T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/517 Esas
KARAR NO : 2025/396
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 21/06/2024
KARAR TARİHİ : 07/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Torbalı İcra Dairesinin...as sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine genel haciz yoluyla takip yapıldığı, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiği, takibe konu faturanın davalı borçluya bildirildiği, borçlunun söz konusu faturayı teslim aldığı ve faturaya itiraz etmediği, dava konusu faturaya itiraz edilmemesi davalı faturanın içerikleri ile birlikte faturayı kabul ettiği anlamına gelmekte olup müvekkil şirketin alacağını kanıtlar nitelikte olduğunu belirterek davalının takibe itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiştir.
DAVA:
Dava kira sözleşmesinden kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Torbalı İcra Dairesinin ...ılı takip dosyası sureti,
-İzmir Vergi Dairesinin 18/07/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Kayseri Vergi Dairesinin 28/06/2024 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir Vergi Dairesinin 24/09/2024 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 25/09/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi ..../04/2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, kira alacağından kaynaklanan faturaya dayalı alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemi ile iş bu davayı ikame ettiği, davalı tarafından davaya cevap verilmediği davacının iddialarının inkar edildiği, davacının dava konusu alacağının dayanağı olarak 25/09/2024 tarihli taşıt kira sözleşmesine dayandığı, mahkememizce taraf defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda yapılan incelemede davacı defterine göre davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının davalıdan 75.000,00 TL alacaklı olduğuna dair tespit yapıldığı, davalı defter ve kayıtlarının incelenmesine ilişkin olarak Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, Kayseri.... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talimatımız doğrultusunda davalıya defter davetiyesi çıkartıldığı, davalıya yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davalının defter ve kayıtlarını sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği, HMK'nun 222/3 maddesi uyarınca davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispat ettiği, yine mahkememizce davacı tarafından sunulan taşıt kira sözleşmesine ilişkin olarak Kayseri ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talimatımız doğrultusunda davalıya isticvap davetiyesinin tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin belirlenen gün ve saatte talimat mahkemesindeki duruşmaya katılmadığı, böylece sözleşme içeriği ile altındaki imzanın davalıdan sadır olduğunun kabulü gerektiği, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına (DAVACI VEKİLİNE İHTARAT YAPILDI),
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA