T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/323
KARAR NO: 2025/287
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 09/04/2025
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili Mahkememize verdiği 09/04/2025 havale tarihli dava dilekçesinde; 22.05.2023 tarihinde müvekkili firma ile karşılıklı olarak imzalanan sözleşme gereği; İzmir banliyo sisteminin geliştirilmesi projesi İzban hattı üzerinde 2 adet istasyon yapım işinin müvekkil firma tarafından üstlenildiğini, idare ile imzalanan sözleşme gereği; edinilen bütün yükümlülüklerin müvekkili firma tarafından eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde ifa edildiğini ancak ne yazık ki; sözleşmenin karşı tarafı olan İzmir Büyükşehir Belediyesinin aynı hassasiyeti ve özveriyi göstermeyerek müvekkili firmayı büyük ölçüde mağduriyete uğrattığını, davalı idarenin, müvekkili firmanın hak edişlerini vadesinde ödemeyerek müvekkili firmayı büyük ölçüde zarara uğrattığını, 04.02.2024 vade tarihli, ödeme 01.03.2024 tarihinde, 02.03.2024 vade tarihli ödeme 04.06.2024 tarihinde, 25.03.2024 vade tarihli ödeme 04.07.2024 tarihinde, 23.04.2024 vade tarihli ödeme 19.07.2024 tarihinde ödendiğini, yapılan geç ödemeler nedeniyle müvekkili firmanın büyük ölçüde mağdur edildiğini ayrıca fatura tanzim tarihleri 10.05.2024, 03.06.2024, 25.062024 ve 14.08.2025 olan, vade tarihleri de sırasıyla 09.07.2024, 02.08.2024, 24.08.2024 ve 13.10.2024 olan borçların hiçbiri ilgili idare tarafından ödenmediğini, ilgili alacakların tüm ferileriyle birlikte ödenmesi taleplerinin bulunduğunu, yapılmayan ve vadesinden sonra yapılan ödemelerin; idare ile imzalanan sözleşmenin," ödeme yeri ve şartları" başlıklı 11. maddesine aykırı olduğunun açıkça anlaşıldığını, ilgili alacaklara ilişkin olarak 05.09.2024 tarihinde taraflarınca ilgili idareye ihtarda bulunulduğunu ancak idarenin, ihtara rağmen ödemelerini yapmadığını, dolayısıyla icra takibi yapma zaruriyeti doğduğunu, başlatılan icra takibine karşı idare tarafından haksız itiraz yapıldığını, yapılan bu haksız itirazın iptal edilmesi gerektiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesinin 2. Fıkrasının "Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer." şeklinde olduğunu ,belirtilen kanun hükmüne rağmen müvekkili firma tarafından idareye ihtar çekildiğini, müvekkili firmanın, sözleşmenin kurulmasından itibaren, tüm edimlerini eksiksiz ve düzgün ifa ederek, gerek olmamasına rağmen idareye ihtar çekerek, ödeme aralıklarını çok geniş tutarak tüm iyi niyetini gösterdiğini, bu iyi niyete rağmen ilgili idarenin borçlarını ödemezlikte ısrarcı davranarak müvekkili firmayı büyük zararlara uğrattığını, takip tarihinden sonra kesinleşen hakedişlere ilişkin de aylardır ödeme yapılmadığını, müvekkili firmanın buna rağmen bir lira bile tahsil etmeden işlerini eksiksiz olarak yerine getirmeye devam ettiğini, söz konusu hususun bile davalı idarenin kötüniyetli şekilde hareket ettiğinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu, mezkur davanın bir ticari iş niteliğinde olduğunu, tüzel kişi tacirin adi alanı bulunmadığından, yaptığı tüm işlerin ticari iş olduğunu, bir sözleşmenin ticari iş niteliğinde olmasının adi sözleşmelerden birtakım farkların olması sonucunu doğurduğunu, bu farklardan birinin de faize ilişkin hükümler olduğunu, ticari işlerde faize ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu'nun 8. Maddesi; "MADDE 8- (1) Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. (2) Üç aydan aşağı olmamak üzere, faizin anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerlidir. Şu şartla ki, bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz. (3) Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır. (4) Bu maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir." şeklindedir. Ayrıca; "MADDE 10- (1) Aksine sözleşme yoksa, ticari bir borcun faizi, vadenin bitiminden ve belli bir vade yoksa ihtar gününden itibaren işlemeye başlar.
" kanun hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere ticari iş niteliğinde olan mezkur olayda faiz oranının serbestçe belirlenebildiğini, yapılan icra takibinde faiz oranı; TCMB tarafından 01.04.2024 tarihinde yayımlanan tebliğe uygun olarak; avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı olan %51.75 olarak istendiğini, YARGITAY... HUKUK DAİRESİ...K. Numaralı Hükmünde: "... TTK m. 19/2 uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri içinde ticari iş sayılır. 6102 Sayılı TTK m.8/1 ve 3095 sayılı K.2/2. maddelerine göre ticari işlerde temerrüt faiz oranı TCMB. nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Hal böyle olunca, davacılar, alacağının avans faizi ile tahsilini isteyebilir. Bu durumda mahkemece, kabul edilen alacağa avans faizi yürütülecek şekilde karar verilmesi gerekirken, yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu, bu çerçevede, İzmir arabuluculuk bürosuna 14.11.2024 tarihinde... nolu başvuru dosyası ile başvurulduğunu, davalı idare ile arabuluculuk görüşmeleri 21.11.2024 tarihinde... dosya numarası ile yapıldığını, müzakereler sonucunda davalı idare ile anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla dava açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, davalının itirazlarının haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini , 2004 Sayılı İcra Ve İflas Kanunu Madde 67/2: "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN 14.06.2006 tarihli 2006/19-347 E. sayılı , 2006/377 K. Numaralı İlamında: "Ayrıca alacak, baştan bilinebilir(likit) nitelikte olduğundan, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmelidir." denildiğini belirtmiş , haklı davanın kabulüne karar verilmesine, yapılan talep üzerine İzmir... İcra Müdürlüğü tarafından başlatılan... Esas numaralı icra takibine, davalı idare tarafından yapılan haksız itirazın iptaline karar verilerek mezkur takibin devamına hükmedilmesine, davalı idare tarafından vade tarihinden sonra yapılan ödemelerin, avans faiz oranı olan %51,75 üzerinden müvekkili firmaya ödenmesine (TCMB 28.12.2024 Tarihli tebliğinde bu oranı %49,25 olarak değiştirmiştir.) alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında imza altına alınan sözleşmeden kaynaklanan alacağın bir bölümünün ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik olarak davalı hakkında icra takibi başlatılmış ve davalının itirazı üzerine duran takibin devamına karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açılmış ise de; davanın yasal dayanaklarının 6098 sayılı TBK' da düzenlenen Eser Sözleşmesi hükümleri olduğu dolayısıyla mutlak ticari davanın söz konusu olmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile de nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapıldığı, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiği, davacının şirket olup tacir sıfatına haiz olduğu ancak davalı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin dolayısı ile davanın taraflarından birinin tacir sıfatına haiz olmadığı bu hususlar göz önüne alındığında davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen nispi ticari dava niteliğinde de olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasının gerektiği, Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 6335 sayılı yasanın 2. Maddesi ile 6102 sayılı yasanın 5. Maddesinin değiştirildiği, bu değişiklik sonucu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağının belirlendiği, davanın açıldığı tarih itibariyle davaya bakmanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı içerisinde kalıp, Mahkememizin görev alanı içerisinde olmadığı, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili dava şartı niteliğinde olup, yargılamanın her safhasında ve resen nazara alınmasının ve 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Taraflardan birinin HMK' nın 20. maddesi uyarınca iki hafta içerisinde başvurarak talepte bulunması halinde dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin 6100 Sayılı Kanunun 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca, görevli mahkemece değerlendirilmesine,
4-Taraflardan birinin 2 hafta içerisinde gönderme talebinde bulunmaması halinde Mahkememizce resen davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aynı karar ile harç ve yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair, tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.09/04/2025
Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır