T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO 2024/615
KARAR NO 2024/707
DAVA İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 25/07/2024
KARAR TARİHİ: 02/09/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Alaşehir İcra Müdürlüğü’nün ... E. Nolu dosyasından takip başlatıldığını, borçlu şirket dosyada borca ve yetkiye itirazda bulunmuş ve itirazı neticesinde takip durdurulmuş ve dosya yetkili icra dairesi olan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Numarasıyla yetkili icra dairesinde açılmış ve borca itiraz nedeniyle takip durdurulduğunu, borçlu söz konusu takipte, takibe, borcun tamamına, faize, faiz başlangıç ve oranları ile takibin tüm diğer ferilerine itiraz ettiğini, itiraz dilekçesi 30.04.2024 ve 07.06.2024 tarihinde yapıldığını, taraflarınca arabuluculuk süreci başlatıldığını ve arabuluculuk anlaşamama ile sonuçlandığını, Davalı taraf arabuluculuk sürecinde, müvekkilin eşine 250.000,00 TL bedel yolladıklarını, bunun kepçenin çalışma ücreti olduğunu iddia etmişse de, söz konusu bu iddialar gerçeği yansıtmamakta olup, ödenen bu bedeller müvekkilin eşinin yanında aynı iş ile ilgili çalışan işçilerin yevmiyeleri yani ücretleri olduğunu, söz konusu işçilik ücretleri müvekkilin eşi tarafından genellikle işçilere elden verilmiştir artık işin sonunda da hesaplarına havale yapıldığını, söz konusu havale dekontları ek olarak gönderildiğini, havale tarihlerinden de anlaşılacağı üzere davalı şirket müvekkilin eşine yalnızca işçilik ücretlerinin ödemesini yapmış ancak müvekkile ait olan kepçe operatörünün kiralanma bedelini ödemediğini, davacı ile davalı arasında kepçe operatörü kiralama münasebeti ile borç ilişkisi doğduğunu, davacı müvekkilinin davalı şirkete kepçe kiraladığını, ... numaralı 208.000,13 TL meblağlı davalı şirkete fatura kesmiş ancak davalı şirket tarafından müvekkile henüz bir ödeme yapılmadığını, diğer yandan davalı taraf kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Davacı ile davalı taraf arasında kepçe operatörü kiralama sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça kepçe operatörü kirasının ödenmediği iddiasıyla davalı aleyhinde icra takibine girişildiği, davalı icra takibine itiraz ettiği ve takibin durduğu, akabinde davacı tarafça huzurdaki dava ikame edilmiştir. Mahkememizce davacı hakkında tacir araştırması yaptırılmıştır. Alaşehir Vergi Dairesi Müdürlüğünce mahkememize gönderilen 02.08.2024 tarihli yazı cevabında, davacının tacir olmadığı, ayrıca taraflar arasında kepçe kiralanmasına ilişkin sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-Görevli mahkemenin İZMİR SULH HUKUK MAHKEMESİ olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İZMİR SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-)6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına, (İHTARAT YAPILAMADI)
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf yokluğunda karar verildi.29/08/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı