T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/30 Esas
KARAR NO : 2025/19
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 08/01/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı müvekkilin kendi adına araç kiralama işi yapmakta olduğu, davacı müvekkile ait olan...plakalı aracın davalı ... Dekorasyon Proje ve İnş. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti.'ne kiralandığı, davalı tarafın kullanımına verilen araçta bu kullanım süresi içerisinde değişik kalemlerde masraflar, zararlar oluştuğu ve bu masrafların davacı müvekkil tarafından karşılandığı, aracın davalı tarafın kullanımında iken birden fazla defa kazaya karıştığı, bu kazalarda kiracı sıfatı ile aracı kullanan davalı tarafın kusurlu bulunduğu, takibe dayanak faturanın davalı tarafa iletildiği ancak da tarafça faturaya TTK 21. Maddesinde belirtilen sürede itiraz edilmediği ve müvekkile de herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı aleyhine İzmir... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalının borca haksız ve yersiz şekilde itiraz etiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasındaki araç kiralama ilişkisini ve ayrıntılarını gösteren her hangi bir yazılı belge sunmadığı, dava dilekçesi ekinde bulunan fatura içeriği kullanımında oluşan hasarları, araç dönüş detay temizliği, kusuru ile sebep olduğu trafik cezası HGS kullanım bedeli, km farkı aşım bedeli masrafların hangi sürelerde kimin kullanımında meydana geldiği ile ilgili bilgi, detay ve delilde mevcut olmadığı, zaten davacının "km farkı aşım bedeli" şeklinde ifade ettiği masrafın da anlaşılmadığı, hangi kıstaslara göre km aşımı belirlendiğine ve bu detaylarla ilgili taraflar arasında yazılı bir mutabakat ve sözleşmede bulunmadığı, davacının bu tür bir kalemi neye dayanarak faturalandırdığı da anlaşılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, araç kiralama sözleşmesi kapsamında davalının kiracı olduğu ve kendisine kiralandığı iddia olunan ... plakalı araca verilen hasara ilişkin onarım bedeli, aracın kullanımında bulunduğu sürede uygulanan trafik cezaları, km aşım bedeli, HGS ve araç yıkama ücretine ilişkin faturaya dayalı tazminat alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, araç kiralama sözleşmesi kapsamında davalının kiracı olduğu ve kendisine kiralandığı iddia olunan ...a verilen hasara ilişkin onarım bedeli, aracın kullanımında bulunduğu sürede uygulanan trafik cezaları, km aşım bedeli, HGS ve araç yıkama ücretine ilişkin faturaya dayalı tazminat alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile iş bu davayı ikame ettiği, davacı vekili tarafından 01/07/2024 tarihli dilekçe ekinde sunulan araç teslim formu ve araç kiralama sözleşmesine göre dava konusu aracın 10/06/2020 tarihinden itibaren 180 gün süre ile davalı şirkete kiralandığı, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına (İHTARAT YAPILDI),
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/01/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA