T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/380
KARAR NO : 2025/215
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/09/2023 tarihinde müvekkile ait ... plakalı araca davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, 29/09/2023 tarihli kaza neticesinde müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için dosya eksper...'a teslim edilmiş ve değer kaybı ekspertiz raporunda değer kaybı bedelinin 35.000,00 TL olduğu tespit edildiğini, ekspertiz hizmet raporu hizmet bedeli için eksper üstün üstünol'a 540,00 TL ödendiğini, müvekkile ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı zararı sayın mahkemece gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacağını, ilgili araç kaza tarihini kapsar şekilde... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğunu,...Sigorta A.Ş'ye 29/12/2023 tarihinde yapılan yazılı başvuruya istinaden müvekkilin uğradığı zararın giderilmesine yönelik ilgili sigorta şirketince herhangi bir ödeme gerçekleşmediğini, müvekkiline ait araçta kaza sonrası hasar meydana gelmiş olup hasar bedelinin tazmini gerektiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu dava dilekçesinde aracında meydana gelen hasar miktarı ve değer kaybı bedelinin şimdilik 1.762,76-TL demek suretiyle başvurusunu belirsiz alacak davası olarak yaptığını, talep sahibinin başvuru konusu talebi dikkate alındığında, işbu başvurunun belirsiz alacak davası olarak ikame ettirilmesi mümkün olmadığını, başvuru sahibinin, maliki olduğu araçta meydana geldiğini iddia ettiği hasar miktarı ve ekspertiz ücreti bedeli başvuru sahibi tarafından bilinip, tespit edilebilecek nitelikte olduğunu, bu yönüyle, başvuru sahibinin maliki olduğu araçta meydana geldiğini iddia ettiği zarara ilişkin alacak miktarı başvuru sahibi tarafından belirlenebilir ve tespit edilebilir nitelikte olduğu sabit olduğundan, başvuru sahibinin işbu davayı belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, dolayısıyla belirsiz alacak davasına ilişkin şartların işbu başvuru bakımından oluşmadığını, dava konusu kazaya ilişkin eksper atayıp detaylı inceleme yapabilmek adına müvekkil şirket tarafından hasar dosyası oluşturulduğunu, bunun sonucunda ...no.lu hasar dosyası açıldığını ve talep sahibine ait araçta maddi hasar zararının meydana gelip gelmediğinin tespiti için ekspertize yönlendirilerek, incelemeye alındığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte müvekkil şirketin hasar tutarının kdv’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını, müvekkil şirket, ekli araştırma raporu doğrultusunda beyanla uyumsuz hasar tespit ettiğinden ödeme yapmadığın beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
1)Taraf dilekçeleri,
2)... numaralı poliçe ve... numaralı hasar dosyası,
3)Davacı araca ait fotoğraflar, sigorta şirketine başvuru evrakları,
4)11/10/2024 tarihli Adli trafik uzmanı ve Otomotiv uzmanından oluşan bilirkişi heyet raporu,
5)Kaza Tespit Tutanağı,
6)...Sigorta Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti tarafından düzenlenen ekspertiz raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasında araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Adli trafik uzmanı ... ve Otomotiv uzmanı...in 11/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü (...) nün dikkat ve özen yükümli e aykırı davranışlarından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a ve 84/d maddelerini ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğunu, davacı ...in maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü... (...)'in kazanının oluşumunda etken olmadığı, hasarın kaza ile uyumlu olduğu, ... plakalı davacı aracında meydana gelen toplam hasarın orijinal parçalar KDV dahil 51.138,22 TL olduğu, davacı aracındaki değer kaybının 25.000 TL olduğu tespit edilmiştir.
Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır.
Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin 12.01.2024 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir,
Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir.
Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir,
Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, 29/09/2023 tarihinde davacıya ait ...plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısının sürücüsü olduğu... plakalı araçların çift taraflı, maddi hasarlı trafik kazasına karıştıkları, davacının işbu kaza neticesinde aracında meydana geldiği iddia edilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli tazminatı istemiyle davalı aleyhinde huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır. Adli trafik bilirkişisinden alınan raporda,... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı kanunun 52/1-a maddesinde yer alan "Sürücüler aracının hızını, Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar." ve 84/d maddesinde yer alan "arkadan çarpma" hükümlerini ihlal ederek kazanın oluşumuna etki ettiği, davacının maliki olduğu... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etki eden bir fiilinin olmadığı tespit edilmiştir. Otomotiv bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda, kaza nedeniyle aracın onarımında orjinal parçalar kullanmak suretiyle, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 51.138,22 TL hasar onarım bedeli hesaplandığı, dosya içerisinde bulunan hasar dosyası, ekspertiz raporu, araç fotoğrafları, aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi de dikkate alınmak suretiyle aracın kaza öncesi aracın ikinci el piyasa rayici ile kaza sonrası aracın ikinci el piyasa rayici arasındaki farkın tespiti suretiyle araçta meydana gelen değer kaybı 25.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu haliyle bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tarafça kaza ile hasarın uyumlu olmadığı iddia edilmiş ise de, buna dair davalı sigorta şirketi tarafından somut deliller sunulmadığından ve otomotiv bilirkişi raporunda da kaza ile hasarın uyumsuzluğuna dair tespitte olmadığından davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, hasar bedeli ve değer kaybı bedeline hükmedilecek tazminata ticari faiz uygulanmasını talep etmiş ise de ticari faiz uygulanmasına ilişkin koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, 51.138,22 TL hasar onarım bedeli ve 25.000 TL değer kaybı bedelinin 12.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6102 sayılı yasanın ekspertiz ücreti giderinin yargılama gideri olarak sayılması gerektiğine dair hükmünden ötürü 1.562,76 TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin yargılama gideri içerisinde değerlendirilerek davalılardan ayrıca tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16/2 (c) bendindeki yasal düzenlemenin avukat ile müvekkili arasındaki vekalet ilişkisine dayanan akdi vekalet ücretinin miktarına yönelik olduğu, arabulucuk sürecinde açılan davalardaki yargılama gideri kapsamında karşı tarafın sorumlu olacağı vekalet ücreti olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 16.maddesine göre ayrıca bir vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)51.138,22 TL hasar onarım bedeli ve 25.000 TL değer kaybı bedelinin 12.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-)Alınması gerekli 5.201,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 1.297,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 3.476,40 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-)Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 1.297,00 TL tamamlama harcı, 6.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 1.562,76 TL ekspertiz ücreti ve 76,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 9.790,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
8-)Davacı vekilinin arabuluculuk aşamasına ilişkin vekalet ücreti talebinin REDDİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır