T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/258
KARAR NO : 2025/779
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 25/03/2025 havale tarihli dava dilekçesinde; davalı Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi'nin, 25.02.2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında gündemin 5. Maddesinde 3 yıl süre ile yönetim kuruluna, denetim kuruluna ve birlik temsilciliklerine asil ve yedek üyelerin seçimi hussuunda oylama yapılmış olup seçimde 1 nolu mavi liste 296 oy, 2 nolu kırmızı liste 300 oy aldığı bildirilerek 4 oy farkla kırmızı listenin oy çokluğu ile seçilmiş olduğuna karar verildiğini, karara karşı gündemin 7. Maddesi ile muhalefet şerhi de sunularak yapılan seçime itiraz edildiğini, yapılan seçimin son derece şaibeli olup kanuna ve ana sözleşmeye aykırı yapıldığını, seçimin başından sonuna kadar video kaydına alınmış olup delil olarak ekte flash bellek ile sunulduğunu, seçimlerde yaşanan kanuna, ana sözleşmeye ve hakkaniyete de aykırı uygulamalar ve usulsüzlükler nedeniyle yapılan seçimin mutlak butlan ile batıl olduğunu, bu itibarla kooperatif üyesi olan müvekkillerinin muhalefet şerhi sunmasına dahi gerek olmaksızın bu iptal davasını açmasının mümkün olduğunu, müvekkillerinden ...un muhalefet şerhi de sunduğunu, ...nun da yönetim kurulunda olup muhalefet şerhi sunması da gerekmediğini, ... ' ın seçim listesinde yer almakta olup seçilme hakkının engellendiğini, genel kurulun 5. maddesinde oylamaya geçilmeden evvel kooperatif ortağı olmayan üst birlik başkanı ...n aynı zamanda divan başkanlığı görevini yaptığı ve hiçbir ortağın önerisi bulunmamasına rağmen kendiliğinden kanuna aykırı olarak seçimin gizli oylama ile yapılabileceğini belirterek oylamaya geçtiğini, davalı kooperatif ana sözleşmesinde Oy kullanmanın şekli başlıklı 35. Maddesinde, MADDE 35- (1) Oylamalar genel olarak el kaldırmak (açık oylama) suretiyle yapılır. Ancak, genel kurula katılanların yarıdan fazlasının talebi halinde gizli oya başvurulur. hükmü yer aldığını, seçimlerde asıl usulün açık oylama olduğu kanunda belirtilmekte olup bugüne kadar davalı kooperatif genel kurullarının her daim açık oylama ve el kaldırma suretiyle seçimler yapıldığını, divan başkanın böyle bir usul olmamasına rağmen ve herhangi bir üye tarafından teklif dahi edilmemişken ve kanunen bu hususta hiçbir hakkı yokken divan başkanının kendiliğinden böyle bir oylamaya geçtiğini, mevcut yönetiminde bu hususta bir hazırlığı olmadığından ne olduğunu dahi anlayamadan gizli oy kullanma yönünde bir oylamaya başlandığını, toplantıda hiçbir üyenin bu hususta bir teklifi olmamasına rağmen divan başkanının kendiliğinden böyle bir oylamaya geçmiş olmasının dahi kanuna aykırı olduğunu, divan başkanının usulsüz şekilde başlattığı oylamada gizli oylamayı kabul etmeyenlerin de kararda belirtilmediğini, bu husustaki oylamada iki elini kaldıran herkes için iki oy kullanmış gibi sayım yapılmış olup vekaleti olmayan kişilerin iki elini kaldırması ile kendilerinin iki oyu varmış gibi sayım yapılmış olup bu durum video kaydı ile de sabit olduğunu, gizli oylama yapılmasına yönelik yapılan oylamanın dahi usul ve yasaya aykırı olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ' nda (m.48) Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri hariç olmak üzere ortak sayısı 500’den fazla olan kooperatiflerin organ seçimleri gizli oy açık tasnif şekliyle yapılması gerektiğini, bu seçimlerde her ortak en fazla 1 ortağı temsil edebileceğini, Kredi Kefalet Kooperatiflerinde ise, anasözleşmede hüküm varsa veya genel kurulda karar alınması halinde organ seçimlerini gizli oyla ve açık tasnif esasına göre gerçekleştirebildiğini, Ana sözleşmenin 35. Maddesinde de oylamanın esas olarak açık oylama suretiyle yapılması gerektiğinin belirtildiğini, gündemin 5. Maddesinde divan başkanı bu hususta bir öneri yokken ve zorunlulukta bulunmamasına rağmen usulsüz şekilde kendiliğinden bir oylamaya geçtiği ve genel kurulun 5. maddesinde oylama neticesinde 353 oy açık, 391 oy kapalı seçim için oy kullandığı belirtildiğini, oy çokluğu ile kapalı oylama açık tasnif usulüne göre seçimin yapılmasına karar verildiğini, her oylama için kabul ve red oylarının ayrı ayrı sayılarak tutanağa geçirilmesi gerektiğini zira her iki oylamada da oy kullanılmasını yasaklayan bir durum bulunmadığını, Kooperatif Ve Üst Kuruluşlarının Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulundurulacak Bakanlık Temsilcisinin Nitelik Ve Görevleri Hakkında Yönetmeliği ' n Gündem Maddelerinin Görüşülmesi, Kararların Alınması ve Tutanağın Yazılması Temsilcinin Toplantı Sırasındaki Görev, Yetki Ve Sorumlulukları başlıklı MADDE 16 – (10) Temsilci, genel kurul tutanağında, görüşmelerin içeriğini, söz alanların kimler olduğunu, sorulan sorular, verilen cevaplar, kimlerin alınan kararlara karşı muhalefet şerhi düştükleri ve muhalefet sebepleri, lehte, aleyhte ve çekimser oyların sayıları ile bilinmesi gerekli diğer hususlar açıkça belirtilir, düzenlemesinin bulunduğunu, bu noktada genel kurulda açık oy kullanma ve gizli oy kullanma hususlarında kabul ve red oyları ayrı ayrı sayılarak tutanağa geçirilmediğini, seçim sonrasında muhalefet şerhlerini bildiren üyelerin tutanağa da geçirdiği gibi açık oylama esnasında vekaletname sahibi olmadığı halde ve yaka kartı da tek olmasına rağmen çift el kaldıranların oyu çift olarak sayıldığını, bu sayının aşağı yukarı 20-25 kişi civarında olduğunu, oylarının çift sayıldığı düşünüldüğünde neredeyse 50 oy burada fark ettiği ve seçimin açık veya gizli yapılmasına etki edeceğinin tartışmasız olduğunu, gizli oy açık tasnif şeklinde seçimin yapılması oylamasında 391 kişi olumlu oy kullandığı belirtilirken seçim sonucunda ise 300 oy aldığını, bu durumun dahi sayımın sağlıklı yapılmadığını kanıtladığını, video kaydının incelenmesinde ön sıralarda yer alan yaka kartı 1 adet olan, vekaleti olmadığı halde 2 el kaldıran kişilerin rahatlıkla görülebildiğini, gizli oy açık tasnif şeklinde seçimin yapılmasına dair verilen karar baştan itibaren usulsüz olup bu seçimde iki elini kaldıran herkesin vekaletnamesi olup olmadığına bakılmaksızın iki oy hakkı varmış gibi düşünülerek sayım yapılmasının peşinen hatalı olduğunu, bu durumun tüm itirazlara rağmen devam ettirildiğini, yapılan bu oylamada gizli oy açık tasnif gerekli çoğunluğu sağlamayamadığını, bu nedenle de öncelikle gizli oy açık tasnif önerisi kabul görmediği için yapılan seçimde bu anlamı ile usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, kapalı oylama yapılabilmesi için genel kurulda kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulalarının kullanılması şart olup seçim neticesinde sayımı yapılan oy pusululalarının tamamında kooperatif mührü olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, aynı zamanda üye sayısı kadar (3798 adet) oy pusulasının seçime katılan her iki grupta da bulunması zorunlu olduğunu, seçim bitene kadar kaç kişinin gelip gelmeyeceğini belirlemenin mümkün olmadığını, nitekim yönetimde - karşı tarafta en fazla 1000’er tane oy pusulası bastırabildikleri, seçim esnasında boş pusulaların mühürlenerek, sayılarak tutanağa geçirilmesi ve kullanılan mühürlü oylar ile kullanılmadan boş kalan oy pusulası ve zarflarının tutanak altına alınması, bunların genel kurul toplantı tutanağına geçirilmesi zorunlu iken bu işlemlerde tesis edilmediğini, genel kurul tutanağında oy pusulalarının sayılarının yazılmamasının nedeninin seçimin gizli oy açık tasnif kurallarına aykırı yapılmış olması olduğunu, hükümet komiserinin yönetmelik hükümleri gereği tutanağa derc etmemesinin yasaya aykırı olduğunu, sürece ilaveten oy kullanma esnasında sandık görevlileri belirlenmediğini, bu belirleme olmaması sebebiyle sandık güvenliği de tesis edilemediğini, sandık görevlisi belirlemeyen divan ve bakanlık temsilcisi seçimin güvenliğini sekteye uğrattığını, mevcut durumda sandık görevlilerinin genel kurulca belirlenmediğini, tutanaklara seçimlerin nasıl yapıldığını, sandıkların nasıl kurulduğuna ilişkin hiçbir şerh düşülmediği ayrıca genel kurul toplantı tutanağı ekinde de sandıkta asaleten ve vekaleten oy kullanıldığını gösteren imzalı hazirun listeleri de oluşturulmadığını, böylece mahkeme ve yetkili mercilerin denetim yapmasının engellendiğini, sonuç itibariyle, denetlenemeyen-kimin oy kullandığı belli olmayan bir genel kurulun sonucunda kişilerin seçme ve seçilme hakkı engellendiğini, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin oy kullanmanın şekli başlıklı 35/2 maddesi gereğince (2) gizli oylamada, kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulalarının kullanılmasının esas olduğu ancak, genel kurulca karar alınmak kaydıyla ayrıca basılı oy pusulası da kullanılabildiği, genel kurulun yalnızca basılı oy pusulası kullanılması yolunda alacağı kararın geçersiz olduğunu, genel kurulda kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulaları ve basılı oy pusulalarından başkaca bir pusula seçim için kullanılamayacağını, matbaada basılmış veya yazı makinesi ile yazılmış ya da çoğaltılmış oy pusulaları basılı oy pusulası sayıldığı ancak seçimde tüm itirazlara rağmen kooperatifin mührünün basılı olduğu oy pusulaları kullanılmadığını, yapılan seçimin ana sözleşmenin açık hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, toplam 3798 ortaktan 648 ortak asaleten 110 ortak vekaleten olmak üzere 758 ortağı hazır bulunduğu bildirilerek toplantı açıldığını, seçime başlamadan önce bir ara nisap alınmadığını, seçim sonucunda toplam 296 oy mavi liste, 300 oy kırmızı listenin oy aldığı toplam 596 oy kullanıldığı belirtildiğini, kapalı oylamada hazirun cetvelinde yer alan imzalara bakılmadan ve oy kullanan kişilerin kimler olduğu incelenmeden, vekaletnameler kontrol edilmeden oy kullandırıldığını, oy kullananlardan bir imza alınmadığından kimlerin oy kullandığını, kimin yerine oy kullandığı ve oy kullananların gerçekten üye olup olmadığı dahi denetlenmediğini, asıl vahim olan durumun ise genel kurul toplantısı ve oy kullanımı devam ederken saat 14:30 civarında kapıların kapatılması istendiği ve sonrasında toplantıya kimse alınmadığı zaten bu nedenle de genel kurul başlayıncaya kadar bir kısım ortağın dışarı çıktığını, seçimlerin başlaması ile kapılar kapandığı için ve/veya kapıların kapanacağını öğrenen ortaklar dışarı çıktığı yada (sigara içmek veya başka bir ihtiyacını karşılamak için çıkanlar) da içeriye alınmadığını, bu nedenledir ki, 744 kişi ile başlayan genel kurulun 596 hazirun ile sonuçlandığı ayrıca saat 14:30’dan sonra yani kapıların kapatılması ile kapının önünde biriken üyelerin içeriye alınmadığını, video kaydı ile de sabit olduğu üzere en az imzası alınmayan 100 kişinin de dışarıda kaldığı ve oy kullanması engellendiğini, seçim sonucunda iki liste arasında 4 oy fark bulunmakta olup aleyhe kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kullanılan oyların bir an için usulüne uygun kullanıldığı düşünülse dahi; 744 toplantının başında genel kurula gelen üyeler -596 seçimde oy kullanan üyeler =148 kişi ve yukarıda izah etmeye çalıştıkları üzere hazirunu hiç imzalayamayıp toplantıya alınmayan toplantı salonuna giremeyen en az 100 üye bulunduğu, netice itibariyle seçimde oy kullanamayan ortakların seçimin neticesini değiştirebileceğini, 1163 Sayılı Kanunun 48. Maddesi gerereğine her ortağın en fazla 1 ortağı temsil edebileceğini, davalı kooperatifin ana sözleşmesinin oy hakkı başlıklı 24/3. Maddesi gereğince de her ortak yalnız bir oya sahip olup, noter onaylı yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir ortağı, oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebileceği hükmü bulunduğunu, kapalı oy kullanımında asaleten ve vekaleten kimlerin oy kullandığı hazirun cetvelinden tek tek imzaları da kontrol edilerek incelenmeli ve oy kullanmak için sandığa gelen kişinin kim olduğu belirlenip, oyunu kullandığına dair ayrıca imza alınması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, seçimin salahiyeti için oy kullanan kişilerin üye olup olmadığı, vekaletname ile oy kullanıp kullanmadığı hususunun denetlenmesi gerektiği ve oy kullandıktan sonra imzasının alınarak kimlerin oy kullandığının belirlenmesinin şart olduğu ancak seçim esnasında kimlerin oy kullandığı dahi belirsiz olup oy kullanmak üzere sandığa gelen kişilerin kimlikleri, hazirundaki imzaların incelenmediğini, vekaleten oy kullanıp kullanmadıklarının dahi denetlenmediğini, kimin oy kullandığı kimin kullanmadığı dahi belirsiz olduğunu, bir hazirun oluşturularak seçim esnasında oy kullanmadan evvel imzasının alınıp kimin oy kullandığının denetlenmesi gerekmekte iken tam bir usulsüzlük ve karambol içerisinde seçim yapıldığını, oy kullanan kişilerin imzalarını vermek suretiyle kimlerin oy kullandığının tespitinin zorunlu olduğunu, buna rağmen şu aşamada kimin oy kullandığının belirsiz olduğunu, daha da vahimi genel kurul toplantısı ve oy kullanımı devam ederken 14:40 civarında kapıların kapatılması neticesinde yüzlerce üye oy kullanmak üzere içeri alınmadığını, 744 kişi başlayan toplantıda sadece oy vermek üzere gelmiş olan bu kişilerden bir çoğu oyunu kullanamadığını, genel kurulun yapıldığı alanın kapısı önünde dışarıda yüzlerce kişi de oy vermek üzere beklemesine rağmen içeri alınmadığını, seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiğini, seçim sonucu zarflar ilk sayıldığında 591 zarf sayıldığını bildiren divan heyetinin ikinci kez zarfları saydığında bu kez de 596 zarf olduğunu bildirdiği, hem oy pusulaları usulsüz hem seçimde oy kullananların denetimi yapılmadığı için büyük bir şaibe bulunmakta olup seçime tüm üyelerin alınmaması neticesinde de bir haksızlık oluştuğu ve yapılan seçimin gerçeği yansıtmadığının açıkça ortada olduğu, seçime alınmayanların iş bu seçimin neticesini etkileyecek nitelikte olduğunu, T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ... HUKUK DAİRESİ E.... T. 14.12.2022 • KOOPERATİF GENEL KURUL KARARININ İPTALİ İSTEMİ ( Usulüne Uygun Yapılmış Bir Oylama Bulunmadığından Davaya Konu Denetim Kurulunun Seçimine İlişkin 10. Gündem Maddesinin İptali Gerekirken Hukuki Yanılgı İle Reddine Karar Verilmesinin Hatalı Olduğu ) • USULSÜZ OYLAMA ( Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali İstemi - Birinci Listenin 29 İkinci Listenin 32 Oy Kullandığı Bunların İçinde Mükerrer Oylar Bulunduğu ve Oylamanın Kooperatifler Kanunu'nun 48. Md.sine Aykırı Şekilde Yapıldığı/Mükkerrer Oyların Sonuca Etki Etmediği de Kesin Olarak Tespiti Edilemediğinden Usulüne Uygun Yapılmış Bir Oylama Bulunmadığı ) 1163/m.48 ÖZET : Asıl ve birleşen dava, davalı kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 48. maddesi, "Genel Kurulda her ortak yalnız bir oya sahiptir. ( Ek fıkra: 03/06/2010-5983 S.K./1.mad. ) Esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere, ortak sayısı 500'den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimleri, gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır. Kooperatiflerin organ seçimlerinde her ortak, en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir.Anasözleşmelerin bu fıkraya aykırı hükümleri uygulanmaz." hükmünü içermektedir. Somut olayda, 28/12/2005 tarihli genel kurul toplantısının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin seçiminde, hazirunda kayıtlı ortak sayısından ( 59 ) iki fazla toplam 61 oy kullanıldığı görülmüştür. Dolayısıyla Kooperatifler Kanunu'nun 48. Maddesine aykırı şekilde en az 2 mükerrer oy kullanılmıştır. Ancak hazirun cetvelindeki üyelerin tamamının oylamaya katılıp katılmadığı anlaşılamadığından kaç mükerrer oy kullanıldığı da tespiti mümkün görülmemekle birlikte kullanılacak 3 mükerrer oyun sonuca doğrudan etkisi de tartışılamaz. Bu nedenle birinci listenin 29, ikinci listenin 32 oy kullandığı, bunların içinde mükerrer oylar bulunduğu, oylamanın Kooperatifler Kanunu'nun 48. Maddesine aykırı şekilde yapıldığı, mükkerrer oyların sonuca etki etmediği de kesin olarak tespiti edilemediğinden usulüne uygun yapılmış bir oylama bulunmadığından davaya konu denetim kurulunun seçimine ilişkin 10. Gündem maddesinin iptali gerekirken hukuki yanılgı ile reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur. şeklinde olduğunu, kooperatif ortağı ...r eşi... ile genel kurula geldiğini,...'un oy hakkı olmamasına rağmen kargaşadan ve denetimsizlikten yararlanarak genel kurul seçimlerinde oy kullandığını, buna ilişkin fotoğrafı video kayıtlarından alarak mahkemeye ibraz edileceğini, genel kurul toplantı tutanağında seçimin başlama ve bitiş saati yazmadığı gibi toplantının bitişine ilişkin tutanak sonunda bir belirleme dahi yapılmadığı toplantının kapatıldığının belirtilmesi ile yetinildiğini, yapılan tüm bu usulsüzlükler neticesinde seçilen yeni yönetimin görevi devraldığı ve ticaret sicil müdürlüğünde de yöneticiliklerini ve görev sürelerini tescil ettirdiklerini, yeni yöneticilerin göreve başlaması ile yeni kararlar alarak işlem tesis etmeleri halinde geriye dönülemez şekilde yapılan işlemler geriye alınamayacağı ve bu durumda kooperatifin aleyhine sonuçlar doğabileceğinin de aşikar olduğunu, bu itibarla, kararın uygulamasının tedbiren durdurulmasına, eski yönetimin görevine tedbiren devam etmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise yönetime tedbiren bir kayyım tayin edilmesine dair karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirtmiş , davalı kooperatifin, 25.02.2024 tarihli olağan genel kurul toplantısında, seçimlere ilişkin 5. Maddesinin iptaline, Kanun ve ana sözleşmeye aykırı mahiyette yapılan seçimler nedeniyle bu kararın uygulamasının tedbiren durdurulmasına, eski yönetimin görevine tedbiren devam etmesine bunun mümkün olmaması halinde ise yönetime tedbiren bir kayyım tayin edilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği 24/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde; tüm ortakların dava açmasına imkan veren durumların, “toplantının kanun ve ana sözleşmede yazılı çağrı usulüne göre yapılmamış olması, gündem maddelerinin gerektiği gibi ilanı ve bildirilmemesi, yetkisi olmadığı halde toplantıya katılanların olması " olduğu bu üç durumda ortağın, genel kurula karşı iptal dava açması için genel kurulda bulunmayı gerektiren ve alınan kararlara katılmış olmasına ve aleyhte oy kullanmaya gerek görülmediği yine toplantıda hazır bulunmayan ortakların, yalnızca toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığı veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediği iddiasıyla bozma davası açabileceklerini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların; yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantı bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali dava açabileceğini, TTK 446/1 çerçevesinde toplantıda hazır bulunan pay sahibinin iptal davası açma hakkını kullanabilmesi için dört şartı yerine getirmesi gerektiğini, bu şartların; pay sahibi sıfatına sahip olma, toplantıda hazır bulunma, gündem maddesiyle ilgili olumsuz oy kullanma, muhalefetini toplantı tutanağına geçirtme olduğunu, davacılar tarafından her ne kadar 25.02.2024 tarihli genel kurul toplantısında oy kullanımı devam ederken kapıların kapatılarak, toplantıya kimsenin alınmadığı ve bu nedenle de imzası alınmayan 100 kişinin oy kullanmasının engellenmiş olduğunu iddia edilmiş ise de -ki bu iddialar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır- davacıların, kooperatifin 25.02.2024 tarihli genel kurul toplantısı sırasında bazı üyelerin haksız olarak oy kullanmalarına müsaade edilmediği yönünde herhangi bir itirazda bulunmayarak, toplantı tutanağına konuya ilişkin bir muhalefet şerhi ekletmediğinden -davacıların iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla- bu hususa ilişkin herhangi bir itirazda bulunmayan davacıların, genel kurul kararının iptali için bu davayı ikame etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca genel kurulun iptali davasını ikame eden davacıların, müvekkili kooperatif üyesi olduklarına ve 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına katıldıklarına ilişkin dava dilekçesi ekinde herhangi bir belge de sunulamadığını, uyuşmazlık konusu davada öncelikle müvekkili kooperatifin üye kayıt defterinin incelenmesi ile davacıların kooperatif üyesi olup olmadıklarının tespitinin gerektiğini, akabinde davacıların kooperatif üyesi olmadıklarının tespit edilmesi halinde davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacıların kooperatif üyesi olduklarının tespiti halinde ise anılı toplantı tutanağına muhalefet şerhi ekletmeyen davacıların husumet yokluğu nedeniyle davalarının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. Maddesinde; “ Aşağıda yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. “ şeklinde iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre içerisinde ve kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinin belirtildiğini, anılı kanun maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu dava davacı tarafından, hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gibi yetkili mahkemede de açılmadığından ve genel kurul kararının iptali davalarında yetki, kamu düzenine ilişkin olduğundan, uyuşmazlık konusu davanın bu yönden de usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar müvekkili kooperatifin 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının, kooperatif ana sözleşmesine ve kanuna aykırı şekilde yapılmış olduğunu ve yine usul ve yasaya aykırı şekilde oy kullanılması nedeniyle seçimlere ilişkin 5. Maddenin iptalini talep ederek, uyuşmazlık konusu iptal davasını ikame etmiş ise de, davacı tarafın söz konusu iddialarının haksız ve mesnetsiz olup, davacı tarafça ikame edilen kötü niyetli davanın esas yönünden de reddine karar verilmesi gerektiği, davacıların her ne kadar müvekkili kooperatifin, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının ana sözleşmeye ve kanuna aykırı şekilde yapılmış olduğunu iddia etmiş ise de, bu iddianın haksız ve kötü niyetli olduğunu, T.C. Ticaret Bakanlığı Esnaf, Sanatkârlar ve Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü Esnaf, Sanatkârlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi Ana Sözleşmesi'nin 25. Maddesinde; MADDE 25- “ (1) Genel kurul, olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanır. Olağan genel kurul toplantısının her yıl nisan ayı sonun kadar yapılması zorunludur. (2) Ancak; kooperatif üst kuruluşuna ortak olunması, genel kurul toplantısının gündemine konuyla ilgili madde konulması ve Ticaret bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara uygun hareket edilmesi şartıyla, olağan genel kurul toplantıları en fazla iki hesap dönemini kapsayacak şekilde ve birleştirilerek yapılabilir. (3) Olağanüstü genel kurul, kooperatif işlerinin ve ana sözleşme hükümlerinin gerektiği zaman ve surette toplanır.” düzenlenmesinin yer aldığını , genel kurul toplantısına çağrı şekline ilişkin olarak “Çağrının Şekli” başlıklı Kooperatif Ana Sözleşmesinin 28. Maddesinde ise; “Madde 28- “ Olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılara ilişkin çağrılar adi mektupla, gazeteyle veya gazete olmayan yerlerde mahalli örf ve âdete göre ilan yoluyla yapılır. Çağrının, kooperatife yazılı olarak iletilmiş olması şartıyla ortağın GSM (cep telefonu) numarasına veya elektronik posta adresine gönderilecek ileti (SMS, e-posta vb.) aracılığıyla yapılması da mümkündür.” düzenlemesinin yer aldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 411. Maddesinin 1. Fıkrasında; “Yönetim kurulu gerektiği takdirde genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Azınlık pay sahipleri genel kurulun yapılmasını gerektirici sebeplerini ve gündemi belirterek yönetim kurulundan genel kurul yapma çağrısı yapmasını talep edebileceği, Genel kurul zaten toplanacak ise azınlık karar almak istedikleri konuların gündeme alınmasını isterler.” hükmü haiz olduğunu, Kooperatif genel kurulunun toplantı. çağrısına ve ilanına gündem yazıldığını, Kooperatif genel kurulu bir araya geldiğinde, gündem sınırları içerisinde çalışmaların devam ettirdiğini, gündemin ise genel kurulun bir planı vaziyetinde olduğunu, Genel kurulda yalnızca gündemdeki yazılı olan konulara ilişkin görüşme açılabildiği ve kararlar verilebildiğini, bu nedenle genel kurulu davet etmeyle ilgili ilan ve mektuplarda gündemin gösterilmesi zorunlu olduğunu, toplantıya çağrıda, ilan ve de mektuplarda gündemin olması, ortakların konuşulacak şeylere önceden hazırlanması ve bunları bilmesini sağlamakta, olası bir şaşırtıcı gündem maddesiyle karşılaşmalarına mani olduğunu, gündemde ifade edilmeyen konuların genel kurulda görüşülmediği ve bunlar hakkında karar alınamadığını, ana sözleşme ve kanun maddeleri doğrultusunda müvekkili kooperatifin 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararının alınmasında usul ve yasaya aykırı herhangi bir durum bulunduğu, genel kurul toplantısına ait ilanın tarih ve saati, toplantı yeri ve gündemi İzmir'de yayınlanan “... gazetesinin 23.01.2024 tarih ve ... sayılı nüshasında yasal süresi içerisinde yayınlandığı ve yine gündemli çağrı mektubu süresi içerisinde tüm ortaklara PTT Halkapınar şubesinden tebliğ edilmiş olup, genel kurul toplantısına çağrı ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun olarak yapıldığını, Kooperatifin 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının “GÜNDEM” ine bakıldığında ise ilana; Açılış, Genel Kurul Başkanlık Divanının Seçimi, Saygı Duruşunda Bulunulması Ve İstiklal Marşımızın Okunması 2021-2022 Yılı Genel Kurulunda Almış Olduğumuz Ve Dağıtmadığımız Hediyelik Eşyaların Dağıtımı İçin Karar Alınması 3 Yıl Süre İle Yönetim Kurulana 5 Asil, 5 Yedek Üye, 3 Yıl Süre İle Denetim Kuruluna 2 Asil 2 Yedek Üye, 3 Yıl Süre İle Birlik Temsilcilerinden 5 Asil 5 Yedek Üye Seçimi Dilek Ve Temenniler İle Kapanış” maddelerinin yazıldığının görüldüğünü, bu kapsamda 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı kararının ana sözleşme ve kanuna uygun olarak alındığı ve toplantı gündemi usulüne uygun olarak ilan edildiği, müvekkili kooperatifin olağanüstü genel kurul toplantısında, gündemde yazılı olmayan hususlar da görüşülmediğini, genel kurulun kooperatif ana sözleşmesi ve kanuna uygun olarak toplanmasının ardından müvekkili kooperatif tarafından olağanüstü genel kurul toplantı gündeminde de yer aldığı üzere “Genel Kurul Başkanlık Divanı” nın seçimine geçildiğini, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 2. maddesinde de belirtildiği üzere, divan heyeti seçimi için bir önerge olduğu başka bir öneri olup olmadığı sorularak, başka bir öneri olmadığı anlaşıldığından verilen önerge gereği yapılan açık oylama sonucunda divan başkanı ile kâtip ve üyeler seçilmiş olup, divan heyeti seçiminde; ana sözleşmeye, kanuna ve yasaya herhangi bir aykırılık bulunduğu, Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin “Toplantının Açılması Ve Toplantı Başkanlığı “ başlıklı 34. Maddesinde; “MADDE 34- (1) Genel kurul toplantısı; Bakanlık Temsilcisi bulundurulması hususunda usulüne uygun başvurunun ve 1163 sayılı Kanunun 87 nci maddesine göre işlem yapıldığının tespiti ile toplantı nisabının sağlanması üzerine ve çağrıyı yapan organca yetkili kılınan kimseler tarafından açılır. Müteakiben bir genel kurul toplantı başkanı ile kararlaştırılacak sayıda sekreter üye ve gerektiğinde oy toplayıcı üye seçilir. (2) Bu seçimde en çok oy alan adaylar seçilmiş sayılır. (3) Genel kurul toplantı başkan ve üyelerinin, ortaklardan veya kooperatifin üst kuruluşlarının temsilcileri arasından seçilmesi şarttır” düzenlemesi yer aldığını, usulüne uygun olarak toplantı yeri, zamanı ve gündem maddelerini usulüne uygun olan ilan eden ve üyelere bildiren kooperatif genel kurulu tarafından yine usulüne uygun olarak divan heyeti seçildiği ve bu hususun tutanak altına alındığını, bu hususlara ilişkin olarak kooperatif ana sözleşmesi veya kanuna aykırı herhangi durum söz konusu olmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkili kooperatif Divan Başkanı...' nün kendiliğinden, herhangi bir öneri olmadan, seçimin gizli oy ile yapılabileceğini belirterek, gizli oylamaya geçtiğini ve bu hususun da usule aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, bu iddianın da mesnetsiz olduğunu, davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 48. Maddesinde yer alan; “Esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri hariç olmak üzere, ortak sayısı 500'den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimleri, gizli oy açık tasnif esasına göre yapıldığı, kooperatiflerin organ seçimlerinde her ortak, en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir. “ hükmüne dayanmış ise de Esnaf, Sanatkârlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi Ana Sözleşmesi'nin “Oy Kullanmanın Şekli” başlıklı 35. Maddesinde; “MADDE 35- Oylamalar genel olarak el kaldırmak (açık oylama) suretiyle yapılır. Genel kurula katılanların yarıdan fazlasının talebi halinde gizli oya başvurulur. Ancak, kooperatifin ortak sayısı beş yüzü geçtiği takdirde yönetim ve denetim kurulu seçimlerinde oylamalar gizli oy açık tasnif esasına göre yapılır.” hükmü haiz olup, her ne kadar oylamanın açık oylama suretiyle yapılması esas ise de, genel kurula katılanların yarıdan fazlasının talebi halinde oylamanın, gizli oy şeklinde yapılabileceği düzenlendiğini, gerçekten de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda Esnaf Ve Sanatkarlar Kredi Ve Kefalet Kooperatiflerinden, ortak sayısı 500'den fazla olan kooperatiflerin ve üst kuruluşlarının genel kurul toplantılarındaki yönetim ve denetim kurulu belirleme seçimlerinde kural olarak açık oyun esas olduğu ancak kooperatif ana sözleşmesinde veya genel kurulda karar alınması halinde gizli oy, açık sayım suretiyle de oylamanın gerçekleştirilebileceği belirtilmiş olup, kooperatif seçimlerinin gizli oy açık sayım suretiyle yapılmasında kanunen herhangi bir engel bulunmadığını, bu kapsamda 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağın ilk sayfasına bakıldığında, “...Hazirun cetvelinde mevcut 3798 ortaktan 648 ortağın asaleten, 110 ortağın vekâleten olmak üzere toplam 758 ortağın toplandığı hazır bulunduğu ve toplantının açılması için ana sözleşmede gösterilen gerekli nisabın sağlandığı “ ifadesine yer verilerek, toplantıya 758 ortağın katıldığının tespit edildiğini, 25.02.2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 5. Maddesinde de, “...Hazirun cetvelinde imzası olan ortak sayısının ( diğer bir deyişle toplantıya katılanların) yarıdan fazlasının istemesi halinde gizli oylama ile de yapılacağının mümkün olduğunu açıklayarak, oylamaya geçildi. Yapılan oylama sonucunda seçimlerin açık yapılması 353 Oy, kapalı yapılması 391 oy aldığı, böylece seçimlerin kapalı oylama açık tasnife göre yapılması oy çokluğu ile kabul edildi.” ifadesi yer aldığını, dolayısıyla kooperatif ana sözleşmesinde, katılanların yarısından fazlasının talebi halinde gizli oya başvurulabileceği maddesine uygun olarak, toplantıya katılan 758 ortağın yarısından fazlası olan 391 oy ile seçimlerin gizli oylama ve açık tasnife göre yapılması, oy çokluğu ile kabul edilmiş olup, seçimlerin gizli oylama ile yapılmasında herhangi bir usul ve yasaya aykırı durum bulunmadığı, anılı nedenlerle, davacıların, bugüne kadar kooperatif genel kurullarının her daim açık oylama ve el kaldırma suretiyle seçim yaptığını ve seçimin gizli oy ile yapılması usulünün olmadığını ve herhangi bir üye tarafından da teklif edilmediğini ileri sürerek, seçimin kanuna aykırı olduğunu ileri sürmesi şüphesiz kötü niyetli ve mesnetsiz olduğunu, kooperatif ana sözleşmesi gereği, seçimlerin gizli oy açık sayım şeklinde yapılma usulünün var olduğunu, bunun için herhangi bir üyenin talepte bulunmasının gerekmediğini, zira toplantıya katılanların yarısından fazlasının istemesi halinde gizli oylama ile seçim yapılabileceğinin düzenlendiğini, bu nedenle de davacı tarafın iddiasının gerçeği yansıtmamakta olup, seçimin gizli oy ile yapılmasının ana sözleşme ve kanuna uygun olup, davacı tarafın iddiasının herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, davacı tarafın, gizli oylamayı kabul etmeyenlerin kararda belirtilmediği yönündeki iddiasının da mesnetsiz olduğunu, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 5. Maddesinde açıkça, “Yapılan oylama sonucunda seçimlerin açık yapılması 353 oy, kapalı yapılması 391 oy aldığı, böylece seçimlerin kapalı oylama ve açık tasnife göre yapılması oy çokluğu ile kabul edildi.” şeklinde ifade yer almakta olup, kapalı oylamayı kabul etmeyenlerin kararda belirtilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, gizli oylamayı kabul etmeyen 353 kişinin isimlerinin tek tek tutanağa geçirilmesi mümkün olmadığı gibi ne ana sözleşme ne de kanun gereği böyle bir zorunluluk bulunduğunu, aynı şekilde genel kurulda açık oy kullanma ve gizli oy kullanma hususlarında kabul ve red oylarının ayrı ayrı sayılarak tutanağa geçirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmadığını, anılı nedenle davacının bu iddiası da diğer iddiaları gibi mesnetsiz olduğunu, genel kurulda açık oy kullanma ve gizli oy kullanma hususlarındaki kabul ve red sayıları ayrı ayrı sayılarak tutanağa geçirildiğini, davacı tarafın, vekâletname sahibi olmadığı halde ve yaka kartı da tek olmasına rağmen çift el kaldıranların oyunun, çift olarak sayıldığı yönündeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, 1463 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun “Temsil” başlıklı 49. Maddesi gereği; Madde 49 - Ana sözleşmede açıklama bulunduğu takdirde, bir ortak yazı ile izin vermek suretiyle Genel Kurul toplantısında oyunu ancak başka bir ortağa kullandırabilir. Bir ortak Genel Kurulda birden fazla ortağı temsil edemez." düzenlemesi gereği kooperatif ana sözleşmesinde hüküm bulunması halinde bir ortak yazılı izin vererek genel kurul toplantısında oyunu başka bir ortağa kullandırabildiğini, bu kapsamda Esnaf, Sanatkârlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifi Ana Sözleşmesine bakıldığında “Oy Hakkı ve Temsil” başlıklı 24. Maddede; “1) Genel kurul toplantısına, yönetim kurulu tarafından Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS)'nden alınan ortaklar listesinde adı bulunanlar katılabilir. (2) Toplantı tarihinden üç ay evvel ortak olmayanlar hariç her ortak genel kurula katılma hakkına sahiptir. (3) Her ortak yalnız bir oya sahip olup yazı ile izin verilmek suretiyle bir ortak diğer bir ortağı, oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebilir (4) Ortak sayısı bini geçtiğinde her ortak en çok dokuz olmak üzere birden fazla ortağı temsil edebilir. Ancak yönetim ve denetim kurulu seçimlerinde her ortak en fazla bir ortağı temsilen oy kullanabilir. (5) Genel kurul toplantılarında, eş ve birinci derece (ortağın; çocuğu, anne ve babası, eşinin annesi ve babası) akrabalar için temsilde ortaklık şartı aranmaz.” düzenlenmesinin yer aldığını, anılı düzenlemeler ışığında, kooperatif ana sözleşmesinde hüküm olması halinde her bir ortak yazılı izin vererek diğer ortağı oyunu kullanmak üzere temsilci tayin edebilmekte olup, kanun hükmü ve ana sözleşme maddesi gereği temsilen oy kullanabilmesinin mümkün olduğunu, somut olayda, davacı tarafın “açık oylama esnasında vekaletname sahibi olmadığı halde ve yaka kartı da tek olmasına rağmen çift el kaldıranların oyu çift olarak sayılmıştır.” şeklindeki iddiasının kanunen herhangi bir dayanağı bulunduğunu, kooperatif ortaklarından her biri diğer ortağın yazılı izni ile kendisine temsilci tayin edebileceğini ,temsil yetkisine ilişkin bir vekâletname sunulmasına gerek bulunmadığını, bu nedenle davanın işbu iddiası da diğer iddiaları gibi mesnetsiz olup, kooperatif seçiminin ana sözleşme ve yasaya aykırı yapıldığı anlamına gelmemekte olup, işbu husus genel kurul kararının iptaline neden olmadığını, davacı taraf, dava dilekçesinde her ne kadar gizli oylama yapılabilmesi için genel kurulda kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulalarının kullanılmasının şart olduğunu, sayımı yapılan oy pusularının tamamında kooperatif mührü olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, aynı zamanda üye sayısı kadar oy pusulasının seçime katılan iki grupta bulunması gerektiğini ancak en fazla 1.000'er adet oy pusulasının bastırılabildiğini iddia etmiş ise de, davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceğini, anılı hususlara ilişkin olarak, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağında davacıların herhangi bir muhalefet şerhi bulunduğunu, muhalefet şerhi, pay sahibinin iptal davası açması için bir külfet niteliğinde olduğunu, bunun sonucu olarak, pay sahibi muhalefet şerhi şartını yerine getirmezse iptal davası açma hakkını kaybedeceğini, bununla birlikte, pay sahibi genel olarak tüm kararlara muhalefette bulunmuyorsa, hangi kararlara muhalif kaldığını açıkça belirtmesi gerektiğini, muhalefetin açıkça belirtilmediği durumların, muhalefetin geçersiz hale gelmesine neden olabildiğini, Yargıtay kararları ışığında somut olaya bakıldığında, davacıların söz konusu genel kurul toplantısına iştirak ettiklerinin hazirun cetvelindeki imzaları ile sabit olduğu ancak buna rağmen alınan kararlara itiraz etmedikleri ve muhalefet şerhi koymadıklarının görüldüğünü keza 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının 7. maddesinde, toplantı tutanağına muhalefet şerhi koyduran tek kişinin davacılardan ... olduğu görülmekte ancak davacı... tarafından tutanağa geçirilen muhalefet şerhinin de bu hususa ilişkin olmadığı ve yine söz konusu muhalefet şerhinin de usulüne uygun olarak verilmediğinin görüldüğünü, Kooperatif Ana Sözleşmesinin “Oy Kullanmanın Şekli” başlıklı 35. Maddesinin 2. Fıkrasına göre; “Gizli oylamada, kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulalarının kullanılması esastır. Ancak, genel kurulca karar alınmak kaydıyla ayrıca basılı oy pusulası da kullanılabilir. Genel kurulun yalnızca basılı oy pusulası kullanılması yolunda alacağı karar geçersizdir. Genel kurulda kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulaları ve basılı oy pusulalarından başkaca bir pusula seçim için kullanılamaz. Matbaada basılmış veya yazı makinesi ile yazılmış ya da çoğaltılmış oy pusulaları basılı oy pusulası sayılır.” düzenlemesi gereğince, davacı tarafın iddiasının aksine gizli oylamada kooperatif mührü ile mühürlenmiş boş oy pusulalarının kullanılması da zorunlu olmadığını, davacının mühürlenmiş boş oy pusulalarının kullanıldığı yönündeki iddiasını kanıtlayacak herhangi bir delil mevcut olmadığını, seçimlerde kullanılan zarfların mühürlenmiş olduğunu, ekte sunmuş oldukları video kaydı ile de açıkça ortada olduğu, davacı tarafın bir diğer iddiası ise hükümet komiserinin tutanağa imza derc etmemesi ve bunun da tutanağı geçersiz hale getirdiği iddiası olduğunu ancak bu iddianın da gerçeği yansıtmamakta ve genel kurul kararının iptaline neden olmadığını, Kooperatif Ana Sözleşmesinin “Genel Kurul Tutanağı” başlıklı 39. Maddesinde; “MADDE 39- (1) Genel kurul toplantılarının muteber olması için, ortaklar ve temsilcilerin sayısı, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu, olumsuz ve çekimser oyların sayılarını içeren bir tutanak düzenlenir. (2) Genel kurul tutanağı, genel kurul başkanlığı ve Bakanlık Temsilcisi tarafından imzalanır; aksi halde geçersizdir. hükmü uyarınca, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının hem genel kurul başkanlığı hem de Bakanlık Temsilcilerinin tamamı tarafından imzalanmış olduğunu, bu nedenle de tutanağın ana sözleşme ve kanuna uygun olarak tanzim edilmiş olduğunun görüldüğünü, davacı taraf her ne kadar, 25.02.2024 tarihli genel kurul toplantısı ve oy kullanımı devam ederken kapıların kapatılarak, toplantıya kimsenin alınmadığı ve bu nedenle de imzası alınmayan 100 kişinin oy kullanmasının engellenmiş olduğunu iddia etmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere davacılar, kooperatifin 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı sırasında bazı üyelerin haksız olarak oy kullanmalarına müsaade edilmediği yönünde herhangi bir itirazda bulunmayarak, toplantı tutanağına konuya ilişkin muhalefet şerhleri ekletmediğinden herhangi bir itirazda bulunmayan davacıların, genel kurul kararının iptali için bu davayı ikame etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının toplantı sırasında, kapıların kapatılarak 100 e yakın üyenin oy kullanmasına izin verilmediği yönündeki iddiası da soyut bir iddia olup, herhangi bir dayanağı ve muhalefet şerhi de bulunmadığını, kaldı ki, toplantının başından sonuna kadar hazır bulunan hükümet komiserlerinin bu konuya müsaade ve müsamaha etmelerinin mümkün olmadığını, davacı taraf her ne kadar seçim sonucu divan heyeti tarafından 596 zarf sayıldığını bildirdiğini beyan ederek, toplantıda hazır bulunanların sayısı ile seçim sonucunda sayılan zarf arasında fark bulunmasının bazı üyelere oy kullandırılmadığına karine teşkil ettiğini iddia etmiş ise de, sayı yönünden büyük bir fark olmayıp, toplantıya katılanlardan daha az sayıda seçim zarfı olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, kooperatif genel kurullarının yapılması ve oylamanın bitmesi, seçimlerin tamamlanması saatlerce sürmekte olup, bazı üyelerin oy kullanmadan gidebileceği bazı üyelerin de sadece izlemek için genel kurula katılabileceği ve istemezse oy kullanmayacağını, bu nedenle de katılan sayısı ile oy kullanan sayısının bire bir aynı olamayacağının bilinen bir gerçek olduğunu, keza 25.02.2024 tarihli toplantı tutanağının 7. Maddesinde; “Divan başkanı divan heyeti olarak, girişte kimlik kontrolü yapılarak imzalatılan ve imzadan sonra verilen yaka kartları karşılaştırılarak hazirun listesindeki imzası bulunanlara seçimlerde bakanlık temsilcilerinin nezaretinde oy kullandırıldığını ifade etmiştir.” şeklindeki beyan ile davacı tarafın, seçimlerde kimin oy kullandığının belli olmadığı ve seçimlerin nasıl yapıldığının belli olmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığının kanıtlandığını, seçimde oy kullanan kişiler oylarını bakanlık temsilcilerinin nezaretinde kullandıkları, 25.02.2024 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin video kaydı incelendiğinde de, kooperatif üyelerinin kimliklerini ve yaka kartlarını görevlilere ibraz ettikten sonra kendilerine mavi ve kırmızı renkte oy pusulalarının verildiğini, kimliklerini ve yaka kartlarını ibraz etmeyen kişilerin oy kullanma işlemine geçemediğini, oy pusulalarını alan kişilerin oy kullanmak üzere sandıklara gittiği ve oylarını kendilerine verilen kooperatif mühürlü zarflara koydukları ve ilgili kutulara attıkları görüldüğünü, toplantıya ilişkin video kaydı incelendiğinde görüleceği üzere, divan başkanının yapılan oylama sonucunda üç kez salonda bulunanlara hitaben, “Oy Kullanmayan Var Mı?” şeklinde uyarında bulunduğu ancak davacılar veya diğer kooperatif üyeleri tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığının görüldüğünü, hem oy kullanma işlemi sırasında hem de oyların sayımı sırasında toplantı salonunun kapılarının açık olduğu görülmekte olup, davacıların toplantı gereği salonunun kapılarının kapatılarak, kimsenin içeriye alınmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığının açıkça görüldüğünü, 1163 sayılı Kooperatif Kanunu'nun 53. Maddesinin 4. fıkrasına göre, iptal davası açıldıktan sonra kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlara karşı davacıların teminat göstermesine karar verilebileceğini ve teminatın mahiyeti ile miktarını da mahkemenin belirlediğini, mahkemece belirtilen teminatın davacı tarafından yatırılmaması durumunda ise davaya devam edilemeyeceği ve davanın usulden reddine karar verildiğini, doktrin görüşüne göre, teminata hükmedilmesi için dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin ertelenmesine karar verilmiş olmasına gerek bulunmadığını, teminat, açılan davanın ön koşulu olmadığı, davalı kooperatif uğrayacağı muhtemel zararlarına karşılık teminat isteğini en geç ilk duruşmada, davanın esasına girilmeden önce mahkemeye bildirmesi gerektiğini, müvekkili kooperatifin yargılama süresince uğrayabileceği muhtemel zararlara binaen davacıların, genel kurul kararının icrasının geri bırakılmasını da talep etmiş olması nedeniyle, mahkemeden davacıların teminat yatırmasını talep etmek zarureti hâsıl olduğu, somut olayda; müvekkili kooperatif genel kurul toplantısına ilişkin ilanın yerel gazetede ilan edilmesi ve gündemli çağrı mektubunun ptt müdürlüğünden süresi içerisinde tüm ortaklara gönderilmesi nedeniyle şekil şartlarının yerine getirilerek, genel kurul toplantısının kooperatif ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılması, genel kurul toplantı tutanağının 5. maddesinin, 1163 sayılı kooperatifler kanunu ve kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine uygun olması, kooperatif olağanüstü genel kurul toplantı. ilanının usulüne uygun olarak yapılmış olması ile toplantı ve karar nisabının oluşması, seçilen divan başkanının, kooperatifin bağlı olduğu üst kurum olan...Bölge Esnaf Ve Sanatkârlar Kredi Ve Kefalet Kooperatifleri Birliğinin başkanlığını yapmakta olması ve birlik yazısı ile toplantı divanında görev almak üzere yetkilendirilerek, açılışı yapan kooperatif başkanı ... tarafından oylamaya sunulan teklif doğrultusunda, — oy birliği ile genel kurul divan başkanlığına seçilmiş olması ve diğer divan heyeti üyelerinin de usulüne uygun olarak seçilmiş olmaları, kooperatif genel kurul toplantısında, ana sözleşme hükümlerine uygun olarak seçimin gizli oy- açık sayım ilkesine göre yapılması yönünde karar alınmış olması, kooperatif genel kurul toplantısına bakanlık görevlilerinin de katılması ve genel kurul toplantı tutanağında imzalarının bulunması, kooperatif. genel kurul tutanağının, kooperatif. divan heyeti ve bakanlık temsilcileri tarafından imzalanmış olması, davacıların 25.02.2024 tarihli hazirun cetvelinde imzalarının bulunmasına rağmen usulüne uygun olarak muhalefet şerhi ekletmemiş olmaları karşısında davacıların iptal davasında husumet ehliyetlerinin olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, divan başkanının oylama sonucunda üç kez salonda bulunanlara hitaben “oy kullanmayan var mı?” uyarısında bulunduğunu ancak davacılardan veya üyelerden herhangi birinin itirazda bulunmadığı ve bu hususu tutanağa geçirterek, muhalefet şerhi ekletmediğini, davacıların uyuşmazlık konusu davayı hak düşürücü süresi içerisinde ve yetkili mahkemede ikame etmiş olmamaları, davacının iptal gerekçesi olarak gösterdiği hususların genel kurul kararının iptali hukuki sonucu doğurmaması, zira kararların ana sözleşme ve kanun hükümlerine uygun olarak alınmış olması, bu hususların bakanlık temsilci raporunda açıkça görülecek olması, en nihayetinde davacıların iddialarının soyut, haksız ve kötüniyetli olması nedenleriyle, davacıların haksız ve kötü niyetli davasının reddine karar verilmesinin talep edildiğini belirtmiş , öncelikle davacıların, müvekkili kooperatif üyesi olup olmadıklarının tespiti ile üye olmadıklarının tespiti halinde davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmaması ve herhalde husumet ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle haksız davanın usulden reddine, anılı toplantı tutanağına muhalefet şerhi ekletmeyen davacıların davalarının usulden reddine, davanın esasına geçilecek olması halinde davacının müvekkili kooperatifin 25.02.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5. maddesine konu kararın tedbiren durdurulması talebi ile kabul edilmemesi halinde kayyım atanması talebinin reddine, müvekkili kooperatifin yargılama süresince uğrayabileceği muhtemel zararlara binaen - davacıların da kararın icrasının geri bırakılmasını talep etmiş olması nedeniyle kararın icrası geri bırakılmasına karar verilsin ya da verilmesin her halükarda mahkemece davayı açanlardan teminat gösterilmesinin istenmesine, nihayetinde davacıların haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf vekillerince sunulan flash bellekler üzerinde flash belleklerin çözümüne yönelik bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 17/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Mahkememizin 2024/258 Esas sayılı dosyasında; Davacılar Vekili Av. ...
tarafından sunulan 1 adet flash bellek ile Av. ...tarafından sunulan 1 adet flash bellek
incelenmesi neticesinde;
2 adet flash bellek içerisindeki tüm görüntü kayıtlarının incelenmesi neticesinde;
... Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi başkanlık ve yönetim seçimi
için, gelen katılımcıların, bina giriş kısmında kayıt/imza işlemleri akabinde yaka kartı aldıkları, hem asil
üye hemde vekaleti olanlara iki adet yaka kartı verildiği, yaka kartını alan katılımcıların girişteki masaya evraklarını sunduktan sonra klasörde bulunan listelere imzalar attığı, akabinde toplantı salonuna
katılımcılarının yönlendirildiğinin görüldüğü, Genel Kurul seçimi başlangıcında, salon içerisinde katılımcıların dağınık bir vaziyette, bazılarının
ayakta, bazılarının oturdukları, bazılarının ise salonda dolaştıklarının görüldüğü, Genel Kurul seçiminin
açık oylama yada kapalı oylama sonucunda yapılıp yapılmamasına yönelik, salonda bulunan
katılımcılardan el kaldırma yöntemi ile oylama yapıldığı, ilk olarak açık oylama devamında kapalı oyla
seçim yapılmasını isteyenlerin el kaldırmasının istendiği, el kaldıran kişilerin sayısı, görevli iki kişi
tarafından salonda dolaşılmak suretiyle sayıldığı, sayım sonucunda; Açık oyla seçimi yapmak
isteyenlerin sayısının 351 kişi olduğu, Kapalı oyla seçimi yapmak isteyenlerin sayısının 391 kişi
olduğunun bildirildiği ve toplam katılım imza 756 kişi olduğu belirtildiği, bazı kişilerin el ile sayım
konusuna itiraz ettikleri, doğru bir şekilde sayım yapılmadığına dair beyanların olduğunun görüldüğü, kapalı oylamaya geçiş yapıldığı, Seçim Kurulu başkanı tarafından oy kullanma işlemi hakkında,
katılımcılara hitaben, “Şimdi bir mavi liste, bir de kırmızı liste, birde zarf alacaksınız, hangi kişiye oy
verecekseniz birini zarfa birini kabinde bırakçaksınız, iki tanesini bir atarsınız, oyunuz geçersiz
olacak” şeklinde uyarıda bulunduğu, oy kullanımı esnasında bazı katılımcıların kabine girmeden, kabine
girme sırasında beklediği esnada oylarını zarfa koydukları ve sandığa attıklarının görüldüğü, oy kullanma işlemi tamamlandıktan sonra oy sandığı açıldığı önce zarflar sayılarak, toplam zarf
sayısının 591 olduğu belirtildiği , akabinde zarf içleri görevliler tarafından tek tek açıldığı , 1 adet zarf
içinin boş olduğu, iki adet zarfın içinden ise iki şer adet kırmızı listeden çıktığı, bu ikişer adet oy listesi
tek oy listesi olarak sayıldığı , ikinci oy listesinin ise geçersiz kılındığının görüldüğü , sayılan oy sonucunda,
Kırmızı oy listesinin 300, mavi renkli oy listesi kağıdının ise 296, toplamda 596 olarak oy sayıldığının
görüldüğü ancak daha önce sayılan zarf sayısının 591 olduğunun açıklanması ile, toplam oy 596 ve
zarf sayısının 591 olmasıyla tutarsızlık olduğu, bu nedenle tekrar zarf sayımına geçildiği, tekrar sayım
sonucunda 597 adet zarf sayıldığının belirtildiği, bir zarfın boş çıkması nedeni ile oy ve zarf sayısının son yapılan sayımda tutarlı olduğunun anlaşıldığı , seçim sonuçlarının mavi liste 296, kırmızı liste 300 olarak
açıklandığı, sayılan oy ve zarfların sandık içerisine konulduğu ve sandık kutusunun kapağının kapatıldığı görüldüğü, oy kullanma işlemi tamamlandıktan sonra vekalet, asil imzalarla evrak karşılaştırmasının
yapıldığı, liste ve evrak karşılaştırmasında, listede asil ve vekalet yerlerindeki imzalarda ve evraklarda bir karışıklık olduğu, vekalet olanların asil yerine imza attıklarının görevlilerce anlaşıldığı yine
karşılaştırmada görevli bir bayanın bir elini, sayısı 10 dan fazla olduğu anlaşılan evrakların üzerine
koyduğu ve “Bu vekaletlerin imzaları nerede bilmiyorum” dediği duyulduğu , bu kapsamda asil ve vekalet
işlemlerinde eksiklik olduğununda anlaşıldığı , asil ve vekalet işlemlerinde karşıklık ve eksikliğinin
nedeninin, vekalet alan ve asil üye olan katılımcıların kimlik ve evraklarının oy kullanma işlemi esnasında
ibraz edilmemesi ve karşılığında imza alınmaması neticesinde olabileceği, el kaldırma usulü ile yapılan
açık oyda katılımcıların sadece yaka kartına göre ellerine bakılarak sayılması, zarf ile yapılan kapalı
oylamada, katılımcıların oy listesi ve zarf alımı esnasında, asil ve vekalet sahibi olup olmadığına ilişkin evraklarına bakılmadan ve imza alınmadan sadece yaka kartına bakılarak oy listeleri ile zarfların
verilmesinden dolayı, evraklardaki tutarsızlığın, karşıklılığın ve eksikliğin kaynaklanabileceği görüşüne
varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Davalı kooperatifin, 25.02.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, seçimlere ilişkin 5. Maddesinin iptaline karar verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesine yönelik dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu genel kurul toplantısı, Ortak Listesinde kayıtlı 3.798 ortaktan 758'inin katılımı ile gerçekleştirilmiş olup, toplantı nisabının sağlandığı, toplantıya 758 ortak katılmasına rağmen, gündemin 5. maddesindeki seçimlerde 296 + 300 = 596 oy kullanıldığı, oy kullanmayan 162 ortağın, toplantıdan ayrılmış olması mümkün olduğu gibi çekimser kalmış olması da mümkün olduğu, seçimlere geçilmeden önce nisap kontrolünün yapıldığı ve çekimser kalan olup, olmadığının sorulmadığının anlaşıldığı, bu durum seçimler yapılırken salonda hazır butunan ortak sayısı konusunda duraksamaya neden olduğu, mahkemece, toplantıya katılmalarına rağmen 162 ortağın seçimlerden önce toplantıdan ayrıldığı kabul edilecek olursa: Gündemin 5. maddesindeki seçimlerde toplantı nisabı (380 ortak) kaybedilmemiş olacağından, seçimlerin yapılmasında bir usulsüzlük olmadığı, mevcut ortakların yarıdan fazlası (300 oy) iki nolu kırmızı liste için öy kullandığından, karar nisabı da sağlanmış olacağı, 162 ortağın toplantı mahallinde olmasına rağmen seçimlerde oy kullanmadığının (çekimser kaldığının) kabul edilmesi halinde ise, karar nisabı (380 oy) olacağından, listelerden herhangi birisinin seçilmesi için en az 380 oy alması gerektiği, dava konusu genel kurulda seçimleri kazandığı açıklanan iki nolu kırmızı liste ise 300 oy aldığı, bu haliyle her iki liste için de karar nisabının sağlanamaması söz konusu olduğu, Kooperatifler Kanunu ve Ana Sözleşmede yer alan yeter sayı (nisap) ile ilgili düzenlemeler emredici nitelikte olduğu, karar nisabı sağlanamadığı takdirde kararın oluşması söz konusu olmadığı, yukarıda bahsedilen 162 ortağın, toplantıda hazır bulunmasına rağmen çekimser kaldığı kabul edilecek olursa, seçimlerde hiçbir listenin yeterli sayıda oy alamamış olacağı; bu haliyle genel hükümlere göre seçim kararının geçersiz olduğuna karar verilebileceği, mahkemenin takdirine göre, 162 ortağın toplantıyı terk ettiği ve karar nisabının sağlandığı kabul edilecek olursa, Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi ile Ana Sözleşmenin 38.maddesine göre davanın iptal davası olarak görülmesi gerekeceği , bu durumda davacıların, genel kurul toplantısına katılıp, karar aleyhinde oy kullanmak ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmak koşulu ile Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun olmayan kararların iptalini isteyebilecekleri, bu kapsamda yapılan incelemeler sonunda, davacıların tamamının kooperatif ortağı olduğunun görüldüğü, davacılardan..., dava konusu genel kurul toplantısına katılmadıkları, Genel kurul tutanağından, ...n dışında diğer davacıların muhalefet şerhine rastlanmadığı, davacıların, seçimlerle ilgili uygulamalara itiraz etmedikleri, yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilenler ile üstbirlik temsilcisi olarak seçilenlerin, bu görevlerin gerektirdiği vasıflara haiz olmadıkları seçilme şartlarını taşımadıkları iddia ve ispat edilmediği, karar nisabı ayrık olmak kaydıyla seçim kararının, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun olmadığı şeklinde nitelendirilmesini gerektiren unsurlara rastlanmadığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belitilmiştir.
Taraflarca rapora itiraz edildiğinden taraf itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, alınan 30/06/2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda; inceleme bölümünde aynntılı olaıak açıklandığ üzere, taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarının,
aşağıda açıklanan hususun dışında 27.01.2025 tarihli kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin sonuçlarını değiştirecek nitelikte olmadığı, Kriminalistik Uzrnanı ... tarafından düzenlenen l7.10.2024 tarihli rapordaki
veriler ile birlikte değerlendirildiğinde, genel kurul toplantısına katılmasına (758 ortak) rağmen
seçimlerde oy kullanmayan 162 kişinin (seçim|erde 296 + 300 = 596 oy kullanılmışır), toplantı
mahallini terk ettikleri için oylamaya katılamadıkları görüşünün ağırlık kazandığı, toplantı nisabı sağlandığından, 596 ortağın katılımı ile toplantıya devam edilmesinde bir
usulsüzlük olmadığı, 596 ortağın hazır bulunduğu toplantıda karar alınabilmesi için 299 ortağın karar lehinde oy kullanmasının yeterli olduğu, seçimlerde kazandığı açıklanan kırmızı liste 300 oy aldığı, dolayısı ile
karar nisabı sağlandığı görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda davacı tarafça davalı kooperatifin 25.02.2024 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında gündemin 5. Maddesinde alınan kararın iptaline karar verilmesine yönelik olarak davalı kooperatif hakkında Mahkememize dava açıldığı,
Genel kurul toplantı tarihi ile dava tarihi göz önüne alındığında Kooperatifler Kanunun 53. maddesinde düzenlenen 1 aylık yasal hak düşürücü sürenin dolmadığı ve davanın yasal süresinde açıldığı, davacıların tamamının kooperatif ortağı olduğu , 1163 sayılı yasanın 53. Maddesinde " ...toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; Yönetim Kurulu ve kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri ... " nin genel kurul kararları aleyhine dava açabileceklerinin düzenlendiği, davacılardan... dışında kalan davacıların genel kurul toplantısına katıldıkları ,
Davacı tarafça Ana Sözleşme' nin 35. Maddesinde oylamanın esas olarak açık oylama suretiyle yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen gündemin 5. Maddesinde divan başkanının bu hususta bir öneri yokken ve zorunlulukta bulunmamasına rağmen usulsüz şekilde kendiliğinden oylamaya geçtiği ve genel kurulun 5. maddesinde oylama neticesinde oy çokluğu ile kapalı oylama açık tasnif usulüne göre seçimin yapılmasına karar verildiği , usulsüz bu işlem nedeniyle toplantının iptali gerektiğinin iddia edildiği ,davalı kooperatif Ana Sözleşmesi ' nin 35/1. Maddesinde " Oylamalar genel olarak el kaldırmak ( açık oylama ) suretiyle yapılır . Ancak genel kurula katılanların yarıdan fazlasının talebi halinde gizli oya başvurulabilir " düzenlemesinin bulunduğu , dava konusu edilen Genel Kurul toplantısında gündemin 5. Maddesi ile ilgili görüşmelere geçildiğinde divan başkanının , seçimlerin açık oylama şeklinde yapılacağını ve el kaldırmak suretiyle oy kullanılacağını ancak Hazirun listesinde imzası bulunan ortakların yarıdan fazlasının istemesi halinde gizli oylama yapılabileceğini açıkladığı , söz konusu açıklamadan sonra oylama yapıldığı ortaklardan 353 ünün seçimlerin açık oylama şeklinde yapılmasını istediği , 391 inin ise seçimlerin gizli oy açık tasnif şeklinde yapılmasını istediği , kullanılan oy sayısının 744 olduğu , 14 üyenin çekimser kaldığı yada toplantıdan ayrılmış olabileceği , toplantı nisabı mevcut olduğu için görüşmelere devam edilmesinde usulsüzlük bulunmadığı , Kooperatifler Kanunu 51. Madde si ile Ana Sözleşmenin 33. Maddesi hükümlerine göre dava konusu genel kurul toplantısına 758 ortak katıldığından karar nisabının 380 oy olduğu , 391 ortak seçimlerin gizli oy açık tasnif şeklinde yapılmasını istediği ve nisap miktarı olan 380 oy aşıldığı için Ana Sözleşme 35/1 maddesi gereğince toplantıya katılanların talebi ve iradesi doğrultusunda seçimin gizli oy açık tasnif şeklinde yapılmasında bir usulsüzlüğün bulunmadığı ,
Genel kurul toplantısının davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı 3.798 ortaktan 758'inin katılımı ile gerçekleştirildiği ve 1163 sayılı yasanın 45. maddesinde düzenlenen toplantı nisabının sağlandığı, toplantıya 758 ortağın katıldığı ve katılıma göre karar nisabının 380 kişi olduğu , toplantıya 758 ortağın katılmasına rağmen, gündemin 5. maddesindeki seçimlerde 296 + 300 = 596 oy kullanıldığı, oy kullanmayan 162 ortağın, toplantıdan ayrılmış olması mümkün olduğu gibi çekimser kalmış olmasının da mümkün olduğu, bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere Kriminalistik Uzrnanı ... tarafından düzenlenen l7.10.2024 tarihli rapordaki veriler ile birlikte değerlendirildiğinde, genel kurul toplantısına 758 ortak katılmasına rağmen
seçimlerde oy kullanmayan 162 kişinin toplantı
mahallini terk ettikleri için oylamaya katılamadıkları görüşünün ağırlık kazandığı ve genel kurul toplantısına katılmasına rağmen
seçimlerde oy kullanmayan 162 kişinin toplantı
mahallini terk ettikleri için oylamaya katılamadıkları , toplantıya katılmalarına rağmen 162 ortağın seçimlerden önce toplantıdan ayrıldığı, bu durumda gündemin 5. maddesindeki seçimlerde karar nisabı olan 380 ortak kaybedilmemiş olacağından, seçimlerin yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı , mevcut ortakların yarıdan fazlası (300 oy) iki nolu kırmızı liste için oy kullandığından, karar nisabının da sağlanmış olacağı, bu durumda davacıların, genel kurul toplantısına katılıp, karar aleyhinde oy kullanmak ve muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmak koşulu ile Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun olmayan kararların iptalini isteyebilecekleri, bu kapsamda yapılan incelemeler sonunda, davacıların tamamının kooperatif ortağı olduğu , davacılardan... ' in dava konusu genel kurul toplantısına katılmadıkları, Genel kurul tutanağından, ...ın dışında diğer davacıların muhalefet şerhine rastlanmadığı, davacılardan yalnızca ...ın dava açma hakkı bulunduğu , davacıların, seçimlerle ilgili uygulamalara itiraz ettikleri , yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilenler ile üstbirlik temsilcisi olarak seçilenlerin, bu görevlerin gerektirdiği vasıflara haiz olmadıkları seçilme şartlarını taşımadıklarının iddia ve ispat edilmediği ve ilgili genel kurul kararının, Yasa ve Ana Sözleşme hükümleri ile iyi niyet esaslarına uygun olmadığı şeklinde nitelendirilmesini gerektiren unsurlara rastlanmadığı incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış , davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Eksik kalan 187,80 TL harcın davacı tarafça tamamlanmasına ,
3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av....'ın yüzüne karşı, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip...
E-imzalıdır