T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/622 Esas
KARAR NO : 2025/481
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 13/06/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davalı tarafa dolar karşılığı olarak 07/08/2023 tarihinde 500.000,00 TL ödeme yaptığı ve ..., Basmane Şubesine ait ... seri numaralı, 25/11/2023 tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek ile ..., Basmane Şubesine ait ... seri numaralı, 30/12/2023 tarihli, 100.000,00 TL bedelli çeki verdiği, müvekkil şirketin, taraflar arasında imzalanan 18/07/2023 tarihli satış sözleşmesini haklı nedenlerle feshetmesine rağmen davalı taraf müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeleri müvekkil şirkete iade etmediği, müvekkili şirket alacağına kavuşamadığı için her geçen gün daha da zarara uğratıldığı, bu nedenle davalı firma aleyhine İstanbul Anadolu... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafın 03/05/2023 tarihli dilekçesi ile icra takibine ve ferilerine haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı, müvekkilimin sözleşme kapsamında makinenin tesliminde temerrüde düştüğünü iddia etmekte ise de davacının bu iddiasının yerinde olmadığı, müvekkiline 07.08.2023 tarihinde 500.000,00 TL, 25.07.2023 tarihinde de düzenleme tarihleri 25.11.2023 ve 30.12.2023 tarihleri olan her biri 100.000,00 TL olan iki adet çek ile 200.000,00 TL tutarlarında ödemeler yaptığı, yani davacının toplamda bugüne kadar müvekkiline 700.000,00 TL ödediği, davacının da kabulünde olduğu üzere davacı 18.07.2023 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan peşinatı 18.07.2023 tarihi yerine 07.08.2023 tarihinde 500.000 TL (18.600 USD) olarak ödediği,, Ağustos 2023 tarihinde ödenmesi gereken 19.000 USD'yi hiç ödenmediği, bakiye 30.000 USD'yi ise en geç 18.09.2023 tarihine kadar müşteri şekleri ile ödenmesi gerekir iken bakiyeye mahsuben 2 adet müşteri çeki ile yalnızca 200.000,00 TL (7.500 USD) 25.07.2023 tarihinde ödediği, sözleşme konusu makinenin bedeli sözleşmenin 3. maddesinde 70.000 USD olarak kararlaştırıldığı, davacı %30'luk peşinatı kararlaştırılan vadede ödemediği gibi eksik ödediği, Ağustos 2023'te ödemesi gereken 19.000 USD'yi (509.200,00 TL) hiç ödememiş, bakiye 30.000 USD'nin (804.000,00 TL) ise yalnızca 200.000,00 TL'sini (7.500 USD) ödediği, sonuç olarak davacı 70.000 USD'lik makine bedelinin yalnızca 26.100 USD'lik kısmını ödediği, 43.900 USD'lik kısmını ödemediği, Davacı sözleşme bedelinin bakiyesini ödemek ve makineyi teslim almakla borçlu olduğu, dolayısıyla sözleşmeden dönme hakkı olmayan davacının ödediği bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade hakkı ve sonucunda da bu gerekçe ile icra takibi yapma hakkı olmadığı, bu nedenle de müvekkilinin icra takibine yapmış olduğu itirazın haklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLER:
-Sözleşme, ihtarname,
-İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin...esas sayılı dosya sureti,
-Torbalı...Noterliğinin 10/12/2024 tarihli yazısı ve eki,
-... ın 02/01/2025 tarihli yazısı ve eki,
-...ası A.Ş nin 09/12/2024 tarihli yazısı ve eki,
-... Bankasının 23/12/2024 tarihli yazısı ve eki,
-Bilirkişi...'ın 02/05/2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-1663 E., 2021/1070 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi gereğince ispat yükü, Kanun’da özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının, davalı aleyhinde İstanbul Anadolu... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağına istinaden 866.079,47 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığı, ödeme emrinin davalı borçluya 01/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 03/05/2024 tarihinde yasal süresi içerisinde, borca ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu, davalı borçlunun takibe itirazı üzerine davacının iş bu itirazın iptali davasını bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettiği, davalı ile aralarında satım sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davalının yurt dışından temin edilecek bir makineyi kendisine teslim etmeyi taahhüt ettiği, davalı satıcıya buna ilişkin olarak 700.000,00 TL ödeme yapıldığı, buna rağmen davalının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği, makinenin fuarda sergilenmediği, bunun üzerine sözleşmenin kendisi tarafından feshedildiği ve yapılan ödemenin iadesinin istenildiği, ancak davalının ödeme yapmadığı ve takibe haksız şekilde itiraz ettiğini iddia ettiği ve davalı tarafından takibe yapılan itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise davacının sözleşme kapsamındaki ödeme vadelerine uygun hareket etmediği, kısmi ödeme yaptığı, iki tarafa borç yükleyen sözleşmede davacının edimini yerine getirmeksizin malın teslimini talep edemeyeceği, bu sebeple satıcının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, davacının sözleşmeden dönmesinin mümkün olmadığını savunduğu, taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğu ve sözleşmeye konu malın davacı alıcıya teslim edilmediği hususu ihtilafsız olup, davacının satım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın ne kadar olduğu ve takibe yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Tacirler arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan ve nispi ticari dava niteliğindeki uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olduğu belirlenmiştir.
Davacı ile davalı arasında 18/07/2023 tarihli ... marka ve model Doppel Profil Freze makinesinin 70.000 USD bedelle satışına ilişkin sözleşme bulunduğu, bu sözleşmede davacının alıcı, davalının satıcı olarak yer aldığı, sözleşmede teslim süresinin 120 gün, ödemenin ise %30 peşin, bakiye 19.000 USD'nin Ağustos 2023 sonunda, kalan ödemenin ise 2 ay içerisinde Kasım 2023, Aralık 2023, Ocak 2024, Şubat 2024 vade tarihli müşteri çekleri ile yapılacağı ve makinenin İstanbul ... fuarında sergilenmesinden sonra gönderileceğinin taraflarca kararlaştırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı tarafından takipte talep edilen takip öncesi işlemiş faize ilişkin olarak ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işleyecek avans faizi ile ikinci alternatif olarak 07/04/2024-22/04/2024 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak 700.000,00 TL ödemenin avans faizinin ne kadar olduğu hususlarında bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiği, bu kapsamda dosyanın borçlar hukuku nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 02/05/2025 tarihli raporunda, 700.000,00 TL asıl alacak için 07/08/2023-22/04/2024 tarihli arasındaki dönem yönünden takip öncesi işlemiş faiz miktarının 168.386,11 TL, 07/04/2024-22/04/2024 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise takip öncesi k işlemiş faiz miktarının 15.093,75 TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında...marka ve model Doppel Profil Freze makinesinin satışına ilişkin sözleşme bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya 07/08/2023 tarihinde 500.000,00 TL havale, 25/11/2023 ile 30/12/2023 keşide tarihli 2 adet 100.000,00 TL bedelli çek vermek sureti ile 700.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı satıcı tarafından makinenin davacıya teslim edilmediği, bu hususlarda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın davacı tarafından yapılan sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı ile yapılan ödemenin iadesinin talep edilip edilemeyeceği hususunda olduğu, satım sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacının davalı satıcıya 18/09/2023 tarihine kadar sözleşme bedelinin tamamını ödemesi gerektiği, ancak davacının sözleşme kapsamında yapmış olduğu ödeme tutarının 700.000,00 TL olduğu ve bu tutarın satış bedelinin bir kısmını (26.100 USD) oluşturduğu, TBK'nun 97.maddesi uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle davacı alıcının satım bedelini ödeme edimini tamamen yerine getirmeksizin malın teslimi talebinde bulunduğu, davalı satıcının TBK'nun 97.maddesi uyarınca malın teslimine ilişkin ediminden kaçınmasının yerinde olduğu, bu sebeple davalı satıcının temerrüdünden bahsedilemeyeceği, ancak davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin Torbalı ...Noterliğinin 29/03/2024 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiği, bu halde tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca birbirlerinden almış olduklarını iade etmesi gerektiği, davalı satıcı tarafından davacı alıcının malı teslim almaya zorlanamayacağı, bu sebeple davacının davalıya yapmış olduğu 700.000,00 TL ödemenin iadesini talep edebileceği, davalının anılan ihtarname ile temerrüde düştüğü, temerrüdün anılan ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 03/04/2024 tarihinden itibaren davalıya tanınan 3 günlük yasal sürenin sonunda 07/04/2024 tarihi itibariyle gerçekleştiği, davacının 07/04/2024 tarihi ile takip tarihi olan 20/04/2024 tarihleri arasındaki dönem yönünden takip öncesi işlemiş faiz talep edebileceği, tarafların sıfatına ve dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün avans faizi olduğu, ayrıca uyuşmazlığa konu alacak miktarı likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartlarının oluştuğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, iddia ve savunmanın ileri sürülüş biçimi, mahkememizce yapılan incelemenin niteliğine göre başkaca araştırma yapılmasına lüzum bulunmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile İstanbul Anadolu ... . İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 700.000,00TL asıl alacak ve 15.093,75 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 715.093,75 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-700.000,00 TL asıl alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 140.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 48.848,05 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 10.460,08 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 38.387,97 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 10.460,08 TL peşin harç, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 619,79 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 15.007,47 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi sebebiyle tarafların haklılık oranına göre (715.093,75/866.079,47=0,82) 12.391,18 TL'nin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 111.264,06 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
8-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2025
Katip... Hakim...
E-İMZA E-İMZA