T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/1018
KARAR NO: 2025/271
DAVA: Borçtan Kurtulma Davası
DAVA TARİHİ: 29/11/2024
KARAR TARİHİ: 25/03/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Borçtan Kurtulma Davası davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ahşap palet alım, satım ve imalat işi yapan İzmir ili ve çevresinde dürüstlüğü ile tanınan bir firma olduğunu, müvekkil şirket faaliyetinin konusu tomruk malzemesinin alımı hususunda davalı yan ile anlaşmış olup bir süredir ticaret yaptığını, davalı yanca müvekkil şirkete teslim edilecek tomruk malzemesine karşılık olarak müvekkil şirket tarafından avans çek davalı yana teslim edildiğini, davalı firma arasındaki anlaşmaya göre, davalı yanca tomruk ürünleri teslim edilecek olup müvekkil firma da avans olarak çek teslim ettiğini, aralarında anlaşma hükümlerine göre, keşidecisi müvekkil ve lehtarı davalı ... Bankası Pınarbaşı/İzmir Şubesi’ne ait,... çek numaralı, 07/12/2024 tarihli, İzmir keşide yeri olan, 500.000,00-tl bedelli ve... Bankası Pınarbaşı/İzmir Şubesi’ne ait,...çek numaralı, 18/01/2024 tarihli, İzmir keşide yeri olan, 500.000,00-TL bedelli iki adet çek davalı tarafa elden teslim edildiğini, davalı yanca vadesi geçmesine rağmen halen kararlaştırılan mallar teslim edilmediğini, davalı yana benzer şekilde avans olarak verilen diğer çeklerin de karşılığı mallar teslim edilmemiş olmasına rağmen davalı yanca müvekkilden çek bedelleri tahsil edildiğini, davacı müvekkilin, davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat karşılığında... Bankası Pınarbaşı/İzmir Şubesi’ne ait, ... çek numaralı, 07/12/2024 tarihli, İzmir keşide yeri olan, 500.000,00 TL bedelli ve... Bankası Pınarbaşı/İzmir Şubesi’ne ait,... çek numaralı, 18/01/2024 tarihli, İzmir keşide yeri olan, 500.000,00 TL bedelli çeklerin iadesine, anılan çeklerin muhatap bankaya ibrazı halinde çek bedellerinin dava sonuna kadar ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava şartı olan arabuluculuk süreci yerine getirilmediğini, işbu sebeple öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, teminat karşılığında çekler hakkında ödemeden men kararı verildiğini, işbu karar hukuka aykırı nitelik ihtiva ettiğini, çek sebepten mücerret bir kıymetli evrak olduğunu, senet metninden borca konu alt ilişkinin anlaşılabilmesi mümkün olmadığını, davacı yanın keşidecisi olduğu davalı müvekkilin lehtarı olduğu mezkur çekler müvekkilinin daha öncesinde ticari ilişki kapsamında ifa etmiş olduğu borcuna karşılık ödeme amacı ile almış olduğu çekler olduğunu, Nitekim 07.12.2024 tarihli çek bedeli müvekkiline ödendiğini, buna rağmen alt ilişkinin müvekkil tarafından borcun ifa edilmemesi sebebiyle geçersiz olduğunun ileri sürülmesi hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, her ne kadar mahkemece dava dilekçesinin ekleri incelendiğinde taraflar arasında tomruk alımına ilişkin sözleşme imzalandığı dile getirilmiş ise de tarafımızca dava dilekçesinin ekleri incelendiğinde sadece davaya konu mezkur çeklerin yer aldığı, bu sebeple alt ilişki tespit edilmeden, yazılı bir delil olmadan, hukuki ilişkiden doğan taraflara özellikle davalı müvekkile yüklenen bir edimin olup olmadığı, müvekkiline isnat edilen bir edim varsa dahi bu edimin yerine getirilip getirilmediği tespit edilmeden müvekkil aleyhine olacak şekilde mezkur çekler hakkında ödemeden men kararı verilmesi ve ilgili çeklerin bedelsiz kaldığı sonucuna varıldığının düşünülmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini, anılan sebeplerden ötürü ihtiyati tedbir kararının uygulanması halinde müvekkil uhdesinde telafisi mümkün olmayan zararların oluşacağını, davacı yanın açmış olduğu dava kötü niyetli ve haksız olarak açıldığını, davacı yan hiçbir haklı sebep olmadan ticari ilişkiden kaynaklanan borcunu ifa etmemek ve haksız kazanç elde etmek istediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan borçtan kurtulma istemine ilişkindir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/A maddesi ile de "(1) İlgili kunanlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmüne yer verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nun 115 maddesi ise "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiğilinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı şirketin kambiyo senedinden kaynaklanan borçtan kurtulma istemiyle davalı şirket hakkında huzurdaki davayı ikame ettiği, davacı vekilinin 25/03/2025 tarihli duruşmada arabuluculuk başvurusu yapmadan davayı açtıklarını beyan ettiği, arabuluculuk dava şartının giderilebilir bir dava şartı da olmadığı gözetilerek dava şartına ilişkin eksikliğin dava tarihi itibarıyla yerine getirilmediği anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ve mahkememizce 03.12.2024 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 16.462,10 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,
3-)Mahkememiz dosyasında yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-)03.12.2024 tarihli mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,
6-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/03/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır