T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/40
KARAR NO: 2024/33
DAVA: İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/01/2024
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında Led Ekran Kiralaması hususunda anlaşmaya varıldığı, işbu kapsamda vekil eden üzerine düşen edimleri tam ve gereği gibi ifa etmiş; ancak davalı, 03/07/2023 tarihli faturalara konu bedelleri ödemediğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyası ile davalı hakkında genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, icra takibinde, davalı yanca borcun tamamına, faize ve tüm fer’ilere itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itiraz haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, kira sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davacı şirket ile davalı şirket arasında Led ekran kiralanmasına ilişkin anlaşma yapıldığı, anlaşmaya ilişkin 03/07/2023 tarihli fatura düzenlendiği, fatura bedelinin ödenmediği, akabinde Antalya Genel İcra Dairesinde icra takibine girişildiği, davalı şirketin borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu, akabinde davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhinde icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemi ile huzurdaki davayı ikame ettiği, bu haliyle taraflar arasında söz konusu Led ekranlara ilişkin kira sözleşmesi bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-Görevli mahkemenin İzmir Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına, (İHTARAT YAPILAMADI)
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.18/01/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır