T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99
KARAR NO : 2025/140
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/02/2024
KARAR TARİHİ : 18/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ekstresine ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, davalı taraf, farklı tarihlerde müvekkil şirketten mal satın almakta ve bu malların satışını kendi müşterilerine yaptığını, taraflar arasındaki ticari ilişki 2023 yılı itibariyle devam ederken, davalı taraf davacı şirketten bir takım özel yapım mallar talep ettiğini, davacı şirket bu malları davalıya teslim ettiğini, fatura düzenleyerek ödeme talep ettiğini, davacı şirketin ödeme talebine rağmen davalı yan, müşterisinin malları teslim almaktan vazgeçtiğini bu sebeple ödeme yapamayacağını, malları iade etmek istediğini söylediğini, ancak bahsedildiği üzere; davalı şirkete teslim edilen mallar özel talebe ilişkin özel nitelikte üretilmiş mallar olduğundan, davacı müvekkillimin bu malların satışını başka bir müşteriye yapabilme imkanı bulunmadığını, bu itibarla davacı müvekkilimin alacağını tahsil etmek amacıyla yasal yollara başvurma gereği hasıl olduğunu, taraflar arasındaki bu devamlı ilişki sebebiyle; gerek yapılan satış işlemleri gerek yapılan ödemelerin kayıtlarının tutulması ve hesap kolaylığı sağlaması amacıyla 20.10.2023 cari hesap oluşturulduğunu, bu cari hesabtan ve bedeli ödenmeyen malların faturalarından kaynaklanan alacağa ilişkin İzmir ... İcra Dairesinin... E. Sayılı dosyası ile davalı tarafa icra takibi başlatıldığını, davalı taraf 14.11.2023 tarihli dilekçe ile icra takibinde borca, takibe, faize ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, Davalı yanın bu haksız itirazı üzerine İcra Müdürlüğünce icra takibi durdurulduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket, İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyasına konu faturada belirtilen malzemeleri davacı şirketten teslim almış ve bu malzemeleri kendi müşterisine gönderdiğini, ancak, müvekkil şirketin müşterisi bu malzemeleri beğenmediği için müvekkil şirket, davacı şirket yetkilisi... ile iletişime geçerek ürünlerin iadesi ve iade faturası düzenlenmesi konusunda görüştüğünü, şirket yetkilisi ...; şirketler arası düzenli ve güven içinde yürütülen dostane ticari ilişkiler gereği iade faturası kesilmesine ve malzemelerin nakli için uğraşılmasına gerek olmadığını, malzemelerin müvekkil şirketin deposunda tutulmasını ve bir müşteri çıkması halinde kargonun doğrudan bu depodan yapılabileceğini belirttiğini, davacı şirket yetkilisinin sözüne duyulan güven gereği malzemeler fiilen iade edilmeyerek müvekkil şirketin deposunda tutulduğunu, bu hususlar tahkikat sırasında davacı şirket yetkilisinin isticvap edilmesi halinde sabit olacağını, taraflar arasında bu şekildeki sözlü anlaşmaya rağmen davacı taraf kötü niyetle faturayı İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında icra takibine konu ettiğini, buna karşılık müvekkil şirket tarafından 13/11/2023 tarihinde 236.000-TL bedelli iade faturası düzenlendiğini ve davacı şirketçe iade faturasına itiraz edilmediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.
SMMM ...'ın 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... Spor Malz. Teks. Gıd. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacı ... Teks. Mob. Tas. San. Ltd. Şti.'nden alacakalı ya da borçlu olduğu, açılış bakiyesi tutarlardaki farklılıklara ve iade faturası muhteviyatının davacı şirkete teslim edilip edilmediğine göre belirlenebileceği; yapılan tespitler neticesinde borç/ alcak tutarlarının, 236.000,00 TL tutarındaki iade faturasının kabulü halinde davalı şirketin 63.249,10 TL alacaklı olduğu, 236.000 TL tutarındaki iade faturasının kabul edilmemesi halinde davacı şirketin 172.750,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
SMMM ...n 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı ...nin 2023 hesap döneminde e-defter tuttuğu, e-defter Beratlarının süresinde yüklendiği, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebirin usulüne uygun olarak tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı ... tarafından Davalı ... adına düzenlenen, dava konusu faturaların, davacı ...nin 2023 yılı yevmiye defterine süresinde kayıt edildiği, davalı ... tarafından, davacı ... adına düzenlenen "13.11.2023 tarih ve... sayılı" iade faturasının Davacı ...nin yasal defter kayıtlarında yer almadığı, davacı ...nin 01.01.2023-31.12.2023 tarihli muavin defterinden, davalı ...nin, davacı ...ne toplam 157.750,50 TL tutarında borç bakiyesinin olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete ticari ilişkinin gereği spor malzemeleri sattığı ve bedelinin tahsili için icra takibine giriştiği, davalının takibe itirazı üzerine mahkememizde itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatının talep edildiği tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafında ödeme emrinin kendine tebliğine karşılık verdiği borca itiraz dilekçesinde, davacıdan satın alının malların davalıya teslim edildiğini ve malların davalının deposunda tutulduğunu ikrar etmiştir. Bu haliyle davalı vekilinin bu beyanı mahkeme dışı ikrar niteliğindedir. Ancak davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde de aynı hususu yeniden ikrar etmiş ve artık davalı vekilinin teslim beyanları mahkeme içi ikrar niteliğine dönüşmüştür. Davalı tarafça yasal 8 günlük itiraz süresinden çok sonra iade faturası düzenlenmiştir.
YİBBGK 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi takdirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı yasanın 21/2 maddesi) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karneden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifası ile ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhası ile ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı yasanın 23. maddesinin 2. ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi yukarıda anılan 23/2 madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz karşı tarafın akdi ilişki inkar etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, 6102 sayılı yasada özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Fatura içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme 213 sayılı yasada yer almaktadır. faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (213 sayılı yasa madde 230) dolayısıyla faturanın içeriği faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususlara yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.
Ayrıca Yargıtay 3. HD 2014/2171 Esas, 2014/7539 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi; faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa ait olup, davacının bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez, 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesinde yazılı sekiz günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise davalı tarafa aittir. 6102 sayılı yasanın 23/2 maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden tacir fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6100 sayılı yasanın 222. maddesi uyarınca ispatlamış olur.
Bu genel bilgiler ışığında, davalı tarafın iade faturasının yasal şartları taşımadığı ve ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, ayrıca davacının malın satılıp teslim edildiğini kanıtladığı anlaşılmakla, davalının malın bedelini ödeyip ödemediği yönünde ve taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı bakiye alacak borç durumunun tespiti için taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Davalı tarafın banka kanalıyla davacıya yapılan ödeme kaydına dair tevsik edici belge bulunmaması sebebiyle buna ilişkin kayıt haricinde ticari defter ve kayıtlarının yasal şartları haiz olduğu tespit edilmiştir. Davalının defterlerindeki açılış ve kapanış kayıtları ve iade faturasının kabul edilip edilmemesine göre farklı miktarlarda davalının davacıya karşı borçlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Bu açıklamalar ışığından davalı defterlerindeki iade faturasının kabul edildiği hale göre yapılan hesaplamalara itibar edilmemiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının ise yasal şartları haiz olduğu, kendi defterlerine göre davacının davalıdan 157.750,50 TL alacaklının olduğunun görüldüğü, bu bedelin davalının defterlerindeki tespitten daha az olduğu tespit edilmiştir. Kendi defterlerine göre davacının daha az alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarının ödeme hususunda gerekli yasal şartları haiz olmadığı, hususları bir arada değerledirildiğinde davacı defterlerindeki miktar kadar itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacı defterlerindeki bedeli takip talebinde talep edilen faiz miktarı kadar faiz yürütülmek suretiyle faiz istemine ilişkin ve alacak likit olduğundan bahisle icra inkar tazminatı istemine ilişkin de aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-)Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-)İzmir ...cra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan İtirazın Kısmen İptali ile Takibin 157.750,50 TL ana para , 158,83 TL faiz olmak üzere toplamda 157.909,33 TL üzerinden DEVAMINA,
3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 157.909,33 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-)Alınması gerekli 10.786,78 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 2.088,51 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 8.698,27 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-)Davacı tarafça yatırılan 2.088,51 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 6.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 260,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 8.776,11 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 7.977,16 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 15.015,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-)3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
9-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı-davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır