T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/532
KARAR NO: 2025/579
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 04/06/2025
KARAR TARİHİ: 14/07/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkille davalı "... Mah.,...Sok., No...Torbalı - İZMİR" adresinde bulunan taşınmazın kiralanması için görüşmüş ve bir ön anlaşmaya vardığını, önemle belirtmek isteriz ki ilgili anlaşma bir kira sözleşmesine dönüşmediğini, taraflar arasında yazılı yahut sözlü geçerli, imzalı bir kira sözleşmesi bulunmadığını, anlaşılan husus sadece bir kira ilişkisi başlatmak üzere prensipte yapılan anlaşma olduğunu, ilgili taşınmaz için müvekil öncelikle 50.000,00TL bedeli bağlanma parası olarak...'a verdiğini, taraflar arasındaki ön anlaşma daha sonra bozulmuş müvekil taşınmazı kiralamaktan vazgeçtiğini, davalı zarara uğradığını bahane ederek kendisine ödenen 50.000,00TL'yi iade etmediğini, işte bu bedelin iadesi için taraflarınca icra takibine geçilmiş, müvekkilin zararlarının tahsili için Torbalı icra dairesi ... E. sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibine geçmiş ancak davalı bu takip dosyasına da itiraz ettiğini, sözünü ettikleri nedenlerle davalı borçlunun itirazının iptalini sağlamak için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın Torbalı İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasıyla müvekkil hakkında takibe giriştiğini, alacağı olmadığını bildiği halde bu şekilde takip başlatılması davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkilin söz konusu takipten dolayı zarar görmemesi adına süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, davacı tarafça yine haksız ve kötü niyetli olarak huzurdaki itirazın iptali davası ikame edildiğini, mahkemece ikame edilmiş olan iş bu dava yetkili ve görevli mahkemede açılmadığından yetkisizlik ve görevsizlik itirazında bulunuyor dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, dilekçe ekinde sunulmuş olan kira sözleşmesi göz önünde bulundurulduğunda davacı ile müvekkil arasındaki kira ilişkisinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunundan kaynaklandığı ve bu hususta yetkili ve görevli mahkemenin Torbalı Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmenin mümkün olmadığını, her ne kadar davacı taraf kira sözleşmesine konu "... Mah.... Torbalı/İzmir" adresindeki taşınmazın kiralanması için görüşme yapıldığını ve ön anlaşma sağlandığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı yahut sözlü bir kira sözleşmesi olmadığını iddia etmekteyse de bu iddialar abesle iştigal olup mahkemeyi yanıltmaya matuf iddialar olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının taşınmazın kiralanmasına ilişkin olarak davalı tarafla ön anlaşma yapılarak davalıya 50.000 TL ödeme yapıldığı, sonrasında davacının taşınmazı kiralamaktan vazgeçtiğini, davalı tarafça 50.000 TL nin iade etmemesinden ötürü davalı aleyhinde icra takibine girişildiği, davalının icra takibine itirazı neticesinde takibin durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi ve karara bağlanması gerektiği, bu durumda davaya bakma görevinin Sulh Hukuk mahkemesine ait olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
3-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğine,
Dair, 6100 sayılı yasanın 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize yahut mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 14/07/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır