T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/905
KARAR NO: 2025/715
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/01/2025
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ''Müvekkil Şirkete ait üretim tesisleri, “... Atatürk Caddesi No:...Menderes / İzmir” adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, Müvekkil Şirket ile Davalı ... arasında ... Abone No’lu 05.04.2021 tarihli Atıksu Alım Sözleşmesi (Ek-1) ve ...Abone No’lu 05.04.2021 tarihli Kullanım Suyu Satış Sözleşmesi (Ek-2) ile su alım hizmet ilişkisi tesis edilmiş olduğunu, davalı Bölge tarafından su faturalarına esas teşkil eden kullanım suyu, atık su ve katı atık bedeli tarife/ birim fiyatları, Genel Kurul kararı olmaksızın hukuka aykırı şekilde arttırılarak Müvekkil Şirketten haksız ve fazla tahsilatlar yapılmış olduğunu, bu haksız tahsil edilen bedellerin tespiti ve Davalı Bölgeden iadesi için uyuşmazlığın çözümü için öncelikle İzmir Arabuluculuk Bürosu... Arabuluculuk No,... Büro No üzerinden arabuluculuğa başvurulmuş ve 27.12.2023 tarihli son tutanak ile süreç "Anlaşmama" olarak kapatılmış olduğunu, hal böyle olunca Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı bölge tarafından su faturalarına esas teşkil eden birim fiyatları, yönetmeliğe aykırı şekilde güncellenmiş olduğunu, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde katılımcılardan tahsil edilecek su ve benzeri hizmet bedellerine ilişkin esaslar müteşebbis heyet ve genel kurulun yetkileri arasında sayılarak, müteşebbis heyet ve genel kurulun bu görev ve sorumluluğunu yönetim kuruluna devredemeyeceği açık bir şekilde düzenlenmiş olduğunu,
yönetim kurulu tarafından alınan kararlar geçersiz olup, su tarifesi güncellemesinde usule uygun olarak tesis edilen son karar olan 08.02.2017 tarihli son müteşebbis heyeti kararı esas alınması gerektiğini, davalı bölge, organize sanayi bölgesinde üretim yapmakta olan tüm firmalar için su, doğalgaz ve elektrik teminini sağlamak ile yükümlü olduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bir alacağa ilişkin davanın Türk Borçlar Kanunu 146 ve 147. Maddeleri uyarınca zaman aşımı sürelerinde açılması gerektiğini, huzurda görülmekte olan davanın, Zorunlu Arabuluculuğa tabi olan davalardan olmadığından zaman aşımı sürelerinin hesaplanmasında Arabuluculuk başvuru tarihlerinin dikkate alınmaması gerektiğini, müvekkil OSB tarafından su faturalarına esas birim fiyatlar, yönetmeliğe, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarına uygun olarak belirlenmiş ve güncellenmiş olduğunu, müvekkil osb yönetim kurulu, tarafından alınan kararlar geçerli ve usule uygun olduğunu, düzenlenen su faturalarının belirlenen su tarifelerine de uygun olduğunu, müvekkilin bölge kayıtlarında yapılacak inceleme ile durumun açıklığa kavuşacağını,
davacının dilekçesinde belirttiği; su tarifesi güncellenmesine ilişkin en son karar olan 08.02.2017 tarihli son müteşebbis heyet kararı esas alınmalıdır iddiası, sonraki genel kurul kararlarına aykırı olduğunu,
2017 yılında belirlenmiş kullanım suyu m3 bedeli ile dava konusu yapılan dönemde abonelere su hizmeti sağlanması mümkün olmadığı gibi, davacının bu talebi genel kurul kararlarına ve yönetim kurulu kararlarına da aykırı olduğunu,
Müvekkil bölgede düzenlenen su faturaları usule, yasaya, genel kurul ve yönetim kurulu kararlarına uygun olup, bölge kayıtlarında yapılacak inceleme ile durumun aydınlığa kavuşacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Davalının ... olduğu, Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin ...Karar sayılı ilamında, "4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapıldığı, buna göre davalı ...'nin tacir olmadığı belirlenmiştir.
Menderes... Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/06/2025 tarih, ... karar sayılı ilamı ile davaya konu uyuşmazlığın ticari ilişkiden kaynaklandığı gerekçesi ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri lehine görevsizlik kararı verildiği, taraflarca kanun yoluna başvurulmadığı, kararın kesinleştiği ve dosyanın mahkememize gönderildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu somut olayda, taraflar arasındaki su aboneliği sözleşmesi kapsamında fazla tahsil edilen ücretin tahsili talebiyle huzurdaki davanın ikame edildiği, her ne kadar davacı şirket tacir ise de, davalının tacir olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın TTK.'nun 4.maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevinin mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken dava olması nedeniyle iş bu davada mahkememiz görevli bulunmadığından davanın usulden reddine ve görevli mahkemenin Menderes 2. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin Menderes... Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Mahkememiz ile Menderes... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğundan, taraflarca kanun yoluna başvurulmaması ve kararın kesinleşmesi halinde merci tayini için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. veya 23. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır