T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/70 Esas
KARAR NO : 2025/460
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/01/2025
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Taraflar arasındaki ticari bir faaliyet neticesinde, davalının faturaya dayalı bakiye cari hesap nedeniyle davacı şirkete borçlu bulunmadığını, Müteaddit uyarılara rağmen borçlu davalının, cari hesabındaki faturaya dayalı borçlarını ödememesi neticesinde, davacı şirket alacağının tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu icra takibi başlatıldıktan sonra yasal süresi içinde haksız ve mesnetsiz olarak yetkiye, borca ve tüm ferilerine itirazda bulunmuş olup, itiraz nedeniyle takip durduğunu, Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibine yetkili icra dairesinde açılmadığından bahisle itiraz ettiğini, Davalı/Borçlunun, alacaklı müvekkili şirkete yaptığı 5.000,00-TL tutarlı ödemenin mahsubu neticesinde borçlu şirketin cari hesap kayıtlarına göre bakiye 6.524,90-TL borcu bulunduğunu, taraflar arasındaki takibe konu alacak-borç ilişkisi , ürün alım satımı nedeniyle kurulan ticari bir faaliyet olup, resmi kayıtlara ve faturaya dayalı olduğunu, borçlu itiraz dilekçesinde her ne kadar borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirtmişse de, takip açılış tarihine kadar olan 302,51-TL işlemiş faiz alacaklarının feragat ettiklerini, bu nedenle iş bu davamızda asıl alacak miktarı üzerinden harca esas değer beyan edildiğini, alacak miktarının ticari bir işten kaynaklanması sebebiyle takip talebinde istenilen faiz oranı ise yasal ticari faiz olduğunu, davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...akip dosyasındaki yetkiye, borca ve ferilerine yönelik yapmış olduğu itirazın iptal edilerek takibin 6.524,90-TL üzerinden devamına, Davalı borçlunun itirazının haksız ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik, kötü niyetli olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: İzmir..cra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası, Vergi Dairesi kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-Dava İİK 67.maddesi uyarınca açılmış itirazın iptali davasıdır.
2-Davalı tarafça icra takibine yetki ve esas yönünden itiraz edilmiş olup, yetkili icra dairesi olarak Bursa İcra Dairesi gösterilmiştir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibinin varlığı gerekmektedir. Bu nedenle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığının değerlendirilerek bu ön sorunun çözümlenmesi, icra dairesinin yetkili olduğunun anlaşılması halinde esasa geçilmesi, şayet takip yetkisiz icra dairesinde açılmış ise usulüne uygun başlatılmış bir takip bulunmadığından davanın esasına girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir.
3-6100 sayılı HMK'nın 10/1.maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin yetkili mahkemeler arasında olduğu belirlenmiştir.
Davacı taraf takipte fatura alacağına dayanmış olup fatura içeriklerinin incelenmesinde davacı tarafça davalıya bir kısım ürünlerin satışının gerçekleştirildiği anlaşıldığından uyuşmazlığın satış sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında bir yetki sözleşmesinin bulunmadığı, satış sözleşmesinde satıcının mal teslim borcu, alıcının ise mal bedelini satıcıya ödeme borcu altında olduğu, para borcunun Türk Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiği, buna göre takip tarihinde alıcının ikamet yerinde takip başlatılabileceği değerlendirilmiştir.
Buna göre, mahkememizce davacının yerleşim yeri icra dairelerinde davalı aleyhinde takip başlatabileceği kabul edilmiş ise de, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 29/12/2023 Tarihli 10990 Sayılı Nüshasında yayımlanan ilana göre davacı şirketin 21/12/2023 tarihli yönetim kurulu kararıyla davacı şirket merkezinin "Kemalpaşa... Mah.... Sanayi Cad. No:... Kemalpaşa/İzmir" adresine taşınmış olduğu, takip tarihi 30/10/2024 itibariyle davacının yerleşim yerinin Kemalpaşa ilçesinde olması nedeniyle davacının para borcu için yerleşim yerinde açabileceği icra takiplerinin Kemalpaşa İcra Dairesi'nde açılması gerektiği ancak görülmekte olan davanın konusunu oluşturan takibin İzmir...İcra Dairesi'nde açılmış olması nedeniyle takibin yetkisiz icra dairesinde açılmış olduğu ve geçerli bir icra takibi bulunmadığından itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. Takipte yetkili icra daireleri Kemalpaşa İcra Dairesi ve Bursa İcra Dairesi olmak üzere iki farklı icra dairesi olmakla birlikte davacının bu icra dairelerinden birinde takip başlatabileceği ancak seçimlik hakkını yanlış kullanarak takibi İzmir İcra Dairesi'nde açtığı, davalının süresinde bildirdiği itirazda yetki icra dairesi olarak Bursa İcra Dairesi'ni gösterdiği, bu aşamadan sonra seçim hakkı borçluya geçtiğinden takibin ancak Bursa İcra Daireleri'nde sürdürülebileceği değerlendirilmiştir.
4-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; Davalı borçlu tarafından icra takibinde icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazda bulunulduğu ve yetkili icra dairesi olarak Bursa İcra Dairesi'ni gösterdiği görülmüştür. Bu durumda itiraz süresi içerisinde usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulduğu ve davanın yetkisiz olan İzmir ....İcra Dairesi'nde takip başlatıldığı, yetkisiz icra dairesinde başlatılan icra takibine yapılan itirazla ilgili olarak iptal davası görülemeyeceği gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı aleyhine başlatılan icra takibinde yetkili icra dairesinin Kemalpaşa ve Bursa İcra Daireleri olduğu ve HMK 115/2. maddesi gereğince davaya konu takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olmakla yetkili icra dairesinde başlatılmış geçerli bir takip bulunmadığından dava ön şartı yokluğu nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harç peşin olarak alındığından ayrıca alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/05/2025
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır