T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2017/1244 Esas
KARAR NO : 2025/276
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/11/2017
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
YAZIM TARİHİ : 11/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacılar vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 04/12/011 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı otomobilin Isparta İli istikametinden Konya İli istikametine seyir halindeyken 44. Km'ye geldiğinde virajlı yolu alamayarak karşı şeride geçtiğini, karşı şeritten Konya İli istikametinden Isparta İli istikametine seyretmekte olan ... sevk ve idaresindeki... plakalı kamyonun sol ön kısmına kendi aracının ön kısmının çarpışması sonucu yaralanmalı ve “Maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında davacı müvekkillerinin kızı ...'ın “eks” olduğunu, söz konusu kazanın Eğirdir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... soruşturma... karar numarasıyla soruşturmasının yürütüldüğünü, müvekkillerinin destekten yoksun kalması nedeni ile işbu davayı açmak zorunluluğu hâsıl olduğunu, meydana gelen trafik kazasında... plakalı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu bulunduğunu,... plakalı aracın davalı ... şirketinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesi bulunduğunu, bu sebeple de davalıya dava ikame edildiğini, müvekkillerin davalıdan istemiş olduğu tazminatın, destekten yoksun kalma tazminatı olduğunu ve ölen kişinin ardında bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bu bakımdan yoksun kalmaları nedeni ile 2918 sayılı KTK, Borçlar Kanunu, TCK., Trafik Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Hukuk Yargılama Yasası 107.maddesi ile diğer ilgili maddeleri gereğince davalı ... şirketine dava açmış bulunduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200,00-TL destekten yoksun kalma (ölüm tazminatı) tazminatının davalıya başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak olan yasal faizi ile tahsili ile müvekkillerine ödenmesine, dava vekalet ücreti bakımından; davacıların birlikte dava açmalarının objektif dava birleşmesi niteliğinde, başka bir deyişle ihtiyari dava arkadaşı konumunda olmaları nedeni ile her bir davacı müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere vekalet ücretlerinin ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu 92/a Maddesi ile Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6.g maddesi gereğince, işletenin uğradığı zararların bu sigorta teminatı kapsamında olmadığını, yukarıda yer alan kanun ve genel şart hükümlerine göre, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet sigorta poliçesinde sigortalı olarak görünen araç işleteninin, aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle maruz kalacağı zararların tazminini kendisinin sigortalı olduğu iş bu poliçeden talep edemeyeceğini, zira sorumluluk poliçeleri ve özellikle davalarındaki gibi zorunlu nitelikte olanların, tamamen 3. kişilerin uğrayacağı zararları teminat altına alan bir sigorta türü olduğunu, bu nedenle, sürücünün eylemleri sonucunda işletenin kendisi nezdinde doğan zararların bu sigortanın kapsamı dışında olduğunu, KTK. 92/a ve Genel Şartlar A.6.g gereği, söz konusu talebini kendi yaptırdığı poliçeye dayanarak müvekkili şirketten talep edemeyeceğini, davacı ...'un ise diğer davacının aksine, işleten sıfatı veya sigortalı sıfatını taşımadığından prensip olarak, araçta yolcu olarak bulunan ve kusursuz durumda olan kızı...’in vefatı nedeniyle yoksun kaldığı destek nedeniyle uğradığı zararın tazminini müvekkilinin tanzim ettiği poliçesi kapsamında talep edebileceğini, ancak İlknur’un zararı tespit edilirken...’in kendisine vereceği varsayılan desteğin niteliğinin, süresinin, davacının ve...’in yaşı ve gelir durumu gibi etmenlerinin ve...’in yetiştirme giderlerinin de dikkate alınması gerektiğini, esasen bu etmenlerin birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı ...’a kızı ve desteği...in vefatı nedeniyle maruz kaldığı destek zararına karşılık müvekkili şirket tarafından 08.04.2015 tarihinde 23.820.00-TL ödeme yapıldığını ve müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, yapılan bu ödemenin, her halukarda güncellenerek dikkate alınmak durumunda olduğunu, tüm bu savunmalarımız saklı kalmak ve hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkilinin poliçe kapsamında şahıs başına sakatlanma ve ölüm teminatı 200.000.00-TL ile sınırlı olduğunu, bu poliçe kapsamında evvelce kazada vefat eden ...’ın destek zararlısı kızı ...'ın vekiline 08.01.2015 tarihinde 56.000.00-TL yine kazada vefat eden ...’ın annesi ...’a destek zararı nedeniyle 08.04.2015 tarihinde 23.820.00-TL ödeme yapılmış olmakla, teminat tutarından 120.180.00-TL kaldığını, sunulu nedenlerle davanın reddine, gider ve vekalet ücretinin de davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu değer artırım dilekçesinde özetle; "..Davacı ... için talep etmiş olduğumuz 100-TL maddi (destek) tazminatı talebimizi 176.080-TLartırmak suretiyle 176.180-TL destek tazminatı alacağımızın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek AVANS faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini, dilekçemizin bir örneğinin davalı yana gönderilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunduğu anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE:
> Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "04/12/2011 tarihinde müteveffa ...'ın içerisinde bulunduğu... plakalı aracın... plakalı kamyonla çarpışması sonucu meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun ne olduğu, ...'ın vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları, varsa miktarının ne olduğu, davalıların sorumlu olup olmadıkları noktalarında toplandığı" şeklinde belirlenmiştir.
> Müteveffa ... 28.03.2007 doğumlu olup, Sürücülerden ... ...'ın dedesidir.
> Kaza 04.12.2011 tarihli olup, ... kazadan yaklaşık bir yıl sonra 15.11.2012 tarihinde rahatsızlanması nedeniyle hastaneye yatırılmış, menenjit teşhisi konulmuş ve 23.12.2012 tarihinde ölüm gerçekleşmiştir.
> Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan eklerin incelenmesinde, davacı tarafça, davalı ... şirketine PTT yoluyla başvuru dilekçesinin gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının sağlandığı görülmüştür.
> Kazanın yaralamalı trafik kazası olduğu, bu nedenle TCK 85. maddesinde düzenlenen taksirle adam öldürme suçunu oluşturduğu, bu nedenle somut olayda Ceza Zamanaşımının tatbikinin gerektiği, suç için öngörülen cezanın üst sınırının 5 yılın üstünde hapis veya adli para cezasını gerektirmesi nedeni ile dava zamanaşımının TCK 66/1-d hükmü gereğince 15 yıl olduğu, uzamış zamanaşımının ise TCK 67/2-4 hükmü gereğince 22,5 yıl olduğu, eldeki davada kaza tarihinin 17/08/2019 olduğu, uzamış zamanaşımı süresinin 17/02/2042'te sona erdiği, davanın ise 27/04/2022 tarihinde açılmış olduğu görülmekle davalı vekilinin ZAMANAŞIMI DEFİNE İTİBAR EDİLMEMİŞTİR.
> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1 maddesine göre; “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “Sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir.
> Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
> Kazaya karışan... plakalı araç 04.03.2011 - 04.03.2012 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalı ... şirketince sigortalanmıştır. Sigortalının ise davalı ... olduğu poliçe içeriğinden anlaşılmaktadır.
> ZMMS Sigortalısı ..., müteveffa ...'ın babasıdır.
> Kaza, 04/12/2011 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATIndan davalı ... şirketi davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
> TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Kaza akabinde kolluk marifetiyle tanzim olunan kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın Tamamen Kusurlu olduğu, sürücü ...'ın Kusursuz olduğu belirtilmiştir.
> Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmış, Mahkememizce ATK'dan kusur raporu aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 06/06/2024 Tarihli ATK Raporunda; "..Olayda;
A)Müteveffa sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B)Sürücü ...’ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Kaza ile ölüm arasında bir yılı aşkın bir sürenin bulunması nedeniyle aradaki İLLİYET BAĞININ TESPİTİ İÇİN bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 29/03/2021 Tarihli ATK raporunda; "23/12/2012 tarihinde öldüğü bildirilen İsmail kızı, ... doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde,
1-Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tarif edilmediğine göre;
Çocuğun zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,
2- Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; çocuğun 04/12/2011 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanelerde yapılan muayenesi ve tetkikleri sonrasında yüz ve kafatası kemiklerinde kırık, kafa içinde hava birikimi tanısıyla hastaneye yatırıldığı, tedavisinin yapıldığı, 08/12/2011 tarihinde öerilerle taburcu edildiği, sonrasında çocuğun 13/02/2012 tarihinde keloid skar tanısı ile Plastik Cerrahi polikliniğine başvurduğu, 31/08/2012 tarihinde sağlık kontorlü amacıyla Çocuk Hastalıkları polikliniğine başvurduğu, 18/08/2012 tarihinde ürtiker, akut nazofarenjit tanısıyla reçete verildiği, 15/11/2012 tarihinde akut farejit tanısıyla tetkiklerinin istendiğinin kayıtlı olduğu, 15/12/2012 tarihinde yüksek ateş şikayetiyle götürüldüğü hastanede beyin zarı enfeksiyonu (menenjit) tanısıyla hastaneye yatırıldığı, tedaviye rağmen sepsis (kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon) gelişerek 23/12/2012 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında;
Çocuğun ölümünün beyin zarı enfeksiyonu (menenjit) ve gelişen kopmlikasyonu (sepsis, kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon) sonucu meydana gelmiş olduğu,
3. Çocuğun 04/12/2011 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanmasında yüz kemiklerinde ve kafatasında kırık oluştuğu ve ölümünün de beyin zarı enfeksiyonu (menenjit) ve gelişen komplikasyonu (sepsis, kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon) meydana gelmiş olduğu dikkate alındığında; çocuğun 04/12/2011 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile 23/12/2012 tarihindeki ölümü arasında illiyet bağı olabileceği ancak Kurulumuz tarafından çocuğun trafik kazasına bağlı yaralanma sonrası 08/12/2011 tarihinde taburculuğu ile 15/11/2012 tarihinde hastaneye yatışı arasındaki tıbbi belgeleri ve kafa grafileri (BT, MR) temin edilerek gönderilmemiş olduğundan mevcut bulgularla kesin bir değerlendirme yapılamadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 15/04/2022 Tarihli ATK raporunda; "23/12/2012 tarihinde öldüğü bildirilen İsmail kızı, 28/03/2007 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde,
1-Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tarif edilmediğine göre;
Çocuğun zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,
2- Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; çocuğun 04/12/2011 tarihinde araç içi trafik kazasına bağlı yaralanma ifadesiyle götürüldüğü hastanelerde yapılan muayenesi ve tetkikleri sonrasında yüz ve kafatası kemiklerinde kırık, kafa içinde hava birikimi tanısıyla hastaneye yatırıldığı, tedavisinin yapıldığı, 08/12/2011 tarihinde öerilerle taburcu edildiği, sonrasında çocuğun 13/02/2012 tarihinde keloid skar tanısı ile Plastik Cerrahi polikliniğine başvurduğu, 31/08/2012 tarihinde sağlık kontorlü amacıyla Çocuk Hastalıkları polikliniğine başvurduğu, 18/08/2012 tarihinde ürtiker, akut nazofarenjit tanısıyla reçete verildiği, 15/11/2012 tarihinde akut farejit tanısıyla tetkiklerinin istendiğinin kayıtlı olduğu, 15/12/2012 tarihinde yüksek ateş şikayetiyle götürüldüğü hastanede beyin zarı enfeksiyonu (menenjit) tanısıyla hastaneye yatırıldığı, tedaviye rağmen sepsis (kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon) gelişerek 23/12/2012 tarihinde hastanede öldüğü dikkate alındığında;
Çocuğun ölümünün beyin zarı enfeksiyonu (menenjit) ve gelişen kopmlikasyonu (sepsis, kanda ve çok sayıda organda enfeksiyon) sonucu meydana gelmiş olduğu,
3. Adli dosyada kayıtlı bilgiler, tıbbi belgelerden elde edilen bulgular, dosyada mevcut radyografilerin Kurumumuz’da yapılan incelemesinde tespit edilen bulgular ve ölümün meydana geliş şekli birlikte değerlendirildiğinde;
Çocuğun 04/12/2011 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Destek Tazminatının miktarının tespiti için dosya Aktüerya Bilirkişisine tevdi olunmuştur:
Mahkememizce aldırılan 24/04/2019 tarihli Bilirkişi Raporunda; "..İnceleme ve tespitler sonucunda; Kaza tarihi ile destek ...'ın ölümü tarihi arasında yaklaşık bir yıl süre bulunduğu tespit edilmiş olup, kaza ile ölüm arasında illiyet bağının olup olmadığının nihai takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere...
Dosyada bulunan kusur durumuna ilişkin belgelerden, davalının sorumluluğunun 100 tam kusur üzerinden tespitine karar verilmesi halinde...
Davacı ...'ın poliçe limiti içinde talep edebileceği DYK tazminatı 40.849,04-TL olarak tespit edilmiştir.
Davacı ...'ın DYK tazminatı 55.512,16-TL olarak tespit edilmiştir.
Davacının kazaya karışan ve içinde kızının yolcu olarak bulunduğu davalı tarafından sigortalı... plakalı aracın sigorta ettireni ve işleteni olduğu tespit edilmiştir. Davalıdan tazminat talep koşullarının olup olmadığının nihai takdiri sayın mahkemeye aittir." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 10/04/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda ise;
A) Davalı ...'ın davalı ... şirketinden tazminat talep hakkı bulunduğu kanaatine varılması halinde:
Davacı ...'ın talep edebileceği DYK tazminatı 106.086,99-TL olarak tespit edilmiştir.
Davacı ...'ın talep edebileceği DYK tazminatı 70.093,01-TL olarak tespit edilmiştir.
B) Davalı ...'ın davalı ... şirketinden tazminat talep hakkı bulunmadığı kanaatine varılması halinde ise:
Davacı ...'ın talep edebileceği DYK tazminatı 176.180,00-TL olarak tespit edilmiştir.
> Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 04/12/2011 tarihinde müteveffa ...'ın içerisinde bulunduğu... plakalı aracın... plakalı kamyonla çarpışması sonucu kazanın meydana geldiği, Müteveffa ... ... doğumlu olup, Sürücülerden ... ...'ın dedesi olduğu, davalı ... şirketinin kazada tamamen kusurlu olduğu anlaşılan... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğu, ZMMS sigortalısı ...'ın ise müteveffa ...'ın babası olduğu, Müteveffa sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu olduğu, diğer sürücü Sürücü...’ın kusursuz olduğu, müteveffa ...'ın kazadan yaklaşık bir yıl sonra 15.11.2012 tarihinde rahatsızlanması nedeniyle hastaneye yatırıldığı, menenjit teşhisi konulduğu ve 23.12.2012 tarihinde ölümün gerçekleştiği, Kaza ile ölüm arasında bir yılı aşkın bir sürenin bulunmasına rağmen 15/04/2022 Tarihli ATK raporuna göre çocuğun maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu anlaşılmaktadır.
10/04/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda;
"A) Davalı ...'ın davalı ... şirketinden tazminat talep hakkı bulunduğu kanaatine varılması halinde:
Davacı ...'ın talep edebileceği DYK tazminatı 106.086,99-TL olarak tespit edilmiştir.
Davacı ...'ın talep edebileceği DYK tazminatı 70.093,01-TL olarak tespit edilmiştir.
B) Davalı ...'ın davalı ... şirketinden tazminat talep hakkı bulunmadığı kanaatine varılması halinde ise:
Davacı ...'ın talep edebileceği DYK tazminatı 176.180,00-TL olarak tespit edilmiştir." şeklinde kanaatte bulunulduğu görülmektedir.
Mahkememizin değerlendirmesine göre;... plakalı aracın ZMMS sigortalısı olan ...'ın aynı zamanda davacı olması, ZMMS sigortasının üçüncü kişilerin zararını teminat altına alan ruhuna aykırı olması nedeniyle davanın ... yönünden reddini gerektirmiştir.
Diğer davacı ... yönünden ise; dosya kapsamında 08.04.2015 tarihli ve 23.820,00-TL tutarında bir ödeme dekontu bulunduğu, 10/04/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda davacı ...'ın Bakiye Destekten Yoksun Kalma Tazminatının 494.213,50-TL olduğu, bu hesap yapılırken 08.04.2015 tarihli ve 23.820,00-TL tutarındaki ödemenin ve de faizinin düşülmüş olduğu, ancak dosya davalısının sigorta şirketi olması ve kaza tarihindeki ZMMS Sakatlanma/Ölüm Teminat Limitinin 200.000,00-TL olması ve de bu limitten daha önce 23.820,00-TL tutarında yapılan ödeme düşüldüğünde sigorta şirketinin sorumluluğunun 176.180,00-TL olacağı kabul edilerek ve de davacı vekilinin 18.12.2023 tarihli değer artırım dilekçesi nazara alınarak aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ... tarafından açılmış Davanın REDDİNE,
2-Davacı ... tarafından açılmış Davanın KABULÜ ile,
176.180,00-TL Destekten Yoksun Kalma Tazminatının bakiye poliçe limiti olan 176.180,00-TL ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi olarak kabul edilen kısmi ödeme tarihi olan 08.04.2015'ten itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 12.034,85-TL harçtan peşin alınan 67,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.967,45-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 67,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Reddedilen dava yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 500,00-TL bilirkişi ücretinin, 1.000,00-TL ATK faturasının ve 1.665,78-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 3.165,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacılar vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza