T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2016/1389 Esas
KARAR NO : 2025/101
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/11/2016
KARAR TARİHİ : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "....Müvekkil/davacı ... mermer ve hazır mutfak imalatıyla uğraşmaktadır. Davalılardan ... ise... İNŞAAT adıyla müteahhitlik yapmaktadır. Müvekkil davalı ...'nın inşaatının hazır mutfak ve bir kısım mermer işlerini üstlenmiştir. Müvekkil ve davalı işin yapımı konusunda karşılıklı olarak anlaştıktan sonra davalı ... müvekkilden yapılacak iş karşılığında müvekkilden kaynaklanabilecek sorunlara karşılık -1- adet senet almıştır. Buna karşılık davalı ... müvekkilin yaptığı işlerin bir kısmına karşılık çek verirken bir kısmı için ise herhangi bir nakit veya kıymetli evrak olarak ödeme yapmamıştır. Müvekkil üzerine aldığı işi tamamlamış olmasına rağmen müvekkilin gerek nakit ödemelerini gerekse de verdiği çeklerin karşılığı ödemelerini de yapmamıştır. Müvekkil gerek cari hesabın gerekse de çeklerin ödeme günlerinin gelmesi üzerine davalı yan ile görüşmeye başlamış ve davalı ... tarafından evrakların ödenmeyeceğinin söylenmesi üzerine müvekkil yedindeki çekleri icra yolu ile tahsil etmek üzere tarafımıza tevdi etmiştir. Müvekkilin/alacaklı; davalı asilin de borçlu olarak yer aldığı bonolar aşağıda geçtiği şekliyle İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. numaralarıyla icraya konulmuştur. Takibe konu çek bilgileri şu şekildedir; Çek bedeli 50.000,00.- TL. Olan 05,04,2015 tarihli İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. Dosyası takip tarihi 18,11,2015 Çek bedeli 35.000,00.- TL. Olan 12,07,2015 tarihli İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Dosyası takip tarihi 18,11,2015 Çek bedeli 20.000,00.- TL. Olan 30,04,2015 tarihli İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. Dosyası takip tarihi 19,11,2015 Çek bedeli 24.300,00.- TL. Olan 30,05,2015 tarihli İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E. Dosyası takip tarihi 19,11,2015.DAVALI ... Buna karşılık davalı yan da müvekkilin verdiği bonoyu cirolayarak ... isimli şahsa devretmiştir. ... ise söz konusu bonoyu davalı ...'dan alırken ticari teamüllere uygun olarak müvekkile ulaşıp bononun kendisine devredildiğini ve ödemeyi kendisine yapması gerektiğini belirtmeden yada müvekkilin ödeme gücü olup olmadığını araştırmadan, salt icraya koymak üzere almıştır. Sonrasında da protesto dahi çekmeksizin müvekkil aleyhinde İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyası kanalıyla söz konusu teminat senedini icraya koymuştur. Bu yaklaşım tarafımızda son ciranta ... gerçek bir alacaklı olmadığını düşündürmektedir. ... hakkında da cumhuriyet savcılığına şikayet hakkımızı da saklı tutuyoruz. Bu arada davalı ... hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na tarafımızca suç duyurusunda bulunulmuş ve buna ilişkin soruşturma halen devam etmekte olup, soruşturma numarası ...'dir. Ayrıca davalılardan yine ... hakkında diğer müvekkilimiz ...den benzer şekilde aldığı bonoyu da aynı yollarla kullanmasından dolayı Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na tarafımızca suç duyurusunda bulunulmuş ve buna ilişkin soruşturma da devam etmekte olup, soruşturma numarası ...'dır. ...'ın bilgi sahibi sıfatıyla bu dosyada 20,09,2016 tarihinde verdiği ifadesi aynen şöyledir ; "... evraklarda ismi geçen ..., ..., ... isimli şahısları tanımıyorum, belirtilen olayla ilgili herhangi bir bilgim yoktur, ben evrakta belirtildiği şekilde kimse aleyhine herhangi bir icra takibi başlatmadım, benim bu kişi ve olaylarla ilgili bir ilgim bilgim yoktur." şeklinde ifade vermesi yapılan icra takibinin gerek müvekkil açısından gerekse de ... açısından gerçek bir alacağa dayanmadığını ortaya koymuştur. Zira takdir edersiniz ki, bononun bedeli 35.000,00.- TL. olup, bu denli yüksek bir alacağı olan birinin borçlusunu tanıyamaması daha da vahimi yaptığı icra takibini, bunu yapabilmek için avukatına çıkarttığı vekaletnameyi, yapmış olsaydı avukatıyla yaptığı görüşmeyi ve vermiş olsaydı verdiği icra masraflarını unutması hayatın olağan akışına ne kadar uygundur Kaldı ki, adı geçen takibin başlatılma tarihi 03,02,2016 yani karakolda verdiği ifadeden çok da uzun diyemeyeceğimiz bir zaman önce başlattığı bir takip söz konusudur. Tüm bunların yanında ifadesinde kendisinin aşçılık yaptığını ve rahatsızlığı nedeniyle son 1,5 yıldır da çalışmadığını beyan etmiştir. Aşçılık yapan ve 1,5 yıldır çalışmayan bir bayanın 35.000,00.- TL. alacağının olması hususunu söz konusu alacağını ve alacaklısını da tanımamasını takdirlerinize bırakıyoruz. Tüm bunlarla birlikte aşağıda (10) maddede izah ettiğimiz husus endişelerimizi doğrular niteliktedir. AYRICA müvekkil aleyhine yapılan icra takibinde 01,08,2016 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı İzmir İnşaat Emlak Bölge Başkanlığı'na haciz müzekkeresi yazılarak müvekkilin hak edişine haciz konması talep edilmiştir. Yani ... 20,09,2016 tarihli ifadesinden yaklaşık bir buçuk ay önce müvekkilin böylesi bir kurumdan hak edişinin olduğu yeri avukatına söylemişken(!) sonrasında ...'yı dahi tanımadığını söylemiştir. Müvekkilin adı geçen kurumdan hak edişinin olduğunu bilebilecek durumda olan sadece davalı ...'dır. ... bu olayların o denli dışındadır ki, ifadesinin verdiğinin ertesi günü 21,09,2016 tarihinde büromuzu arayarak konunun ne ile ilgili olduğunu bize sormuştur. Tüm bunların yanında aynı dosyada borçlu olan ...'ya bugün dahi tebligat yapılmamıştır. İşbu dava dilekçemiz ellerine ulaştıktan sonra tebligatın yapılması da muhtemeldir! Zira mernis kayıtlarında ikamet adresi de mernis adresi de UYAP'ta mevcut olup, biz bunu aleyhinde yaptığımız icra takibinden halen görmekteyiz. Bononun icraya konulması hususuna tekrar dönecek olursak, Türk Ticaret Kanunu gereği protesto çekmesi yine öncelikle alacaklı ...'ın menfaatinedir. Zira bu şekilde öncelikle bono borçluları aleyhine ticari avans faizi işlemeye başlayacaktır. Ayrıca bu şekilde bono borçlularının kendisine dönüşünü beklemek suretiyle bononun ödenmesini sağlayacaktır. Kaldı ki, protesto ile bononun borçlusu müvekkilin de bonodan haberdar olması sağlanacak ve müvekkil aleyhine icra takibi yapılmasına gerek kalmayacaktır. Müvekkil ayrıca takip giderleri, vekalet ücreti, harçlar ve faiz vs. gibi kalemlerden sorumlu olmayacağından kabul anlamına gelmemek üzere borcu artmayacaktır. Zira müvekkil amiyane tabirle batık bir borçlu değildir. Üzerine kayıtlı işyerine icra dosyası kanalıyla haciz de konmuştur. Ayrıca Milli Savunma Bakanlığı başta olmak üzere bir çok resmi kurumun da düzenli olarak işlerini yapmaktadır. Bu durum icra dosyasından da anlaşılacaktır. Tüm bunların yanında icra takibine konu bononun keşide tarihi18,06,2015 ve vade tarihi de 02,12,2015 olarak doldurulmuştur. HALBUKİ, müvekkil ... davalıdan olan alacağını tahsil etmek amacıyla Mart 2015 tarihinde Aydın... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. numarası ile alacak davası başlatmış; ayrıca da elinde yukarıda dökümü geçtiği şekliyle 05 Nisan, 30 Nisan, 30 Mayıs ve 12 Temmuz 2016 tarihli aslı alacakları toplamı 129.300,00.- TL. ye tekabül eden alacaklarını tahsil etmeye çalışırken; HER NASILSA; 18,06,2015 tanzim tarihi ile 35.000,00.- TL. Bono vermiş olması akla, mantığa, hayatın ve ticaretin olağan kurallarına ne kadar uygun düşmektedir Kabul anlamına gelmemek üzere bir an için müvekkilin davalıya 35.000,00.- TL. borç altına girdiğini düşünürsek de, bunun müvekkilin alacağından mahsubu daha uygun olmayacak mıdır DİLEKÇEMİZİN 6 - 16 MADDELERİ ARASINDAKİ İZAHLARIMIZ TAKDİR EDERSİNİZ Kİ; 6102 SAYILI TTMmd680 ANLAMINDA DAVALI ...'IN KÖTÜNİYETİNİ/AĞIR KUSURUNU ORTAYA KOYMAKTADIR. ...'IN; HANGİ NEDENLE MÜVEKKİLE ULAŞMADIĞI, ...'YA TEBİLGAT YAPTIRAMADIĞI VE PROTESTO ÇEKME İHTİYACI DUYMAKSIZIN BONOYU İCRAYA KOYDUĞU HUSUSLARINDA HUZURUNUZDA İSTİCVAP YAPILMASINI TALEP EDİYORUZ. Ayrıca davalı ... tarafından açılan İzmir ... İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı takibinin iptali için İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı davalarla takibin iptali talep edilmiş olup,... E. sayılı dosya 27,10,2016 tarihinde karara çıkmış ve ödeme emri iptal edilmiştir. Diğer dosya ise derdesttir. Tüm bunların tahtında davalı ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş, diğer davalı ... yönünden İcra mahkemesi kanalıyla (2) adet takibin iptali davası açılmıştır. Son olarak da gerek davalı ...'nın gerekse de diğer davalı ...'ın kötüniyetli yaklaşımı karşısında işbu menfi tespit davasını açma zarureti hasıl olmuştur. Yani müvekkil ciddi bir mağduriyete maruz kalmış olup, kanunlar dairesinde hakkını aramak adına bütün yollar kullanılmıştır. Müvekkilin davalılara ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine;
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı takibinin müvekkil yönünden iptaline;
Davalıların kötüniyetli yaklaşımının yanında ve müvekkili gerek bankalar nezdinde gerekse iş yaptığı Milli Savunma Bakanlığı nezdinde ticari itibarını sarsmış olmaları ve bu süreçte manen yaşattıkları da göz önünde tutularak alt sınırı kanun tarafından %20 olarak belirlenen kötüniyet tazminatına %50 oranından aşağı olmamak üzere hükmedilmesine; Yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar
verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde ; Müvekkil inşaat mühendisidir ve devletten aldığı ihaleler nedeniyle iş yapmakta idi. Davacı ile de bu doğrultuda iş yaptığı doğrudur.Zaman içersinde davacı ile karşılıklı alacakları doğmuştur. Davacıya iş yapmadan önce de, ihtiyacı sebebiyle zaman zaman ön ödeme şeklinde para vermişliği de olmuştur. Bunun karşılığında da dava konusu senet gibi senetler almıştır. Bunların bir kısmını davacı ama para ile, ama iş karşılığı ödemiştir. Dava konusu senetle ilgili olarak da, ne ödeme ve ne de iş yapmıştır. Müvekkil de davacının ödemediği senedini, borçlu olduğu 3. kişiye vermiştir. Diğer davalı ... ise, müvekkilin eşi...'nın arkadaşıdır. Ekonomik olarak sıkışık olduğu dönemde, eşi aracılığı ile kendisinden borç para almıştır. Borcunu zamanında ödeyemeyince, söz konusu senedi eşi aracılığı ile kendisine vermiştir. Davacı müvekkile borçludur. Dava konusu senedi kendi rızası ile ve aldığı ön ödemeye karşılık vermiş, borcunu nakdi yada ayni olarak ödememiştir. Ortada usulsüz bir işlem yoktur. Davacıya ait borç senedi, müvekkilin borcu nedeniyle 3. şahsa verilmiştir. Maddi vakıayla ilgili gerekirse tanıklar, müvekkil aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, vs. Delil. Haksız ve yersiz davanın reddi ile, sonuçlarına karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "...Müvekkilim aleyhine Sayın Mahkemenizde açılmış bulunan huzurdaki davayı, tümüyle kabul etmiyoruz, davacı yanın tüm iddialarına itiraz ediyoruz. Yukarıda açıkladığımız nedenlerle; Duruşma yapılarak aleyhimize yöneltilen davanın tümüyle reddine, Yasadaki orandan az olmamak üzere davacı aleyhine haksız davadan dolayı kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, HMK 329. maddede “kötü niyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı halde dava açan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahküm edilebilir” denmektedir. Bu hüküm çerçevesinde davacı müvekkiller ile yapmış olduğumuz sözleşmede (Müvekkil ile aramızda ücret olarak, İzmir Barosu'nun davanın karara çıktığı tarihte geçerli olan Tavsiye Niteliğindeki Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenecek olan ücret kararlaştırılmıştır) belirlenen avukatlık ücretinin, karşı yan vekâlet ücretinden ari olarak davacı yana yükletilerek, tahsili ile davalı müvekkile ödenmesine, Tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin “davacıya yükletilmesine, karar verilmesini Yüce Yargıçlığınızdan vekâleten saygılarımla arz ve talep ederim" şeklinde talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
Dava; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına dayanak olan keşidecisi ..., lehtarı ... olan 18.06.2015 tanzim, 02.12.2015 vade tarihli, 35.000,00-TL bedelli bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Menfi tespit davası olarak açılmış ise de İstirdat Davasına dönüştüğü anlaşılmaktadır.
Bononun arka yüzünde ... İnşaat ... kaşe ve imzası ile, ... ismi ile imzası bulunduğu icra dosyasındaki bono ön ve arka yüz suretlerinden anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde ve dosya kapsamında; davalının inşaatının mutfak ve mermer işlerini üstlenmiş olduğu, davalının bunun için önce davacıdan kaynaklanabilecek sorunların karşılığı olarak teminat amaçlı davaya konu 35.000,00-TL bedelli bonoyu davacıdan aldığı, ancak bu bononun davalı ...'ye ciro edildiğini, ...nin davalı ...'ün eşinin arkadaşı ve aynı zamanda davalı ...'ün vekili olarak dosyada vekaletnamesi bulunan Av. ...nın kuzeni olduğu yönünde iddiaların bulunduğu görülmektedir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 28/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda;
Takibe dayanak bononun arka yüzü görülmemiş almakla barabar, dosyadaki beyanlar
ve takip alacaklısının kim olduğu dikkata alındığında; senet lehtarı / davalı ...'nın bu senedi diğer davalı ...'a ciro attiği anlaşılmaktadır. Takibe dayanak işbu 35.000-TL bedelli amra muharrer sanedin üzerinde bedeli yada TEMİNAT nedeniyle düzenlendiğine dair herhangi bir ibare yoktur. Keza anıları eanette "bedeli NAKDEN alınmıştır" kaydının bulunması nedeniyle; Yukarıda ana hatları açıklanan temel ticari İlişki (İnşaat mermer imalatları ve araç alım satımı) ile bu senet arasında bağlantı kurmanın da artık mümkün olmadığı mütalaa edilmektedir, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 05/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda;
Davalı ...’nın; Dava ve takip konusu 35.000,00-TL'lık bono dikkate alınmaksızın davacı ...’dan 120.162,25 cari (açık) hesap alacağı olduğu; Bu dava ile menfi tespit talebinde bulunulan takibe dayanak 35.000,00-TL'lık bono "Tahsilat" olarak hesaba katıldığında ise davacı ...’dan 85.162,25-TL cari (açık) hesap alacağı bulunduğu mütalaa edilmektedir. Sayın Mahkemeye saygılarımla arz ederim, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının iddiasının özünde davaya konu bononun teminat amacıyla verilmiş olduğu iddiası yer almaktadır. Menfi tespit davalarında ispat külfeti her ne kadar davalı tarafta ise de kambiyo senedine karşı yöneltilmiş bir menfi tespit iddiasına ispat külfeti davacı taraf omuzlarındadır. Bono ön ve arka yüzünde teminat seneti olarak verildiğine dair her hangi bir ibare yer almadığı gibi, ayrı bir yazılı belge de davacı tarafça dosyaya sunulamamıştır. Kaldı ki; davalı ... aleyhine yapılan şikayet üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Dolandırıcılık, Bedelsiz Seneti Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik suçlamaları nedeniyle yürütülen... soruşturma nolu dosyada Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmiş olduğu görülmektedir.
Davacımız ...'ın katılan, davalımız ...'nın ise sanık olarak yer aldığı Karşıyaka... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... K sayılı dosyasında tanık olarak görgüsüne başvurulan ...'ın yalan tanıklığı nedeniyle Karşıyaka... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... K sayılı dosyasındaki savunmasına ve de mahkememizde yargılaması yürütülmüş olan işbu davanın 12.07.2018 tarihli celsesindeki "Ben davacı ve davalıyı tanımıyorum, söz konusu davalı özgürden herhangi bir alacağım yoktur. Herhangi bir davalı ... ile ticari ilişkin olmamıştır. Bana kuzenim olan Av. ... ellerinde bir senet olduğunu güvenilir bir kişiye cirolamak istediklerini söylemeleri üzerine söz konusu senede imza attım. Başkaca bir bildiğim yoktur. Bana herhangi bir ödeme yapılmamıştır ben senetten ötürü herhangi bir bedel almış değilim söz konusu özgür'e borç vermiş değilim bana bir metin verdiler Karşıyaka ağır cezada ve karakolda bana avukat ... sakızlı tarafından verilen metindeki bigiler doğrultusunda beyanda bulundum fakat vicdanen rahat değilim söz konusu senedi sadece imza attım senetten dolayı alacaklı değilim senedi imzaladıktan sonra takibe koyma işlemlerinden de haberdar değildim ben avukatımın olduğunu da bilmiyordum notere sekreteri ile götürdüm söz konusu huzurdtaki vekil de ... tarafından belirlenen bir avukattı ben kendisi ile ilk defa burada karşılaşıyorum. Avukatımdan ağır ceza dosyasında verdiğim ifade sırasında hebardar oldum ben ağız ceza mahkemesinde bu hususlarda beyanda bulunmadım ben karşıyaka ağır cezad mah. Yalan beyanda bulunduk ben karakolda senetten ötürü bilgim olmadığını söyleyince ağır ceza yargılama öncesi nurdan sakızlı bürosunda ... ve eşi ile tanıştırıldım. Telefonlarımızı birbirimize kaydedildi ve bana ağır ceza dosyasınad söylemem gerekenler öğretildi. Eski arkadaşmışız gibi izlenimi yaratılmak istendi." şeklindeki beyanları nedeniyle davalı ...'nin davaya konu bono nedeniyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... yönünden istirdat davasına dönüşen menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiş, ancak diğer davalı ...'nın davacının iddialarını doğrular mahiyette ikrarının bulunmadığı ve de davacının bononun teminat amacıyla verildiği iddiasını sabit kılacak yazılı belge sunamamış olması nedeniyle davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.a) Davalı ... aleyhine açılan Davanın REDDİNE;
b) Davalı ... aleyhine açılan Davanın KABULÜNE;
Davacının, İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ İLE,
50.595,15-TL'nin davalıdan alınarak Davacıya Ödenmesine, .
2-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.456,15-TL harçtan peşin alınan 426,94-TL ile 171,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 2.858,21-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan 460,44-TL ile 171,00-TL tamamlama harcının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan 850,00-TL bilirkişi ücretinin ve 327,85-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 1.177,85-TL yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 31/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza