T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/354 Esas
KARAR NO : 2025/445
DAVA TARİHİ : 19/01/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/09/2021 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı şirkete ait ... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde davacıya ait aracın hasarlandığı, yapılan delil tespitinde hasar onarım bedelinin belirlendiğini buna rağmen davalı kasko sigortacısı ...Sigorta ile kazaya karışan diğer aracın zmms sigortacısı olan diğer davalı... Sigorta tarafından davacıya ödeme yapılmadığını belirterek iş bu dava ile hasar onarım bedeli için şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketlerinden tahsiline, değer kaybına ilişkin talep yönünden ise 1.000,00 TL'nin davalı Ethica Sigorta'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı ...Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davacının sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesinin olduğunu, davacının hasar başvurusunun bulunduğunu, yapılan inceleme ve araştırmada kaza sonrası kazaya karışan davacı araç sürücüsünün değiştirilerek dava dışı...'ın sürücü olarak gösterildiğini, ancak inceleme neticesinde davacı sürücüsünün ... veya sigortalı... olmadığının tespit edildiğini, bu durumda sürücü değişikliği yapıldığından hasarın teminat dışında olduğunu, davacının gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu, bu halde ispat külfetinin yer değiştirdiğini davacıya geçtiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat (hasar bedeli) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Değişik İş sayılı dosyası,
-İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası,
-Davacı tarafından sunulan kaza ve hasara ilişkin fotoğraflar,
-Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan hasar dosyası ve ekleri ile poliçe,
-Türkiye Noterler Birliği'nin 25.02.2022 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişiler ...'ın 03.03.2023 tarihli raporu,
-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının sureti,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 20.09.2021 tarihinde kendisine ait ... plakalı araç il... plakalı araçların karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde aracında hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararları bulunduğu iddiasıyla iş bu davada kendi aracının kasko sigortacısı olan... Sigorta A.Ş'den hasar bedeli, kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan ... plakalı aracın zmms sigortacısı...Sigorta A.Ş'den ise hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunduğu, mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilen dosyada mahkememizce davacı aracının hususi nitelikte araç olduğu, davacı ile kasko sigortalısı olan ... Sigorta A.Ş arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu ve mahkememizin kasko sigortasına ilişkin hasar bedeli talebi yönünden görevli olmadığı gerekçesiyle öncelikle dosyanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verildiği, daha sonra mahkememizin... Karar sayılı ilamı ile de Tüketici Mahkemesi lehine görevsizlik kararı verildiği, bu karara karşı tarafların kanun yoluna müracaat etmediği, dosyanın mahkememizce İzmir... Tüketici Mahkemesi'ne gönderildiği, anılan mahkemece yapılan yargılama neticesinde 12.12.2023 tarih, ... Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verildiği, yine bu karara karşı da tarafların kanun yoluna müracaat etmediği, kararın kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 19.04.2024 tarih, ... Karar sayılı ilamı ile davacının aracı mesleki faaliyetleri için kullandığını beyan ettiği, tüketici vasfına sahip olmadığı gerekçesiyle mahkememizin anılan görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı sigorta nezdinde kasko sigorta poliçesinin bulunduğu ve poliçe dönemi içerisinde meydana gelen hasarın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, davalının ise mahkememizin yetkisine itiraz ettiği, dava konusu kazada sürücü değişikliği olduğu, bu sebeple hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığını savunduğu, taraflar arasında kasko sigorta poliçesi ilişkisi bulunduğu ve hasarın poliçe dönemi içerisinde meydana geldiği ihtilafsız olup, uyuşmazlığın mahkememizin yetkili olup olmadığı, kasko sigorta poliçesi kapsamında davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve davalının sorumlu olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davaya konu kazanın İzmir İli, Balçova İlçesinde meydana geldiği, davacının yerleşim yerinin İzmir İli Konak İlçesi olduğu, davalı sigortanın dava konusu poliçeyi düzenleyen acentesinin İzmir İli, Karabağlar İlçesinde bulunduğu, HMK'nın 15.maddesi uyarınca zarar sigortasından kaynaklanan uyuşmazlıkta söz konusu mahallerin mahkememiz yargı çevresi içerisinde kalması nedeniyle mahkememizin yetkili olduğu ve davalının yetki itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Mahkememizce dava konusu kazaya ilişkin tüm hasar kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.03.2023 tarihli raporda kaza ile hasarın uyumlu olduğu, hasar onarım bedelinin yedek parça, işçilik ve kdv dahil olmak üzere 116.124,27 TL olduğu, davacı aracının kaza tarihi itibariyle değerinin 360.000,00 TL olduğu, aracın tamirinin ekonomik olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından hasarın teminat dışında kaldığına dair dava dosyasına sunulan somut herhangi bir delil bulunmadığı ve davacının 09.11.2021 tarihi itibariyle faiz talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Somut olayda 20.09.2021 tarihinde davacıya ait... dava dışı ... plakalı araçların karıştığı çift taraflı trafik kazası meydana geldiği, bu kazada davacıya ait aracın ön kısımlarından hasar aldığı, mahkememizce alınan 03.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre aracın tamirinin ekonomik olduğu ve davacının talep edebileceği onarım bedelinin yedek parça, işçilik, kdv dahil 116.124,27 TL olduğu, kaza tarihi olan 20.09.2021 tarihi itibariyle taraflar arasında geçerli ve yürürlükte olan 02.08.2021-02.08.2022 dönemini kapsayan Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğu, davalı sigorta tarafından cevap dilekçesinde hasarın teminat dışında kaldığı savunulmuş ve bu kapsamda tanık deliline dayanılmış ise de, mahkememizce adı geçen tanığın dinlenmesi için davalı tarafından bildirilen tanığın adresinin bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazıldığı, Gümüşhane ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Talimat sayılı dosyasında adı geçen tanık adına davetiye çıkartıldığı, ancak adresi yetersiz olduğundan bahisle tebligatın iade edildiği, bu sebeple talimat mahkemesince talimatımızın bila ikmal iade edildiği, bunun üzerine mahkememizce HMK 240/3.maddesi uyarınca davalı vekiline tanığının tebliğe elverişli adresini bildirmek üzere 11.12.2024 tarihli celse ara kararı ile 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, bu kapsamda hazır bulunmayan davalı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartıldığı ve usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından ara karar gereğinin yasal süresinde yerine getirmediği, bunun yasal sonucu olarak davalının söz konusu tanığının dinlenmesinden vazgeçmiş sayılması gerektiği, 6102 sayılı TTK'nun 1409 maddesi uyarınca hasarın teminat kapsamında olmadığına ilişkin savunmayı ispat külfetinin davalı sigortada olduğu, davalının bu savunmasını destekler tanık delili dışında herhangi bir somut delil sunmadığı, sunulan sigorta araştırma raporunun davalı savunmalarının mahkememizce kabulü için yeterli olmadığı, davalının bu yöndeki savunmasını ispat edemediği, ... plakalı aracın 02.08.2021-02.08.2022 tarihleri arasında ve kaza tarihi itibariyle kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitleri kapsamında davacının hasar zararından sorumlu olduğu, davacı vekilinin dava değerini 06.03.2023 tarihli dilekçesi ile ıslah ettiği, dava konusu aracın hususi nitelikte olması nedeniyle talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, davacının davalı sigortaya 27.09.2021 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın yasal 45 günlük sürenin sonunda 06.11.2021 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, mahkememizce alınan 03.03.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, objektif, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili davacının zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kendisini vekille temsil ettirdiğini bu nedenle arabuluculuk aşaması için vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiş ise de, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi ile 29/05/1957 tarihli 1957/4-6 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararının birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Hüküm tarihinde yürürlükte olan 2022 yılı AAÜT 16. Maddesinde; "...- (1) 1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşmasağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından doğacakavukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarıncahesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerinioluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerdeaşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para iledeğerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculukanlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına görehesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar kimiktarı 43.750,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlıkücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para iledeğerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucundaarabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikincikısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktuücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 7.000,00 TL maktu ücrete hak kazanır. Ancak,bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilinavukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu Tarifeyegöre belirlenir..." düzenlemesi mevcuttur.
Maddenin başlığı Arabuluculuk, uzlaşma ve her türlü sulh anlaşmasında ücret olup, madde de bu faaliyetler sırasında Avukat ile temsil edilme sebebiyle hak kazanılan Avukatlık ücretine ilişkindir. Arabuluculuk sürecinde Avukat ile temsil halinde hüküm tarihine göre 7.000,00 TL ücrete hak kazanıldığı açıktır. Dolayısıyla Avukat ile temsil olunan taraf için bu borç doğmuştur ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu bir yargılama gideridir. Ancak maddenin (ç) bendinde; "...aynı vekille dava yoluna gidilmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek, bu tarifeye göre belirlenir..." hükmü nazara alındığında aynı vekille dava açılıp, temsil edilme halinde eldeki davada olduğu gibi davacı taraf lehine hükmolunan vekalet ücreti içerisinde bu miktarında olduğu kabul edilmelidir. Aksi halde yargılama gideri olarak kabul edilen Avukatlık ücreti (ç) bendi göz ardı edilerek 30.000,00+7.000,00=37.000,00 TL olacaktır. Halbuki (ç) bendi uyarınca mahsup yapılması zorunlu olduğundan davacı için 30.000,00-7.000,00=23.000,00 TL tarifeye göre dava sırasında temsil, +7.000,00 TL'de arabuluculuk sürecinde aynı vekil ile temsil edildiğinden hak kazanılan yargılama gideri olan avukatlık ücreti 23.000,00 TL'dir. Mahkememizce davacı yararına dava ve duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden vekalet ücreti hüküm altına alınmış olmakla ayrıca arabuluculuk aşaması için 7.000,00 TL vekalet ücreti takdirine gerek olmadığından davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(Benzer yöndeki karar için bkz. Yargıtay 9. H.D'nin 19/04/2022 tarih ve 2022/3979 esas, 2022/4838 karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın hasar bedeli talebinin KABULÜ ile 116.124,27 TL'nin 06/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş den tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gerekli 7.932,44 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 1.966,03 TL ıslah harcı toplamı olan 2.046,73 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.885,71 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 1.966,03 TL ıslah harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 1.403,00 TL müzekkere-tebligat-posta gideri, 1.959,40 TL delil tespiti masrafından oluşan toplam 7.889,83 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı vekilinin arabuluculuk aşaması için vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Katip... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA