T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/53 Esas
KARAR NO : 2025/461
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 30/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/10/2023 tarihinde İzmir İli, Ödemiş İlçesi ... Mahallesi Birgiyolu Caddesi üzerinde yaya halinde seyir etmekte iken karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya davalı ... sevk ve idaresindeki...plakalı aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığı, meydana gelen kazada davalı sürücünün KTK'nın 52/1-A maddesini ihlal ederek kazaya sebebiyet verdiği, davalı sürücünün hızının yüksek olduğu ve kaza sonrası yapılan alkol ölçümünde 0,54 promil alkollü çıktığı, olay sonrası müvekkilinin vücudundaki hasarlar nedeniyle yatarak tedavi gördüğü, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın kusurlu olduğu ve davalı sigorta şirketinin de bu zarardan sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 500-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 50.000,00-TL'lık manevi tazminatın davalı ... ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; 11/10/2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen... plakalı araç davalı şirkete 15/05/2023 - 15/05/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalısı olduğu, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olup, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğu, kusur ve maluliyet tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmadığı, reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu trafik kazasının 11.10.2023 tarihinde zmms poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiği, bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen riskin sigorta poliçesi kapsamında olduğu, müvekkilin kusurlu olduğuna dair kaza tespit tutanağından başkaca bir kusur atfı bulunmaması sebebiyle müvekkili yönünden davanın reddinin gerektiği, müvekkilinin hızının yasal hız limitleri içerisinde olup gerekli bütün önlemleri alarak frenleme yapıp, hızını düşürdüğü ancak kazanın gerçekleşmesini engelleyemediği, karayolunda bulunan asfaltta kaza yerinin öncesinde herhangi bir fren izi araştırması yapılmadan müvekkilinin tam kusurlu olduğu kanaatine varılması yerinde olmadığı gibi hukuki dayanaktan da yoksun olduğu, keşif yapılması gerektiği, davacı tarafın ispatlanamayan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talepleri yönünden davanın reddinin gerektiği, davacı yanın manevi tazminat talepleri sebepsiz zenginleşme oluşturacak mahiyette olduğundan reddinin gerektiği, müvekkilinin yapılan ölçüm neticesinde 0,54 promil alkollü çıkmış olmasının sebebinin bir önceki gece alkol tüketmiş olmasından kaynaklandığı, kabul anlamına gelmemek üzere alkolün etkisinde bulunarak kaza yapmış olmasının mümkün olmadığı, kusur incelemelerin yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi (geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı) ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Tedavi evrakları,
-Ödemiş SGK'nun 24.01.2024 tarihli yazısı ve ekleri,
-Kemeraltı SGK'nun 25.01.2024 tarihli yazısı ve ekleri,
-Konak SGK'nun 27.02.2024 tarihli yazısı ve ekleri,
-... Sigorta A.Ş'nin 30.01.2024 tarihli yazısı ve ekleri,
-Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğünün 15.02.2024 tarihli yazısı ve eki,
-Ödemiş İlçe Jandarma Komutanlığının 12.05.2024 tarihli yazısı ve eki,
-Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığının...soruşturma sayılı dosya sureti,
-İzmir ATK'nun 06.05.2024 tarihli kusur raporu,
-İstanbul ATK'nun 30.10.2024 tarihli maluliyet raporu,
-Bilirkişi ...ın 11.03.2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 11/10/2023 tarihinde yaya olarak yolun diğer tarafına geçtiği sırada davalı ... sevk ve idaresindeki aracın kendisine çarptığı, çarpma neticesinde yaralandığı, bu yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve manevi zararının bulunduğu iddiası ile söz konusu aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta şirketi ile aracın sürücüsü olan davalı ...'ten iş bu dava ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, davalı sigorta şirketinin davacının maluliyetinin bulunmadığı, sorumluluğunun poliçe teminat limiti, gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğu, ATK dan kusur ve maluliyet yönünden rapor alınması gerektiği, geçici iş göremezlik zararının teminat dışında kaldığını savunduğu, diğer davalı ...'in ise kusurun davacıda olduğu, davacının herhangi bir zararının bulunmadığı, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunduğu, taraflar arasında davacının söz konusu kaza nedeniyle bedensel zarara uğrayıp uğramadığı, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, talep edebilecek ise talep edilebilecek miktarın ne olduğu, davalı sürücünün kusurlu olup olmadığı ve davalıların söz konusu zararlardan sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı sigorta arasında doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmadığı, uyuşmazlığın sorumluluk sigortalarından kaynaklandığı, mutlak ticari dava niteliğinde olduğu, diğer davalı yönünden ise davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davanın aynı hukuki ilişki ve nedenden kaynaklandığı, davalılardan biri hakkında verilecek hükmün diğerlerini etkileyecek nitelikte bulunduğu, söz konusu uyuşmazlığın birlikte çözümlenmesi ve karara bağlanmasının gerekli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu kazada davacı ve davalı sürücünün kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti için mahkememizce İzmir ATK'dan kusur raporu alındığı, İzmir ATK'nın 06/05/2024 tarihli raporda 11.10.2023 günü, saat 06.49 sıralarında davalı sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı otomobil ile Birgi yolu caddesi üzerinde seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa geldiğinde aracının ön kısmıyla; seyrine göre sağ tarafından kaplamaya girerek kavşak mahallinden koşar adım geçiş yapmak isteyen davacı yaya ...'ye çarpması sonucu dava konusu davacının yaralandığı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücü...'ın idaresindeki otomobil ile meskun içi mahalde seyri sırasında yola gereken dikkati ve özeni vermesi, görüş alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalli kavşağa her an tedbir alabilecek şekilde kontrollü yaklaşması, istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, dikkatsiz ve özensiz seyrinden ötürü kavşak mahallinden geçiş yapan ve belirli bir mesafe kateden yayaya çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada, asli %90 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nün ise karşıdan karşıya geçişi sırasında kendi can güvenliği açısından yol üzerinde gerekli-yeterli kontrolleri yapması, geçişini taşıt yolu üzerinde yaklaşmakta olan araçların hız ve mesafelerini dikkate alarak gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce ve koşar adım geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla gerçekleşen kazada, %10 oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının bedensel zararının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla maluliyetinin belirlenmesi yoluna gidildiği, bu kapsamda İstanbul ATK...İhtisas Kurulundan maluliyet raporu düzenlenmesinin istenildiği, İstanbul ATK'nın 30/10/2024 tarihli raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranının % 0, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, aktüer bilirkişinin 11/03/2025 tarihli raporunda, 11/10/2023 tarihinde yaralanan davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının kusur indirimi ile 7.183,46 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 11/10/2023 tarihinde davacının yaya olarak karşıdan karşıya geçtiği sırada davalı ...in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde yaralandığı, mahkememizce ATK'dan alınan kusur raporuna göre davalı sürücü ...in kavşak mahallinden karşıdan karşıya geçiş yapan ve geçiş üstünlüğüne sahip olan davacıya ilk geçiş hakkını tanıması gerekirken bu kurala riayet etmediği, kazanın meydana gelmesinde asli %90 oranında kusurlu olduğu, davacının ise geçiş üstünlüğü bulunmakla birlikte yol ve trafik durumu dikkate alarak araç yoluna girmesi gerekirken bu kurala riayet etmediği kazanın meydana gelmesinde tali %10 oranında kusurlu olduğu, davalılarca söz konusu rapora itiraz edilmiş ise de, meydana gelen kazanın oluş biçimi, olaya ilişkin yürütülen adli soruşturmada alınan beyanlar, kazaya ilişkin kamera kayıtları ve ceza dosyası kapsamı bir arada değerlendirildiğinde ATK'nın kusur değerlendirilmesinin somut olayda hakkaniyete uygun olduğu, yeniden rapor alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Maluliyet yönünden yapılan incelemede ise İstanbul ATK... İhtisas Dairesinin 30/10/2024 tarihli maluliyet raporuna göre davacının tüm vücut engellilik oranının %0, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, taraflarca söz konusu rapora itiraz edilmiş ise de, Yargıtay 4 ve 17(Kapatılan). Hukuk Dairelerinin 2021 yılı ve sonrasındaki yerleşik içtihatlarına göre maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihine göre 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği, buna göre kaza tarihi olan 11/10/2023 tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespit edilmesi gerektiği, maluliyet değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, mahkememizce dava konusu kazaya ilişkin davacının tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırıldığı, davacının son sağlık durumunun tespiti için hastaneye sevk edildiği, buna ilişkin belgelerin temin edildiği, ayrıca tarafların itirazlarının soyut beyanlara dayandığı, açıklanan nedenlerle ATK maluliyet raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, buna göre somut olayda davacının trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle tüm vücut engellilik oranının %0, geçici iş göremezlik süresinin 3 hafta, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı şeklinde kabul edilmesinin ve dikkate alınmasının gerçek zarar ve hakkaniyete uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Mahkememizce alınan 11/03/2025 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının 7.183,46 TL olarak hesaplandığı, taraflarca yapılan hesaplamalara itiraz edilmiş ise de, kaza tarihi itibariyle davacının geliri asgari ücret olarak dikkate alınmak suretiyle geçici iş göremezlik süresine ve davalının kusuruna göre hesaplama yapıldığı, SGK tarafından yapılan rücuya tabi olan ödeme olup olmadığı hususunun bilirkişi raporunda hesaplamada dikkate alındığı, aktüer bilirkişi tarafından yapılan değerlendirme ve hesaplamanın bu nedenle yerinde olduğu, tarafların itirazlarının yerinde olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Mahkememizce alınan maluliyet raporuna göre davacının sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı, 3 hafta geçici iş göremezliği olduğu, alınan kusur raporunda ise davalının %90 kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu hususlar dikkate alınarak alınan aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik zararının 7.183,46 TL olarak belirlendiği, yine dosyamıza kazandırılan bilgi ve belgelerle davacıya SGK tarafından herhangi bir rücuya tabi ödeme yapılmadığının sabit olduğu, bu durumda davacının sürekli maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği, aktüer tarafından belirlenen geçici iş göremezlik zararını talep edebileceği, kazanın meydana gelmesinde %90 kusurlu olan haksız fiil faili davalı sürücü ...'in söz konusu zarardan sorumlu olduğu, davalı sigortanın ise kazaya sebebiyet veren aracın 15.05.2023-15.05.2024 tarihleri arasındaki dönemde zmms sigortacısı olduğu, poliçe dönemi içerisinde meydana gelen ve poliçe teminatı kapsamında olan davacının geçici iş göremezlik zararından diğer davalı ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar davalılarca geçici iş göremezlik zararının SGK sorumluluğunda olduğu savunulmuş ise de, yerleşik Yargıtay uygulaması ile geçici iş göremezlik taleplerinin sürücü ve onun sorumluluğunu üstlenen zmms sigortacısının sorumluluğunda olduğunun kabul edildiği, davalıların bu itirazlarının yerinde olmadığı, davacı vekilinin 22.04.2025 tarihinde dava değerini arttırdığı, değer arttırım dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalı ...'in haksız fiil tarihi olan 11.10.2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının davalı sigortaya 23.11.2023 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonunda 06.12.2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının sıfatı, meydana gelen zararın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, mahkememizce alınan 06.05.2024 tarihli ATK kusur raporu, 30.10.2024 tarihli ATK ... İhtisas Kurulu maluliyet raporu, 11.03.2025 tarihli aktüer raporlarının oluşa ve dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine, geçici iş göremezlik talebinin ise kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek amacıyla insan yaşamının kutsallığı çevresinde olayın oluş şekline, tarafların kusur oranlarına (davalı sürücünün kavşakta yaya olarak geçiş yapmakta olan davacıya çarpması olayında %90 kusurlu olması ve kaza sırasında alkollü bulunmasına göre), meydana gelen yaralamanın niteliğine (İstanbul ATK.. İhtisas Dairesinin 30.10.2024 tarihli maluliyet raporuna göre davacının maluliyetinin %0 sürekli iş göremezlik, 3 hafta geçici iş göremezlik olmasına göre) davacının yaşına, yaşanan olaydan doğrudan etkilenmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına (dosyamız içerisinde bulunan nüfus ve ekonomik sosyal durum araştırması kayıtlarına göre dul olan ve yalnız yaşayan) özellikle 26.6.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine, hak ve nesafet kuralları ile günün ekonomik koşullarına göre manevi tazminat miktarının olayın ağırlığını ortaya koyması, hukuka aykırılığı özendirmemesi gerektiği, meydana gelen kazada sürücü ve haksız fiil faili olarak %90 kusurlu olan davalı ...'in davacının uğradığı manevi zarardan sorumluluğu bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle temerrüde düştüğü ve davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermeyeceği değerlendirilmekle davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin adı geçen davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderlerine ilişkin yapılan değerlendirme;
6100 sayılı HMK'nın 323/1-ğ. maddesi gereğince vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında kaldığı, aynı kanunun 326. maddesi gereğince de yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
14.03.2025 tarihli ve 32841 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı ile manevi tazminat davalarına ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, iş bu davaya konu karar tarihi itibariyle anılan hükmün yürürlükte olduğu, ancak Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada davacının kısmen reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin uygun olmadığı değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin KABULÜ ile 7.183,46 TL'nin davalı ... ... yönünden trafik kaza tarihi olan 11/10/2023, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden ise 06/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 20.000,00 TL'nin davalı ... ...'dan trafik kaza tarihi olan 11/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4-Alınması gerekli 1.856,90 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 22,82 TL ıslah harcı toplamı olan 450,42 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.406,48 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... Sigorta A.Ş 371,59 TL'sinden sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 22,82 TL ıslah harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 8.025,00 TL toplam ATK rapor ücreti, 2.305,00 TL muayene ücreti, 795,75 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 16.003,77 TL yargılama giderinden davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ve tarafların haklılık oranına göre 15.714,72 TL'nin davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı ... Sigorta A.Ş 4.152,09 TL'sinden sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca kabul edilen geçici iş göremezlik tazminatı yönünden takdir edilen 7.183,46 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
7-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4. maddesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden takdir edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'dan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
8-Davalı... Sigorta A.Ş ve ... kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden reddolunan maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ÖDENMESİNE,
9-Davalı ... lehine davacının reddedilen manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücreti takdir edilmesine YER OLMADIĞINA,
10-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
11-Ödemiş Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalı ...Sigorta A.Ş'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde davalı sigorta yönünden miktar itibari ile kesin, davacı ve davalı ... yönünden istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2025
Katip ... Hakim...
E-İMZA E-İMZA