T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/614
KARAR NO : 2025/975
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2024
KARAR TARİHİ : 05/12/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davalı borçlu şirkete ticari iş ilişkisi kapsamında malzemeli lazer kesim abkant büküm hizmeti sağlanmış olup karşılığında davalı adına 18.09.2023 tarihli... numaralı fatura düzenlendiğini, faturaya konu mal ve hizmet, müvekkil şirketçe yerine getirilmiş ancak bu fatura karşılığında davalı tarafça satın alınan mal ve hizmetin bedeli müvekkile ödenmediğini, müvekkilin alacaklı olduğu; ekte sunulu faturaların, ticari defterlerinin incelenmesi ve tanıklarının dinlenmesi ile ispat olunacağını, davacı müvekkil tarafından işbu sözleşmeden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla... numaralı faturayı dayanak göstererek borçlu aleyhine 21.425,00 TL asıl alacak ve 3.307,52 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, Davalı tarafından işbu icra dosyasında 05.04.2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edilmiş ve icra müdürlüğü tarafından düzenlenen tensip zaptında takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İşbu itirazın iptali davası için 12/06/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş,... numaralı arabuluculuk sürecinde karşı tarafla uzlaşılamadığından 02.07.2024 tarihinde anlaşmama olarak son tutanak düzenlenildiğini, yasal süresi içinde itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli işbu davanın ikame edildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin İzmir... İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasına konu faturadan kaynaklı böyle bir borcu bulunmadığını, fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyenin ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını, davacının müvekkiline fatura düzenlemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı takibe konu faturaya itiraz edilmediğini beyan etse de kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı müvekkilime fatura içeriğindeki malları teslim etmediğini, bu nedenle faturaya itiraz edilmediğinin beyan edilmesi de doğru olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Mali Müşavir...'ın 17/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafın sunmuş olduğu 2023 yılı ticari defterlerinin zorunlu noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılı olduğu, defter kayıtları, muhasebe fişleri ve ekli müsbit evrakın, fatura ve irsaliyelerin (V.U.K. m.229-232) hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği tespit edildiği, davacı tarafın takip konusu yaptığı faturaların kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı taraf ticari defterlerini sunmadığından incelenemediği, 2023 mali yılında davacı taraf davalı tarafa 81.935,00 TL karşılığında 4 adet satış faturası düzenlemiş olup davalı tarafından ise muhtelif tarihlerde banka yolu ile 60.925,00 TL ödemede bulunduğu, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş iade faturası olmadığı tespit edildiğini, 31.12.2023 tarihli kapanış fişine göre davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalı taraftan 21.010,00 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında imzalanmış sözleşme olmadığından ve davalı taraf takip öncesinde temerrüte düşürülmediğinden İşlemiş Faiz hesaplanmadığı, 01.04.2024 takip tarihi itibari ile davacı tarafın davalı taraftan 21.010,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı yasanın 222. Maddesi aşağıdaki şekildedir.
"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
MADDE 222 - Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay... HD... Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacının, davalı aleyhinde İzmir.... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağına istinaden 24.732,52 TL üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 05/04/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği anlaşılmıştır.
Ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla taraflara defter ibraz davetiyesi çıkartılmış, taraflarca ticari defter ve adreslerin bulunduğu yerler bildirilmiş akabinde dosya Serbest Muhasebeci Mali Müşavire tevdi edilmiştir. Davalı tarafın ilk başta farklı bir adres bildirdiği, bildirilen adreste davalı tarafın ticari defter ve kayıtların bilirkişi tarafından bulunmadığının tespiti yapıldığı, bir ay süre ile bilirkişinin beklediği ancak davalı tarafın ticari defterlerinin yerini bildirmediği, hatta 26.12.2024 tarihinde sunduğu bilirkişi raporuna karşı itiraz konu başlıklı dilekçesinde muhasebecileri ile ilgili sıkıntı yaşadıklarını, bundan dolayı defterlerin bilirkişiye ibraz edilemediği beyan edildiği, defterlerin bulunduğu iddia edilen eski muhasebecinin bilgilerinin ve adresinin verildiği ancak süresi içerisinde defterlerin ibraz edilmediği, davalı şirketin muhasebecileri ile ilgili yaşamış olduğu sıkıntıların kendi iç ilişkilerini ilgilendirdiği, 2 haftalık makul süre içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yerin adresini araştırıp doğru şekilde davacı vekilince bildirilmiş olmasına karşın davalı vekilinin gerekli inceleme ve araştırmayı yapmamasının ve kendi iç ilişkilerini ilgilendiren meselelerin ara kararından rücuya gerekçe oluşturmayacağı anlaşılmakla, bu haliyle 18/02/2025 tarihli celsede, davalının defter ibrazından kaçınmış sayılmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar davalıya vekiline yemin delili ile ilgili süre verilmiş ise de davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldığından buna ilişkin ara karardan dönülmüştür.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir...ın kök raporunda davacı vekilinin ticari defterleri üzerinde yaptığı incelemede, 2023 yılı ticari defterlerinin zorunlu noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defter kayıtları, muhasebe fişleri, fatura ve irsaliyelerin Vergi Usul Kanunun 229.ve 232. Maddelerine uygun surette tanzim edildiği, takip ve dava konusu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 2023 yılında davacı tarafın davalı tarafa 81.935,00 TL karşılığında 4 adet satış faturası düzenlediği, davalı tarafından ise muhtelif tarihlerde banka yolu ile 60.925,00 TL lik ödeme yaptığı, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenmiş iade faturasının bulunmadığı, 31.12.2023 tarihli kapanış fişine göre davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı taraftan 21.010,00 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında imzalanmış sözleşme olmadığından davalı tarafın takip öncesinde temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faizin hesaplanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, 6100 sayılı yasanın 222. maddesi kapsamında kendisi lehine delil vasfına sahip olduğu, takip ve davaya konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle davacının söz konusu faturalardan kaynaklı olarak 21.010,00 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu, davalının ise kendisine yapılan usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı ve bulunduğu yeri bildirmediği, davacının taraflar arasındaki temel ilişkiyi ve takip konusu asıl alacağının varlığını ispat ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda ispat külfetinin davalıya geçtiği, davalının aksini yani faturaların bedelinin ödendiğini ve borcunun bulunmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, davalının bu hususta herhangi bir yazılı delil sunmadığı, bu haliyle dava ve takip konusu faturalar yönünden davalının takip tarihi itibariyle davacıya 20.010,00 TL tutarında borçlu olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürmediği, temerrüdün takip ile gerçekleştiği, takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)İzmir... İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE TAKİBİN 21.010,00 TL ÜZERİNDEN DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 21.010,00 TL nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Alınması gerekli 1.435,19 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile 1.007,59 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-)Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 92,50 TL posta tebligat ücreti olmak üzere toplamda 4.947,70 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 4.156,06 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 21.010,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 3.722,52 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
05/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır