T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/166
KARAR NO : 2025/753
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından iş yerinin adresinde bulunan mobilyaların yenilenmesi amacıyla karşı taraftan satın alınmak üzere 125,999 metre kumaş teslimi konusunda anlaşıldığı, bu anlaşma üzerine karşı taraftan talep edilen kapora mahiyetindeki ödemeye karşılık olmak üzere 22.09.2023 tarihli bir fatura tanzim edilerek gönderildiği, akabinde müvekkiline 28.09.2023 tarihinde ayıplı kumaşların teslim edildiği ve 29.09.2023 tarihinde fatura gönderildiği, bahse konu fatura bedellerinin davalıya ödendiği, müvekkilinin iş yerindeki oturma gruplarında kullanılacak dava konusu kumaşların işi yapacak döşemeci ustasına gösterildiği, ancak usta tarafından kumaşların ayıplı olduğu 19.10.2023 tarihinde müvekkiline bildirildiği ve aynı gün whatsapp üzerinden davalıya ürünlerin ayıplı olduğunun bildirildiği, davalı tarafından ürünlerin kesilmeden önce iade edilmesinin istenmesi üzerine müvekkili tarafından ayıplı kumaşların tamamı 20.10.2023 tarihinde davalıya gönderildiği ve teslim edildiği, müvekkili tarafından mahsuplaşma mahiyetinde 27.10.2023 tarihinde iade faturası düzenlendiği, müvekkili tarafından sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin tamamen iadesine ilişkin seçimlik hakkının kullanıldığı bildirilerek ödenen 44.000,00 TL bedelin İzmir ...Noterliğinin 27.10.2023 tarihli ihtarnamesi ile ihtarname tanzimi için vekile ödenen ücret ve ihtarname masrafı ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamede tanınan süreye rağmen davalı tarafça ödemenin yapılmadığından bahisle iade edilen mal bedeli olan 44.000,00 TL'nin ve 1.445,69 TL ihtarname bedelinin temerrüt faizi ile bilikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; taraflarınca davacıya keşide edilen ihtarnamede belirtildiği üzere TTK 23/c maddesi kapsamında malın ayıplı olduğunun teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içerisinde ihbar yapılması gerektiği, açıkça belli değil ise de davacı ürünü teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelenmek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa bu süre içerisinde ihbarda bulunmasının gerektiği, dava konusu kumaşların davacı tarafından müvekkilinin dükkanında bizzat beğenilerek satın ve teslim alındığı, kumaşların davacı tarafa 28.09.2023 tarihinde teslim edildiği, davacının kumaşların ayıplı olduğu iddiası ile müvekkili ile iletişime geçtiği tarih ise 19.10.2023 tarihi olduğu, aradan 21 günlük sürenin geçmiş olduğu, müvekkilinin satmış olduğu malların ayıplı olduğunun gerçeği de yansıtmadığı, davacının kontrolleri teslim anında yapmış olduğu halde 21 gün sonra alım satımdan vazgeçmiş olduğu, ayrıca müvekkilinin yaptığı incelemelerde kumaşların ayıplı olmadığının tespit edildiği, müşteri memnuniyeti amacıyla farklı kumaş verme teklifini de geri çevirdikleri, davacı tarafın TTK 23 ve TTK 23/2.maddelerinde belirtilen ihbar sürelerine uymadığı, ayrıca davacı tarafından kumaşların bir kısmının kesildiğinin açıkça görüldüğü, kumaşın iade alınmasının da mümkün olmadığının sabit olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacı tanığı... ve davalı tanığı...in beyanları alınarak dosyaya delil olarak eklenmiştir.
2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller ve davaya konu ürünler üzerinde mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, kimya mühendisi bilirkişi..., tekstil mühendisi bilirkişi ... ve SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27.03.2025 tarihli raporda; keşif esnasında yapılan incelemelerde tespit edilip görselleri sunulan ve kumaş üzerinde 2-3 metre aralıklarla olan sararma şeklindeki efektlerin kumaşın kendi orijinal desenine ait olmadığı, bu sararmaların kumaşın üretim esnasında veya satılmadan önce depolama şartlarına da bağlı olarak depolama alanında beklerken oluşmuş olabileceği, sararmaların satın alma ve imalata girme aşaması arasındaki 21 günlük zamanda oluşmasının mümkün olmadığı, bu yüzden sararmaların satın almadan önce üründe tespit edilebilir durumda olduğu, sararmaların kumaş açısından ayıp olduğu ve bu ayıbın gizli ayıp olmadığı, kumaştaki sararmaların bulunduğu bölgelerin kumaşın genelinde çok düzensiz dağılım göstermediği için fireli olarak kullanılabileceği ve bu fire miktarının kumaşın geneline oranla %35 olarak hesaplandığı, davacı tarafın bu sararmayı kumaşın satın alınıp kendilerine teslim edildiğinde basit bir incelemeyle tespit edebileceği, davalı tarafça davaya konu edilen mallara ilişkin olarak davacı tarafa düzenlenmiş olan 22.09.2023 tarihli ve 29.09.2023 tarihli faturalara istinaden 19.10.2023 tarihinde davacı tarafça davalıya whatsapp uygulaması ile ayıp bildirimi yapıldığı, iş bu hususun takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacı tarafça 27.10.2023 tarihinde iade faturası tanzim edildiği, 27.10.2023 tarihli İzmir...Noterliğinin ihtarnamesi ile ayıplı olduğu iddia olunan mal bedeli olan 44.000,00 TL ve ihtarname bedeli olan 1.445,69 TL'nin 3 gün içerisinde ödenmesinin davalıdan talep edildiği, davacının ayıplı mal bedelinin iadesine ilişkin talebi yönünden 44.000,00 TL ayıplı mal bedelinin arabuluculuk son tutanak tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 4.333,69 TL ve 1.445,69 TL ihtarname masrafına ilişkin talebi yönünden ise dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarının 46,62 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
DELİLLER- DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL:
Dava; davacı tarafından davalıdan satılan davaya konu kumaşların ayıplı olduğu iddiası ile iade edilen malların bedelinin iadesine ilişkin olduğu,
Taraflar arasındaki ihtilafın, davacı tarafça davalıdan satın alınan kumaşların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın gizli ayıp veya açık ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılıp yapılmadığı ve davacı tarafça iade edilen kumaşların bedelinin davalıdan talep edip edemeyeceği noktasında toplandığı,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 27.12.2024 tarihli duruşmada dinlenen davacı tanığı ... beyanında " ben koltuk döşemeciliği yapmaktayım. Hatırladığım kadarıyla geçtiğim yıl Kasım ayı içerisinde davacı şirket koltuklarının yüzeylerinin yenilenmesi için 4 top kumaş getirdi. Daha doğrusu ben davacının iş yerine giderek koltukları ve 4 top kumaşı kendi iş yerime getirdim. Kumaş toplarını ilk ben açtım. Kumaş toplarını açtığımda kumaşların deseni üzerinde defo niteliğinde sarımsı bir fluluk olduğunu gördüm. Bunu davacı şirket yetkililerine bildirdim. Onlar bana kendi seçtikleri kumaş kartelasındaki ürünün bu olmadığını, farklı bir desende kumaş seçtiklerini söylediler ve benden kumaşlarla ilgili herhangi bir şey yapmamı söylediler. Bunun üzerine ben açtığım kumaş toplarını kullanmadım. Bu konuşmadan ertesi günü davacı taraf gelerek benden kumaşları aldı ve götürdü. Sonraki yaşananlara ilişkin benim görgüye dayalı bilgim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 13.01.2025 tarihli keşif sırasında dinlenen davalı tanığı ... beyanında "Davacı şirketin siparişi üzerine işyerimize gelen kumaşları davacı şirket yetkilisi olarak tanıdığım... Bey ile yanında ismini bilmediğim bir şahıs işyerimize gelerek teslim aldılar. Kendilerine kumaşları ben teslim ettim. Teslim öncesinde kumaşları istenilen metrajda olup olmadığını ve istenilen renklerde olup olmadığını her bir top kumaş yönünden açarak ayrı ayrı kendilerine gösterdim, kendileri ayrıca gün ışığında da görmek istediler, kumaşı ayrıca kendileri elleriyle kontrol ettiler, kalınlığına ve kayganlığına baktılar, kartelayla karşılaştırıp kontrol ettiler, bu şekilde teslim aldılar. Daha sonra ben kumaşı sarıp ambalajlayıp kendilerine teslim ettim.Daha sonraki aşamalarda kendileriyle herhangi bir görüşmem yoktur, tüm bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunduğu,
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, tanık beyanları, davaya konu kumaşların ayıplı olup olmadığı hakkında mahallinde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 27.03.2025 tarihli rapordan; keşif esnasında yapılan incelemelerde tespit edilip görselleri sunulan ve kumaş üzerinde 2-3 metre aralıklarla olan sararma şeklindeki efektlerin kumaşın kendi orijinal desenine ait olmadığı, bu sararmaların kumaşın üretim esnasında veya satılmadan önce depolama şartlarına da bağlı olarak depolama alanında beklerken oluşmuş olabileceği, sararmaların satın alma ve imalata girme aşaması arasındaki 21 günlük zamanda oluşmasının mümkün olmadığı, bu yüzden sararmaların satın almadan önce üründe tespit edilebilir durumda olduğu, sararmaların kumaş açısından ayıp olduğu ve bu ayıbın gizli ayıp olmadığı, kumaştaki sararmaların bulunduğu bölgelerin kumaşın genelinde çok düzensiz dağılım göstermediği için fireli olarak kullanılabileceği ve bu fire miktarının kumaşın geneline oranla %35 olarak hesaplandığı, davacı tarafın bu sararmayı kumaşın satın alınıp kendilerine teslim edildiğinde basit bir incelemeyle tespit edebileceği, davalı tarafça davaya konu edilen mallara ilişkin olarak davacı tarafa düzenlenmiş olan 22.09.2023 tarihli ve 29.09.2023 tarihli faturalara istinaden 19.10.2023 tarihinde davacı tarafça davalıya whatsapp uygulaması ile ayıp bildirimi yapıldığının tespit edildiği,
TBK 223/1.maddesi gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür,
TBK 227. maddesi gereğince satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır. Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinden indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise, alıcı, ancak sözleşmeden dönme ve satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir.
TTK 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
TBK 223/2.maddesi gereğince alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/A.maddesi gereğince tüketici, hizmetin ifa edildigi tarihten itibaren otuz gün içerisinde bu ayıbı sağlayıcıya bildirmekle yükümlüdür.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, tanık beyanları, mahallinde keşfen yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davaya konu kumaşların üzerinde 2-3 metre aralıklarla olan sararma şeklindeki efektlerin kumaşın kendi orijinal desenine ait olmadığı, kumaşlar üzerindeki sararmaların kumaşın üretim esnasında veya satılmadan önce depolama şartlarına da bağlı olarak depolama alanında beklerken oluşabileceği, sararmaların satın alma ve imalata girme aşaması arasındaki 21 günlük zamanda oluşmasının mümkün olmadığı, bu yüzden sararmaların satın almadan önce üründe tespit edilebilir durumda olduğu, sararmaların kumaş açısından ayıp olduğu ve bu ayıbın gizli ayıp olmadığı, kumaştaki sararmaların bulunduğu bölgelerin kumaşın genelinde çok düzensiz dağılım göstermediği için fireli olarak kullanılabileceği ve bu fire miktarının kumaşın geneline oranla %35 olarak hesaplandığı, bu kapsamda davaya konu kumaşların açık ayıp niteliğinde olduğunun tespit edildiği, davaya konu ürünlerin davalı tarafından davacıya 28.09.2023 tarihinde teslim edildiği, davacı tarafça kumaşların ayıplı olduğunun 19.10.2023 tarihinde tespit edildiği ve bu kapsamda davalı tarafa 19.10.2023 tarihinde whatsapp uygulaması üzerinden 21 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu, TBK 223/1.maddesi ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/A.maddesi gereğince davacının 30 günlük süre içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu ve alınan kumaşların durumunu olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirdiği dikkate alınarak TBK 223/1.maddesi ve 4822 Sayılı Kanunla Değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/A.maddesi gereğince ayıp ihbarının süresi içerisinde yapıldığı kabul edilerek davanın kabulüne, iade edilen malın bedeli olan 44.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının, yaptığı yargılamadan önce ve sonra yaptığı masrafların yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KABULÜNE, iade edilen malın bedeli olan 44.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının, yaptığı yargılamadan önce ve sonra yaptığı masrafların yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 3.005,64 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 776,10 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.229,54 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafça yatırılan 1.264,50 TL harç, tebligat ve posta gideri 732,00 TL, keşif harcı 3.030,30 TL, keşif aracı ücreti 1.900,00 TL, noter masrafı 1.445,69 TL ve bilirkişi ücreti 10.500,00 TL olmak üzere toplam 18.872,49 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/10/2025
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza