T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/361 Esas
KARAR NO : 2025/447
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/04/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin imalatçı olduğu ve beton satış işi ile iştigal ettiği ve kendi üretim yapmadığı alanlarda da Batıbeton şirketinin bayisi olduğundan... şirketinden temin ettiği betonun da satışını yaptığı, davalı şirket tarafından da mevcut faturalardan kaynaklı toplam ön ödeme olarak 16.10.2023 tarihinde 70.000,00 TL ve 14.02.2024 tarihinde de 20.000,00 TL olmak üzere ödeme yapıldığı, davalı tarafça yapılan ödemelerden sonra bakiye kalan 43.260,00 TL alacak için davalı taraf müteaddit defalar aranmasına rağmen ödeme yapılmamış olmakla mevcut alacak İzmir...İcra Dairesinin...Esas sayılı takibi ile işleme konulmuş ve yapılan takibe karşı davalı borçlu tarafça itiraz edilmekle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirket yahut davacının dilekçesinde belirttiği Batıbeton isimli şirketle herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, dolayısı ile de iddia edildiği gibi bir borcunda olmadığı, her ne kadar betonun davalı müvekkili firmanın adresine geldiği söylense de müvekkili şirket yetkilisi tarafından alınmış beton bulunmadığı, dolayısı ile şirket yetkililerince imzalanmış bir fatura, irsaliye vs. bir belgenin de bulunmadığını beyanda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-İzmir ... İcra Müdürlüğünün 2024/2792 esas sayılı takip dosyası sureti,
-İzmir Vergi Dairesinin 14/05/2024, 20/05/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ...ın 13/12/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İzmir... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağına istinaden 43.260,00 TL alacak, 3.985,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.245,85 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 24/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 19/03/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında satım sözleşmesi bulunduğu, takibe dayanak faturaya konu malın davalıya teslim edildiği, davalı tarafından takibe yapılan itirazın haksız olduğu iddiası ile davalının takibe konusu asıl alacak yönünden itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığı, kendisine yapılan mal teslimi olmadığı, dava dışı ... isimli kişi ile davacı arasında ilişki olduğu, yapıldığı bildirilen ödemelerin adı geçen kişi tarafından yapılan ödemeler olduğu, davacı tarafından gönderilen 2 adet faturanın sehven ticari defterlere kaydedildiği ve itiraz işlemi yapılmadığını savunduğu, taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunup bulunmadığı, takibe dayanak faturaya konu mal ve hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, davacının bu fatura sebebiyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren, ticari satımdan kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda 18/09/2024 tarihli celsede taraflara 2023-2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, tarafların ara kararı doğrultusunda yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 13/12/2024 tarihli raporunda, davacının defterlerine göre davalı adına 21/10/2023 tarihli 85.260,00 TL ve 14/11/2023 tarihli 48.000,00 TL tutarlı 2 adet faturanın düzenlendiği, bu faturalar karşılığında davalı tarafından yapılan ödemenin 90.000,00 TL olduğu, takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre davalıdan 43.260,00 TL alacaklı olduğu, davalı defterinde yapılan incelemede ise 14/11/2023 tarihli 48.000,00 TL tutarlı faturanın davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle 48.000,00 TL borçlu göründüğü , takip veya dava tarihinden sonra davacıya yapılan herhangi bir ödeme bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nun 222/2,3 maddesi uyarınca kural olarak ticari defter ve kayıtların ilgilisi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlarının bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delille ispatlanmamış olması gerektiği, yine diğer tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, somut olayda; mahkememizce yapılan taraf defterlerinin incelemesinde takip dayanağı faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, yine takip tarihi itibariyle davacının kendi defterlerine göre takip konusu asıl alacak olan 43.260,00 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalının da kendi defterlerine göre takip konusu fatura sebebi ile takip tarihi itibariyle davacıya 48.000,00 TL borçlu göründüğü, her ne kadar davalı davacı ile arasında ticari ilişki bulunmadığını ve davacıya borçlu olmadığını savunmuş ise de takip dayanağı faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olmasına ve davalının kendi defterine göre takip tarihi itibariyle davacıya borçlu görünmesine göre davacının taraflar arasındaki temel ilişkiyi ve takip konusu asıl alacağının varlığını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda ispat külfetinin davalıya geçtiği, davalının aksini yani fatura bedelinin ödendiğini, borcunun bulunmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davalının bu hususta herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davalı tarafından borcu sona erdiren herhangi bir savunma ve yazılı delil sunulmadığına göre takip dayanağı fatura yönünden davalının takip tarihi itibariyle davacıya 43.260,00 TL asıl alacak tutarında borçlu olduğunun kabulü gerektiği, davalının itirazında 43.260,00 TL tutarında haksız olduğu, davalının takip ile temerrüde düştüğü, tarafların sıfatına ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faizin avans faizi olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin kapsamına göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 43.260,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
2-43.260,00 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 8.652,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 2.955,09 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 502,55 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.452,54 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 502,55 TL peşin harç, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 110,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 5.040,15 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA