T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/195
KARAR NO : 2025/650
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2024
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 06/03/2025 tarihli dava dilekçesinde; davacı şirketin su ürünleri yetiştiriciliği yapan firmalara satmak üzere Balık Yemi imalatı-üretimi-dağıtımı ve satışı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 24.02.2023 tarihinde müvekkili tarafından imalatı ve satışı yapılan balık yemi ürününün davalı şirkete satışına ilişkin sözleşme akdedildiğini, satım sözleşmesi'nin "Ödeme" başlıklı 3. Maddesi uyarınca; "...Fiyat listesi ödeme cinsine ve vadesine göre döviz bazlı oluşturulur. Alıcı ile anlaşılan çalışma koşuluna göre ilgili döviz fiyatlarından faturalama işlemi yapılır. Faturalarda fatura tarihinden 1 gün önceki saat 16:00'da açıklanan TCMB Döviz Satış Kuru kullanılır. Fatura bedelinin karşılığı hem TL hem de döviz bazlı olarak kaydedilir." "Faturanın ödemesi, satıcı ile müşterinin mutabık kaldığı vade tarihinde, fatura üzerinde yazılı yabancı paranın saat 11:00'de açıklanan TCMB gösterge kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak ifa edilir. Bu durumda, fatura üzerindeki Türk Lirası bedel ile ödeme günündeki Türk Lirası bedel arasında fark oluşması halinde satıcı yabancı para değer kaydından kaynaklanan kur farkı bedeli için kur farkı faturası keşide ederek bu farkı muhasebeleştirecektir. Alıcı bu kur farkı faturası bedelini faturanın kendisine ulaştığının ertesi günü ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder". hükmünü içerdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince müvekkilinin sattığı ürünlerin bedelini vadesinde tahsil edememesi veya faturanın düzenlendiği tarih ile tahsilatın yapıldığı tarih arasında kur farkı oluşması halinde davalı-borçludan kur farkı tahsil etme hak ve yetkisi bulunduğunu, davalı-borçlular sözleşme ile bu hususu kabul ve beyan ettiği, Yargıtay 11. HD 15.11.2021 T. E: 2020/4207 K: 2021/6235 sayılı, Yargıtay 19. HD 14.10.2015 T. E: 853, K: 12740 sayılı Yargıtay 19. HD. 18.09.2023 T. E: 2012/ 9853, K: 2013 / 14066 sayılı kararlarında; "Taraflar arasında sözleşme veya uygulama bulunması halinde kur farkı talep edilebileceği", "Davacının, davalıya euro cinsinden mal sattığını ve bu hususun faturada belirtildiğini, ödemelerin faturada gösterilen 90 günden sonra yapıldığını, dolayısıyla kur farkı alacağı olduğunu ileri sürerek icra takibi başlattığını, itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı, kur farkı alacağının doğması için satışın yabancı para cinsinden yapılması yada sözleşmenin bulunmasının gerekli olduğunu, davalının da kabulünde olan mal satış faturalarında birim fiyatının euro cinsinden, ödeme vadesinin de 90 gün olduğunun belirlendiğini, davalının bu tarihten sonraki ödemeleri nedeniyle davacı satıcının kur farkından doğan alacağının gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, mahkemece tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip, satış ve ödeme tarihleri belirlenerek davacı alacağının tespit edilmesi gerektiği", "Döviz borcunun kararlaştırılan ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeneceğini, döviz karşılığı borcun zorunlu olarak TL üzerinden faturalandırılıp ödeme günü yerine daha sonraki bir günde ödenmesi halinde oluşacak kur farkının istenebileceği" hüküm altına alındığını, müvekkili ile davalı-borçlu arasında imzalanan satım sözleşmesi kapsamında davalıya satılan ürünlerin fatura tarihlerindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasında oluşan fark nedeni ile müvekkili şirket tarafından davalıya kur farkı faturaları keşide edildiğini, davalı tarafın bu faturalara TTK.m.21/2 gereğince itiraz etmediğini, faturaların tutarları ve içeriklerinin kesinleştiğini, müvekkili şirketin bahse konu kur farkı tutarını ve faturaları ticari defterlerine kaydettiğini, bu kapsamda davalı tarafın müvekkili şirkete 111.984,70 Amerikan Doları kur farkından kaynaklanan borcu bulunduğunu, bahse konu tutarın davalı ve davalının müvekkili şirket ile imzaladığı sözleşme kapsamında üstlendiği edimlerini ve 28.500.000.-TL'sı azami miktar ile sınırlı olmak üzere borçlarını müşterek borçlu müteselsil kefil olarak TBK 581 vd. maddeleri uyarınca asıl borçlu ile birlikte üstlenen diğer davalı...' ın tüm taleplere rağmen ödemediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalı-borçlular aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlular tarafından icra takibine haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak itiraz edilmesi üzerine takibin icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, İzmir Adliyesi Arabuluculuk Bürosunun ... nolu arabuluculuk dosya numarası ile zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmek üzere mahkemeye müracaatın zorunlu olduğunu belirtmiş , davalı-borçluların İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin devamına, davalı-borçlular aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği 28/03/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde; davanın hukuka aykırı olduğunu, döviz ile sözleşme yapmanın sistemimizde kabul görmediğini, bu nedenle yapılan sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle yok hükmünde olduğunu, 13.09.2018 tarih, 30534 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 85 Karar Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar'ın "Döviz" başlıklı 4. maddesine (g) bendi eklendiği , söz konusu bend de "Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz." denildiğini, karara eklenen geçici madde 8'de, (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedellerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında Türk Parası olarak taraflarca yeniden belirleneceğinin düzenlendiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar'ın “Tanımlar” başlıklı 2. Maddesi ile Türkiye'de yerleşik kişilerin; yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri ifade ettiğinin düzenlendiğini, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu 19, Madde kapsamında Türkiye'de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da doksan günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunluluğu getirildiğini, bu kapsamda ikamet izni alan yabancı ülke vatandaşının da 32 Sayılı Karar kapsamında Türkiye'de yerleşik kişi tanımı kapsamına dahil olduğunu, Kararı'ın Döviz (kambiyo) tanımı ise “Efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev'i hesap, belge ve vasıtaları” şeklinde yer bulduğunu, kararda menkul kıymet, kıymetli maden, kıymetli eşya ve kıymetli taş tanımlarına ayrıca yer verildiğini, yukarıda yer verilen mevzuat değişikliği kapsamında Bakanlık tarafından ayrıca bir istisna düzenlemesi yapılmaması halinde aşağıdaki hususların dikkate alınması gerekeceğinin düşünüldüğü; Türkiye'de yerleşik kişiler arasında düzenlenen; Menkul ve gayrimenkul alım satım sözleşmeleri, Taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama sözleşmeleri İş, hizmet, eser sözleşmelerinde, Sözleşme bedeli, sözleşmeden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri, döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağını, birinci Madde kapsamında yer alan sözleşmelerin veya sözleşmeden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerinin döviz veya dövize endeksli olarak düzenlenmiş olması halinde Karar'ın yürürlük tarihinden (yayım tarihinden) itibaren 30 gün içerisinde (12/10/2018 tarihine kadar) Türk Lirasına çevrilmesi gerektiğini, bu durumda genel teamül, değişikliğin yapılacağı ek sözleşmenin düzenlenme tarihindeki ilgili döviz cinsinin Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (“TCMB”) efektif satış kurunun veya taraflarca sözleşme serbestisi gereği belirlenecek bir kur üzerinden Türk Lirasına çevrilebileceği değerlendirildiğini, sözleşmelerde ücret ödemesinin Türk Lirası düzenlenmesine rağmen cezai şart bedelinin veya sair bir ödeme yükümlülüğünün döviz cinsinden düzenlenmiş olması halinde, bu yükümlülüklerin 30 günlük süre içerisinde revize edilerek Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi gerekeceğini, Türkiye'de görevlendirilmiş, ikamet izni bulunan yabancı ülke vatandaşı gerçek kişilerin hizmet sözleşmeleri karşılığı ödemelerin Türk Lirası olarak düzenlenmesi gerekeceğini, yabancı ülkede Türk Şirketi adına görevlendirilen Türk vatandaşı kişilerin hizmet sözleşmelerinin Türk Lirası cinsinden düzenlenmesi gerekeceğini, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların teminatı olarak alınmış olan döviz cinsinden düzenlenmiş kira alacaklarının temliki sözleşmelerinin Türk Lirası olarak düzenlenmesi gerekeceğinden teminat yeterliliklerinin yeniden değerlendirilmesi gerekeceğinin düşünüldüğünü, Türkiye'de kurulu şirketlerin yurtdışı işleri için hizmet almasına rağmen faturanın Türkiye'de kurulu şirket tarafından düzenlenmesi halinde sözleşmelerin Türk Lirası üzerinden düzenlenmesi gerekeceğini, özetle, kapsamın Bakanlıkça belirlenmesi suretiyle Türkiye'de yerleşik kişilerin (yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye'de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri) kendi aralarında döviz veya dövize endeksli sözleşme düzenleyemeyecekleri gibi var olan bu nitelikteki mevcut sözleşmelerini 13.09.2018 tarihinden itibaren 30 gün içerisinde "TL" olarak yeniden belirlemeleri gerektiğini, düzenlemeye uyulmaması halinde Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'un 3. Maddesi kapsamında “Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış bulunduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk Lirasından yirmibeşbin Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır.” (2018 güncel rakamı 6306 Türk Lirasından 52.601 Türk Lirasına kadar...) denildiğini ayrıca maddenin devamında “Kabahatin konusunu yabancı para oluşturması halinde, idari para cezasının hesaplanmasında fiilin işlendiği tarih itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının bu paraya ilişkin "döviz satış kuru" esas alınır. Hükmolunacak idari para cezasına, suç tarihi ile tahsil tarihi arasındaki süreler için 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı oranında, para cezası ile birlikte tahsil olunmak üzere, gecikme faizi uygulanır. Gecikme faizinin hesaplanmasında ay kesirlerinin nazara alınmaz. Yukarıdaki fıkrada yazılı suçların tekerrürü halinde verilecek cezaların iki kat olarak hükmedilir. Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet Savcısı yetkilidir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığının görüldüğünü, davacının yasal sınırları ve yukarıdaki Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yok sayılarak yasal sınırlar aşılarak akdedilmiş olan sözleşmeye dayandığını, dayandıkları sözleşmenin bir an için yasal sözleşme olduğu kabul edilse dahi davacının bu sözleşme şartlara dahi uymadığın, yaptığı alacak hesabının sözleşmeye dahi aykırı olduğunu, bu nedenle tüm hususların bir bilirkişi marifetiyle aydınlatılmasının talep edildiğini, yasal inceleme sonucunda borçlarının olmadığının ortaya çıkacağını, yasal dayanaktan yoksun alacak ana para oluşturulduğu için buna yüzde 20 gibi tazminat istenmesinin de dayanaktan yoksun olduğu, bir an için sözleşmenin geçerli olduğu varsayılsa dahi istenen tazminatın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, fiili hukuki durum alacak kur farkına dayandırıldığından bu kur farkları da gerçek durumu yansıtmadığından istenen kur farkı yasal olmadığından kur farkının ödenmemesinden yani zaten bir tazminat çeşidi değil " kur farkı" na ikinci bir kötüniyet tazminatı eklenmesinin mümkün olmadığını, faturaya bağlı borçlar ödendiği halde yeni mesnetsiz yasal dayanaktan yoksun faturaların yollandığını, itiraz fırsatı dahi olmadan dayanaktan yoksun alacak kalemleri oluşturulduğunu, tüm bu icra takibine itiraz edildiği gibi davaya yasal dayanak olarak sunulmuş sözleşmeler döviz cinsinden tekrar tekrar ayarlamalar yapmak suretiyle oluşturulmuş adeta cezai şartlarmış gibi dövize bağlı artışlar yapılmak suretiyle olmayan alacak oluşturulmuş ve mesnetsiz faturaların tanzim edildiğini, davacının iddia ettiği gibi bir kur farkı oluşmadığını, mahkeme farklı kanaatteyse bir bilirkişi marifetiyle davacının ileri sürdüğü farkların hesaplanmasının talep edildiğini ancak bu husustaki öncelikle talebin alacak kalemlerinin yasal dayanaktan yoksun olan sözleşmeye dayandırılıyor olması olduğu, ancak sözleşme mahkeme tarafından geçerli kabul edilmekteyse talep edilen kur farklarının bilirkişi tarafından hesaplanmasının talep edildiğini belirtmiş , davanın reddine, kötü niyetli takibi sürdüren davacının dava takip miktarı üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir... İcra Müdürlüğü ' nün... sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklının ... Yem Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, borçluların... ile ...Ürünleri Yetiştiriciliği Nakliyat Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borç miktarının 111.984,10 USD, borcun dayanağının sözleşmeye ve faturaya dayalı cari hesap alacağı olduğu, ödeme emrinin borçlu...a 15/11/2023, borçlu şirkete 15/11/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin 12/11/2025 tarihli dilekçesi ile icra takibine, borca, faiz ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin ara karar oluşturulmuş , ara kararı doğrultusunda öncelikle davalı defterleri üzerinde inceleme yaptırılması için Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış , talimat mahkemesi vasıtasıyla alınan 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan tespitlerin inceleme bölümünün (e) maddesinde tespit edilen 1.363.286,83 TL. sı davalının davacıya olan borcu olarak tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Dava ve takip konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesine yönelik olarak davacı taraf ticari defterleri üzerinde Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış , alınan 03/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; raporun 4-2-4 bölümünde detaylı olarak açıklandığı gibi davacının takip tarihi itibariyle, davalıdan fatura tarihlerindeki kurlar ile hesaplanmış ve faturalanmış 111.984,10 USD karşılığı 1.363.286,83 TL alacağının olduğunun tespit edildiği ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça, davalıdan kur farkı faturası dolayısıyla alacaklı olunduğundan bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça itirazın iptaline yönelik eldeki dava açıldığı, davacı ile davalı arasında imalatı ve satışı yapılan balık yemi ürününün davalı şirkete satışına ilişkin sözleşme akdedildiği, Satım Sözleşmesi'nin "Ödeme" başlıklı 3. Maddesi uyarınca; "...Fiyat listesi ödeme cinsine ve vadesine göre döviz bazlı oluşturulur. Alıcı ile anlaşılan çalışma koşuluna göre ilgili döviz fiyatlarından faturalama işlemi yapılır. Faturalarda fatura tarihinden 1 gün önceki saat 16:00'da açıklanan TCMB Döviz Satış Kuru kullanılır. Fatura bedelinin karşılığı hem TL hem de döviz bazlı olarak kaydedilir." "Faturanın ödemesi, satıcı ile müşterinin mutabık kaldığı vade tarihinde, fatura üzerinde yazılı yabancı paranın saat 11:00'de açıklanan TCMB gösterge kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı olarak ifa edilir. Bu durumda, fatura üzerindeki Türk Lirası bedel ile ödeme günündeki Türk Lirası bedel arasında fark oluşması halinde satıcı yabancı para değer kaydından kaynaklanan kur farkı bedeli için kur farkı faturası keşide ederek bu farkı muhasebeleştirecektir. Alıcı bu kur farkı faturası bedelini faturanın kendisine ulaştığının ertesi günü ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." hükmünü içerdiği , sözleşmenin söz konusu hükmü göz önüne davacı tarafça kur farkı alacağının talep edilebileceği ancak alacak dayanağı olan ve yargılama sırasında dosyaya sunulan 4 adet kur farkı faturasının, Türk Lirası üzerinden düzenlenmesine rağmen davacı tarafça icra takibinin Amerikan doları üzerinden yapıldığı , kur farkı alacağının fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki farktan kaynaklanan alacak niteliğinde olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebileceği, davacının Türk Lirası üzerinden düzenlediği kur farkı faturalarına ilişkin Amerikan doları üzerinden icra takibi başlatıp alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptaline ilişkin davada usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibi bulunmadığının kabulünün ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Peşin alınan harç fazla olduğundan 44.198,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan asıl dosya için karar tarihinde yürülükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av. ...le davalı vekil Av. ...'ın yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/09/2025
Başkan...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır