T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/343 Esas
KARAR NO : 2025/550
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı), Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/09/2013
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN 2017/725 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI;
DAVA : Tazminat (Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/07/2017
KARAR TARİHİ : 10/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı kooperatiften, tapunun, İzmir-Bornova(Bayraklı) -... parsel sayılı taşınmazda bulunan kooperatifte”...” isimli ortağın hissesini (... no'lu daire)10.08.2002 tarihinde devralmış ve bu durum aynı tarih itibarı ile karar defterine işlenmiştir. Bu daireye ilişkin yükümlülüklerini tarihleri itibarı ile müvekkilinin yerine getirdiğini, elektrik ve su aboneleri aldığını, sigortalarını yaptırdığını ve tasarruf etmeye başladıklarını, ve halende ödemelerine devam ettiklerini, ancak tapusunu alamadığını, bu hususta ilgili kooperatife 09,01.2007 tarihinde Salihli... Noterliği... yevmiye no'lu ihtarname ile ve 14.05.2007 tarihinde aynı noter ...yevmiye no'lu ihtarname İle ihtar keşide ettiğini, ancak netice alınamadığını, daha sonra şifahi görüşmelerde tapuların verileceğinin kendisine söylendiğini, ancak bu tarihe kadar gerçekleşmediğini, bu arada taşınmazda tasarrufuna filen devem eden ve kiraya veren müvekkilinin iyi niyetli olarak hiçbir şeyden şüphelenmediğini, Ancak İzmir..ye Hukuk mahkemesi... E.sayılı dosyaya ilişkin davadan haberdar edilince karışıklığın büyük olduğunun ortaya çıktığını, bu kayıtlarda müvekkiline alt taşınmaz tapu kaydının, davanın davacısı ...'da olduğunun anlaşıldığını, Müvekkilinin mağduriyetinin bu noktada olduğunu, bu dava dosyasında müvekkili adına tapu yanlış olarak başka bir daire kaydı görülmekle davaya dahil edilmiş bulunulmadığını ve bu durumun mahkeme kayıtlarına geçtiğini, bu kararın 06,12.2011 tarihinde kesinleştiğini, bu aşamadan sonra tapu kayıtlarının düzeltilerek davaya konu taşınmazın müvekkili adına tescil ettirilmesi gerekirken bunun yapılmadığının ortaya çıktığını, müvekkili adına tapu kaydı olmadığını öğrendiklerini, dava konusu taşınmazın bu tarihe kadar müvekkili dışında hiç kimsenin tasarrufunda olmadığını, ve hiç kimsede hak iddiasında bulunmadığını, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi... K. Sayılı dosya 06.12.2011 tarihinde kesinleşmiş olmakla müvekkilinin uğradığı mağduriyetin ortaya çıktığını, daha sonra müvekkilince davalılardan kooperatif aleyhinde “tapu iptali ve tescili"davası açılmakla dava İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi... E.sayılı dosya üzerinden görüldüğünü, burada da “tapu kaydının” “...” adına kayıtlı olduğunu ve üzerinde fazlaca miktarda takyidat olduğunu mahkemeye gelen cevabi yazıda belirtilmiş olmakla, dahili davalı taleplerinin reddolunduğunu, bu davada da bu nedenle “husumet yokluğu”"nedeni ile reddedilmiş bulunduğunu ve 14.09.2013 tarihinde kesinleşme işlemi yapıldığını, ... isimli davalının bu taşınmazı, ...'dan devraldığını, ... İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E.sayılı davanın davacısı olmakla, davasını “...nşaat Turizm Sanayi Ve Tic. Ltd Şti'ye ve ... Pazarlama Turizm İthalat İhracat San ve Tic. Ltd. Şti aleyhinde açtığını, ancak kendi dairesinin (8 no'lu bağımsız bölümün)“...”adına kayıtlı olduğu ortaya çıkınca davalarına dahil edildiğini, ...ın ...'a ait olması gereken 8 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerinde görünen kişi olduğunu, kava konusu olan taşınmazın 9 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydının ise ... üzerinde görüldüğünü, ancak dava devam ederken bu kişiler anlaşltığını, ...'ın, istediği dairenin yani (Kooperatif... no'lu dairenin tapusunu devralmış karşılığında ,Müvekkiline ait olması gereken dava konusu dairenin tapusunu ...'ın gösterdiği kişiye aynı tarihte davanın diğer davalısı ...'a devrettiğini, ...'ın da muhtemelen ...'ın akrabası olduğunu veya danışıklı olarak birlikte hareket eden olduğunu, Tapu işlemlerinde bildirilen ve ...'ın davalı olduğu İzmir...Asliye Hukuk mahkemesi...E.sayılı dosyadaki adreslerinin aynı adres olduğunu, yine tapu işlemlerinde “satış” gibi gösterilerek hareket edildiğini, en başından beri yolsuz olarak tescil edilen taşınmaz neticesinde de yapılan bu danışıklı işlemlerinde tek mağdurunun müvekkili olduğunu, müvekkilinin şartlara uygun olarak devralmış olduğu taşınmazın tapu kaydının da müvekkili adına olması gerektiğini, bu nedenlerle İzmir-Bornova(Bayraklı),...parsel sayılı taşınmazda bulunan kooperatifte ... no'lu daire) tapu kaydı üzerine 3. kişilere kötü niyetli devrinin önlenmesi ve telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açmaması ve yeni nizalar çıkmaması bakımından takdiren teminatsız olarak ihtiyaten tedbir konulmasına, Müvekkili lehine kooperif ortaklığının tespiti ile davaya konu tapu kaydının iptali ile müvekkili adına “takyidatsız olarak" kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada Davacı vekili, dava dilekçesi ile ve özetle; Müvekkilinin davalı kooperatiften tapunun, İzmir-Bornova(Bayraklı)... parsel sayılı taşınmazda bulunan kooperatifte "...” isimli ortağın hissesini (...no'lu daire)10.08.2002 tarihinde devraldığını ve bu durum aynı tarih itibarı ile karar defterine işlendiğini, bu daireye ilişkin yükümlülüklerini tarihleri itibarı ile müvekkilinin yerine getirdiğini, elektrik ve su aboneleri aldığını, sigortalarını yaptırdığını ve tasarruf etmeye başladığını, halende ödemelerine devam ettiğini, kooperatife ait tüm ödemelerden ve borçlardan müvekkilinin payına düşeni ödediğini, müvekkilinin tasarrufta bulunulan taşınmaza ilişkin son zamana kadar hiçbir sorunla karşılaşmaması neticesinde hiçbir şeyden şüphe duymadığını, ancak tapu alımıyla ilgili sorularına karşılık bulamadığını, bu hususta kendisine ne yazılı ne de sözlü bir bilgi de verilmediğini, müvekkilinin hep tapusunu alacağı ümidiyle beklediğini, müvekkilinin arz ettiği davayı açıldıktan sonra bile, kooperatif yetkilisi “...“ tarafından sorunun halledileceğinin ifade edildiğini, ancak ilerleyen aşamalarda kooperatif ortağı olan müvekkilinin haklarını korumaktan ziyade yaptıkları usul ve yasaya uygun olmayan, iyi niyetten uzak işlemlerini savunur durumda oldukları görüldüğünü, müvekkilinin kooperatif ortaklığının tespiti, tapu iptali ve tescil davası Mahkememizin... Esas sayısı ile açıldığını ve davanın devam ettiğini, davalıların kooperatif ve tescili talep edilen taşınmazın kaydı üzerinde görünen ... isimli kişi olduğunu, bu dava devam etmekte iken mahkemece kooperatif evrak ve kayıtlarının davalı kooperatifçe teslim edilmemesi üzerine, bilirkişi incelemesi için bilirkişiye gerektiğinde yerinde inceleme yetkisi verildiğini, ancak bilirkişi incelemelerini yapamadığını, davanın devam ederken kooperatifin sicilden terkin edildiğinin bilirkişi tarafından beyan edildiğini, bunun üzerine kooperatifin ihyası için dava açmak üzere müvekkiline süre verildiğini ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemes... E.sayılı dosya ile dava açıldığını ve kooperatifin ihyasına karar verildiğini, ancak henüz kararın kesinleşmediğini, Müvekkilinin İzmir ...Asliye Ticaret mahkemesi ... Esas sayılı davayı açıncaya kadar, müvekkilinin tasarrufunda bulunan taşınmazda, hiç kimsenin hak iddiasında bulunmadığını, taşınmazda bulunan kiracı tarafından müvekkiline kira ödenmekte iken, tapu kaydı üzerinde görünen “...” tarafından davada bulunulan beyanda aynı taşınmazdan hesaplarına kira yatırıldığının beyan ediliğini, aynı taşınmazda iki ayrı kişiye kira bedeli ödemesi gibi hayatın olağan akışına ters bir durum olduğunu, taşınmazın ,kötü niyetli bir şekilde el değiştirdiğinin gösterge olduğunu, ... isimli kişiye kira bedelini kimin yatırdığı soru işareti olduğunu, taşınmazla ilgili olarak İzmir... Asliye Hukuk mahkemesi... E.sayılı dosyaya İlişkin olarak davaya konu müvekkiline ait kooperatif dairesi davaya konu edildiğini, müvekkiline ait dairenin tapu kaydı (... no'lu daire) üzerinde görünen ...'ın bu dairenin kendisine ait olmadığını, kendisine ait olan aynı taşınmazd... numaralı dairenin tapusunun iptali ile kendi adına tescilini dava ettiğini, 8 no'lu bağımsız bölümün “... “ adına kayıtlı olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin ilk olarak davalılardan kooperatif aleyhinde “tapu iptali ve tescili” davası açılmakla dava İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.sayılı dosya üzerinden görüldüğünü, “tapu kaydının” “...” adına devredildiğini ve onun üzerine kayıtlı olduğunu ve üzerinde fazlaca miktarda takyidat olduğunun mahkemeye gelen cevabi yazıda belirtildiğini, dahili davalı taleblerinin reddolduğunu, bu davanında bu nedenle “husumet yokluğu” nedeni ile reddedildiğini, 11.09.2013 tarihinde kesinleşme işlemi yapıldığını, ...n kooperatif üyelerine ait tahsis edilen dairelerle ilgisi olmadığını, kendisinin arsa sahiplerinden olmakla, sözleşme gereği kendisine verilen daireyi almakla hak ve yükümlülük sahibi olduğunu, diğer adı geçen ...ve devam eden tescil davalarının davalısı ...'ın ise kooperatife ait bölüm ve dairelerle hiçbir ilgisinin olmadığını, kötü niyetli devirlerin kooperatif tasfiye kurulunun beyanlarında görüldüğünü, ... isimli davalının bu taşınmazı, ...'dan devraldığını, ... İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi... Esas sayılı davanın davacısı olduğunu, davasının “...nşaat turizm sanayi ve tic.litd şti'ye ve ... pazarlama turizm ithalat ihracat san ve tic.itd.şti “aleyhinde açtığını, kendi dairesinin (8)no'lu bağımsız bölümün)“...”adına kayıtlı olduğu ortaya çıkınca davalarına dahil edildiğini, ... , ...'a ait olması gereken 8 no'lu bağımsız bölümün tapu kaydı üzerinde görünen kişi olduğunu, kendi davasının konusu olan taşınmaz (9)no'lu bağımsız bölümün tapu kaydı ise ... üzerinde görüldüğünü, Ancak İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dava devam ederken bu kişiler anlaşmış ..., istediği dairenin yani (Kooperatif...no'lu dairenin tapusunu devralmış karşılığında, müvekkiline ait olması gereken dava konusu dairenin tapusunu “...”'ın gösterdiği kişiye aynı tarihte “...”a devrettiğini, ...'da muhtemelen “...”ın akrabası olduğunu veya danışıklı olarak birlikte hareket ettiklerini, tapu işlemlerinde bildirilen ve ...'ın davalı olduğu İzmir...Asliye Hukuk mahkemesi... E.sayılı dosyadaki adresleri aynı adres olduğunu, tapu işlemlerinde “satış” gibi gösterilerek hareket edildiğini, en başından beri yolsuz olarak tescil edildiği öne sürelen taşınmaz neticesinde de yapılan bu danışıklı işlemlerinde tek mağduru müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin şartlara uygun olarak devralmış olduğu taşınmazın tapu kaydının da müvekkil adına olması gerektiğini, sorumlu olan kooperatif ,Tasfiye kurulunun İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı davada 30.01.2017 tarihinde sundukları beyanlarının, tapu tescil işlemlerindeki yetkilerini şirkete devrettiğini ancak denetimini yapmadığını ,müvekkiline ait taşınmazın nasıl kötü niyetle el değiştirdiğini bildiklerini ikrar etmekle mağduriyetin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin kendisine hiçbir bilgi verilmeyen taşınmaz hakkında akıbeti bu yolla öğrendiğini, kooperatif ortaklığının tespiti, tapu iptali ve tescil davası açıldığını, ve İzmir ...Asliye Ticaret mahkemesi... E.sayılı dava dosyası ile dava halen devam ettiğini, davanın açılmasından sonra ,bilirkişi incelemesi için bilirkişiye yetki verilmesinden sonra davalı kooperatifin kötü niyetli olarak davadan haberdar olmalarına rağmen tasfiye edildiği öğrenilmesi neticesinde mahkemenin verdiği yetkiye dayanılarak İzmir...Asliye Hukuk Mahkemes...E.sayılı dava ile kooperatifin ihyası davası açıldığını ve karar verildiğinive henüz kesinleşmediğini, bu davada ,davalı kooperatifçe verilen beyanlarda müvekkilinin kooperatif ortağı olduğu açıkça beyan edildiğini, dava devam ederken dahi müvekkiline genel kurul toplantı davetiyesi gönderildiğini, müvekkilinin toplantıda durum, dava ve sorun beyan edilince ,tutanağa dahi geçirilmeden apar topar toplantı sona erdirildiğini, kooperatif tasfiye kurulu hakkında müvekkilince İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, açılan kooperatif üyeliğinin tespiti ,tapu İptali ve tescil davasında tapu iptali ve tescil talebinin reddi halinde tazminat hakkının kaybolmaması için önem arzetmekte olduğunu, davanın açılması zarureti doğduğunu, müvekkilinin lehine davalı kooperatiften , keşifte belirlenecek değer esas alınmasını, değer esas alıdığında eksik harcı tamamlamak üzere müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesini, müvekkiline teslim edilmesi gereken dairenin tapu kaydına tescilinin sağlanamamasını, mülkiyet hakkının kaybolması ihtimali nazarında müvekkiline teslim edilmesi gereken bağımsız bölüme karşı gelecek şekilde değerin tazminine ve tahsiline karar verilmesini, davalı kooperatifin ihyasına İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi ...E.sayılı dosya ile İzmir... Asliye Ticaret mahkemesinin...E.sayılı dosyaya ilişkin olarak kooperatifin ihyasına karar verildiğini, bu hususta yeniden ihya kararı almak zarureti doğması halinde taraflarına davaya ilişkin ihya davası açmak üzere tensip kararı ile yetki ve süre verilmesini, davanın ve konusu dikkate alındığında izmir Mahkememizin... e sayılı dava ve sonucu ile bağlantılı olması nedeni ile arz ettikleri dava ile tensip kararı bekletici mesele sayılmasını veya birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kardeşinin tapu kaydına güvenerek ...nşaat adlı firmadan iyiniyetle ve yatırım amacaıyla konu satın aldığını, Müvekkilinin kardeşi ...'ır İngiltere'de ikamet etmekte iken, yatırım amacıyla İzmir'de ...nşaat, Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden davaya konu binadan 8 nolu tapuyu satın aldığını, bu devir yapıldıktan sonra arsa sahibi ve eski malik olan ...'ın aslında 9 nolu daire devir edilmesi gerekirken kendisinde kalması gereken 8 nolu dairenin müvekkiline satıldığı gerekçesi ile İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... E. sayılı davasını açtığını, Daireyi satan ...nşaat'ın bu dava açılınca müvekkilinin kardeşi ...'na 9 nolu daire ile 8 nolu daireyi değiştirerek sorunu çözeceğini söylediğini, Müvekkilinin kardeşinin de zaten yatırım için aldığı daire nedeniyle davayla uğraşmak istemediği için bu değişikliği kabul ettiğini, Tarafların bu nedenle İzmi... Noterliğinin 11.02.2011 tarihli ve... yevmiye nolu muvafakatnamesini düzenlediklerini, Bu muvafakatname ile ...nşaatın onayı ve yönlendirmesi ile taraflar sulh olarak müvekkili adına olan 8 nolu dairenin tapusu ...'a devredildiğini ve 9 nolu dairenin tapusunun da müvekkilinin kardeşi ...'a devredilmesi gerekirken ...'ın İngiltere'de olması nedeniyle tapunun ...'nın onayı ile kardeşi müvekkil ...'a devredildiğini, tapunun ...'a devrinin tek nedeninin ...'nın yurtdışında olması olduğunu, davacının bu davayı hangi sıfatla açtığı, davaya konu gayrimenkulün mülkiyetini nasıl hakkettiği konusunun belli olmadığını, davacının müvekkilinden önce mülkiyet hakkını kazandığıyla ilgili herhangi bir iddiası ve delili bulunmadığını, davalı tarafın müvekkilinin maliki olduğu gayrimenkule hiçbir zaman malik olmadığı gibi kooperatif üyeliğinden doğan tapu talep hakkının muhatabının müvekkili olmadığını, müvekkili ile davacı arasında yada müvekkilinin gayrimenkulü devir aldığı halefi olan eski malik arasında işbu davayı açmayı ve tapu iptalini gerektirecek herhangi bir hukuki ilişki illiyet bağı bulunmamakta olup bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davalı kooperatif ile ...nşaat ve arsa sahipleri arasındaki hukuki ilişkide davacı adına tapu iptalini gerektiren bir resmi sözleşme bulunmadığını, ilgisiz kooperatife bedel ödemek gayrimenkul mülkiyetini kendiliğinden hakketmeyi gerektirmeyeceğini, davacının sözleşmelerde taraf olmayan iyiniyetli müvekkiline karşı tapu iptali ve tescil davası değil şartları varsa inşaat firması ve kooperatife tazminat ve alacak davası açması gerektiğini, müvekkili inşaat firması ve arsa sahibi ... tarafından kandırıldığını, bu güne kadar müvekkiline firma yetkilisi tarafından kira ödenmiş olup, işbu dava ile başka birinin kiracı olarak 9 nolu dairede ikamet ettiğinden haberdar olunduğunu, müvekkili ... ve kardeşi ...'ın iyiniyetle sorun çözmek için tapu değiş tokuşu yaptıklarını, bu davanın haksız olarak müvekkiline açıldığını, müvekkili ve kardeşinin sorun çözmek dışında bir amaçlarının bulunmadığını, tüm emlak vergisi işlemleri, resmi banka işlemleri müvekkili tarafından yapılmış olup davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kendine ait olduğunu iddia ettiği yerle ilgili tek kuruş emlak vergisi ödemediğini, herhangi bir resmi işlem yapmadığını, bu nedenlerle davanın reddine ... ile ...nşaat. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne HMK'nın 61-64. maddeleri gereğince davanın ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... tasfiye memurları vekili, cevap dilekçesinde; Mahkemenizin dosyasında kooperatife yapılmış geçerli bir tebligat bulunmadıklarını, Kooperatif tasfiye edilinceye kadar tebligat adresi Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtlarında açık olarak bulunmaktadır. 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35/4. maddesinde " Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." hükmü bulunduğunu, olayda ise açık Yasa hükmü gereği yerine getirilmeyerek, yapı kooperatifi iş ve işlemlerinden sorumlu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kayıtları dikkate alınmayarak, eksik işlem yapıldığını, ilgili Kanun maddesine aykırı hareket edildiğini, bu nedenle davanın usul ve yasaya aykırı olup reddini talep ettiklerini, davacının kooperatiften herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, Kooperatifin genel kurul tutanakları incelendiğinde; Kooperatifin 06.07.2003 tarihli 2002 yılı olağan genel kurul toplantısı gündeminin 6.maddesinde; "Tapuların tamamı üyelere verildikten sonra inşaatların bitirilmesi nedeniyle müteahhit firma ile ibralaşma yetkisi koop yönetimine oybirliği ile verildi" kararı alındığını, bu kararın alındığı genel kurul toplantısının gündemi bütün ortaklara bildirilmesine rağmen davacının bu toplantıya katılmadığı gibi Kararın alındığı 06.07.2003 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar da herhangi bir itirazda bulunup, dava da açmadığının Davalı kooperatif ile ...nş Turz Ltd Şti arasında yapılan 01.09.1995 tarihli sözleşmenin 3 ve 4. Maddeleri uyarınca “kooperatife düşecek olan bağımsız bölümlerin tapudan ferağını, tescilini ...nş Ltd Şti sağlayacaktır.” Hükmü bulunduğunu, ...nş Ltd Şti dava konusu edilen dairenin tapudan davalı kooperatif adına tescilini sağlamadığı gibi 01.02.2011 tarihli...yevmiye nolu noterden düzenlenen muvafakatname ile bu dairenin diğer davalı ...'a devrini sağladığını, bu yapılan işlemeden müvekkilinin bilgisi olmadığı gibi yapılan işleme müvekkilinin muvafakat da etmediğini, bu nedenle davacının dairesini alamamasında müvekkiline yüklenebilecek bir ihmal yada kusur söz konusu olmadığını, davalı kooperatifin diğer tüm üyeleri de adlarına dairelerini alırken bizzat kendileri bu işlemleri takip ettiklerini ve tapudan devir ve tescillerini de bizzat kendilerinin gerçekleştirdiğini, davalı kooperatifin hiçbir üyesine yönelik olarak tapudan devir ve tescil işlemi yapmadığını, bu hususun hem kooperatif kayıtlarıyla hem de tapu kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu nedenle davacının kendilerine daire verilmediği yönündeki beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, Davacı Üyeliğinin devir safahatı davalı kooperatif kayıtlarına göre; kooperatifin ilk üyesi...olup bu kişi üyeliğini...'a devir ettiğini, ... üyeliğini ...a o da 03.08.2002 tarihinde üyeliğini davacı ...'e devir ettiğini, Bu devre konu olan daire davalı kooperatifin adına tescil olmadığı gibi fiilen de kooperatif uhdesinde bulunmadığını, esasen ilk devri yapan ve ...nş Ltd Şti nin de yetkilisi olan ...u daireyi sonraki devir alanlara vermediğini, kendi uhdesinde tuttuğunu, en son da kendi aralarında alacak-verecek meselesi olan...e devir ettiğini, tasarruf yetkisi Davalı kooperatifin elinde olmayan bir daireden dolayı davalı kooperatifin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı tarafın davası haksız olup reddini talep ettiklerini, Davacı ... 10.08.2002 tarihinde kooperatife üye olduktan sonra olağan ve olağanüstü olmak üzere 9 tane genel kurul yapılmasına, bu toplantılara çağrılmasına rağmen, sadece 3 tane genel kurula katıldığını, ancak hiçbirinde hak ve alacağının varlığı hususunda şerh düşmediğini, davacının toplantıya katılması, alınan kapanış kararına itirazını tutanağa düşmesi gerekmesine rağmen, ana sözleşmenin 37. maddesinin gereklerini yerine getirmediğini, Kooperatif Tasfiye kurulu Ana sözleşmenin 40. maddesi gereği kapanış işlemlerini yaptığını, Kooperatifin herhangi bir malı, alacağı ve borcu bulunmadığı tespit edildiğinden usul ve Yasa gereğince kapanış kararı alınmış ve uygulandığını, davacının, bu toplantıya davet edilmesine rağmen katılmadığı gibi aradan geçen uzun süreye rağmen dava da açmadığını, bu nedenlerle de davacı davasında haksız olup açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası, kooperatif kayıtları, tapu kayıtları, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 06/10/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...
Dava, kooperatif ortaklığına dayalı taşınmaz mülkiyet hakkı ile ilgili olup, delillerin nihai takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere,
1- 29.08.1995 tarihinde imzalanan Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleş-mesine göre İzmir İli, Bornova (...) İlçesi, ... Parsel üzerinde inşa edilecek ... nolu bağımsız bölüm (daire) arsa sahibi olarak ...’a; 9 nolu bağımsız bölüm (daire) ise, ...nşaat Ltd. Şti. /...veya S. S. ... Konut Yapı Koope-ratifine ait olacaktır. Ancak kat irtifakı tesis edilirken, 8 nolu bağımsız bölümün değil de, sehven 9 nolu bağımsız bölümün ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2- Kat irtifakı tesisinden sonra ...nşaat Ltd. Şti. / ..., 8 nolu bağımsız bölümü davalı ...’ın kardeşi ...’a satarken, tapuda arsa sahibi ... adına kayıtlı olmasına rağmen 9 nolu bağımsız bölümle ilgili kooperatif ortaklığını...a devretmiştir. Bu ortaklığın daha sonra devir yoluyla ...’a ve son olarak davacı ...’e geçtiği; kooperatif yönetiminin de, ortaklık devirlerini kabul etmekte herhangi bir sakınca görmediği anlaşılmaktadır.
3- Arsa sahibi ..., Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Söz-leşmesi gereğince kendisine 9 nolu bağımsız bölümün değil, 8 nolu bağımsız bölümün verilmesi ge-rektiğini iddia etmektedir. Adı geçenin bu amaçla İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı dava (... Esas) devam ederken, tarafların uzlaşması ile 17.03.2011 tarihinde gerçekleşen daire ta-kası sonunda,
*... adına kayıtlı olan B/8 nolu bağımsız bölüm ... adına,
*... adına kayıtlı olan 9 nolu bağımsız bölüm ise, ...’ın kardeşi ... adına tescil edilmiştir.
4- B/9 nolu bağımsız bölümle ilişkilendirilen kooperatif ortaklığı, ...nşaat Ltd. Şti. tarafından,
*28.04.2001 tarihinde...’a,
*27.10.2001 tarihinde ...’a,
*03.07.2002 tarihinde davacı ...’e,
Devredilmiştir.
B/8 nolu bağımsız bölüm ise, 06.05.1999 tarihinde ... lehine kat irtifakı tesis edildikten sonra,
>14.11.2000 tarihinde ...nşaat Ltd. Şti.’ne,
>05.04.2002 tarihinde ... Pazarlama Ltd. Şti.’ne,
>15.11.2006 tarihinde ...’a,
Satılmıştır. Böylece ...nşaat Ltd. Şti. / ...’ın, Gayrimenkül Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi gereğince hak sahibi olduğu b/9 nolu bağımsız bölümün yanı sıra arsa sahibinin hak sahibi olduğu B/8 nolu konutu da, davalı ...’ın kardeşi ...’a satarak çifte kazanç (çıkar) sağladığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi davacı ...’in,...Konut Yapı Kooperatifine ortak olduğu tarih (03.07.2002), ...’ın taşınmaz satın aldığı tarihten (15.11.2006) öncedir. Bu hususun öncelik hakkı yönünden takdiri Sayın Mahkemenize aittir.
5- Davacı ... açısından, tapu iptali / tescil davası açma şartlarının sağlandığı anlaşılmaktadır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 21/06/2023 tarihli ek rapora göre; "...Sayın Mahkemenizin talimatları gereğince,
1- İzmir .. Asliye Hukuk Mahkemesinin E.... sayılı dosyası ile,
2- İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin E.... sayılı dosyası,
İncelenmiş; verilen kararlar “II) İnceleme, Tespit ve Değerlendirmeler” bölümünde açıklan-mış olup, takdiri Sayın Mahkemenize aittir.
Kök raporumuzda da değinildiği üzere dava konusu taşınmazın ve taşınmazın yer aldığı Sitenin, 2020/Ekim ayında gerçekleşen Bornova depreminde yıkıldığı; yerlerine TOKİ tarafından yeni konutlar yapıldığı ve hak sahiplerine teslim edildiği görülmüştür. Hâlihazırda dava konusu taşınmaz (İzmir İli, Bayraklı İlçesi, ...parsel üzerinde inşa edilen... nolu bağımsız bölüm) mevcut değildir. Bu haliyle dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilmesi mümkün olmadığından, davacının mağduriyeti tazminat ödenerek giderilmesi gerekmektedir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 03/12/2024 tarihli rapora göre; "...8.1 Sayın mahkemenizce Çevre Şehircilik İl Müdürlüğüne ve İlgili belediyelere yazılan müzekkerelere gelen yazılarda yıkım tarihinin kesin olarak bildirilememiştir.
8.2 Dosyada bulunan ve yukarıda sunduğumuz deprem tarihi itibari ile binanın çok yaşlı oluşu, Bayraklı İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli Polis memurunun düzenlediği tutanak ve depremden 4 gün sonrasının Google Earth uydu görüntüsünün birlikte değerlendirilmesi sonucunda deprem sırasında binanın tamamen yıkılmış olabileceği kanaatine varıldığından takdiri Sayın mahkemede olmak üzere yıkım tarihinin deprem tarihi kabul edilebileceği,
8.3 Buna göre yıkım (deprem) tarihi itibariyle dava konusu 3.kat 9 nolu bağımsız bölüm değerinin 1.047.401,50 TL,
8.4 Dava tarihi 26.09.2013 itibari ile 449.731,00 TL olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
8.5 Yıkım tarihi olarak bunun dışında kesin tarihin Sayın Mahkemeye ulaşması halinde Heyetimizce gerekli düzeltme yapılacaktır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/03/2025 tarihli ek rapora göre; "Yukarıda açıklanan hususlara göre Dava konusu İzmir İli Bayraklı İlçesi ... Mahallesi ... parsel üzerinde bulunan binanın...nolu bağımsız bölümün:
1. Dava tarihi 26.09.2013 itibari ile rayiç değeri 467.216,00 TL
2. Yıkım tarihi 20.10.2020 itibari ile rayiç değeri: 1.324.130,00 TL
olarak değerlendirilmiştir.
Takdiri Sayın Mahkemede olmak üzere Heyetimizce düzenlenen işbu Bilirkişi Heyet Raporunu Saygılarımızla bilgilerinize arz ederiz" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, kooperatif ortaklığının tespiti ve tapu iptali-tescil istemine ilişkindir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ...'in davalı ... Yapı Kooperatifi'nde ... adına kayıtlı tapunun İzmir ili Bornova ilçesi... Parsel ... nolu bağımsız bölüme isabet eden ortaklık hissesini 10/08/2002 tarihinde devraldığını, devrin kooperatif karar defterine işlendiğini, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiği ve taşınmazı kullanmaya başlayıp elektrik ve su abonelikleri aldığını, sigortalarını yaptırdığını ve taşınmazla ilgili giderleri ödediğini ancak taşınmaz tapusunun kendisine devredilmediğini, davacının tüm girişimlerine rağmen tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, davacının iyi niyetli olarak tapunun devrini beklediği sırada İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dava dosyasından haberdar olmasıyla birlikte davacıya satışı yapılan taşınmazın tapusunun dava dışı ...'a ait olduğunu öğrendiği, davacının İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasına dahil edilmesiyle durumdan haberdar olduğu, bu davada verilen kararın 06/11/2011 tarihinde kesinleştiği ancak netice itibariyle davacı adına hiçbir tapu kaydı tesis edilmediğini, dava konusu taşınmazın sürekli olarak davacının kullanımında olduğunu, hiçkimsenin hak iddiasında bulunmadığını, davacının mağduriyetinin İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesiyle ortaya çıktığını, davacı tarafından kooperatif aleyhinde tapu iptali davası açılmış ise de bu aşamada tapu kaydının davalı ... adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davalı ...'ın taşınmazı ...'dan devraldığını, ...'ın İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı davasının davacısı olarak taşınmazın 8 nolu bağımsız bölümünün kendisine ait olduğunu ileri sürerek ...'a karşı açtığı, ...'ın ise üzerine kayıtlı olan 8 nolu bağımsız bölümü yargılama sırasında ...'e devrettiği ve o sırada ... adına kaydedilmiş olan davacıya ait 9 nolu bağımsız bölümün de ...'ın kardeşi olan davalı ...'a devredildiği, ..., ... ve ...'ın bu şekilde karşılıklı devirlerle anlaştığı, ...'in kendisine ait 8 nolu bağımsız bölümü adına tescil ettirdiği buna karşılık ise davacıya ait 9 nolu bağımsız bölümü davalı ...'a devretmiş olduğu, davalının ...'la birlikte hareket ederek danışıklı işlemlerle davacının zararına sebebiyet verdiği ve bu işlemler sonucu davacının mağdur olduğunu ileri sürerek kooperatif ortaklığının tespiti ve taşınmaz tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescili talep edilmiştir.
3-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş, dava konusu taşınmazın davalı ...'ın kardeşi ... tarafından tapu siciline güvenilerek ...nşaat Ltd.Şti.'den satın alındığını, taşınmazın devrinden sonra arsa sahibi olan ...'in, davalıya satışı gerçekleştirilen 8 nolu dairede hak sahibi olduğu iddiasıyla İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı davasını açtığı, dava sırasında davalıda kayıtlı bulunan 8 nolu daire ile dava dışı ... adına kayıtlı bulunan 9 nolu bağımsız bölümdeki dairenin karşılıklı değiştirilmesiyle uyuşmazlığın çözüldüğü, devir aşamasında ...'ın İngiltere'de olması nedeniyle devrin davalı ...'a gerçekleştirildiği, davacının taşınmaz üzerinde ne şekilde hak sahibi olduğunun belirli olmadığı, davacının hiçbir zaman taşınmaz maliki olmadığı, davalının kardeşinin taşınmazı ...nşaat adlı şirketten satın aldığını, davacının davalıya karşı tapu iptali talep etme hakkının bulunmadığını, davacının mağduriyeti bulunsa dahi ancak kooperatife ve inşaat şirketine karşı tazminat davası açmasının gerektiğini, davalının da inşaat şirketi ve arsa sahibi ... tarafından kandırıldığını, dava tarihine kadar ...nşaat yetkilisi tarafından davalı ...'a kira bedeli ödendiğini, bu dava ile birlikte başka birinin 9 nolu taşınmazda kiracı olarak ikamet ettiğinin öğrenildiğini, davalının taşınmazın satın alınması aşamasında 9 nolu taşınmazda kiracı olduğu zannıyla hareket ettiğini, şirket yetkilisi ...'ın taşınmazda kiracı olduğu bilgisi vererek yetkilisi olduğu başka bir şirket hesabından düzenli olarak davalıya kira ödemesi yaptığını, bu nedenle taşınmazın başka birinin kullanımında olduğunun bilinmediğini, davalının ve davalının kardeşi ...'ın iyi niyetli olarak sorunun çözülmesi için 8 nolu bağımsız bölüm ile 9 nolu bağımsız bölümü değiş-tokuş yaptıklarını, taşınmazın emlak vergilerinin davalı tarafça ödendiğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
4-Dosya kapsamına alınan deliller, kooperatif kayıtları, İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası ve diğer bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde;
A-Dava konusu taşınmazın da yer aldığı binanın inşası hususunda arsa maliki ... ile davalı Kooperatif ve dava dışı ...nşaat Ltd.Şti. Arasında imzalanan 29/08/1995 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ne göre taşınmazın 8 nolu bağımsız bölümünün arsa maliki ...'e, 9 nolu bağımsız bölümünün ise şirket veya kooperatife ait olacağının kararlaştırıldığı,
B-Kat irtifakı tesisi sırasında 9 nolu bağımsız bölümün ... adına tescil edildiği,
C-Dava konusu 9 nolu bağımsız bölüme ait kooperatif ortaklığının...'a devredildiği, bu ortaklığı yine devir yoluyla öncelikle ...'un ve son olarak 03/07/2002'de davacının ...'tan devraldığı,
D-Kat irtifakı tesisi sonrasında ...nşaat Ltd.Şti. Yetkilisi ve aynı zamanda davalı kooperatif yönetim kurulu başkanı olan...tarafından 8 nolu bağımsız bölümün 15/11/2006 tarihinde ...'a satıldığı,
E-... tarafından dava dışı ...'a 8 nolu bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil davası açılması üzerine ..., ... ve ...'ın birlikte hareket ederek 8 nolu bağımsız bölümün satışını ...'e yaptıkları ve dava konusu 9 nolu bağımsız bölümün ise tarafların muvafakatiyle davalı ...'a devredildiği,
görülmüştür.
5-Yargılama sırasında 30.10.2020 tarihli İzmir Depremi ile birlikte dava konusu taşınmazın büyük ölçüde hasar gördüğü ve sonrasında yıkılarak tapu sicilinden terkin edilmiş olduğu anlaşılmış, bu doğrultuda davacı vekilinin 03/01/2024 tarihli beyan dilekçesi ile taşınmazın arsa payının değeri üzerinden tazminat davası olarak yargılamaya devam olunacağı belirtildiğinden mahkememizce yapılan incelemede dava konusu taşınmazın bina vasfıyla dava konusu haline geldiği ve mücbir sebep olarak deprem neticesinde yıkılmasıyla birlikte dava konusunun elden çıkarılmasına ilişkin hükümlerin uygulanabileceği değerlendirilmiş ve yargılamaya tazminat davası olarak devam olunmuştur.
6-Dosya kapsamına ve kooperatif kayıtlarına göre; davalı kooperatif yönetim kurulu karar defterinin 10/08/2002 tarihli yönetim kurulu kararında davacı ...'in üyeliğinin kabul edildiği, karar metninde açıkça... denilmek suretiyle 9 nolu bağımsız bölümün davacının üyeliğine isabet ettiğinin belirtildiği, davacının daireyi teslim alara fiilen kullanmaya başladığı, apartman aidatı, elektrik ve su abonelikleri ile zorunlu deprem sigortalarının yaptırıldığı görülmüştür. Uyuşmazlığın çıkış noktası ise 9 nolu bağımsız bölümün kooperatif ve dolayısıyla kooperatif üyesi olarak davacı ... adına tescili gerektiği halde arsa maliki olan dava dışı ... adına 06/05/1999 tarihinde tescil edilmesi ve tescil sonrasında da ...'in bu taşınmazın mülkiyetini muhafaza etmesinden kaynaklanmasından doğduğu anlaşılmaktadır. ... ile kooperatif arasında imzalanan 29/08/1995 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ne göre 8 nolu bağımsız bölümün ... adına tescili gerektiği halde taşınmazın 15/11/2006 tarihinde davacının kardeşi olan dava dışı ...'a satışının gerçekleştirildiği, ... tarafından 8 nolu bağımsız bölümün adına tescili talebiyle İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Esas sayılı davasının ikame edildiği, bu davanın görülmesi sırasında ... ve...ın anlaşma sağlamasıyla 8 nolu bağımsız bölümün ... tarafından ...'e, 9 nolu bağımsız bölümün ise ...ın kardeşi olan davalı ...'a devredildiği, davanın bu şekilde sonuçlandığı görülmüştür.
Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davacının uyuşmazlık konusu zararının ortaya çıktığı tarih son olarak İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının kesinleşmesi ve 9 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına tescil edildiğinin öğrenilmesiyle zamanaşımı süresinin başladığının kabulü gerektiği, bunun yanında kooperatif yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçu nedeniyle soruşturma başlatılıp davacının da katılan olarak yer aldığı İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında mahkumiyet hükmü verildiği, bu itibarla uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak gerek genel zamanaşımı süresinin gerekse uzamış zamanaşımı sürelerinin sona ermediği anlaşıldığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
7-Davalı kooperatif tarafından davacının üyeliğe kabul edildiği, davacının üyelikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğinin sabit olduğu ve üyeliğe isabet eden taşınmazın davacı adına tescili gerektiği halde önce ... adına tescil edildiği ve devamında da davalı ... adına tescil edilmiş olduğu, bu suretle kooperatifin yükümlülüğünü yerine getirmemesiyle davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, ... yönünden ise davalının iyi niyetle ve tapu siciline güvenerek taşınmazı devraldığı savunulmuş ise de Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin "4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “İyiniyet” başlıklı 3 üncü maddesi;“Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.” hükmünü içermektedir. Kanun koyucu, iyi niyet aranan hâllerde asıl olan onun varlığıdır demek suretiyle, iyi niyetin varlığının değil, fakat yokluğunun ispat edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Bir başka deyişle burada bir iyi niyet karinesi mevcuttur. Aksini iddia eden onu ispatlamak zorundadır. Ancak iyi niyet iddiasında bulunan kimsenin de gerekli özeni göstermiş olması gerekir. Gereken özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz ve iyi niyet uyarınca hak kazanamaz (Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.2021 tarihli ve 2018/(6)3-634 Esas, 2021/1171 Karar sayılı ilamı). Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan ortağın taşınmazını tapuda resmi işlemle temlik alan kişinin iyi niyetinin korunamayacağı kabul edilmiştir. Tapuda işlem yapan basit bir araştırmayla bu taşınmazın kooperatif tarafından kime tahsis edildiğinin öğrenebilecek durumdadır. Kaldı ki içinde kooperatif üyesinin oturduğu bir taşınmazı satın alırken böyle bir araştırmayı yapmak taşınmazı alan herkesten beklenilmelidir. Ayrıca dava konusu taşınmaz devirlerinin kısa süreler içinde yapılması da iyi niyet iddiasının dinlenmesini mümkün kılmamaktadır. "(20/05/2024 tarih 2023/3112 Esas 2024/1603 Karar sayılı ilamı) şeklinde açıklanmış olan yerleşik hale gelmiş uygulamasına göre bir kooperatif üyesine tahsis edilmiş olan taşınmazı satın alan kişinin, satın almayı tapu sicilinden gerçekleştirmiş olsa dahi taşınmazın fiili kullanıcısını basit bir araştırmayla öğrenebileceği durumlarda tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayacağı kabul edilmektedir.
Somut olayda davalı ...'ın ...'den devraldığı 9 numaralı bağımsız bölümde yer alan taşınmazın fiili kullanımıyla ilgili gerekli araştırmayı yapmamış olduğu cevap dilekçesinde de ikrar edilmiş olup, İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında ilgili davanın davacısı ... vekilinin 27/07/2010 tarihli talep dilekçesinde 9 nolu bağımsız bölümün fiili maliki olduğu belirtilerek davaya dosyamız davacısı ...'in dahili davalı olarak dahil edildiği, davalı ... bu davada taraf değil ise de kardeşi olan... ile birlikte hareket ettiği ve kardeşinin de davalı olduğu bu dosyaya sunulan beyanlardan haberdar olmadığının söylenemeyeceği, davalı ...'ın dava konusu taşınmazı ...'den 17/03/2011 tarihinde devraldığı, dolayısıyla taşınmazı devraldığı tarih itibariyle taşınmazın fiili kullanıcısının davacı ... olduğunu bilebilecek durumda olduğu gibi dosyaya sunulan cevap dilekçesinde de taşınmazın fiili kullanıcısını bilmediklerini, taşınmazın kira gelirinin kendilerine inşaat şirketi yetkilisi ...'ın göndermiş olması nedeniyle taşınmazın fiili kullanım durumunun araştırılmadığını ikrar ettiği, buna göre gerek ... tarafından açılan... Esas sayılı dava sırasında taşınmazın davacı ...'in kullanımında olduğunun bilinebileceği gerekse taşınmazın devri öncesinde de kooperatif kayıtlarında fiili kullanımının tespit edilebileceği, yine taşınmazın devralınması sonrası dönemde de taşınmazın kiracısıyla hiç iletişime geçilmeksizin doğrudan 3.kişi konumunda olan müteahhit şirket yetkilisi tarafından kira ödemeleri alındığı halde fiilen kullanımın araştırılmamasının olağan hayat akışına uygun olmadığı ve davalının iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği, nitekim Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasının da bu yönde olduğu gözetilerek davalının, davacının oluşan maddi zararından sorumlu olduğu kabulüyle, yargılama sırasında dava konusu taşınmazın deprem sonucu yıkılmasıyla davacının taşınmazın yıkıldığı tarihteki arsa payına isabet eden bedeli tazminat olarak talep ettiği, mahkememizce keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde yıkım tarihi itibariyle arsa payı değeri üzerinden davacının maddi zararının tespit edilerek 932.314,00-TL üzerinden davanın her iki davalı yönünden kabulüne, taşınmazın dava tarihindeki değerine isabet eden kısmına dava tarihinden itibaren, bakiye kısım yönünden ise 30/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
8-Birleşen dosya yönünden, asıl dava dosyasında talep konusu edilen taşınmazın elden çıkarılması halinde tazminat isteminde bulunulmuş olup,... Esas sayılı asıl dava dosyasında davacının tespit edilen maddi zararı hüküm altına alındığından birleşen dosyaya konu uyuşmazlıkla ilgili yeniden inceleme yapılmasının gerekmediği ve davanın konusuz kaldığı gözetilerek hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, birleşen dosya yönünden davanın açılış tarihi itibariyle davacının haklı olduğu gözetilerek asıl dosyada verilen yargılama giderlerine ilişkin kararla tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVANIN KABULÜNE, 932.314,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminatın 467.216,00-TL'lik kısmına dava tarihinden, bakiye kısmına 30/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-BİRLEŞEN DAVA İZMİR...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ...Esas sayılı dava dosyası yönünden dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 63.686,36-TL harçtan peşin olarak alınan 170,00-TL harç ile tamamlama harcı olarak 7.808,08-TL harcın mahsubu ile bakiye 55.707,48-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 142.523,96-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
c)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 170,00-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 7.808,08-TL toplamı 7.808,08-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin olarak alınan 341,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 273,85-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 20.000,00-TL vekalet ücretinin...Esas sayılı asıl dava dosyasında hüküm altına alınan vekalet ücretiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere birleşen dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 341,55-TL harcın birleşen dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 24,30-TL başvuru harcı birleşen dosyada yatırılan 31,40-TL başvuru harcı, 3.030,30-TL keşif harcı, 1.000,00-TL keşif araç ücreti, 404,20-TL posta ve tebligat ücreti, 8.450,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 12.940,20-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin, davalı kooperatif tasfiye memurları vekilinin ve kooperatif tasfiye memuru ...'ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır