T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/566 Esas
KARAR NO : 2025/442
DAVA :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :08/07/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalı...n maliki olduğu davalı sigorta şirketinden sigortalı olan ve davalı ... kullanımında bulunan...plaka sayılı araç arasında 01.09.2023 tarihinde kaza meydana geldiği, kazanın oluşumunda davacı müvekkil aracının sürücüsü de davalı araç sürücüsü de kazanın oluşumunda kusurlu bulunmadığı, davacı müvekkile ait bulunan araçta meydana gelen hasar halen giderilememiş olmakla müvekkil hasar bedelini sigorta şirketinden tahsil edememiş olmakla mağduriyet yaşadığını belirterek, araçta meydana gelen değer kaybı için ve ikame araç bedelinin belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00-TLnin kaza tarihinden itibaren reoskont avans oranında faizleri ile birlikte davalılardan kusuru oranında müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasının mümkün olmadığı, davacı taraf delilleri tarafımıza tebliğ etmediği, alkol raporu, fotoğrafların çekim saatinden de anlaşılacağı üzere kaza tespit tutanağında kaza saati kazanın oluş saatinden farklı bir tarih olarak göster kaza saati itibariyle müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş bir poliçe bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiği, müvekkil şirketin KDV'den sorumlu tutulması mümkün olmadığı, müvekkil şirket temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil yönünden arabuluculuk dava şartı sağlanmadığından dosyanın tefrik edilerek usulden reddine karar verilmesi, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından huzurdaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, trafik kazasının oluşumunda müvekkilin kusuru bulunmadığından ve davacı taraf kusurlu olduğunu ikrar ettiğinden davacının tüm talepleri yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, söz konusu kazanın nerede ve nasıl gerçekleştiği, hangi gerekçe ile zararlarının oluştuğu, zararlarını ispatlar belgelerin mevcudiyeti hususlarında davacı davasını gerekçelendirmemiş ve somutlaştırmadığı, müvekkilin kaza oluşumunda etken olabilecek herhangi bir trafik kuralı ihlali söz konusu olmadığı, davacı yanın ikame araç bedeli talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ...e dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiştir.
DAVA:
Dava 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat ( hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli ve ikame araç bedeli) isteğine ilişkin ilişkindir.
DELİLLER:
-Kaza tutanağı,
- ... Sigorta A.Ş nin 12/7/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 22/07/2024 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 29/11/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 02/12/2024 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesinin 16/12/2024 tarihli kusur raporu,
-Bilirkişi ...'nun 28/04/2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 01/09/2023 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ...a ait ...plakalı araç ile kendisine ait... plakalı araçların trafik kazasına karıştığı, bu kaza neticesinde ...plakalı aracında hasar oluştuğu, bu hasar nedeniyle değer kaybı, hasar onarım bedeli ve ikame araç zararının meydana geldiği, zararın kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı sigorta, aracın sürücüsü ve aracın işleteni olan diğer davalılar tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiası ile iş bu davada değer kaybı, hasar onarım bedeli ve ikame araç bedeli talebinde bulunduğu, davalı sigortanın davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, meydana gelen kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmediği, kdv den sorumluluğunun bulunmadığı, değer kaybının zmms genel şartlarına göre hesaplanması gerektiği, mahkemece kusur ve hesap yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini savunduğu, diğer davalı ...'ın ise dava şartı zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmediği, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceği, kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığını savunduğu, diğer davalı ...'ın ise davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılamayacağı, davalı ... yönünden davacının dava öncesi arabuluculuk yoluna başvurması gerekip gerekmediği, davaya konu kazada taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, hasar var ise hasar onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli zararının bulunup bulunmadığı var ise miktarının ne olduğu ve davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalı sigortaya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu, diğer davalılar yönünden ise ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, tüm davalılar yönünden davanın birlikte yürütülmesinin usul ekonomisi ilkesine uygun olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı sigorta ve davalı... tarafından davacının belirsiz alacak davası olarak iş bu davayı açamayacağı savunulmuş ise de, davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının davaya konu tazminat talebinin hesaplanması ve belirlenmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, bu sebeple davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinin yasal olarak olanaklı olduğu değerlendirilmiş ve adı geçen davalının bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Davalı...vekili tarafından davacının dava öncesi arabuluculuk başvuru şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de, yerleşik Yargıtay uygulaması uyarınca dava konusu uyuşmazlık yönünden arabuluculuğun dava şartı olmadığı, bu kapsamda davalının bu yöndeki usule ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde dava değerini kümülatif olarak 1.000,00 TL olarak belirttiği, mahkememizce ön inceleme duruşmasında davacı vekilinin talebini açıklamak ve ayrıştırmak üzere süre verildiği, davacı vekilinin 20.11.2024 tarihli dilekçesiyle hasar bedeli için 500,00 TL, değer kaybı için 250,00 TL ve ikame araç bedeli olarak 250,00 TL olacak şekilde toplam 1.000,00 TL tazminat talebinin bulunduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce taraf sürücülerinin kusur durumunun belirlenmesine ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, dosyanın İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK tarafından düzenlenen 16/12/2024 tarihli raporda, 01/09/2023 günü saat 12:20 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobil ile otokent istikametinde 544 sokağı takiben seyir halinde iken kaza mahalli kavşağa geldiğinde aracının sol ön köşe ve yan kısımlarıyla; bölünmüş yolun karşı yön bölümünden gelen ve olay mahalli kavşakta sola dönüş manevrası yapmakta olan sürücü...sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarıyla çarpışması neticesi dava konusu trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücü... sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalli kavşak yaklaşımında hızını asgari düzeye indirmesi, bölünmüş yolun karşı yön istikametinden gelen ve olay mahalli kavaktan sola dönüş manevrası yapmakta olan dava dışı sürücü idaresindeki otomobile karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara yeterince riayet etmediği, mevcut seyri sırasında olay mahallinde kontrolsüzce sola dönüş manevrası yaparak seyir şeridini kapatan dava dışı sürücü idaresindeki otomobille çarpıştığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda %20 oranında kusurlu, sürücü ...'nin ise sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalli kavşağa geldiğinde sola dönüş manevrasıyla kavşak müşterek alanına girmeden önce diğer kavşak kollarını takiben kavşağa yaklaşan araçların hız-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması, bölünmüş yolun karşı yön istikametinden düz seyirle kavşağa gelmekte olan davalı sürücü idaresindeki otomobile ilk geçiş hakkını vermesi ve dönüş manevrasını kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce yaptığı dönüş manevrasıyla davalı sürücü idaresindeki otomobilin seyir şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, meydana gelen olayda %80 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarının belirlenmesine yönelik olarak dosyanın otomotiv bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişinin 28/04/2025 tarihli raporunda, davacı aracının ön kısımlarından hasarlandığı, hasar sonucunda motor kaputu, sağ ön çamurluk, değişim ve boya, ön sağ tekerlek yuvası, sol ön kapı, sağ şasi, sağ a sütunu, takviye ön sacı, onarım ve boya, sol şasi, sol ön çamurluk, sağ ön kapı, onarım ile hasar onarımının tamamlanabileceği, aracın tamirinin ekonomik olduğu, meydana gelen trafik kazasında... plaka sayılı aracın kusur indirimi yapılmaksızın onarım bedelinin yedek parça, işçilik, KDV dahil iskontosuz olarak toplam 154.215,91 TL olarak belirlendiği, aracın kaza öncesi serbest piyasa rayicinin 450.000,00 TL, kaza sonrası onarılmış haldeki rayicinin ise 410.000,00 TL, araçta meydana gelen değer kaybının 40.000,00 TL olarak belirlendiği, davacı aracının makul tamir süresinin 10 gün olduğu, benzer nitelikteki bir aracın günlük kiralama bedelinin kaza tarihi itibariyle 900,00 TL olduğu, buna göre davacının 9.000,00 TL ikame araç bedeli zararı bulunduğu yönünde görüş ve kanaati bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 01/09/2023 tarihinde davalı ...ın sevk ve idaresindeki davalı ...a ait... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı araçların trafik kazasına karıştığı, mahkememizce alınan ATK kusur raporuna göre davacı sürücünün hızını yol ve trafik kurallarına göre ayarlamadığı, kontrolsüz kavşağa yaklaştığında geçiş önceliğine dikkat etmeksizin kavşağa giriş yaptığı, kazanın meydana gelmesinde asli %80 kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın ise geçiş önceliği bulunmakla birlikte kavşağa yaklaşırken kavşakta hızını yavaşlatması gerektiği, bu kurala riayet etmediği, kazanın meydana gelmesinde tali %20 kusurlu olduğu, davalı ... vekili tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de, mahkememiz dosyası içerisinde bulunan kazaya ilişkin fotoğraflar ve kaza tespit tutanağı içeriği bir arada değerlendirildiğinde davalı ...ın itirazlarının yerinde olmadığı, yeniden kusur incelemesi yapılmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, ATK tarafından yapılan kusur değerlendirilmesinin somut olayda hakkaniyete uygun olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dava konusu kazada
davacıya ait aracın ön kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç zararının ne kadar olduğu hususlarında olduğu, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı, orijinal parçalara göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiği, onarım bedeli araç rayicinin % 50'sini aşmadığı müddetçe aracın tamirinin ekonomik olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre davalı sigortanın yedek parçaya ilişkin iskonto uygulama talebinde bulunamayacağı ve ayrıca aracın onarımı yapılsın veya yapılmasın zarar görenin hasar bedelini kdv'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu, bu nedenle davacının hasar bedelini serbest piyasa rayiçleri üzerinden orijinal yedek parça, işçilik bedeli ve kdv toplamı ile birlikte iskontosuz talep edilebileceği, ancak bu şekilde gerçek zararın karşılanabileceği, değer kaybı yönünden ise Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca aracın onarım sürecinde aracını kullanamayan kimsenin belgelendirme koşulu bulunmaksızın makul onarım süresi boyunca bu süreçte serbest piyasa rayiçleri üzerinden mahrum kaldığı zararı ikame araç bedeli olarak talep edebileceği, bu kapsamda yapılan incelemede, mahkememizce alınan otomotiv bilirkişi raporunda yedek parça işçilik ve kdv dahil olarak iskontosuz onarım bedelinin 154.215,91 TL, değer kaybının 40.000,00 TL, ikame araç bedelinin 9.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalılar tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davalıların soyut itirazlarını destekler somut herhangi bir delil sunmadığı, bilirkişi raporunda bilirkişinin hesaplamaya esas verilerini kaynakları ile beraber gösterdiği, mahkememizce bilirkişi tarafından yapılan tespitlerin aracın özellikleri, meydana gelen hasarın boyutu, geçmiş hasar kayıtları ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğunun değerlendirildiği, davalı itirazlarının yerinde görülmediği, buna göre davacının, davalı sürücü ...'ın %20 kusuruna karşılık olarak 30.843,18 TL hasar onarım bedeli, 8.000,00 TL değer kaybı bedeli ve 1.800,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 40.643,18 TL talep edebileceği, davalı sürücü ...'ın haksız fiil faili olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, yine kazaya sebebiyet veren davalı aracının kaza tarihi itibariyle davalı Sebahat adına kayıtlı olduğu, davalı Sebahat'in de diğer davalı ... ile birlikte işleten olarak davacının uğradığı zararlardan müteselsilen sorumlu olduğu, her ne kadar davacı tarafından... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olarak... Sigorta A.Ş'ye husumet yöneltilmiş ve dava dosyasına kazandırılan poliçede poliçe başlangıç tarihi 01.09.2023 saat 11:22 ve yine kaza tutanağında da kaza gün ve saati 01.09.2023 saat 12:20 olarak belirtilmiş ise de, davalı sigortanın kazanın poliçe vadesi içerisinde meydana gelmediği savunmasına ilişkin mahkememizce yapılan araştırmada İzmir Valiliği'nin 02.12.2024 tarihli cevabi yazısı ile davalı sigorta şirketi tarafından dava dosyasına sunulan fotoğrafların çekim zamanına ilişkin kayıtlar bir arada değerlendirildiğinde söz konusu kazanın 01.09.2023 günü saat 11:08'de gerçekleştiğinin tespit edildiği, bu sebeple davalı sigortanın poliçe başlangıç tarihinden önce gerçekleşen kazadan ötürü sorumluluğunun bulunmadığı, davalı sigorta yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği, davacının davasını 29/04/2025 tarihli dilekçesi ile ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, ıslah dilekçesi dikkate alınarak 40.643,00 TL üzerinden davacının talebinin kabulünün gerektiği, davalı sürücü ve davalı işletenin trafik kaza tarihi olan 01/09/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarih itibariyle faiz talep edebileceği, dava konusu aracın niteliğine ve davacının sıfatına göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, mahkememizce alınan ATK kusur ve otomotiv bilirkişi raporunun, davacı tarafından sunulan kaza ve hasara ilişkin fotoğraf ve kayıtlar ile diğer dosya kapsamını irdelediği, usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafından davalı sigortaya husumet yöneltilmiş ve mahkememizce davalı sigorta yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, dava konusu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tutanağında... Sigorta A.Ş'nin kazaya sebebiyet veren...8 plakalı aracın ZMMS sigortacısı olarak gösterildiği, davacının dava tarihi itibariyle hasarın poliçe kapsamında olduğunu düşünerek adı geçen sigortaya husumet yönelttiği, mahkememizce yapılan araştırmayla hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunun tespit edildiği, bu sebeple davacının davalı sigortaya husumet yöneltmesinde kusurunun bulunmadığı, davacının davalı sigortaya ilişkin reddedilen değer kaybı ve hasar onarım bedeli talepleri yönünden davalı sigorta yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, sadece davacının davalı sigortaya ilişkin poliçe kapsamında olmayan ikame araç bedeli talebi yönünden vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği değerlendirmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
1-Davacının davalı... Sigorta A.Ş ye yönelik maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile 40.643,00 TL'nin 01/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gerekli 2.776,32 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 677,01 TL ıslah harcı toplamı 1.104,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.671,71 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Mum'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 677,01 TL ıslah harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.900,00 TL ATK rapor ücreti, 1.359,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 10.791,21 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Mum'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Mum'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı... Sigorta kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca davacının reddedilen ikame araç bedeli talebi yönünden 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ÖDENMESİNE, davacının davalı sigorta yönünden reddedilen değer kaybı ve hasar bedeli talepleri yönünden davalı sigorta yararına vekalet ücreti takdir edilmesine YER OLMADIĞINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalı ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA