otomotiv bilirkişi tarafından kaza tarihindeki veriler esas alınarak hasar onarım bedelinin orijinal parça bedeli üzerinden iskontosuz kdv dahil olarak gerekçeli ve denetime elverişli şekilde belirlendiği, ayrıca aynı parçalarda meydana gelen geçmiş hasar kaydı sebebi ile davacı aracının söz konusu parçalarında orijinalliğinin yitirilmiş olduğu ve değer kaybı zararının oluşmayacağı, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda davacı aracının geçmiş hasar kayıtları, meydana gelen hasarın boyutu, kaza tarihi ve piyasa rayiçleri bir arada değerlendirildiğinde otomotiv bilirkişi raporundaki değerlendirilmenin somut olaya uygun olduğu, taraflarca yapılan itirazların açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı, yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, buna göre davacının dava konusu uyuşmazlıkta 40.532,24TL hasar bedeli zararı bulunduğu, davalı sürücüsünün %15 kusurlu olmasına göre davacı tarafından talep edilebilecek hasar onarım bedelinin 6.079,83 TL olduğu, bu zararını talep edebileceği, davacının dava konusu kaza sebebiyle değer kaybı zararı oluşmadığından bu alacak kalemine ilişkin talepte bulunamayacağı, davalı sürücünün %15 oranında kusurlu olmasına göre davacının hasar bedeli zararından davalı sigortanın 13/01/2023-13/01/2024 tarihleri arasındaki dönemde kazaya sebebiyet veren aracın zmms sigortacısı olarak sorumlu olduğu, dosya kapsamında davacının davalı sigortaya başvuru tarihi tespit edilememiş ise de davalı sigorta tarafından davacının başvurusu üzerine 19/09/2023 tarihinde ekspertiz incelemesi yapıldığı, davalı sigortanın bu tarihten itibaren 8 iş günlük yasal sürenin sonu olun 30/09/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, davacının bu tarih itibari ile faiz talep edebileceği, dava konusu aracın niteliğine ve davacının sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, mahkememizce alınan 09/11/2024 tarihli kusur ve 24/03/2025 tarihli otomotiv bilirkişi raporlarının yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, davacı tarafından sunulan kaza ve hasara ilişkin fotoğraf ve kayıtlar ile diğer dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının değer kaybı talebinin reddine, hasar onarım bedelinin kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının değer kaybı talebinin REDDİNE,
2-Davacının hasar onarım bedeli talebinin KISMEN KABULÜ ile 6.079,83 TL'nin 30/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 862,42 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 247,02 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvuru harcı, 615,40 TL karar ve ilam harcı, 15.200,00 TL bilirkişi ücreti, 3.375,00 TL ATK rapor ücreti, 187,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 19.647,25 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (6.079,83/50.500.00=0,12) 2.357,67 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 6.079,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 6.079,83 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA