T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/368
KARAR NO : 2025/206
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 17/04/2019
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle; Davalı şirket borcunun 4.993,51 USD'ye ulaştığını ancak uzun zamandır ödemekten imtina ettiğini, bu nedenle Bakırköy... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, yapılan yetki itirazı neticesinde dosyanın İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı numarasını aldığını, ödeme emrine yapılan haksız itirazlar sonucu takibin durduğunu, 25.02.2019 tarihinde dava şartı olan arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirketin ticari defterleri incelendiğinde alacak miktarının takip tarihinden önceki işlemiş faiziyle birlikte 26.613,12 TL olduğunu ve bu inceleme ile birlikte cari hesabın da resmi defterlere uygun şekilde takip edildiğini, bu nedenle yapılan itirazın iptaline, işleyecek faiz ile birlikte takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle ; Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı taraf ile arasında döviz kuru üzerinden bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının, müvekkili aleyhine döviz kuru üzerinden takip yapmasının yasa ve usule aykırı olduğunu, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, bu nedenle açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF BOZMA İLAMINDAN ÖNCEKİ HÜKMÜN GEREKÇESİ : "Dava, İİK.nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış bulunan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan 4.993,51 USD alacağının bulunduğunu, bu alacağın tahsili için takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığından bahisle davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, davacının davalı aleyhine döviz kuru üzerinden bedel tahakkuk ettirme imkanının bulunmadığını, bu nedenle döviz kuru üzerinden takip yapmasının yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça davalıya ardiye hizmeti verildiği iddia edilmiş olmasına rağmen hizmet bedeli, vinç ücreti, istifleme bedeli gibi bir çok faturanın tahakkuk ettirildiğini, oysa verilen hizmetin ardiye hizmeti olarak tek hizmet olduğunu, davacı tarafça düzenlenen faturaların hataen kaydedilmiş olsa bile bu faturaların taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğine aykırı olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf davacının davalıdan takip ve davaya konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, öncelikli olarak davacı şirket kayıtları üzerinde talimat ile yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda taraflar arasındaki ticari ilişkinin 14.08.2017 tarihinde başladığı, 23.10.2018 tarihine kadar devam ettiği, bu süre zarfında davacı tarafça davalıya 6 adet fatura ile 28.886,38 TL karşılığı toplam 8.011,60 USD bedelli faturaların düzenlendiği, davalı tarafça bu faturalar karşılığında 10.712,00 TL karşılığı toplam 3.017,55 USD ödeme yapıldığı, davacı taraf defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 18.174,38 TL karşılığı 4.993,51 USD alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, 6102 Sayılı TTK'nın 1530.maddesi gereğince her bir fatura tarihine 30 gün eklenmek kaydıyla yapılan hesaplama neticesinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 78,38 USD işlemiş faiz talep edebileceği, takip tarihi olan 25.07.2018 tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış Kuru'na göre 1 USD karşılığının 4.8628 TL olduğu, buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (4.993,51 USD x 4.8628 TL=) 24.282,44 TL asıl alacak, (79,38 USD işlemiş faiz x 4.8628 TL=) 381,19 TL işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların tamamının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 18.174,38 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğu, davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların hem TL hem de USD üzerinden düzenlendiği, ancak VUK'un ilgili maddeleri gereğince TL olarak muhasebeleştirildiği, davalı şirket kayıtları gereğince 23.10.2017 TCMB efektif satış kuruna göre 1 USD'nin 3.7107 TL olduğu, buna göre davalı şirket kayıtlarına göre 18.174,38 TL 'nin karşılığının 5.124,28 USD'ye denk gelmesine rağmen davacı tarafça takip talebinde 4.993,51 USD talepte bulunulduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama toplanan deliller, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan rapor ile tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 14.08.2017 tarihinde başladığı, 23.10.2018 tarihine kadar devam ettiği, bu süre zarfında davacı tarafça davalıya 6 adet fatura ile 28.886,38 TL karşılığı toplam 8.011,60 USD bedelli faturaların düzenlendiği, davalı tarafça bu faturalar karşılığında 10.712,00 TL karşılığı toplam 3.017,55 USD ödeme yapıldığı, her iki taraf defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 18.174,38 TL karşılığı 4.993,51 USD alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça düzenlenen faturaların tamamı davalı defterlerinde aynen kayıtlı olduğundan bu faturaların davalı tarafça alındığı anlaşılmakla talimat ile alınan raporda belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK'nın 1530.maddesi gereğince her bir fatura tarihine 30 gün eklenmek kaydıyla yapılan hesaplama neticesinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 78,38 USD işlemiş faiz talep edebileceği, takip tarihi olan 25.07.2018 tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış Kuru'na göre 1 USD karşılığının 4.8628 TL olduğu, buna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan (4.993,51 USD x 4.8628 TL=) 24.282,44 TL asıl alacak, (79,38 USD işlemiş faiz x 4.8628 TL=) 381,19 TL işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle; 24.282,44 TL asıl alacak, 381,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.663,63 TL alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 24.282,44 TL asıl alacağa, davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, alacak likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İLAMI : İzmir BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararı ile "Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf; cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu ileri sürmüştür.
Davalı taraf ise; davacıya borçlu olmadığını, davacının USD talepli takip başlattığını taraflar arasında döviz kuru üzerinden bir anlaşmanın olmadığını, davacı tarafça davalıya ardiye hizmeti verildiği iddia edilmiş olmasına rağmen hizmet bedeli, vinç ücreti, istifleme bedeli gibi bir çok faturanın tahakkuk ettirildiğini, oysa verilen hizmetin ardiye hizmeti olarak tek hizmet olduğu, davacı tarafça düzenlenen faturalar hataen kaydedilmiş olsa bile bu faturaların taraflar arasındaki sözleşmenin içeriğine aykırı olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince aldırılan denetime elverişli ve açık bilirkişi raporuna göre cari hesaba konu tüm faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, her ne kadar davalı faturaların hataen kaydedildiğini ileri sürse de; davalının faturaları defterine kaydetmekle fatura konusu hizmeti aldığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak karinenin aksinin davalı tarafça ispat edilmesi gerektiği, davalının, faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürdüğü, bu hususta ispat yükünün davalı tarafta olduğu, davalının bu savunmasını destekleyecek yazılı bir delil sunamadığı, davalının delilleri arasında yemin delili bulunduğu, ancak mahkemece yemin delili hatırlatılmadan karar verildiği anlaşılmakla, deliller tam olarak toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçeyle mahkememizin önceki hükmünün kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında 08.11.2024 tarihli duruşmada davalı vekiline, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi'ni... Karar sayılı kararı dikkate alınarak davacı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği konusunda beyanda bulunmak ve yemin metnini hazırlayıp sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, işbu ara kararın meşruhatlı ve ihtaratlı davetiye ile davalı vekiline 13.11.2024 tarihinde tebliğ edildiği, mahkememizce verilen kesin süre içerisinde davalı vekili tarafından yemin deliline dayanılmış olmasına rağmen yemin metninin sunulmadığı anlaşılmakla HMK 228.maddesi gereğince davalı vekilinin yemin delilinden vazgeçmiş sayıldığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle; 24.282,44 TL asıl alacak, 381,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.663,63 TL alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 24.282,44 TL asıl alacağa, davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine, kabul edilen kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davanın KISMEN KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle; 24.282,44 TL asıl alacak, 381,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.663,63 TL alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren 24.282,44 TL asıl alacağa, davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin yerinde görülmediğinden reddine,
Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 4.932,72 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.684,77 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 454,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.230,28 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 505,29 TL harcın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 226,05 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.226,05 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmına tekabül eden 1.127,96 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında kabul-red oranına göre 1.214,40 TL'sinin davalıdan, bakiyesi 105,60 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 24.663,63 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.949,49 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/03/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza