T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/931 Esas
KARAR NO : 2025/360
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/05/2017
KARAR TARİHİ : 22/04/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/03/2014 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki... plakalı motosikleti ile seyir halinde iken davalı şirket nezdinde ZMMS poliçe teminat altında bulunan... plakalı araç ile çarpıştığını, kaza neticesinde yaralandığını,... plakalı aracın asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin Ödemiş Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü; kaza sebebiyle müvekkilinde sol femur diafiz kırığı oluştuğunu, bu sebeple davalı sigorta şirketinden tazminat talep hakkı doğduğunu, kaza sebebiyle Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyasında şikayetçi olunmaması sebebiyle ... karar sayılı KYOK verildiğini, poliçe sorumlus...Sigorta Şirketine 03/04/2017 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL malüliyet tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkil şirkete kanunda öngörüldüğü şekilde yazılı başvurusunun bulunmadığını, eksik evrakın davacı taraftan istendiğini ancak davacı tarafın belgelerini tamamlamadığını, müvekkil şirket hakkında tasfiye kararı alındığını,... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 27/04/2013-2014 vadeli ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, sürekli sakatlık tazminatının teminat limitinin 268.000 TL olduğunu, aracın hususi otomobil olup yasal faizle hüküm kurulması gerektiğini, davacı müracaatı bulunmadığından faiz başlangıcının dava tarihinden hesaplanması gerektiğini, 6111 SY kapsamında sigorta şirketlerinin tedavi ve tedavi giderleri kapsamında tazminatlara ilişkin sorumlulukları kalmadığını, bu sebeple geçici iş göremezliğe ilişkin talebin reddinin gerektiğini, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi veya İTÜ trafik kürsüsünde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının malüliyetinde kusuru olup olmadığının tespitinin gerektiğini, SGK ödemelerinin sorgulanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine aksi halde sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunun tespiti ile avans faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Davacıya ait tedavi belgeleri,
-Davalı sigorta poliçe ve hasar dosyası,
-ATK Trafik İhtisas dairesinin 11/09/2018 tarihli kusur raporu,
-İzmir İl Emniyet Müdürlüğünün 02/10/2020 tarihli yazısı ve eki,
-Ödemiş CBS'nin... soruşturma sayılı dosyası sureti,
-İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunun 24/09/2021 tarihli maluliyet raporu,
-Aktüer bilirkişi ...'ın 15/12/2021-17/01/2025 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce 19/01/2022 tarih ve... karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna müracaat ettiği, istinaf incelemesi neticesinde İzmir BAM ... H.D'nin 30/10/2024 tarih, ... karar sayılı ilam ile "...Yerel Mahkemece delillerin toplanıldığı, bu kapsamda kusura ilişkin rapor alındığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 11.09.2018 tarihli raporunda,, sürücü.. sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalli kontrolsüz kavşağa geldiğinde durup, sağ taraftan gelen trafiği kontrol etmesi, sağından gelen araca ilk geçiş hakkını tanıdıktan sonra seyrine devam etmesi gerekirken, gerekli kontrolleri yapmadan mevcut seyir hızı ile kavşağa girmesi ve sağından gelip kavşağa giren motosikletle önlemsizce çarpışmasıyla sebebiyet verdiği kazada asli kusurlu olduğu, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, olay mahalli kavşağa yaklaşırken hızını asgari hadde düşürmediği, mevcut seyir hızıyla kavşağa girdiğinde kazayı engellemek için etkin tedbir alamadan solundan kavşağa giren araçla çarpışmasıyla meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, sonuç olarak sürücü...'in %75 oranında, davacı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğuna ilişkin kusur raporunun olayın oluşuna uygun bulunduğu değerlendirilmiştir. Bilahare alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden aktüerya hesabında esas alınması da yerindedir.
Ancak, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Her ne kadar Yerel Mahkemece kazanın meydana geldiği 2014 yılı itibariyle davacının bedensel zararının oluştuğundan bahisle haksız fiil tarihi olan 2014 yılı verilerine göre davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı 5.970,74 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklı ise 14.268,82 TL olmak üzere toplam 20.239,56 TL gerçek zararı olduğu kabul edilmiş ise de, Yargıtay 17.H.D'nin yerleşmiş içtihatlarına göre hüküm tarihine en yakın tarih ve gerçek zarar kriterine göre hüküm kurulması, davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Yerel Mahkemece gerçek zararın belirlenmesinde bu kriterlerden uzaklaşılarak, kaza tarihinin esas alınması isabetli olmamıştır. Davacı vekilinin istinaf nedenleri bu nedenle yerindedir.
Öte yandan belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK'nın 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.(Yargıtay 17. H.D'nin 04.11.2019 tarih 2017/2842E-2019/10129K sayılı kararı.)
Bu nedenlerle Mahkemece dosyanın aktüerya bilirkişine tevdii ile yukarıda belirtilen esaslar dahilinde hükme esas almaya elverişli ve yeterli ek rapor alındıktan sonra durumun değerlendirilmesi gerekmektedir..." mahkememizin anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esası aldığı görülmüştür.
04/03/2014 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davalı sigorta nezdinde zmms sigortalı... plakalı aracın çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacının bu kazada geçici ve sürekli olarak iş göremez hale geldiği iddiası ile maddi tazminat talebinde bulunduğu, uğranılan zararın kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan...plakalı aracın zmss sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden tazmininin talep edildiği, mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 11/09/2018 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davacının % 25 tali, davalı sigorta sürücüsünün ise %75 asli kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, somut olayda davalı sürücüsünün kontrolsüz kavşakta geçiş önceliğine dikkat etmediği, tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığı, özen yükümlülüğüne ve güvenli seyir kurallarına aykırı şekilde hareket ettiği, mahkememizce alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve meydana gelen kazada davalı sürücüsünün asli %75 kusurlu kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olduğu, mahkememizce davacının dava konusu kazada çalışma gücü kaybına uğrayıp uğramadığı yönünde dosyanın İstanbul ATK ya gönderildiği, İstanbul ATK tarafından düzenlenen 24/09/2021 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre %3.3 oranında sürekli iş göremez ve 9 ay geçici iş göremez olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, mahkememizce dosyanın yukarıda anılan istinaf ilamı doğrultusunda aktüer bilirkişiye tevdii edildiği ve ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 17/01/2025 tarihli ek raporda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve rapor tarihindeki güncel veriler ile Prograsif Rant Yöntemine göre davacının geçici iş göremezlik zararının 5.970,74 TL, sürekli iş göremezlik zararının ise 309.258,13 TL olarak hesaplandığı, mahkememizce alınan kusur, maluliyet ve 17/01/2025 tarihli aktüerya bilirkişi ek raporlarının usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, kazaya sebebiyet veren aracın 27/04/2013- 27/04/2014 tarihleri arasında ve kaza tarihi itibariyle zmms sigortacısı olan davalı sigortanın müteselsil borçlu olarak söz konusu zarardan teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın cismani zararlarda azami teminat limitinin 268.000,00 TL olduğu, davacının dava değerini İstinaf kaldırma ilamı öncesinde 05/01/2022 tarihinde 64.480,88 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 5.970,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak arttırdığı, mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde 19/01/2022 tarih ve ...acının 14.268,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.970,74 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 20.239,56 TL tazminat alacağı taleplerinin hüküm altına alındığı, davacının 30/01/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile daha önce hüküm altına alınan alacağın davalıdan tahsil edildiği, teminat limiti 250.000,00 TL olarak dikkate alınarak 17/01/2025 tarihli rapora göre sürekli iş göremezlik tazminat taleplerinin 229.760,44 TL olarak arttırıldığının bildirildiği, istinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere belirsiz alacak davalarında alacağın tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra davacının bir kez değer arttırım, bir kez ıslah dilekçesi sunabileceği, her ne kadar davacı vekili tarafından 30/01/2025 tarihli dilekçe değer arttırım dilekçesi olarak nitelendirilmiş ise de davacının daha önce değer arttırım yoluna başvurduğu dikkate alındığında davacının ikinci kez değer arttırım dilekçesi sunamayacağı, bu sebeple yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda ikinci dilekçenin ıslah dilekçesi olarak dikkate alınması gerektiği, 17/01/2025 tarihli aktüer ek bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 309.258,13 TL olarak hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle davalı sigortanın zmms azami teminat limitinin 268.000,00 TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin alacağının 14.268,82 TL'lik kısmının mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde hüküm altına alındığı ve davacı tarafından tahsil edildiğinin bildirilmesine göre davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 294.989,31 TL ve poliçe kapsamında davalıdan talep edilebilecek bakiye sürekli iş göremezlik zararının ise 253.731,18 TL olduğu, davacı tarafından bu miktarı aşmayacak şekilde bakiye 229.760,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edildiği, buna göre taleple bağlı kalınması gerektiği, davacının ödenen geçici iş göremezlik ve bir kısım sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise davanın konusuz kaldığı, davacının davalı sigortaya 04/04/2017 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonu olan 15/04/2017 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edebilecek faizin yasal faiz olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafından mahkememizce 19/01/2022 tarih ve... karar sayılı ilamı ile hüküm altına alınan alacakların davalıdan tahsil edildiği bildirildiğinden mahkememizce kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi ile yetinilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 229.760,44 TL'nin 15/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talep yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Alınması gerekli 15.694,93 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ve 1.008,88 TL ıslah harcı toplamı 1.040,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.654,65 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 800,00TL ıslah harcı ve 2.000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.800,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili davacıya ÖDENMESİNE,
4-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 36.761,67 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA