T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/97 Esas
KARAR NO : 2025/170.
DAVA TARİHİ : 05/02/2024
KARAR TARİHİ : 26/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın 02.03.2023 tarihinde ... plakalı araç ile trafik kazasının meydana geldiği, kazanın oluşumunda davalı ... şirketinin sigortalısının asli ve tam kusurlu olduğu, aracın onarımının KDV DAHİL 26.590,00 TL olduğu ve yapılan amir/onarım/boya/parça değişimi tramer kayıtlarına işlendiği, davacıya ait aracın 90 gün tamirde kaldığı ve bu süre içerisinde aracını kullanamadığı bu nedenlerden dolayı araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı olarak 10,00 TL'nin her iki davalıdan müteselsilen ve müvekkilimin aracını 90 gün kullanamaması sebebiyle 10,00 hak mahrumiyeti/ikame araç bedelinin sadece davalı ... kaza tarihi olan 02/03/2023 tarihinden itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa 22.05.2023 tarihinde 19.942,50 TL hasar bedeli, 20.06.2023 tarihinde 5.415,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere ödeme yaptığı, davalının kasko sigorta şirketinden ayrıca bir ödeme yapılıp yapılmadığının sorgulanması gerektiği, yapılan ödemelerle davalı ... şirketinin tüm sorumluluklarını yerine getirdiği, davaya konu olan aracın daha önceden kazaya karışıp karışmadığının sorgulanması gerektiği, kazanç kaybı, araç mahrumiyeti, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlardan kaynaklı taleplerden davalı ... şirketinin sorumlu olmadığını, değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, poliçe teminatı kapsamında olmayan araç mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalardaki beyanında meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı, kendisinin de zararının bulunduğu, davacı tarafından talep edilen alacağın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA:
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat (değer kaybı, ikame araç bedeli) isteğine ilişkindir.
DELİLLER:
-Sigorta bilgi ve gözetim merkezinin 16/02/2024 tarihli yazısı ve eki,
-...Sigorta A.Ş'nin 06/06/2024 tarihli yazısı ve eki,
-İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesinin 03/06/2024 tarihli raporu,
-Bilirkişi ...'in 22/11/2024 tarihli raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacının, 02/03/2023 tarihinde kendisine ait ... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı, diğer davalının sürücüsü olduğu ... plakalı araçların çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştıkları, bu kaza neticesinde kendisine ait araçta hasar oluştuğu, hasar nedeniyle değer kaybı ve ikame araç zararının meydana geldiği iddiası ile değer kaybı ve ikame araç bedeli talebinde bulunduğu, davalı sigortanın zamanaşımı definde bulunduğu, davacıya ödeme yapıldığı, sorumluluklarının kalmadığı, araç mahrumiyet bedelinin poliçe kapsamı dışında olduğunu savunduğu, diğer davalının davaya cevap vermediği, davacının iddialarını inkar etmiş sayıldığı, taraflar arasında davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, taraf sürücülerinin kusur durumlarının ne olduğu, davaya konu kazada davacı aracının hasarlanıp hasarlanmadığı, aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise miktarının ne olduğu, ayrıca davacının ikame araç zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu ve bu zararlardan davalıların sorumlu olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu görülmüştür.
Davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, davacının haksız fiil failinin zmms sigortacısı olarak davalı sigortaya husumet yönelttiği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu, diğer davalı yönünden ise ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu, tüm davalılar yönünden davanın birlikte yürütülmesinin usul ekonomisi ilkesine uygun olduğu ve mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davaya konu kazanın 02/03/2023 tarihinde meydana geldiği, dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı gerçekleşmediği anlaşılmakla davalı sigortanın zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce davacıya ait aracın sicil ve geçmiş hasar kayıtları ile dava konusu kaza nedeniyle görmüş olduğu onarım işlemlerine ilişkin kayıtların ilgili kurumlardan istenildiği ve dosyaya kazandırıldığı görülmüştür.
Mahkememizce davacı, davalı sürücü ve üçüncü kişilerin kusur durumlarının ne olduğu hususlarının belirlenmesi için dosyanın İzmir ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, ATK'nun 03/06/2024 tarihli raporunda, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki minibüs ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalli kavşağa geldiğinde seyir istikametinin soluna dönüş manevrasıyla kavşak müşterek alanına girmeden önce diğer kavşak kollarını takiben kavşağa yaklaşan araçların hızlarına-mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması, iki yönlü yolun karşı yön istikametinden düz seyirle kavşağa gelmekte olan davacı sürücü idaresindeki motosiklete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, sola dönüş manevrasıyla girdiği kavşak müşterek alanında davacı sürücü idaresindeki motosikletin seyir yönünü kapatarak kazaya sebebiyet verdiği, meydana gelen olayda %80 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki motosiklet ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalli kavşak yaklaşımında hızını asgari düzeye indirmesi, diğer kavşak kollarını takiben kavşağa yaklaşmakta olan taşıt trafiğine dair gerekli kontrolleri yaparak seyrini daha dikkatli sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, iki yönlü yolun karşı yön bölümünden gelen ve olay mahallinde sola dönüş manevrası yapmakta olan davalı sürücü idaresindeki otomobile tedbirsizce çarptığı, meydana gelen olayda %20 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacının zararının bulunup bulunmadığı, varsa ne olduğu hususlarında dosyanın otomotiv bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 22/11/2024 tarihli raporunda, ...plakalı aracın ön kısmından aldığı darbe sonucunda komple ön kaporta ve radyatör grubu kısımlarından hasarlandığı, buna göre yapılan serbest piyasa araştırmasında kaza tarihi itibariyle aracın kaza öncesi rayicinin 141.750,00 TL, kaza sonrası onarılmış haldeki rayicinin ise 124.000,00 TL, dava konusu kaza nedeniyle aracın değer kaybının kusur indirimi yapılmaksızın 17.000,00 TL, aracın makul onarım süresinin 7 gün ve emsal nitelikteki bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedelinin 1.270,28 TL, davacının ikame araç zararının kusur indirimi yapılmaksızın 8.891,96 TL olarak tespit edildiği, davalı ... tarafından 5.415,00 TL’lik değer kaybı ödemesi yapıldığı, dosya ekindeki Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur durumu dağılımına göre davacının davalı kusuruna göre talep edebileceği değer
kaybı tazminatının 13.600,00 TL olduğu, davalı ... tarafından yapılan 5.415,00 TL’lik ödeme dikkate alındığında, davacı tarafa ödenmesi gereken değer kaybı bakiyesinin 8.185,00
TL olduğu, yine dosya ekindeki Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur durumu dağılımına göre davalı sürücünün kusur durumuna göre davacının talep edebileceği
ikame araç bedelinin 7.113,57 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;02/03/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigortanın zmms sigortacısı diğer davalının sürücüsü olduğu ... plakalı araçların çift taraflı, maddi hasarı trafik kazasına karıştıkları,mahkememizce ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre davalı sürücünün kontrolsüz kavşakta sağdan gelmekte olan ve geçiş üstünlüğüne sahip olan davacıya geçiş imkanı tanımadığı olayda asli %80 kusurlu olduğu, davacı sürücünün ise kontrolsüz kavşakta geçiş önceliği kendisinde bulunmakla birlikte kavşağı yaklaşırken hızını yavaşlatması, tedbirli davranması gerekirken bu kurallara riayet etmediği kazada tali %20 oranında kusurlu olduğu, davalılarca bu rapora itiraz edilmiş ise de kazanın meydana geliş biçimi, kazaya ilişkin dosyada bulunan görseller, kaza tespit tutanağı içeriği ve diğer dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce alınan kusur bilirkişi raporunun hakkaniyete ve somut olaya uygun görüldüğü, yeniden rapor alınmasının yargılamaya katkı sağlamayacağı, davalı sürücü ile onun eyleminden sorumlu olan kişilerin meydana gelen zarardan sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğu, dava konusu kazada davacıya ait aracın ön kısımlarından hasarlandığı ve hasarlanan parçaların niteliğine ilişkin taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 tarih ve 2021/82 esas sayılı dosya kapsamında 7327 sayılı yasa ile KTK'nun 90.maddesinin 1.fıkrasına eklenen 2.cümlenin iptaline karar verildiği, iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının usuli kazanılmış hakların istisnasını teşkil ettiği, Anayasa Mahkemesince bir kanun hükmünün iptal edildiği bilindiği halde görülmekte olan davaların anayasa aykırılığı saptanan kurallara göre görülüp çözümlenmesinin Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, bu kapsamda iş bu davada Türk Borçlar Kanunun haksız fiile ilişkin hükümleri, KTK hükümleri ile genel şartların bunlara aykırı olmayan hükümleri ile bu doğrultuda yeni genel şartlarla çeliştiği durumda Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, bu nedenle değer kaybı talebi yönünden tazminat hesaplamasında davacının taleplerinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca onarım süresince davacının aracından yoksun kaldığı, bu döneme ilişkin olarak zarara uğradığı ve bu zararını da kaza tarihi itibariyle emsal bir aracın kiralama bedeli üzerinden yapılan hesaplamaya göre serbest piyasa rayiçlerine göre talep edebileceği, mahkememizce alınan otomotiv bilirkişi raporunda davacının serbest piyasa rayiçlerine göre 17.000,00 TL değer kaybı zararının bulunduğu, dava konusu aracın makul onarım süresinin 7 gün, emsal araç kiralama bedelinin günlük 1.270,28 TL, davacının ikame araç zararının 8.891,96 TL olarak belirlendiği, ancak davalı ... tarafından davacıya dava öncesinde 5.415,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, mahkememizce alınan kusur raporuna göre davacının davalı sürücünün %80 kusuruna karşılık talep edebileceği değer
kaybı tazminatının 13.600,00 TL(17.000x80/100) olduğu, davalı ... tarafından dava öncesi yapılan 5.415,00 TL ödeme dikkate alındığında, davacı tarafın talep edebileceği değer kaybı bakiyesinin 8.185,00 TL olduğu, yine davalı sürücünün %80 kusuruna karşılık davacının talep edebileceği
ikame araç bedelinin 7.113,57 TL(8891,96x80/100) olduğu, davalı sürücü ve davalı ... tarafından, davacı tarafından otomotiv bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ve yeniden rapor alınması talep edilmiş ise de, davalıların beyanlarının soyut itiraza dayandığı, otomotiv bilirkişi tarafından değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden yapılan değerlendirmenin kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın niteliği, özellikleri, kullanım şekli, geçmiş hasar kayıtları ve ülkemizin ekonomik koşulları ile meydana gelen hasarın boyutuna göre mahkememizce makul olduğu, bu nedenle hesap yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına ilişkin davalı taleplerinin reddedildiği, buna göre davacının davalı sürücünün %80 kusuruna karşılık 8.185,00 TL değer kaybı ve 7.113,57 TL ikame araç zararı bulunduğu ve bunu talep edebileceği, davalı ... haksız fiil faili sürücüsü olarak bu zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı sigortanın ise kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın 07/03/2022-07/03/2023 tarihleri arasındaki dönemde zmms sigortacısı olarak davacının poliçe teminatı kapsamında kalan değer kaybına ilişkin zararından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu (kaza tarihi itibariyle maddi hasarlarda araç başına davalı sigortanın teminat limiti 120.000,00 TL'dir), davalı ...' in trafik kaza tarihi olan 02/03/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı sigortanın ise davacıya eksik ödeme yaptığı 20/06/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının bu tarihler itibariyle temerrüt faizi talep edebileceği, davacının sıfatına ve dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, davacı vekilinin dava değerini 10/12/2024 tarihli dilekçesiyle ıslah ettiği, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalı ... tarafından ıslah zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de, ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık zaman aşımı süresinin gerçekleşmediği, mahkememizce alınan kusur ve zarar gören davacıya ait aracın değer kaybı ve ikame araç bedeli taleplerine ilişkin hesaplama yapan otomotiv bilirkişi raporunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamı ile usul ve yasaya uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının değer kaybı talebinin KABULÜ ile 8.185,00 TL' nin davalı ... Yönünden 20/06/2023, davalı ... yönünden ise 02/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
2-Davacının ikame araç bedeli talebinin KABULÜ ile 7.113,57 TL' nin davalı ...' den 02/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
3-Alınması gerekli 1.045,04 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 261,00 TL ıslah harcı toplamı 688,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 356,44 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ...190,70 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 261,00 TL ıslah harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 3.375,00 TL ATK rapor ücreti, 1242,00 TL müzekkere-tebligat-posta giderinden oluşan toplam 8.733,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ...Ş 4.672,26 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ÖDENMESİNE,
5-Davacı kendisini dava ve duruşmalarda vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1-4. maddesi uyarınca takdir edilen 15.298,57 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ...Ş 8.185,00 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ÖDENMESİNE,
6-İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında suçüstünden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca davalı ...Ş' den tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/02/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA