T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1129 Esas
KARAR NO : 2024/578
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/09/2018
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 13.12.2016 tarihinde ...ın idaresindeki ... plakalı araç ile Mustafa Kemal Sahil Bulvarını takriben Balçova istikametine seyir halinde iken 98 sokak istikametinden kendine yeşil yanmakta iken deniz tarafına geçmek isteyen davacı ...’e yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde davacının ağır yaralandığını, hazırlanan kaza tespit tutanağı hatalı olup davacı asli sürücü ise tali kusur verildiğini,... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada benzer kusur sonucuna ulaşılmış olduğunu, dosya ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının tedavisi dokuz Eylül Hastanesinde devam edilmiş olup dört ameliyat geçirerek ciddi derecede malul kaldığını, davacı 6100 sayılı yasanın 107.m göre iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi bulunduğunu, ZMM genel şartları nedeni ile manevi tazminattan sorumluluğu olmadığından davalı sigorta şirketinden manevi tazminat talebi olmadığını, davalı araç maliki ve sürücüsünden müştereken ve müteselsilen olmak üzere kaza tarihinde işleyecek yasal faizi ile talep edildiğini, ...plakalı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ve kasko poliçesi ile sigortalı aracı olduğunu, KYT’nun 97 m gereği müracaat edilmiş olup şirket her hangi bir ödeme yapmadığını, hasar dosyasının celbinden sonra tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte maddi tazminat talep edildiğini, kazada beden gücü kaybına uğrayan davacı 6100sy kanunun 107m gereği toplanan delilere göre geçi ve sürekli iş göremezlik ve tedavi ile bakıcı giderleri nedeni ile bedensel zararına dair maddi tazminat tutarının belirlenerek davalı ZMM ve İHMM sigorta şirketi olan...sigorta şirketinden poliçe limiti ve teminatları kapsamından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte araç sürücü ve işleteni diğer davalılar yönünden kaza tarihiden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte 200.000.00TL manevi tazminatın sadece araç sürücüsü ve araç işleteni olan davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 22/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; Davanın kabulüne, Davacı için 100,00.-TL olarak talep edilen maddi tazminatın bilirkişi raporu ile belirlenen miktar olan 101.041,00.-TL'ye artırılarak sürücü ve işleten bakımından kaza tarihinden, sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limitleri kapsamında kalmak kaydı ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müşterek ve müteselsil tahsiline, ayrıca dava dilekçesinde de belirtildiği üzere 200.000,00-TL manevi tazminatın davalı işleten ve davalı sürücü bakımından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı...Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; davacı sigorta şirketine başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak ödeme süresinin dolmasını beklemeden dava ikame ettiğinden, dava şartını yerine getirmediği, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu’nun yukarıda belirtilen 114. ve 115. maddelerinde, dava şartları açısından giderilebilecek noksanlıklar bulunması halinde bunların tamamlanması için kesin süre verilmesini, giderilemeyecek noksanlıkların mevcudiyeti halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği ifade edildiğini, Dava dilekçesi davalı şirkete HMK hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediğini, ... plakalı araç davalı şirkete, 10.09.2016-10.09.2017 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracı olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılmasını, Kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, bu amaçla davanın Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi'ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevkine karar verilmesini, kaza nedeniyle mağdurda oluşacak sürekli sakatlık hali teminat kapsamına alınmış olup geçici iş göremezlik haline ilişkin talepler teminat kapsamı dışında bırakılarak, söz konusu talepler bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu belirtilmiştir. Tedavisi tamamen tamamlanan ve kalıcı şekilde malul kalan davacının, bakıma muhtaç olup olmadığı hususu maluliyet raporu dışında ayrıca alınacak bir bilirkişi raporu ile tespit edilmesi, Davacının, temerrüt tarihinden itibaren avans faiz istemesi haklı ve yerinde değildir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda davacı yan ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, davalı şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf işbu davayı ikame etmeden önce gerçekleştirmesi gereken dava şartını gerçekleştirmediğini, davacı tarafın, sigorta şirketine başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak ödeme süresinin dolmasını beklemeden dava ikame ettiğinden dava şartı yerine getirilmediğini, işbu sebeple, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 13.12.2018 tarihinde akşam saatlerinde hava karanlıkken - henüz tam aydınlanmamışken, müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, ana yola çıkan ara yoldan çıkarak henüz ulaştığını, bölünmüş ve işlek bir yol olan Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda Balçova istikametinde, araçlar için yeşil ışık yandığı esnada kanuni hız seviyesinde seyir halindeyken, yayalar için kırmızı ışık yanmasına rağmen davacı ... akan trafikte orta refüjden kendisine kırmızı ışık yanarken deniz tarafına geçmek istediği an, davacının, müvekkilinin aracının sol ön lastik kısmından çarparak savrulması şeklinde meydana geldiğini, kazanın oluşumu davacı tarafın hatasından kaynaklandığını, kaza sonrası düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı da haklılıklarını ortaya koyacak nitelikte olduğunu, raporda davacı tarafın yaşanan kazada kusurlu olduğu belirtildiğini, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda da kusurun davacı tarafta olduğu açık ve net bir biçimde ortaya konulduğunu, kazanın gerçekleşmesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yürütmüş olduğu tramvay çalışmalarının da etkisi olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarı fahiş bir miktar olduğunu, davacı taraf, söz konusu kazadan kaynaklı manevi tazminat istemini bir zenginleşme aracı olarak görüldüğünu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı vefat eden ...'na dava dilekçesini tebliğ edildiği, ancak süresinde davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Maluliyet Raporu, Kusur Raporu, Adli Tıp Kurumu Raporu, Aktüerya raporu, delil olarak değerlendirilmiştir.
Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 20/02/2022 tarihli rapora göre; "Davalı sürücü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna davacı yayaya göre az da olsa hatası ile etken olduğu,
Davacı yaya ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68. maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu...." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "...13.12.2016 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen ... kızı, ... doğumlu ...'in, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalımıza ait 29.12.2016 tarih ve 2016/408 sayılı medikolegal değerlendirme raporu incelendi. Hastanın 16.10.2019 tarihinde anabilim dalımızda muayenesi yapıldı. 07.11.2019 tarihinde tarafımızca Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalından istenen konsültasyona 24.12.2019 tarih ve 318 sayı ile verilen yanıt değerlendirildi.
İncelenen tıbbi belgeler, muayene bulguları, radyolojik görüntülemeler ve konsültasyon yanıtlarına göre; pelvis sağında (leğen kemiği) ve sağ ayak bileğinde meydana gelen kırıklar sonucu gelişen yürüyüş bozukluğu göz önünde bulundurularak;
a) Hastanın tüm vücut özürlülük oranının %24 (yirmidört) olduğu,
b) Sağ ayak bileğinde meydana gelen kırığın geçici iş göremezlik süresinin 120 (yüzyirmi) gün olduğu.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Maluliyet raporuna itiraz edilmesi üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 23/12/2021 tarihli rapora göre; "..Mevcut belgelere göre ... kızı ...doğumlu ...‘in 13.12.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.1’e göre Kategori II, özür oranı %8, Tablo 3.10’a göre %7, Tablo 3.2’ye göre %4, Balthazard formülüne göre tüm vücut özür oranı % 12 olarak tespit edildiğine göre;
1-Kişinin tüm vücut engellilik oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu,
2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Raporuna itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu... Üst Kurulundan alınan 15/02/2023 tarihli rapora göre; "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Fikret kızı, 1960 doğumlu ...‘in 13.12.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle;
A-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre,
Kas İskelet Sistemi,
Tablo 1.1’e göre Kategori II, özür oranı %8,
Tablo 3.10’a göre %7,
Tablo 3.2’ye göre %4,
Balthazard formülüne göre tüm vücut özür oranı % 12 olarak tespit edildiğine göre;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu,
B-) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
C-) Bir başkasının sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3(üç) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Kusur raporuna itiraz üzerine Ankara ... Asliye ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca Karayolları Fen heyetinden alınan 22/06/2023 tarihli rapora göre; " 1- Davacı yaya ...%85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu,
2- Davalı sürücü ...’ın, meydana gelen olayda %15 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu bulunduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 31/10/2023 tarihli rapora göre; "...13.12.2016 tarihinde yaralanan ...’in davacının dava dilekçesinde beyan ettiği bakım giderinin kabulü halinde bakım gideri harcamasının 9.000,00 TL'ye tekabül edeceği, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 1.350,00 TL olacağı,
-Davacının Yargıtay hükümleri doğrultusunda brüt asgari ücret üzerinden bakım giderinin tespiti halinde bakım giderinin 10.517,10 TL olabileceği, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 1.577,56 TL olacağı,
-Davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde tespit edilmiş olan belgeli ulaşım gideri harcaması 151,00 TL olup, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 22,65-TL olacağı,
-Davacının SGK sorumluluğunda olmayan ve geçici iş göremezlik süresi içerisinde tespit edilmiş olan tedavi gideri 15700,81 TL olup, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 2.355,12 TL olacağı,
Davacının SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi ve ulaşım gideri harcaması 4.451,39 TL olup, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 667,70 TL olacağı,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 13/03/2024 tarihli ek rapora göre; "...13.12.2016 tarihinde yaralanan ...’in kamu görevlisi olması sebebiyle geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının mahrum kalınan bilirkişi ücreti olan 12669,30 TL olduğu, kusur durumuna (%85) göre indirim yapılması halinde ise 1900,39 TL olacağı,
- Sürekli maluliyetten kaynaklı zararı 623.547,26 TL olup, kusur durumuna (%85) göre indirim yapılması halinde ise 93.532,08 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere davacının dava dilekçesinde beyan ettiği bakım giderinin kabulü halinde bakım gideri harcamasının 9.000,00 TL'ye tekabül edeceği, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 1.350,00 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere davacının Yargıtay hükümleri doğrultusunda brüt asgari ücret üzerinden bakım giderinin tespiti halinde bakım giderinin 10.517,10 TL olabileceği, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 1.577,56 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde tespit edilmiş olan belgeli ulaşım gideri harcaması 151,00 TL olup, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 22,65 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere davacının SGK sorumluluğunda olmayan ve geçici iş göremezlik süresi içerisinde tespit edilmiş olan tedavi gideri 13.270,81 TL olup, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 1.990,62 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere davacının SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi ve ulaşım gideri harcaması 4.451,39 TL olup, kusur durumuna göre indirim yapılması halinde ise 667,70 TL olacağı,
Toplam maddi tazminat alacağının 101.041,00 TL ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu kanaatiyle,.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle sürekli ve geçici maluliyetinin oluşup oluşmadığı, davacının kaza nedeniyle sair tedavi ve bakım gideri nedeniyle maddi zararının oluşup oluşmadığı ve manevi tazminata hükmedilmesi noktalarında toplandığı görülmüştür
3-Mahkememizce ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, SGK kayıtları, kusura yönelik bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu raporları, maluliyet raporu, aktüerya raporu, tanık beyanları delil olarak değerlendirilmiştir.
4-Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak dava şartları bağlamında yapılan incelemede, davalılar arasında kazaya karışan ...plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı...Sigorta A.Ş.'nin bulunduğu ve uyuşmazlığın çözümünde sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve mahkememizin ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan tüm davalılar yönünden yetkili ve görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Dava öncesinde davacı vekilinin 05/03/2018 kayıt tarihli yazılı başvurusu ile davalı sigorta şirketine KTK 97. Maddesinde düzenlenen yazılı başvuru şartının yerine getirildiği, davalı sigorta şirketinin 12/03/2018 tarihli cevabi yazısında ise alacağın ödenmesi için ek belge talebinde bulunulduğu görülmüştür. Yerleşik yargısal uygulamaya göre yazılı başvuru şartının yerine getirilmesinde zarar görenin tazminat talebini sigorta şirketine iletmiş olması yeterli olup davacı tarafça bu doğrultuda yapılan yazılı başvuru ile özel nitelikte dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
5-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Dava konusu trafik kazası 13/12/2016 tarihinde gerçekleşmiş olup, davalı...Sigorta A.Ş.'nin 10/09/2016-10/09/2017 tarihleri aralığında ...plaka sayılı aracın KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu ve poliçe limitleriyle sınırlı olarak aracın verdiği zararlardan işleten ve sürücü ile birlikte sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
6-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
7-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
8-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
9-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
10-Dava konusu trafik kazasının gerçekleşmesindeki kusur dağılımının tespiti için dosya adli trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 20/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacının yaya kusurlarından KTK 68 maddesini ihlal ettiği, davalı araç sürücüsü ...'ın ise KTK'nın 52/a ve b maddelerini ihlal ettiği, davalı araç sürücüsünün davacıya göre daha az ölçüde hatası bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Kusur raporuna karşı her iki taraf vekillerince sair itirazlar ileri sürülmüş olup, tarafların itirazları dışında ayrıca İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasına sunulan 23/05/2017 tarihli raporda davacının kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü halinde asli kusurlu, yeşil ışıkta geçtiğinin kabulü halinde kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, anılan mahkemece kazanın gerçekleşmesinde davacının ve davalı ...'ın eşit kusurlu olduklarının kabul edildiği, ceza mahkemesi gerekçeli kararında "sanığın olay günü sevk ve idaresindeki araç ile kendisine sürekli fasılalı yeşil ışık yanarken aracı ile hareket ettiği, müştekinin de deniz tarafındaki kaldırıma geçmek amacıyla kendisine yeşil fasılalı ışık yandığı sırada yola girdiği, orta refüje geldiği sırada tramvay çalışması sebebiyle yayalara ışıkların yanmadığı, müştekinin kendisine yeşil fasılalı ışığın yandığını düşünerek yoluna devam ettiği sırada hız ve trafik ışık kurallarına riayet etmeyen sanığın sevk ve idaresindeki aracın müştekiye çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada sanık ve müştekinin eşit oranda kusurlu oldukları tüm dosya kapsamıyla anlaşılmakla" şeklinde maddi vakıa kabulü yapıldığı görülmüştür.
Kural olarak ceza mahkemesi hakimi tarafından yapılan kusur dağılımı hukuk mahkemesi hakimi yönünden bağlayıcı değil ise de ceza mahkemelerinin maddi vakıa yönünden tespit ve kabulü hukuk mahkemelerinde yeniden tartışılması mümkün değildir. Zira ceza mahkemesi, hukuk mahkemesine göre daha geniş araştırma ve değerlendirme yapma yetkisine sahip olup, resen araştırma ilkesinin bulunması, teksif ilkesi uygulanmaması nedeniyle maddi vakıaya etki edebilecek her türlü delilin yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gibi hususlar nedeniyle ceza mahkemesinin maddi vakıa tespiti hukuk mahkemesince yeniden tartışılamayacaktır. Ancak maddi vakıa dışında eylemlere atfedilen kusur oranları yönünden hukuk mahkemesi kendisi farklı bir değerlendirme yoluna gidebilir.
Somut uyuşmazlıkta her ne kadar ceza mahkemesinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesi'nin...Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine kararıyla kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşen mahkumiyet kararında davacı yaya ile davalı araç sürücüsü eşit ölçüde kusurlu kabul edilmiş ise de mahkememize sunulan bilirkişi raporu ile ceza mahkemesinin kusur kabulü çeliştiği, ayrıca kaza tespit tutanağında da davacıya asli kusur, davalı araç sürücüsüne tali kusur atfedildiği, bu haliyle kaza tespit tutanağı, mahkememize sunulan bilirkişi raporu ve ceza mahkemesinin kusur kabulü çeliştiğinden, çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşan heyetten rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/06/2023 davacının kazanın gerçekleşmesinde davacı...in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47. Maddesi (b) bendi ile 68. Maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle meydana gelen olayda birinci derecede kusurlu olduğu, davalı ...'ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52. Maddesi (a) ve (b) bendi hükümlerine aykırı dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle, olayda ikinci derecede ve düşük bir oranda kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı her iki tarafça sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamına göre kaza tespit tutanağında kazanın gerçekleşme anında araç geçişi için yeşil ışık yandığının olay yerinde bulunan tanık beyanlarına dayanılarak tutanağa geçirildiği, ceza mahkemesince tanık olarak dinlenen Tanık ...'ın " Ben o gün sahil tarafında koşu yapıyordum aniden güm diye bir ses duydum, baktığımda bir kadın yerde yatıyordu, hemen trafik ışığına baktım araçlar için yeşil ışık yanıyordu, çarpan araç sürücüsü orada durdu, ambulans çağırıldı, daha sonrada polisler geldi" şeklinde beyanda bulunduğu, yine ceza mahkemesince dinlenen tanık...anlatımında, olay günü ... Caddesine girmeden önce ışıklarda orta şeritte ve en önde beklediklerini, kendilerine yeşil ışık yandıktan sonra ... Caddesine girdiklerini, kısa bir süre sonra yolda bir cisim gördüklerini, yanına vardıklarında müşteki kadının yolun ortasında yatar vaziyette olduğunu, vücudunun bir kısmının orta şeritte bir kısmının da sağ şeritte olduğunu, müştekiye çarpan aracın sağ şeritte durduğunu, o sırada araçlar için yeşil ışık yandığını, çarpma anını görmediği için kazanın nasıl meydana geldiğini görmediğini beyan ettiği, bu haliyle dosyaya sunulan Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşan heyetçe düzenlenen kusur dağılımına ilişkin raporda gösterilen kusur dağılımı ve kusur oranlarının dosya kapsamına ve kazanın oluş şeklinde uygun olduğu değerlendirildiğinden mahkememizce kusur oranları benimsenmiş ve kazanın gerçekleşmesinde davacı asli ve %85 oranında, davalı ... ise tali ve %15 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
11-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 13/12/2016 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 12/02/2020 tarihli raporda davacının %24 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve 120 gün geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.
Maluliyet raporuna karşı her iki tarafça sair itirazlar ileri sürülmüş, mahkememizce itirazların değerlendirilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'na tevdi edilerek uyuşmazlık konusuyla ilgili itirazları karşılar rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 22/12/2021 tarihli ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu raporunda davacının %12 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce itirazların incelenmesinde, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı öğretim üyelerince düzenlenen maluliyet raporu ile Adli Tıp Kurumu Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nca düzenlenen maluliyet raporlarının önemli ölçüde çelişkiler içerdiği anlaşıldığından gerek itirazların değerlendirilmesi gerekse maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Adli Tıp..Üst Kurulu'na tevdi edilmiş, üst kurul tarafından dosyaya sunulan 09/02/2023 tarihli raporda davacının %12 oranında sürekli iş gücü kaybının bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme sürecinde 3 ay süreyle bir başkasının bakım yardımına ihtiyaç duyacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
ATK ...Üst Kurul raporuna karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında daha önce alınan maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderildiği ve davacının gördüğü tedavilere ilişkin kayıtlar dikkate alınarak düzenlenen raporda açık bir hata veya eksik uygulamanın işaret edilmediği, itirazların genel ve soyut nitelikte oldukları, bunun yanında maluliyetle ilgili en üst inceleme mercinin Adli Tıp Kurumu...Üst Kurulu olduğu dikkate alındığında kurulun hatalı uygulamasının düzeltilmesi için ek bir rapor alınmasını gerektirecek somut bir itirazın da bulunmadığı gözetilerek davacının dava konusu kaza nedeniyle %12 oranında sürekli iş gücü kaybı, 9 ay süreli geçici iş gücü kaybı ve 3 ay süreyle bakım ihtiyacı oluştuğu kabul edilmiştir.
12-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında davacının gelir durumu, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak davacının uğradığı zararın tespit edilmesi gerekmektedir.
Davacı vekili tarafından davacının asgari ücretin üzerinde bir gelir elde ettiği ileri sürülmüş olup davacının SGK kayıtlarına göre çalıştığı Balçova Belediyesi'ne müzekkere yazılarak kaza tarihinden hesaplama tarihine kadar geçen süre için elde ettiği gelir bilgileri dosya kapsamına alınmıştır. Davacı tarafça ayrıca davacının bilirkişilik ücret geliri elde ettiği ileri sürülmüştür. Mahkememizce İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı'na müzekkere yazılmış ve davacının icra ettiği bilirkişilik görevleri nedeniyle elde ettiği gelir tespit edilerek maddi tazminat hesaplamasında gelir olarak değerlendirilmiştir.
Mahkememizce elde edilen gelire ilişkin bilgi ve belgeler doğrultusunda, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre rapor düzenlenmesi için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan ve hükme esas alınan 11/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının, davalıların sorumluluğundaki %15 kusur oranına ve %12 sürekli maluliyete isabet eden 93.532,08-TL sürekli iş gücü kaybı zararı oluştuğu, 9 aylık geçici iş göremezlik süresine isabet eden geçici iş göremezlik zararının 1.900,39-TL olduğu, bakım giderinden kaynaklanan zararının dava dilekçesinde gösterilen miktarlar esas alınması halinde 1.350,00-TL, brüt asgari ücret esas alınması halinde 1.557,56-TL olacağı, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 1.990,62-TL olduğu, belgeli ulaşım giderinin 22,65-TL ve SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı ulaşım giderinin 667,70-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmekle birlikte mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımının dosya kapsamına uygun olduğu ve çelişkili raporların Karayolları Fen Heyeti üyelerinden oluşturulan heyetçe düzenlenen raporda giderildiği, davacının maluliyetine ilişkin ATK Adli Tıp...Üst Kurulu raporu alındığı, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe ve dosya kapsamına uygun olduğu, davacının memuriyeti nedeniyle elde ettiği gelirin yanında kişisel emek ve çabasıyla memuriyet gelirinin dışında düzenli olarak bilirkişilik yapması nedeniyle bilirkişilik faaliyetinden kaynaklanan ek gelirinin tazminat hesaplamasında dikkate alınmasının yerinde olduğu, bilirkişilik gelirinin memuriyet geliriyle orantılanarak gelecek dönemde elde edilmesi muhtemel gelir miktarının tespitinin yerinde olduğu, buna göre tarafların rapora karşı itirazlarının yerinde olmadığı gözetilerek, dosyada yapılan hesaplamalar hükme esas alınmıştır.
Bakıcı gideri zararına ilişkin olarak dava dilekçesinde davacı tarafça gündüz ve gece ayrı ayrı 50,00-TL ödeme yapıldığı ve günlük 100,00-TL ödemede bulunulduğu belirtilmiş olup, yerleşik yargısal uygulamaya göre bakım gideri zararı aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplanabilir ise de davacının dava dilekçesinde yer alan talep ve açıklamasıyla daha az düzeyde ödemeyle bu ihtiyacını giderdiği sabit olduğundan davacının fiilen ödemiş olduğu bakıcı ücreti hesaplamaya esas alınmış ve 1.350,00-TL bakım gideri zararı oluştuğu kabul edilmiştir.
13-Mahkememizce alınan kusur, maluliyet ve aktüerya raporlarına göre neticeten davacının; 93.532,08-TL sürekli iş gücü kaybı, 1.900,39-TL geçici iş gücü kaybı, 1.350,00-TL bakım gideri, 1.990,62-TL SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri, 22,65-TL ulaşım gideri ve 667,70-TL belgesiz tedavi ve ulaşım gideri olmak üzere toplam 99.463,44-TL maddi zararı oluştuğu tespit edilmiştir.
Davalı...Sigorta A.Ş.'nin kaza tarihindeki sürekli sakatlık teminatına ilişkin poliçe limiti 310.000,00-TL ve tedavi giderleri teminat limiti ayrıca 310.000,00-TL olup zararı karşılamaya yeterli olduğu, geçici iş gücü kaybı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerine ilişkin diğer zararların ise tedavi giderleri poliçe limiti 310.000,00-TL altında olduğu ve poliçe limitlerinin zararları karşılamaya yeterli oldukları görülmüştür.
14-Davalı araç sürücüsü ve araç maliki(mirasçıları) yönünden tazminat talebi haksız fiile dayandığından kaza tarihi itibariyle temerrüt gerçekleşmiş kabul edilerek tazminat istemlerine kaza tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davalı...Sigorta A.Ş. Yönünden ise 12/03/2018 tarihli cevabi yazı ile davacı vekilinden ek belge talebinde bulunulması zarar talebine menfi bir yanıt olarak değerlendirilmekle temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir.
Faiz türü olarak davacı tarafça maddi tazminat istemlerine avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de, zarar veren ...plaka sayılı aracın ruhsat kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu, aracın ticari amaçla kullanıldığına dair dosya kapsamına yansıyan bir delil bulunmadığı dikkate alınarak yasal faize hükmedilmiştir.
15-Davacı tarafça davalı araç sürücüsü ile malikinden 200.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunulmuştur.
Yargılama sırasında uyuşmazlıkta uygulanacak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinin 2. fıkrası hükmünün "Manevi tazminat davaları" yönünden Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca somut norm denetimi ile iptali için mahkememizin ... Esas sayılı dosyası üzerinden Anayasa Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunulduğu, 6216 sayılı Kanun’un “Başvuruya engel durumlar” başlıklı 41. maddesinin (2) numaralı fıkrasında düzenlenen “İtiraz yoluna başvuran mahkemede itiraz konusu kuralın uygulanacağı başka dava dosyalarının bulunması hâlinde, yapılmış olan itiraz başvurusu bu dosyalar için de bekletici mesele sayılır” hükmü dikkate alınarak itiraz sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, ancak dosyanın gelmiş olduğu aşama itibariyle davacının maddi tazminat istemleriyle manevi tazminat istemlerinin birlikte karara bağlanması halinde davacının elde edeceği alacağının yüksek enflasyon ortamında alım gücünü kaybedeceği dikkate alınarak manevi tazminat istemi yönünden dava tefrik edilerek bekletici mesele yapılan itiraz başvurusu sonucu beklenmek üzere farklı bir esasa kaydedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 93.532,08-TL sürekli iş gücü kaybı, 1.350,00-TL bakıcı gideri, 22,65-TL tedavi amaçlı ulaşım gideri, 1.990,62-TL belgeli tedavi gideri, 667,70-TL belgesiz tedavi gideri olmak üzere toplam 99.463,44-TL maddi tazminatın davalı...Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumluluk sınırı 310.000,00-TL poliçe teminatı(sürekli sakatlık ve tedavi giderleri teminatları ayrı ayrı) aşılmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalılar ... ve müteveffa ...mirasçıları ..., ... ve ... yönünden kaza tarihi 13/12/2016'dan itibaren, davalı...Sigorta Anonim Şirketi yönünden 12/03/2018 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Manevi tazminat davasının bu hususta Anayasa Mahkemesi nezdinde incelenmekte olan itiraz başvurusu dava sonucunu etkileyeceğinden dosyanın tefriki ile farklı bir esasa kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.794,34-TL harçtan peşin olarak alınan 683,45-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.724,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.386,89-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat uyarınca davalılar yararına takdir edilen 1.577,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 683,45-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.724,00-TL toplamı 2.407,45-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL başvuru harcı ile 2.502,00-TL posta ve tebligat ücreti, 7.350,00-TL bilirkişi ücreti, 4.070,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli, 1.200,00-TL Dokuz Eylül Üniversitesi sağlık kurulu fatura bedeli olmak üzere toplam 15.157,90-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 14.921,23-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile Davalı...Sigorta Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır