T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/97 Esas
KARAR NO : 2025/110
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/02/2025
KARAR TARİHİ : 07/02/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/07/2024 tarihinde sürücü...ın sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı ambulans ile seyir halinde bulunduğu sırada Eyyübiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil kısmı önünden çıkarak sağa döndüğü, çevreyolu istikametinde seyir halinde iken poliklinikler yol ayrımı köprü üstü mevkiind...numaralı rögar kapağı üzerinden sağ ön teker geçtikten sonra rögar kapağı yerinden çıkıp aracın sağ alt kısımlarına zarar vermek suretiyle tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı aracın davacı müvekkil nezdinde kasko sigortalı olduğu, müvekkil sigorta şirketi sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko poliçesi gereğince ve alınan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalısına 04/10/2024 tarihinde 206.214,07 TL olarak ödediği, müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedeli tutarı bakımından müvekkil sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmakta olup bu kapsamda davalı Belediye aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek öncelikle dava sonuna kadar davalı Belediye adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazların kaydı üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, İzmir... İcra Müdürlüğünün... esas Sayılı icra takibine haksız yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
DAVA:
Dava 21/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde kasko sigortalısına ödeme yapan davacının hasar bedeli alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacının, 21/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde kasko sigortalısına hasar bedeli ödemesi yaptığı, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı Belediye aleyhinde İzmir.. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasında takibe giriştiği, davalının takibe itirazı üzerine iş bu davayı ikame ettiği, dava konusu uyuşmazlıkta davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyetinin nazara alınması gerektiği, somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğünün kamu kurumu olup aracın ise kamu hizmetine tahsis edilen ambulans niteliğindeki araç olduğu, adı geçen kamu kurumu ile yine kamu kurumu olan davalı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığı, kamu kurumu olan davalı ile davacı sigortalısı arasındaki hukuki ilişkinin haksız fiilden doğduğu, bu durum karşısında her iki tarafı tacir olmayan kişiler ve haksız fiilden doğan davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
Görevli mahkemenin İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( İHTARAT YAPILAMADI),
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.07/02/2025
Katip ... Hakim ...
E-İMZA E-İMZA