T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/389 Esas
KARAR NO : 2025/37
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2020
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhinde fatura alacağına dayalı olarak ilamsız takip yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının takibe yaptığı itirazın dava değeri olan 314.354,57 TL üzerinden kabul etmediklerini, takibe dayanak faturalarda yer alan mal ve hizmetlerin davalıya satıldığını ancak davalı tarafından bedelinin ödenmediğini, bu faturaların ticari defterlerde kayıtlı olduğunu belirterek davalı borçlunun 319.354,57 TL asıl alacak yönünden borca, takip tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek ticari temerrüt faizi ile diğer ferilere ilişkin yaptığı itirazın iptaline, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında yaş boyama kabini hattı ile ilgili olarak ürün ve makinelerin nakli ve montaj işlerinin yapılması hususunda sözleşme yapıldığı ve boyahane ve kurutma kabinleri satıldığını, anca davacı tarafça müvekkile satılan kabinlerin ayıplı olduğunu, bu hususta müvekkil şirket ile iletişime geçildiğini ancak davacı tarafça hiçbir işlem yapılmadığını belirterek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Torbalı İcra Dairesinin...sayılı takip dosyası
-Ticari defter ve kayıtlar, faturalar,
-Kemalpaşa Vergi Dairesinin 20/01/2020 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişiler..., ...'un29/07/2021 tarihli bilirkişi kök raporu ile 08/08/2024 ve 11/12/2024 tarihli ek raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde Torbalı İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında eser sözleşmesinden kaynaklanan 6 adet faturaya dayalı alacağa ilişkin 330.930,37 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlattığı, icra müdürlüğünce davalı şirketin ünvanının uyap sistemine hatalı girildiği ve takipte taraf olmayan üçüncü bir şirkete tebligat yapıldığı, alacaklı vekilinin 25/11/2020 tarihli başvurusu üzerine icra müdürlüğünce gerekli düzeltme işlemlerinin yapıldığı, takipte borçlu gösterilen şirkete ödeme emri çıkartıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 03/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 03/12/2020 tarihinde yasal süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davacının satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunduğunu iddia ettiği, davalı borçlunun itirazının 319.354,57 TL'lik alacak yönünden iptalini talep ettiği, davalının ise sözleşme ve içeriğini kabul etmekle birlikte boya ve kurutma kabinlerinin ayıplı olduğunu, davacının edimini yerine getirmediğini savunduğu, her ne kadar davacı tarafından takip ve davanın dayanağı ticari satım olarak nitelendirilmiş ise de, taraflar arasında nitelikleri ve teknik özellikleri belirtilen 2 adet boyama ve 1 adet kurutma kabinin imal, montaj ve nakliyesine ilişkin 06/07/2020 tarihli sözleşme bulunduğu, sözleşmenin niteliğine göre taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığı, uyuşmazlığın davacı tarafından bu sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise alacak miktarının ne olduğu ve davalının eksik ve ayıplı ifa savunmasının yerinde olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesini ilgilendiren eser sözleşmesinden kaynaklanan nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi hükümleri uyarınca çözüme bağlanması gerektiği, tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, eksik ve ayıplı imalat bulunup bulunmadığı, eksik ve ayıplar gözetilerek davacının alacağının olup olmadığı varsa miktarının ne olduğu hususlarında mahkememizce mahalinde makine mühendisi, inşaat mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle keşif yapıldığı, bilirkişi heyetinin 29/07/2021 tarihli raporuna göre, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendileri lehine delil vasfına sahip olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 319.354,57 TL alacaklı olduğu hususunda taraf defterlerinin uyumlu olduğu bu yönüyle taraf defterleri arasında uyuşmazlık bulunmadığı, periyodik bakımların ve filtre değişimlerinin davalının sorumluluğunda olduğu, 10/08/2020 tarihli bakım ve değişim faturalı işlem dışında tekniğine uygun olarak zamanında bu işlemlerin davalı tarafından yapılmadığı, kabinlerin baca diplerinden yağmur suyu almasının montajın davacıya ait olması sebebiyle gizli ayıp teşkil ettiği ve bu nedenle tavan filtrelerinde meydana gelen hasardan davacının sorumlu olduğu, tavan filtresinin değişim ve yenileme bedelinin kdv dahil 7.080,00 TL olduğu, ayrıca davacı tarafından yapılan baca imalatının kusurlu olduğu ve yenilenmesi gerektiği, bu işlemler için yapılacak giderlerin ise kdv dahil 3.139,40 TL olduğu, buna göre eksik ve ayıplı imalatlar mahsup edildiğinde davacının 309.135,17 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, mahkememizce bu rapor hükme esas alınmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde 20/09/2021 tarih,... karar sayılı ilamı ile ile davanın kısmen kabulü ile ile Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 309.135,17 TL yönünden iptali ile takibin 309.135,17TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verildiği, davacı ve davalı vekilinin istinaf incelemesi talebinde bulunduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 30/04/2024 tarih, ... karar sayılı ilam ile "... Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede davacı yüklenici, sistem,imalat ve montaj hatalarına karşı kabul tarihinden itibaren 2 yıl garanti verdiği, dosyada işin kabul tarihine ilişkin bir tutanak olmadığı, tarafların birbiriyle uyumlu olan ticari defterlerinde kayıtlı olan davacı yüklenici tarafından düzenlenen son fatura tarihinin 07.10.2020 tarihi dikkate alındığında 2 yıllık garanti süresinin dolmadığı, garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp defini de ileri sürebileceğinden davalı iş sahibinin ayıplı iş bedellerinin tespiti ile davacı yüklenici alacağından indirim talep hakkı doğduğunun anlaşıldığı; taraflar arasındaki eser sözleşmesinde bedel götürü bedelli olup, götürü bedelli işlerde yerleşik Yargıtay içtihat ve uygulamalarında kararlaştırılan işin eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle yapılan imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin hesaplanması ve bunun kanıtlanan ödemelerle karşılaştırılarak yüklenici alacağının ya da fazla ödemenin olup olmadığının belirlemesi gerektiği, ancak mahkemece hükme esas alınan 29.07.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda fiziki oran tespit edilip bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin hesaplanmadığı anlaşıldığından bu husustaki davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüş olup kaldırma sebebine göre bu aşamada davacı vekilinin istinaf isteminin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşfe katılan ve 29.07.2021 tarihli raporu düzenleyen bilirkişi kurulundan tarafların ticari defter ve kayıtları, delil, tutanak ve dosyadaki belgelere göre kararlaştırılan işin eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle yapılan imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin hesaplanması ve bunun kanıtlanan ödemelerle karşılaştırılarak yüklenici alacağının ya da fazla ödemenin olup olmadığının belirlemesi hususunda ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir..." şeklinde mahkememizin anılan ilamının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esas numarasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce anılan istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda dosyanın kök rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi heyetinden İstinaf ilamı doğrultusunda davaya konu eserin bedelinin 360.000,00 TL olduğu göz önünde bulundurularak, tarafların ticari defter ve kayıtları, delil, tutanak ve dosyadaki belgelere göre kararlaştırılan işin eksik ve kusurlar dikkate alınıp düşülmek suretiyle yapılan imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip bu oranın götürü bedele uygulanarak hak edilen bedelin hesaplanması ve bunun kanıtlanan ödemelerle karşılaştırılarak yüklenici alacağının ya da fazla ödemenin olup olmadığının belirlemesi hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi heyetinin 08/08/2024 tarihli raporunda, kök raporda tavan filtresi, baca hasarlarına ilişkin olarak eksik ve ayıplı imalat bedelinin 10.219,40 TL olarak tespit edildiği, istinaf ilamı doğrultusunda işin bedelinin 360.000,00 TL eksik ve ayıplı imalat bedelinin ise 10.219,40 TL olarak dikkate alındığında gerçekleşen imalat bedelinin 349.780,60 TL olduğu, buna göre işin gerçekleşme oranının %97.16 olduğu, davalı tarafından davacıya takip öncesinde 50.000,00 TL ödeme yapılmakla davacının bu işten kaynaklanan bakiye alacağının 299.780,60 TL olduğu, kök rapor ile ek rapor arasındaki hesaplama farklılığının 10/08/2020 tarihli 9.000,57 TL ve 07/10/2020 tarihli 354,00 TL tutarlı 2 faturadan kaynaklandığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin ek rapora itirazları ve ek raporda istinaf ilamında belirtilen fiziki orana ilişkin yöntemin uygulanmamış olması üzerine mahkememizce tarafların itirazlarının kabulü ile dosyanın ek rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi ile bilirkişi heyetinden ayıp, eksik ve kusurlar içinde yüzdelik oran belirlenmek suretiyle işin yüzdelik gerçekleşme oranının tespiti ve bu oranların iş bedeli olan 360.000,00 TL ile çarpılması suretiyle hak edilen iş bedelinin hesaplanması ve kanıtlanan ödemelerin bu tutardan mahsubu ile davacının talep edebileceği alacak miktarının belirlenmesine ilişkin ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişi heyetinin 11/12/2024 tarihli raporunda, baca diplerindeki eksik ve ayıplı imalatların toplam işe oranının %1.50, tavan filtresine ilişkin ayıplı imalatların ise toplam işe oranının %2,5 olduğu, buna göre eksik ve ayıplı imalat oranının söz konusu işte %4 olduğu, iş bedeli 360.000,00 TL olduğundan %96 gerçekleşme oranına göre davacının talep edebileceği iş bedelinin 345.600,00 TL olduğu, önceden yapılan 50.000,00 TL'nin ödemenin mahsubu ile sözleşme bazında kalan iş bedelinin 295.600,00TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Somut olayda davacı ile davalı arasında 2 adet boyama ve 1 adet kurutma kabinin imal, montaj ve nakliyesine ilişkin 06/07/2020 tarihli sözleşme bulunduğu, söz konusu sözleşmede davacı tarafından davalıya ayıp garantisi verildiği, garanti süresi içerisinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi olan davalının ayıp ihbarında bulunmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi iş bedeline karşı ayıp defini de ileri sürebileceği, söz konusu sözleşmede davacı yüklenici tarafından sistem, imalat ve montaj hatalarına karşı kabul tarihinden itibaren 2 yıl garanti verildiği, taraflarca işin kabul tarihine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmamakla beraber tarafların birbiri ile uyumlu olan ticari defterlerinde kayıtlı olan davacı yüklenici tarafından düzenlenen son fatura tarihinin 07/10/2020 olduğu dikkate alındığında takip ve dava tarihi itibariyle 2 yıllık garanti süresinin dolmadığı, bu sebeple davalı iş sahibinin ayıplı iş bedelinin tespiti ile davacı yüklenicinin iş bedeli alacağından indirim talep etme hakkının doğduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedeli sözleşme olduğu ve iş bedelinin taraflarca davalının kdv'den muaf olması sebebiyle sözleşmede kdv hariç 360.000,00 TL olarak belirlendiği, buna göre iş bedelinin bu tutar olduğu, mahkememizce alınan 29/07/2021 tarihli kök rapor ile 11/12/2024 tarihli ek rapora göre dava konusu işin yerine getirilmesinde davacı tarafından yapılan imalatlardan baca imalatı ve tavan filtrelerinin imalatının ayıplı olduğu ve toplam iş içerisindeki oranının %4 olduğu, buna göre işin gerçekleşme oranının %96 olduğu, iş bedeli 360.000,00 TL olduğuna göre davacının hak kazandığı iş bedelinin 345.600,00 TL(360.000,00x%96) olduğu, yapılan taraf defter incelemesine göre davalı tarafından takip öncesinde davacıya iş bedeline ilişkin olarak 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu ödeme mahsup edildiğinde davacının takip dayanağı olan 02/10/2020 tarihli 360.000,00 TL faturadan kaynaklı alacağının 295.600,00 TL olduğu, ayrıca davacı tarafından söz konusu makinaların bakımına ilişkin olarak düzenlenen ve takip dayanağı olup dava konusu olan 10/08/2020 tarihli 9.000,57 TL ve 07/10/2020 tarihli 354,00 TL tutarlı 2 adet faturanın da taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının bu faturalar sebebi ile de davacıya borçlu göründüğü, buna göre davacının bu 3 fatura karşılığı olarak davalıdan 304.954,57 TL talepte bulunabileceği, dosya kapsamı itibariyle davacının taraflar arasındaki temel ilişkiyi ve eseri davalıya teslim etme borcunu yerine getirdiğini ve bakiye alacağının belirtilen tutarda bulunduğunu ispat ettiği, bu halde davalının eser bedelini ve diğer fatura bedellerini ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlaması gerektiği, davalının bu yönde herhangi bir delil sunmadığı, eksik ve ayıplar gözetildiğinde davalının takibe itirazının 304.954,57 TL yönünden yerinde olmadığı ve itirazında kısmen haksız olduğu, mahkememizce alınan 29/07/2021 tarihli kök ile 11/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporlarının yapılan açıklamalar kapsamında usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ayrıca uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve taraflar arasında eksik ve ayıplı imalat bulunduğu hususunda ihtilaf bulunduğu gibi davacı tarafından takibe konu edilen asıl alacak miktarı ile dava konusu edilen asıl miktarının birbirinden farklı olduğu ve davacı tarafından da davalının itirazının kısmen yerinde görülerek takip konusu alacağın bir kısmının iş bu davaya konu edildiği gözetildiğinde davaya konu alacağın likit olmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ve icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 304.954,57 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 20.831,44 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 3.799,13 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 17.032,31 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 3.799,13 TL peşin harç, 419,90 TL keşif harcı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 400,00 TL keşif araç ücreti ve 596,75 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 11.270,18 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (304.954,57/319.354,57=0,95) 10.761,99 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2. fıkrası uyarınca 48.792,73 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-2. fıkrası uyarınca 14.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun...sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA