T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/437 Esas
KARAR NO : 2025/480
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2024
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu, davalının ödenmelerini geciktirdiği, bundan kaynaklı olarak zararının bulunduğu, davalı aleyhine takip yapıldığı, davalı tarafından 94.344,00 TL ödeme yapıldığı, bakiye kısma itiraz edildiği, ödeme yapılan tutar üzerinden takip masraflarının ödenmediği, ayrıca bakiye kısma ilişkin takibe yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu borcun kısmın ödendiği, bunun üstünde kalan kısım yönünden davacıya borcunun bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen fiyat farkının haksız olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Davacı tarafından sunulan fatura ve cari hesap kayıtları,
-Bergama İcra Dairesi'nin...Esas sayılı icra takip dosyası sureti,
-Taraflara ait Ba/Bs formları,
-Bilirkişi ...'in 29.01.2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde Bergama İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan 3 adet faturaya dayalı alacağına istinaden toplam 156.731,92 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 16.01.2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, davacıya 94.344,00 TL borçlu olduğunu, fazlaya ilişkin borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini beyan ederek takibe itiraz ettiği, davalı borçlunun takibe kısmi itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalıya mal satıldığı, davalının mal bedelini ödemediği, itirazın haksız olduğunu iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın itiraz edilen kısım ile itiraz edilmeyen kısma ilişkin fer'iler yönünden iptalini talep ettiği, davalının davacıya kısmen borçlu olduğu, takipte talep edilen miktarın borç miktarını aştığı, itirazın haklı olduğunu savunduğu, taraflar arasında ticari satım sözleşmesi bulunduğu ve davalı tarafından takibe kısmi itiraz yapıldığı ihtilafsız olup, uyuşmazlığın itiraz edilmeyen kısım yönünden davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu, davacının itiraz edilmeyen kısım yönünden takip fer'ilerini talep edip edemeyeceği ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Tacirler arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan ve nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Mahkememizce taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, ilişki var ise bu ilişkinin ticari defterlere ne şekilde yansıdığı ve takibe konu alacağın varlığı ve miktarına ilişkin olarak ticari defterlerin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda 18.12.2024 tarihli celse ara kararı ile davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin ara karar tesis edildiği, davacıya ticari defter ve kayıtlarını sunmak veya bulunduğu yeri bildirmek üzere kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği, davacı vekilinin ara kararı doğrultusunda yasal süresi içerisinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresi bildirdiği, mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde mahalinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 29.01.2025 tarihli raporunda, davacının davaya konu uyuşmazlık dönemine ilişkin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, takibe dayanak 3 adet faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 93.389,23 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davacının 3 adet faturadan kaynaklanan alacağı bulunduğu iddiasıyla davalı aleyhine takip yaptığı, davalının icra dosyasına 94.344,00 TL borçlu olduğu, fazlaya ilişkin kısım yönünden ise borçlu olmadığını belirterek itiraz ettiği, davacı tarafından davalının itiraz ettiği fazlaya ilişkin kısım ile itiraz edilmeyen ve icra dosyasına ödendiği bildirilen 94.344,00 TL'lik alacak yönünden takip fer'ilerinin ödenmediğinden bahisle itirazın iptali isteminde bulunulmuş ise de, davalının takibe kısmi itirazda bulunduğu, itiraz edilmeyen kısım olan 94.344,00 TL borcun icra dosyasına ödendiği, İcra Müdürlüğünce takip tamamen durdurulmuş ise de, davalının itiraz etmediği 94.344,00 TL'lik alacak kısmı yönünden takip fer'ilerine ilişkin herhangi bir itirazın bulunmadığı, itiraz edilmeyen 94.344,00 TL'lik kısım yönünden davalı borçlunun itiraz dilekçesinin mahiyetine göre davacının işbu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı, itiraz edilen bakiye kısım yönünden ise mahkememizce davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle söz konusu 3 adet fatura sebebiyle 93.389,23 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalı tarafından bu tutarı aşacak şekilde icra dosyasına 94.344,00 TL olarak borç kabulü ve ödeme yapıldığı, bu durumda davacının bu tutarı aşan alacağının bulunmadığı, bu durumun davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme ile sabit olduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, dava konusu uyuşmazlığın niteliği itibariyle takibe sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafından kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacının davasında açıkça haksız ve kötüniyetli olduğu hususunun davalı tarafından ispatlanamadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak davalının bu talebi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal koşulları oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.135,35 TL peşin harç ve tamamlama harcının toplamından mahsubu ile bakiye 1.519,95 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Mahkememizce bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
7-Bergama Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesi uyarınca davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/06/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA